Sanat Bizim En Büyük Silahımız

12 dakikada okunur

Aylin İZMİR

Kimi resimleri, kimi şiirleri, kimi ise çektiği fotoğraflarla direniyor İsrail’in bitmek bilmeyen zulmüne… Tüm bu yaşananlara yıllardır başkaldıran Filistinliler, Tolstoy’un şu sözünü getiriyor zihinlere: “Sanat, şiddeti ortadan kaldırmalıdır, yalnız o yapabilir bunu!”

Dünya Kudüs Haftası, bu yıl da İsrail’in akıl almaz zulümleriyle geçti. Miraç Kandili için düzenlenen programları engellemek isteyen işgalciler, Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri’yi ve programlarda adı geçen onlarca ismi de gözaltına alarak “Hiçbir etkinliğe katılmayacağım” yazılı bir taahhütname imzalamaya zorladı. Kudüs’te yaşanan zulme sessiz kalamayan çoğu sanatçı ise tüm bu yaşananlara eserleriyle meydan okumaya devam ediyor. Kimi resimleri, kimi fotoğrafları, kimi ezgileri, kimi ise şiirleriyle Kudüs’ü hapsolduğu demir tellerden kurtarıp yıllardır hayalini kurdukları özgürlüğe kavuşturuyor.

Şair Mustafa Matar

AKSA’NIN BAHÇESİNDE  ŞİİRLER OKUYACAĞIZ

Şiir yolculuğum 18 yıl kadar önce başladı. Asıl tecrübem ise Gazze Şeridi’nden Türkiye’ye doğru yola çıktığımda başladı. Gurbet insanı şair yapar. O zamandan beri tecrübem daha derinleşerek şekillendi ve açılımlar kazandı. Şiirim Filistin’i aşarak bütün Arapların ve Müslümanların çektiği acılara uzandı. Benim metinlerimde ara sıra vermeye çalıştığım mesaj bu. Kudüs’ün özgürlüğü, bizi özgürleştirecek olan şeydir. Kudüs, her özgür kişinin pusulası, dinine ve ümmetinin davalarına gönülden bağlı olanların hülyasıdır. Acı, kelimelerimiz Aksa’nın kandillerinde yakıt oluncaya kadar bizi Kudüs’e taşıyan yakıttır. Umulur ki bir gün Aksa’nın bahçesinde özgürlük şiirleri söyleriz. Bu ümmet, Filistin’in şafağını ve ilk kıblemizin özgürlüğünü dört gözle bekliyor.

Şarkıcı Muhammed Assaf

İSRAİL VE BAE’NİN HEDEFİ OLDU

Filistinli şarkıcı Muhammed Assaf, Filistin temalı şarkılarıyla davasının tüm dünyada daha fazla duyulması ve anlaşılması için çaba harcıyor. Dönemin devlet başkanı tarafından Filistin İyi Niyet Elçisi ilan edilen Assaf, “Başarımı Filistin halkının verdiği desteğe borçluyum. İşgal altında yaşayan mazlum Filistin halkı ve Filistin meselesi için elimden ne gelirse yapmaya söz veriyorum” diyerek sanatını devam ettiriyor.

Geçtiğimiz Ekim ayında Filistinlilere işgale karşı direnme çağrısı yaptığı için Assaf’ın Batı Şeria’ya girişi İsrail tarafından yasaklandı.Tel Aviv’in şarkıcıyı hedef almasının ardından BAE merkezli bir şirket de Assaf’ın milyonlarca kez izlenen videosunu YouTube hesabından kaldırdı. Arap Idol isimli müzik ve yetenek yarışmasını kazanarak üne kavuşan Filistinli şarkıcı Muhammed Assaf, tüm bunlara karşın “Hiçbir şey beni, ülkemi sevmekten alıkoyamaz” şeklinde konuştu.

Fotoğraf sanatçısı Cafer Ashtiyeh

FOTOĞRAFLARI TARİHE IŞIK TUTUYOR

Filistinli fotoğraf sanatçısı Cafer Ashtiyeh ise çektiği fotoğraflarla İsrail zulmünü gözler önüne seriyor. Ashtiyeh’ın 2016 yılında Batı Şeria’daki “Kefer Kaddum” köyünde çektiği fotoğraf, Filistinlilerle işgalci siyonistler arasında yaşanan çatışmaları ortaya koymuştu. FPA’nın Filistinli fotoğrafçısı Cafer Ashtiyeh, 2017 yılında Dubai’de düzenlenen Arap Ülkeleri Gazetecilik Festivali’nde en iyi fotoğraf ödülüne sahip olmuştu.

Ressam Vail Rebi

İŞGALİ FIRÇASIYLA ANLATIYOR

Filistinli ressam Vail Rebi, ‘Kuğu Gölü’ balesinden esinlendiği ‘Büyülü Şehir’ tablosuyla Kudüs’te yaşanan sıkıntıları gözler önüne serdi. İşgal altındaki Batı Şeria’nın El-Bire kentinde yaşayan Rebi, Filistinlilerin İsrail işgali altında yaşadıkları zorlukları ise resimleriyle anlatıyor.

Küçükken Ramallah’taki El-Emari Mülteci Kampı’nda bulunan evlerin duvarlarına tebeşirlerle resimler çizdiğini aktaran Rebi, Batı Şeria’da çok sayıda bireysel ve karma sergiye katılmış. Yaklaşık 10 yıldır resim sanatıyla uğraşan Rebi, sanatçı olarak toplumda yaşanan gelişmelerden etkilendiğini ve eserlerinde de bunları konu edindiğini belirtti.

Yönetmen Nawras Abu Saleh

ACILARA SESSİZ KALAMIYORUM

Filistin’i konu alan filmlerin yönetmen koltuğunda oturan Nawras Abu Saleh, evrensel bir dil olan sinema ile Filistin davasını tüm dünyaya anlatmaya çalıştığını söylüyor. Filistin’de onlarca hikâyenin olduğunu ve sanatın bunları yansıtması gerektiğini belirten Saleh, “Filmlerin ve şarkıların Filistin’i anlatması gerekiyor. Kendi halkımda ne gördüm ise acıları tüm dünyaya göstermek istedim. Yaşadığım ve yaşanılan tüm acılara sessiz kalmamak benim en büyük silahım oldu.  Biz ne kadar çok film çekersek bu problem insanlara o kadar çok ulaşır” şeklinde konuştu.

Şair Darin Tatour

HAPİSHANEDE YENİ ŞİİRLER YAZDI

Filistinli kadın şair Dareen Tatour, Filistin halkının çektiği acılara şiirleriyle dikkat çekiyor. 2015 yılında “Qawem ya sha’abi, qawemhum (Diren ey halkım diren)” başlıklı şiirini sosyal medyada yayınladığı için İsrail askerleri tarafından gözaltına alınan Tatour, 5 ay fiili hapis cezasına çaptırıldı. Kaleme aldığı bu şiiri 70 yıllık acılara karşı bir haykırış olarak tanımlayan Tatour, hapishanede de yeni şiirler yazdı. Tatour, 2016 yılında ise 6 ay ev hapsine mahkûm edilmişti.

Yazar Dr. Abdallah Marouf Omar

IRKÇI ZİHNİYETLERİNİ İFŞA EDİYORUM

Ürdün Üniversitesi’nde eğitime başladığı günden bu yana Kudüs ile ilgili yazılar yazdığını belirten Dr. Abdallah Marouf Omar, “İkinci Filistin intifadasından önce Kudüs’teki Aksa Camii’nde çalışmaya başladığımda yazılarımı Kudüs meselesine çevirdim. Kudüs’ün özgürlüğü bir zorunluluktur. Bu konu sadece bu kutsal şehir için değil, aslında tüm İslam dünyası için önemlidir. Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşması Müslüman medeniyetinin de yükselişine vesile olacak” şeklinde konuştu.

İsrail baskısının kendisini daha fazla yazmaya teşvik ettiğini belirten Omar, “Tüm bunlar yaşandıkça İsrail’in ırkçı doğasını ifşa etmeye daha kararlı hale geliyorum. İsrail hakkındaki bu gerçeği ve bu zulme nasıl karşı koyacağımızı dünyanın anlaması gerekiyor. Kudüs’ün geleceği garantidir. Kudüs yakında kurtarılacak” ifadelerini kullandı.

Ezgi Sanatçısı Emir Daa’na

EZGİLERİYLE ÖZGÜRLÜĞÜ HAYKIRIYOR

Kudüs’te yaşayan 20 yaşındaki Emir Daa’na, ezgileriyle Kudüs’ü anlatıyor. Geçtiğimiz günlerde Diriliş Ertuğrul’un müziği üzerine Kudüs için yazılan Ummetun La Tuhzem (Yenilmez Bir Ümmet) ezgisiyle büyük ilgi gören Daa’na, “Hazreti Muhammed’in ümmeti asla yenilgiye uğramayacaktır. Bu ezgi, İslam’ın onuru ve Hazreti Muhammed’in ümmetini anlatıyor. Allah, bu ümmete dünyanın her yanında yardım etsin. Allah Filistin’in ve Mescid-i Aksa’nın kurtuluşuna vesile kılsın” ifadelerinde bulundu.

Kudüs’ü 401 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin himaye ettiğini söyleyen Daa’na şunları söyledi: “Bence Osmanlı Devleti’nin sadece Filistin’e değil dünyaya neler sunduğunu hiç kimse inkâr edemez. Osmanlı, dünyaya yaklaşık 600 yıl boyunca hükmetti. Bence çok iyi bir şekilde yönetti ve ben Osmanlı’ya çok saygı duyuyorum. Şimdi ise onu çok arıyoruz, kendimi de bir Osmanlı olarak hissediyorum.”

Önceki Yazı

Dublin’den İstanbul’a; Mangan Mangan!

Sonraki Yazı

Çölde Doğan Şiir

Son Yazılar

Çölde Doğan Şiir

Kalıntıları bugün de hayatiyetini sürdüren İttihat ve Terakki’nin tek bir hedefi vardı: Ne olursa olsun, Abdülhamid