12. Sayı Kitaplık

15 dakikada okunur

Bir Yaz Akşamı On Buçukta

Marguerite Duras

Can Yayınları

Marguerite Duras, geleneksel edebiyat öğelerinin önemini yitirdiği yapıtlar verdiğinden olsa gerek, birçoklarınca Yeni Roman akımıyla birlikte anıldı. Ama Duras; romanları, oyunları ve senaryolarıyla her zaman Fransız edebiyatının en kendine özgü yazarlarından biri olarak kaldı. Yazarın okuru daha ilk satırlarıyla büyüleyen, alıp götüren “Bir Yaz Akşamı On Buçukta” adlı bu unutulmaz romanı, insan yaşamı ve aşkın en dokunulmaz bölgelerine gözü pek bir biçimde giren bir yapıt. Bitmekte ve başlamakta olan aşkların, kesişen yazgıların, acı veren gerilimlerin yaşandığı kısa bir tatilin öyküsü. Büyüsünü yitiren bir birlikteliğin, bir aşk cinayetinin romanı. Yaz mevsimi, Akdeniz, uykusuz geceler, sıcak ve alkolün nerdeyse birer roman karakteri olarak yer aldığı “Bir Yaz Akşamı On Buçukta”, film izlercesine okunacak bir kitap.

Bir Yaz Gecesi Rüyası

William Shakespeare

Parola Yayınları

Bir Yaz Gecesi Rüyası, William Shakespeare’in 1594-1595 yıllarında sahnelendiği, 1600’lerin başında basıldığı kabul edilen romantik komedyasıdır. Oyun, evlilik ve aşk ilişkilerini konu almakla beraber bu kurumlara ironik bir biçimde yaklaşmaktadır. Konu, Atina’da bir düğün çevresinde geçmektedir. Oyun içerisinde farklı sınıflardan, farklı türlerden hem aşklara hem de ilişkilere yer verilmektedir. Shakespeare, bu oyunda ironiler de yapmıştır. Shakespeare’in hiciv anlayışının yanı sıra Hıristiyanlık, Roma ve Yunan mitolojisi hakkındaki engin bilgisi, satirik anlatım üslubunu da zenginleştirmektedir. Shakespeare’in hayal gücümüzü zorladığı bu noktada, Puck ile kapanış sözlerinde, bu perilerin bir gölge, oyunun ise bir rüya olduğunu söyleyerek, bizleri aşkların ve ilişkilerin bir gölge ve rüya olup olmadığını düşünmeye itmektedir.

Eski Bir Yaz Vakti İçin Mektuplar

Süleyman Unutmaz

Ketebe Yayınları

“Hakikat diye bir şey belki yok hayatta. Ama kelime o kadar güzel ki varmış gibi sanki hakikat, arada bir tutunuyoruz bu kelimeye. Tutunuyoruz ve düzeliyoruz ve düzeltiyoruz ve sırtımızı bu kelimenin ya da hakikatin kendisine dayayıp şarj oluyoruz. Allah ile bir olup sıfırdan yaşamaya koyulurcasına bir şeyler oluyoruz. Daha güçlü yok oluyoruz böylelikle. Hakikatin darmaduman ettiği hayallerimiz için itina ile mezarlık arıyoruz. Hayallerin de gömüldüğü bir mezar! Nerededir?” Süleyman Unutmaz’dan “Fena”, “Köpeklerin Kalbi” ve “Süleyman’ın Kitabı”ndan sonra edebiyatın ve yazının damarlarına yapılan yolculuklarla dolu yazılar. Aşktan, memleketten, taşradan, gençlikten, edebiyattan, hayallerden ve hakikatten söz etse de yazılarının muhatabı; güzellik ve zaman. Yaşamak ve ölmek için ihtiyaç duyulan kelimeler ve sonsuzluk her sayfada yeniden başlıyor. Ve bitmiyor. Yalnızca “edebiyat”ın dindireceği ruhlara…

Muhteşem Gatsby

Francis Scott Key Fitzgerald

İletişim Yayınları

Muhteşem Gatsby 1920’ler ABD’sinin toplumsal portresini çizerken, “Amerikan rüyası” düşüncesini eleştiriyor. Genç ve yakışıklı zengin Jay Gatsby, zengin muhiti Long Island’daki villasında çılgın partiler verir ve gösterişli bir hayat sürer. Servetinin kaynağı komşuları arasında dedikodu konusu olan Gatsby, pahalı zevkleri için para harcamaktan kaçınmaz ve adeta sefahat içinde yüzer. Ancak bu ışıltılı hayatın ardında, yalnız ve hayal kırıklığına uğramış bir adam saklıdır: Gatsby’nin hayattaki tek arzusu, geçmişi geri getirmek ve savaş öncesinde beraber olduğu sevgilisi Daisy Buchanan ile bir araya gelmektir. Oysa Daisy savaş sırasında evlenmiştir ve şimdi kızı ve kocasıyla birlikte, Long Island’ın karşı yakasında yaşamaktadır… Birinci Dünya Savaşı sonrasında hızla zenginleşen ABD toplumunda yaşanan dönüşümü ele alan Muhteşem Gatsby, zenginlik, aşırılık, gösteriş ve beraberinde gelen değerler çöküşünün toplumsal güncesi gibidir. Fitzgerald’ın başyapıtı kabul edilen ve birçok defa tiyatroya ve sinemaya uyarlanan roman, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının da en parlak örnekleri arasında sayılır.

Yaz Bitince

Edith Wharton

Kırmızı Kedi Yayınevi

18 yaşındaki Charity, kendisini himayesine alan Avukat Royall’ın evinde yaşamaktadır. Genç kız, küçük bir köyde, köyün tozlu ve bakımsız kütüphanesinde çalışır ve büyük kentlerin hayaliyle, sıkıcı bir yaşam sürer. Charity’nin birbirinden farksız geçen günleri, köye genç, kültürlü ve yakışıklı bir adamın gelmesiyle birlikte ansızın değişir. Mimar Lucius Harney, eski, ilginç yapılar hakkında araştırma yapmak üzere geldiği bu küçük köyde ve civarında dolaşırken Charity de ona gönüllü rehberlik eder. Genç adamın büyüsüne kapılan Charity’nin gözü ondan başkasını görmez, hatta bütün köyü şaşırtan çılgınlıklara bile girişir. Lucius’la Charity’nin ilişkisi ilerleyip genç kızı umarsız sorunlarla karşı karşıya bırakınca, Charity’nin kabullenmekte zorlandığı tuhaf çözüm önerisi Bay Royall’dan gelir. Keyif Evi’nin yazarı Edith Wharton’un bu küçük romanı, 1900’lerin başında, kapalı bir ortamda yaşayan asi ruhlu bir genç kızın cinselliği keşfetmesini anlatırken, o döneme özgü, sık rastlanan toplumsal baskıları da naif bir aşk çerçevesinde ustalıkla dile getiriyor.

Yaz Çılgınlığı

Truman Capote

Sel Yayıncılık

İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda New York’ta yaşayan zengin bir ailenin kızı olan Grady McNeil, yaklaşan yaz tatilini yalnız geçireceğini öğrenince çok sevinir. Ailesinin seyahate gitmesi ile özgür ve mutlu bir dünyanın kapılarını aralayan Grady’yi hayal bile edemeyeceği bir aşk serüveni beklemektedir. Ancak Brooklyn’li Yahudi bir genç ile yaşayacağı bu tutkulu aşk beraberinde keder ve hüzün bulutlarını da getirecektir.
2004 sonbaharında New York’taki Sotheby’s müzayede evinden Truman Capote Edebiyat Vakfı’na bir telefon gelir. Ellerinde Capote’ye ait dört deftere yazılmış bir roman dosyası vardır. Capote’yi Tiffany’de Kahvaltı’ya götüren yazı ustalığının ilk izlerini taşıyan bu dosyanın adı Yaz Çılgınlığı’dır. Yazarın ölümünden tam yirmi yıl sonra ortaya çıkan bu ilk roman, tüm Capote uzmanlarını ve okurlarını sağlam kurgusu ve şaşırtıcı özgünlükteki üslubu ile büyülemiştir.

Yaz Geldi

Füruzan

Yapı Kredi Yayınları

Füruzan öykülerinin bu denli sevilmesinin, kitaplarının yayımlandıkları tarihlerden bugünlere kadar pek çok baskı yapmasının nedenlerinden biri de sahicilik duygusunu çok güçlü bir biçimde yaratabilme başarısıdır. Sinemasal anlatım kullandığı çokça söylenmiştir, ama burada söz konusu olan, yalnızca onun gibi has edebiyatçıların gerçekleştirebildiği edebiyata özgü görselliktir. Sayısız ayrıntıyla örer öykülerini. Her ayrıntı işlevseldir: Renkler, ışıklar, kokular, sesler, biçimler… Öykü kişilerinden her birinin kendine özgü dili, kullandığı sözcükler, o sözcükleri kullanış biçimleri, susuşları, duruşları… Bu seçki, onun dünyasına açılan kapıyı aralıyor. Yaz geldi. Sabah halam gidince, evde ekmek varsa alıyorum zeytinle çıkıyorum. Yazın çok seviniyorum, sokağa çıkınca. Hep bir şeyler oluyor. Yiyecek olmazsa evde, bu bahçenin arkasında karavanaları boşalttıkları yerler var. Onların içinden çok iyi yiyecekler bulunur. Ama ben zeytinle ekmeğe bayılırım. Yaz geldi artık, canım sıkılmaz. Hem ben buraları bilirim. Aç kalmam. Sen yabancısın. Buraya kaç vapur gelir gider bilir misin? Bilmezsin. O kadar kolay mı?

Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

İthaki Yayınları

Dostoyevski’nin 1862’nin haziran ayında Petersburg’dan yola çıkarak yaptığı Avrupa gezisi notlarından oluşan “Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları”, yazarın editörlüğünü de yaptığı aylık dergi Vremya’nın Şubat 1863 sayısında yayımlandı. Dostoyevski’nin Avrupa’daki Rus algısına dair izlenimlerini de içeren yazıları içeren bu kitap, birçok eleştirmene göre, yazarın “Yeraltından Notlar”da daha derinlikli işleyeceği bazı temaları barındırmasıyla o romanı müjdeleyen de bir yapıt. Dostoyevski, kendi sara hastalığı konusunda Batı tıbbının neler söyleyeceğini öğrenmek için çıktığı bu yolculukta Paris, Londra, Berlin, Viyana, Milano, Floransa gibi şehirlere gider. Burada aynı zamanda Rusya’yı yozlaştırdığını düşündüğü Batı kültürünü de gözlemleyebilecektir. “Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları”, yazarlık kariyerinin henüz ilk on yılını devirmiş, en bilinen eserlerinin çoğunu daha kaleme almamış bir Dostoyevski’nin bakış açısına dair aydınlatıcı bir metin.

Önceki Yazı

Peygamber Efendimizin El İzi Bu Kilisede!

Sonraki Yazı

O Geceyi Çizmek

Son Yazılar

Suveydâ Vizyonda

Usta yönetmen, senarist ve yapımcı Mesut Uçakan'ın yeni filmi "Suveydâ" izleyicisi ile buluştu.