14. Sayı Halil İnalcık Kitaplığı

18 dakikada okunur

Şair ve Patron
Prof. Dr. Halil İnalcık
Doğu Batı Yayınları

İnalcık hocanın eseri; bizzat şiir ve sanattan anlayan hükümdarın devlet mülkünü yani patrimonunu elinde tutan bir patron olması, sanatçıları gönendirmesi, bütün sanat faaliyetini ve sanatçının toplum hiyerarşisinde tutacağı yerin hükümdardan elde edeceği inayete bağlı olduğunu anlatıyor. Sanatçının içine girdiği desise ve çekişme dünyası bile bu eksen etrafında örgütlenmektedir. İnalcık hoca; M. Subtelny ve Bodroligeti gibi Orta Asya tarihi uzmanlarının eserlerine dayanarak Timurlular devrindeki sanat muhitini tasvir ediyor. Orada ilim ve sanatlar sarayın etrafında gelişiyordu. O dönemle bir paralellik kurarak Osmanlı dünyasındaki patronaj kurumunu da ele alıyor. Latîfî, Kınalızâde, Sehî gibi tezkirecilerin onlarcasını tetkik eden Halil İnalcık Hoca çok canlı örnekler veriyor. Tezkireciler şairlerin toplumdaki yerini tayin eden edebiyat eleştirmenleriydi. Ama asıl önemli unsur sanattan anlayan ve kendisi de şiirle uğraşan padişahın takdiriydi. Sanatçının refahı buna bağlıydı… Nitekim Halil Hoca bu mekanizmanın dışında kalan büyük şairi yani Fuzûlî’yi sosyolojik yönden tam yerine oturtmuştur.

Has-bağçede ‘Ayş u Tarab
Prof. Dr. Halil İnalcık
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

“Tarihçilerin Kutbu” Halil İnalcık’ın o dönemlere ait özgün ve güvenilir kaynaklardan derlediği çalışması, sosyal tarihimizin az bilinen bir yönünü gündeme taşıyor. Abbasi ve Emevi geleneğinde de “saltanatın gereği” sayılan sazlı sözlü, içkili sâkîli işret geleneğinin tarihini ve bu âdetin Osmanlı sarayındaki uygulamalarını anlatıyor. Bu âdete karşı gösterilen tepkileri de aktarıyor. Osmanlı sarayında padişahların has-bağçede geçirdiği hoş vakitleri ve bu âdetin İslâm öncesi İran imparatorluğundan Emevî, Abbasî ve Timurî saraylarına uzanan köklü geleneğini, o dönemlerde yazılmış değerli kaynaklardan derleyerek sunan bir çalışma. Padişah işret meclisi adıyla anılan bu eğlencelere yakın adamları olan nedimlerle birlikte katılır; şiir, musikî ve raks sanatlarının en seçkin örnekleri eşliğinde eğlenirdi. Bu meclisler, hükümdarın ve imparatorluktaki seçkin sınıfların zevklerini ve yaşam tarzlarını hem yansıtır hem yeniden biçimlendirirdi. Osmanlı sosyal-kültürel tarihine bir katkı olarak hazırlanan bu eser, sarayın ve ona bağlı zarîfler denilen yüksek sınıfın kendine has geleneksel kültürü ile yaşamının az bilinen bir yanına ışık tutmaya çalışıyor.

İstanbul Tarihi Araştırmaları
Prof. Dr. Halil İnalcık
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İstanbul Tarihi Araştırmaları’nın birinci bölümünde, İstanbul’un fethinden sonra şehrin yeniden nüfuslandırılması ve inşa faaliyetlerine dair muhtelif çalışmalarını bir araya toplayan İnalcık, Türk-İslâm şehri olarak şehrin bu yeniden kuruluş sürecini, arşiv vesikalarından ve çeşitli dillerdeki kaynak eserlerden yola çıkarak inceliyor. Ayrıca şehrin nüfusu, yerleşim yerleri ve ekonomik hayatı kitabın ciddi katkıları arasında. İkinci bölümde ise İnalcık, Bilâd-i Selâse olarak Galata, Eyüp ve Üsküdar üzerine araştırmalarını sunuyor. Çeşitli İstanbul sayımlarının yanı sıra, 1885 Tarihli İstanbul Sayımı’na büyük bir parantez açarak İstanbul’un demografisinin yapısal özellikleri üzerinde duruyor. 1911 yılına ait İstanbul’daki mahallelerin bir listesini vererek, 1453’ten 1911 yılına değin geniş bir yelpazede İstanbul’un bir Türk-İslâm şehri olarak gelişim evrelerini gösteriyor. İstanbul Tarihi Araştırmalarında, İnalcık’ın 2012 yılında yayımlanan ve fetihten sonra yapılan İstanbul’un ilk tahrîri olan The Survey of Istanbul 1455 adlı eseri ile İstanbul tarihi üzerinde uzun yıllardır yaptığı araştırmalar bir bütün halinde sunulmuş oluyor.

 

Osmanlı Hakimiyetinde Ortadoğu ve Balkanlar
Prof. Dr. Halil İnalcık
Kronik Kitap

Tarih alanında dünyanın tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Prof. Dr. Halil İnalcık’ın, Osmanlı Devleti’nin Ortadoğu ve Balkanlar üzerindeki hâkimiyetini devlet, toplum, ekonomi ve siyaset pencerelerinden inceleyen çalışmaları bir arada. Halil İnalcık bu eserinde, Osmanlı devlet geleneğinin tarihi köklerini Kutadgu Bilig’deki Türk ve İran siyaset düşüncelerinde arıyor ve Osmanlı veraset sistemini Türk hükümdarlık geleneği içerisinde ele alıyor. Erken Osmanlı dünyasının ilginç dervişlerinden Otman Baba’nın Fatih Sultan Mehmed ile iktidar ilişkisini ve Kanuni Sultan Süleyman dönemi devlet telakkisi ile kanun yapım sürecini tartışıyor. Ortadoğu’da Osmanlı ve İngiltere arasında gerçekleşen pazar rekabetinin ayrıntılarını gözler önüne seriyor. Halil İnalcık eserin ilerleyen sayfalarında Papa ile II. Bayezid arasındaki Cem Sultan’a dair anlaşmanın izini sürüyor ve 16. yüzyıl Akdeniz’inde Osmanlı-Fransa iş birliğini irdeliyor. Rus Çarlığı, Kırım Hanlığı ve Osmanlı İmparatorluğu arasındaki iktidar temsillerinin ayrıntılarını sunuyor. “Osmanlı Hâkimiyetinde Ortadoğu ve Balkanlar”, geniş okuma perspektifleri kazandıran ve ufuk açan bir kaynak…

Devlet-i ‘Aliyye
Prof. Dr. Halil İnalcık
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Devlet-i ‘Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık’ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Devlet-i ‘Aliyye’nin birinci cildi Osmanlı Devleti’nin bir beylikten Balkanlar ve Ortadoğu’ya hükmeden güçlü bir imparatorluğu dönüşümünü konu alır. İkinci cilt padişah otoritesinin zayıfladığı ve yok olduğu 17. yüzyılın ilk yarısındaki iktidar mücadelesini inceler. Üçüncü cilt ise merkezi devlet otoritesinin yeniden kurulduğu Köprülüler dönemini, Orta- Avrupa’da Habsburglarla süren uzun iktidar mücadelesini, mali ve siyasi bunalıma karşı çözüm arayışlarını ayrıntılarıyla ele alır. Devlet-i ‘Aliyye’nin dördüncü cildi ise Osmanlı Devleti’nin geçirdiği askeri ve mali dönüşümü mercek altına alarak başlar ve 18. yüzyılda güç kazanan âyânların kurduğu düzene karşı merkezi otoritenin yeni yöntem arayışlarıyla devam eder. Osmanlı Devleti’nin kuruluş devrinin, hukukî ve idarî teşkilâtının, ekonomik, sosyal ve toplumsal altyapısının detaylı olarak işlendiği Devlet-i ‘Aliyye külliyatının beşinci cildi, Osmanlı-Avrupa ilişkileri, Annales Okulu ve bu okulun Osmanlı tarih araştırmalarına etkisiyle sonlanıyor.

Osmanlı Tarihinde İslâmiyet ve Devlet
Prof. Dr. Halil İnalcık
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İslâmiyetle 9. yüzyılda tanışan Türkler, kendi devlet anlayışlarını İslâm dünyasına taşıdı. Böylece devlet ve hukuk kavramlarında, bağımsız sivil otorite ve onun kanun koyucu gücü lehine büyük bir değişiklik ortaya çıktı. Şeriat ile yan yana bir sivil hukuk alanı gelişti. 11. yüzyılda El-Mâverdî ve Ebu Mansur el-Bağdadî başta, büyük fakihler İslâm toplumlarında bu ayrımın gerekliliği üzerine yazdılar, tartıştılar. Osmanlı Devleti bu geleneğin bir parçasıydı. Yaygın popüler kanının aksine, her devlet gibi başlangıçta belli bir kalıpla kurulmuş, çöküşüne dek de bu kalıba harfiyen uymuş değildi. Halil İnalcık, Osmanlı tarihinin geçmişe uzanan köklerini de göz ardı etmeden, 600 yıl boyunca devlet ve İslamiyet arasındaki değişken ilişkinin bir dökümünü bu kitapta sunuyor. Kutadgu Bilig’deki devlet anlayışından başlayarak, uçlarda bir yanda gazi beylerle, bir yanda dervişlerle başlayan kuruluş öyküsünü anlatıyor. Devlet kurumsallaştıkça ucların, gazilerin ve dervişlerin önemlerini kaybedişini, bu arada yeni kurumların ve anlayışların yükselişini gözler önüne seriyor. Fatih Kanûnnamesi ile örfün hukuk alanına resmen girişinin, ulemanın devlet yapısındaki diğer unsurlardan giderek ayrışmasının uzun zamana yayılmış öyküsünü ayrıntılarıyla sunuyor.

Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler
Prof. Dr. Halil İnalcık
Kronik Kitap

Osmanlı tarihinin kaynaklarına inildiğinde birçok abartılmış olay ve efsanevî şahsiyet görmek mümkün. Bu durumda okurlar şu soruyu sormakta çok haklı: “Kaynakları bile böyleyse, biz kendi tarihimizi nasıl öğreneceğiz?” İşte bu soruya cevap verebilmek için Osmanlı tarihçiliği konusunda tüm dünyanın parmakla gösterdiği Halil İnalcık, özel olarak araştırdığı 18 konuya özel bir dosya hazırlar ve bu dosyaya şu ismi koyar: Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler. Halil İnalcık kitabına Anadolu’nun Türkleşmesi sürecinde Rumlarla olan irtibat, İzmir’i fethedip Bizans’ı ürküten Türk komutanı Çaka Bey, son araştırmalar eşliğinde Ertuğrul Gazi’nin gerçek hikâyesi gibi kuruluş döneminin en önemli sayfalarıyla başlıyor. Kitabın devam eden sayfaları arasında Çelebi Mehmed’in iktidar yolu, İstanbul Kuşatması’ndaki kritik üç gün, İstanbul’un fethi gibi oldukça şaşırtıcı ve kritik konular mevcut. Boğazların 800 yıllık tarihi ve İstanbul, Sultan II. Osman’ın katli, iç savaş döneminin en merak edilen şahsiyeti Kösem Sultan, Sultan I. İbrahim’in hal’i ve katli, Osmanlıların Avrupa’da Protestanlığın yayılmasındaki rolü ve son olarak İnalcık’ın Türk Tarih Kongrelerinin değerlendirmesi ile kitap son buluyor.

Osmanlı’da Devlet, Hukuk ve Adalet
Prof. Dr. Halil İnalcık
Kronik Kitap

“Bu kitabı okuyanlar umuyoruz ki Osmanlı Devlet-i ‘Aliyye’sinin birçok millet ve dini, altı yüz yıl nasıl bir arada tuttuğunu ve nasıl idare ettiğini öğrenmiş olacaklar.” der Halil İnalcık. Altı asır boyunca egemenliğini devlet, hukuk, adalet anlayışıyla sağlayan Osmanlılar, iktidarlarını ise kanun ile ahlâk dengesiyle ayakta tutmuşlardır. Batı kaynaklarında Osmanlı halkından herhangi bir kimsenin hükümdarı bile dava edebileceğinden övgüyle bahsedilmiştir. Öte yandan bürokratlar ise hükümdarın asli prensipleri ezip geçmesi karşısında onu tahtından edebilmişlerdir. Hem Osmanlıları “Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye” yapan hem de “Devlet-i Ebed-müddet” sözünü slogan olmaktan kalıcı bir mekanizma haline getiren düşünce, din ve devletin selameti adına devlet-hukuk-adalet güçlerinin bir direnç unsuru olarak daima bir arada yaşamış ve yaşatılmış olmasıdır. Tarih yazıcılığında çığır açmış olan Halil İnalcık, bu eserinde devlet anlayışı, kanun rejimi, kanunların uygulanış biçimi ve adalet yöntemleri üzerine araştırmalarını bir araya getiriyor. Okuyucular kitabı bitirdiklerinde, Osmanlı Devleti’nin birçok millet ve dini altı asır nasıl bir arada tutup idare ettiğini en orijinal bilgiler eşliğinde öğrenmiş olacaklar.

Önceki Yazı

Gülücük Emojili Mataraya Büyük İlgi

Sonraki Yazı

“Hayvan Hakları” Meselesi

Son Yazılar

Suveydâ Vizyonda

Usta yönetmen, senarist ve yapımcı Mesut Uçakan'ın yeni filmi "Suveydâ" izleyicisi ile buluştu.