“Afgan Kızı” İstanbul’da

/
5 dakikada okunur

İstanbul Sinema Müzesi Stanley Kubrick sergisi sonrasında iddialı sergilerine Steve McCurry’nin fotoğraflarından oluşan “Fotoğrafçı” sergisiyle devam ediyor. “Afgan Kızı” fotoğrafıyla adından söz ettiren Steve McCurry’nin 51 fotoğrafı sergi kapsamında gezilebiliyor. İçlerinden İstanbul’un yer aldığı fotoğraflar ise ilk kez sergileniyor. Serginin açılışında Steve McCurry ile yapılan bir video röportaj yer aldı. McCurry röportajda fotoğraf çekerken hikâyeyi tek kadrajda anlatmaya çalıştığını belirtti. Kendisinin fotoğraflarını düşündüğümüzde de bu yaklaşımın en iyi örneklerini gördüğümüzü fark ediyoruz. Aynı zamadan fotoğraflarını günlüğünden bir sayfa olarak konumlandıran McCurry, gerçekliği önemsediğini de ekliyor. Fotoğraf çekerkenki özgürlüğünü de bir dergi ya da gazete editörünün kendisini kısıtlamasına ve yönlendirmesine izin vermeyerek yakaladığını belirtiyor. İstanbul ile ilgili olarak da çok sevdiğini belirtti. Aynı zamanda sergide de yer alan Ara Güler portresini ve Ara Güler’i nasıl tanıdığını anlattı.

Röportaj sonrasında akademisyen ve fotoğrafçı Orhan Cem Çetin moderatörlüğünde akademisyen ve fotoğrafçı Laleper Aytek ile basın fotoğrafçısı Ercan Arslan fotoğrafçılık üzerine bir panel gerçekleştirildi. Fotoğrafın tarihinden başlayarak, Steve McCurry’nin fotoğrafçılığına ve fotoğraf ile sanat ilişkisine değindi. Genel anlamda fotoğrafın nerede bir gerçekliğin kanıtı nerede bir hikâye anlatıcılığı tartışmaya açıldı. Orhan Cem Çetin konuyla ilgili görüşünü “Fotoğraf mükemmelliştikçe sahiciliği gidiyor” diyerek özetledi. Ercan Arslan ise “İyi fotoğraf güzel fotoğraf değildir.” dedi. Fotoğrafın güncel durumuna değinilmektense onun geçmişine ve algılanışına değinildi. Aynı zamanda yaşadığımız acı felaket sonrasında tartışmaya tekrardan açılan “fotoğrafta mahremiyet” mevzusuna da ucundan değinildi.

Her fotoğraf ayrı bir hikâye

Panel sonrası ise Steve McCurry’nin fotoğraflarıyla karşılaşma zamanı geldi. Sergide İstanbul’un sokaklarında çekilen fotoğraflar sizi karşılıyor. Bir nostalji havası sunuyor. Sonrasında dünyanın çeşitli yerlerinden insan fotoğraflarını görmeye başlıyorsunuz. Her fotoğraf başka bir soruyu düşündürüyor. O sorularda; bu fotoğrafı çekerken ne oluyordu? Sonrasında ne oldu? şeklinde özetlenebilir. “Afgan Kızı” ile karşılaştığımızda o bakışlardaki gerçeklik bizi sarıp sarmalıyor. Her ne kadar sosyal medyada birçok kez görmüş olsak da o karşılaşma anından olan etkilenme de bir şey değişmiyor. İlk çekildiği andan itibaren sunduğu gerçeklik hissi hâlen devam ediyor. Hiç bitmeyecekte diyebiliriz. 31 Temmuz’a kadar gezilebilecek sergi sizi İstanbul Sinema Müzesi’nin üçüncü katında bekliyor. 

 

Önceki Yazı

Kısa film dünyasına yeni bir soluk

Sonraki Yazı

“Capella’nın Merceği” sergisi açılıyor

Son Yazılar

Burgazada, Sait Faik ve gençler

Sakarya Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileriyle yazar Sait Faik’in vefatının 70. yılında Burgazada’da birlikteydik. Burgazada

Şiir daima bir fazladır

Şair İhsan Deniz: “Şiir kendi başına vardır, olduğu yerde durur, orda, ancak orada vardır. Tanımlar ne