Alyoşa’dan aşk ile selam

8 dakikada okunur

Sanat ajandası, sanat dolu bir sayfa ile karşınızda. Bu sayımızda sanatçı Aliye Berger’in hikayesini anlatacağız. Aliye Berger’in hayatı İstanbul Devlet Tiyatroları tarafından sahneye taşındı. Ahmet Mark Somers’in yönettiği oyunda, Seray Gözler gibi usta isimler oynuyor. Berger’in aşk dolu yaşamını tiyatroda izlemek isteyenler “Alyoşa”yı mutlaka izlemeli. Sanatseverlere sergi haberi de vermeden olmaz. Akbank Sanat’ın “Dijital Sezgiler” sergisi de bu sayımızda.

İyi tiyatro, iyi müzik, iyi serginin adresi sanat ajandası, yeni sayıda da sizlerle. Bu sayıda da okuyucularımıza kucak dolusu kültür sanat getirdik. İstanbul Devlet Tiyatroları’nın himayelerinde sahnelenen “Alyoşa” seyircisi ile buluştu. Alyoşa, “Aşkla yaşadım, ölümler bile öldüremedi bu bendeki aşkı” sözlerinin sahibi Aliye Berger!in hikayesi. Berger’in tutkulu, düş dolu, asi hallerinin anlatıldığı tiyatro oyunun baş rolünde Seray Gözler var. Yönetmenliğini Ahmet Mark Somers’in yaptığı  “Alyoşa” tiyatroseverleri bekliyor. Yapay zeka hayatımızın her alanında artık bizimle. Birçok dijital platformlarda kullanılan yapay zekaya sanatın gözüyle hiç baktınız mı? Akbank Sanat’ta “Dijital Sezgiler” sergisi yapay zekanın çağdaş sanat, kültür, insanlar ve toplum üzerindeki etkisini inceliyor. Küratörlüğünü Helena Nikonole’in üstlendiği “Dijital Sezgiler” sergisi 11 Şubat’a kadar gezilebilecek.

“Hayatta her şeyi renkli görüyorum, renkleri çok seviyorum”

İstanbul Devlet Tiyatroları’nın oyunlarını takip ediyor musunuz? İstanbul’da iş çıkışı soluklanacağınız ve kültürleneceğiniz harika oyunlar Devlet Tiyatroları’nın katkılarıyla izleyiciyle buluşuyor. Bu sayımızda İstanbul Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenen “Alyoşa” oyununu anlatacağım sizlere. “Alyoşa” Aliye Berger’in hayatını anlatan bir tiyatro oyunu. Aliye Berger, kişisel hikâyemde özel bir yere sahip. Narmanlı Handa her vakit geçirdiğimde giriş kapısındaki Aliye Berger’in “Aşkla yaşadım. Ölümler bile öldüremedi bendeki aşkı.” sözü ile selamlaşıyorum. Narmanlı Han’da hayatının bir bölümünü geçirmiş, yaşamış ve önemli eserlerini burada yapmış Aliye Berger. Ayrıca Ahmet Hamdi Tanpınar da Narmanlı Han’da Berger’in komşusu. Narmanlı Han 1950’liler ve 60’larda İstanbul’daki sanat çevrelerinin buluşma yeri. Bunun en büyük etkisi ise Aliye Berger’in stüdyo- evinin Narmanlı Han’da olması. Sanat camiasının önemli isimlerinden biri olan ressam Aliye Berger’in renkli ve düş dolu bir yaşamı var. “Alyoşa” oyunu da işte tam da bu hikâyeyi anlatıyor.

Oyunun başrolünde Seray Gözler var. Gözler, muhteşem oyunculuğunu  Aliye Berger’i canlandırırken bir kere daha konuşturuyor. Berger’in kural tanımayan, asi, tutkulu haline Alyoşa’da tanık oluyorsunuz. Karl Berger’e olan aşkı da oyundaki anlatılan hikâyelerden birisi. Sanatçının, sanatçı olmasında Karl Berger önemli bir mihenk taşı. Aliye Berger eğer Karl Berger’e aşık olmasaydı onu tutku ile ve sadakatle sevmeseydi kendisindeki sanat yönünü keşfedemeyecekti. Alyoşa oyununda Karl Berger ile yaşadıkları her ne kadar anlatılsa da, oyunda bu hikâye üzerinde az durulduğunu düşünüyorum. Karl’a aşkı Aliye’yi ressam yaptı. Dillerden düşmeyen o aşk daha fazla anlatılabilirdi. Oyunda ayrıca Aliye Berger’in yeğeni ünlü seramik sanatçısı Füreya Koral’da var. Berger’in hayatındaki kırılmalar yanında duran Füreya, teyzesini buhranlarında ve sevinçlerinde yalnız bırakmıyor. Alyoşa oyunu adeta 1940, 50 ve 60’lardaki sanatçıların kim olduğuna dair de izleyicisine bilgi veriyor. Oyuna dair çok fazla detay vermeden başka bir yönüne değinmek istiyorum. Ben oyunu Üsküdar’daki Tekel Sahnesi’nde izledim. Sahne alışageldiğimiz klasik tiyatro sahnelerinden biraz farklı. Oturma düzeni daha sıkışık ve sahne seyirciyle iç içe. Bu durum benim hoşuma gitmedi. Ben klasik düzeni sevenlerdenim. Tiyatroseverler, Aliye Berger’in hikâyesini izlemek isterlerse Alyoşa’dan bilet almalı.

Yapay zeka, yeni medya ve sanat 

Yeni dünyada, her şey dijitalleşti. Evimizden çıkmadan ihtiyaçlarımızı tek tuşla alabiliyor, binlerce km ötedeki insanla tek tuşla iletişime geçebiliyoruz. Sizce sadece günlük hayatımız mı dijitalleşti? Peki ya duygular mesela sezgiler? Onlar da dijitalleşmiş olamaz mı? Akbank Sanat’ta “Dijital Sezgiler” sergisi yapay zekanın insan, kültür ve toplum üzerindeki etkisini anlatıyor sanatseverlere. Sergide yeni medya sanatının dünya çapında önde gelen isimleriyle sanat ve teknoloji kesişiminde deneyler yapan genç sanatçıların eserlerinin yanı sıra kodlayıcılar, araştırmacılar ve makine öğrenimi meraklıları tarafından üretilmiş projeler de seyirciyle buluşuyor. Sergiye; küratör rehberliğinde turlar, sanatçı konuşmaları ve panellerden oluşan kamuya açık bir program eşlik ediyor. İlgilisi 11 Şubat’a kadar “Dijital Sezgiler”i ziyaret edebilir.

Önceki Yazı

“Animasyonda sınırlarınız hayallerinizdir”

Sonraki Yazı

İnsan: Sınırlı ihtimal sonsuz imkân

Son Yazılar

Şehir, mimari ve sanat

Hepimizin ortak derdi olan hususlarla ilgili birkaç soru soralım; Mimarlık eğitimi ülkemizde bu kadar geliştiği halde