‘Anadolu Rock’ın Yaşayan Babası

16 dakikada okunur

ÖZCAN ÜNLÜ

Erkin Koray müziğe başladığı günden itibaren farklı olmayı seçti. Kendisi bir rock sanatçısı ancak besteleri, ezgileri ve müzik anlayışı ile Anadolu’ya sıkı sıkıya bağlı kaldı. ‘Anadolu rock’ onunla başladı, elektro sazı o icat etti. Yurt içi ve yurt dışındaki konserlerinde, albüm çalışmalarında bizim tınılarımızı taşıdı kulaklara ve kalplere…

Türk müziği, özellikle çok sesli çalışmalar başladıktan sonra farklı arayışlara girmişti. Klasik Türk müziği ve türkülerin radyolarda yasaklandığı dönemleri gördü bu ülke. Batı müziği neredeyse devlet politikası oldu. Çello, gitar, piyano zaten vardı. Ancak bağlama, ud, ney atıldı, yasaklandı adeta. Biz okullarda mandolinle müzik eğitimi gördük. Bağlamayı gizli gizli öğrendik.

Fakat özellikle 1950 seçimlerinden sonra diğer bazı alanlarda olduğu gibi müzikte de özgürleşmeye başladı ülke. Türküleriyle ve şarkılarıyla barıştı. Aşık Veysel’i, Nida Tüfekçi’si, Alaeddin Yavaşça’sı…

Bu yasak dönem Türk müziğinde yeni açılımların da yolunu açtı. Türküler ve şarkılar o kadar çok yakınlaştı ki, birbirlerini taşımaya, tamamlamaya başladı. 1960’lı yıllardan itibaren ise yepyeni bir döneme girildi.

İlk hocası annesi

Bu dönemin önemli isimlerinden biri de hiç şüphesiz Erkin Koray idi. Sanatçının klasik türkülerle yoldaşlığı Batı formuyla birleşince dilden dile dolaşan yüzlerce Erkin Koray şarkısını kazandırdı müzik tarihimize.

Yaptığı müziği Anadolu rock ve hard rock olarak isimlendirdi. Sadece Türkiye’de değil özellikle Avrupa’da büyük şöhrete kavuştu. Batı çalgıları ile ürettiği ‘yerli’ besteler sayesinde Anadolu tınılarını, türkülerini Batılının kulağına taşıdı. Onun düzenlemeleri ile “Cemalım”, “Köprüden Geçti Gelin” gibi türküler, “Nihansın Dideden”, “Kıskanırım Seni Ben” gibi şarkılar çok sevildi.

Onu anarşist buldular. Çünkü kızını ‘resmi’ devlet okuluna göndermeyi reddetti. Sebebini açıklamadı ama sonuçta okula göndermedi. Kendisi yetiştirdi. Sahne arkalarında büyüttü onu. Ama her ikisi de bundan hiç şikayetçi olmadı.

Sanatçı, 24 Haziran 1941’de Kadıköy’de doğdu. İlk hocası piyano öğretmeni olan annesi Vecihe Koray’dı. Sonra gitara geçti. İstanbul Alman Lisesi’nde eğitim gördüğü 50’li yıllarda arkadaşlarıyla kurduğu amatör topluluk olan “Erkin Koray ve Ritimcileri” ile sesini duyurmaya başladı. Çünkü o yıllarda İstanbul küçük bir şehirdi ve yapılan güzel işler hemen dikkat çekiyordu. Lise eğitimi bittikten sonra ise müzik çalışmalarını amatör bir ruhla ama profesyonel olarak sürdürmeye başladı.

800 bin tiraja ulaştı

Yıl 1962’yi gösterdiğinde müzikli mekanlarda çıkıyordu artık. Adı duyulmuş, teklifler gelmeye başlamıştı. Bir tarafında “Bir Eylül Akşamı”, diğer yüzünde ise “It’s So Long” adlı İngilizce şarkı bulunan ilk 45’liğini kaydetti. Ancak bu plak 1966 yılında piyasaya çıkabildi. Askerliğini 1963-1965 yılları arasında Ankara’da Hava Kuvvetleri Caz Orkestrası’nda solist ve gitarist olarak yaptı.

Terhis olduktan sonra Almanya’ya gitti fakat fazla kalamadı oralarda, 1966’da yurda döndü. Arkasından Erkin Koray Dörtlüsü grubunu kurdu.

Çıkışını, 1967’de yakaladı. Bir yüzünde “Kızları da Alın Askere”, diğer yüzünde ise “Aşk Oyunu” adlı besteleri bulunan 45’liği bir anda kitlelere sevdirdi kendisini.

Bu başarılı çıkışı onu 1968 yılındaki “Altın Mikrofon” yarışmasına taşıdı. Bu yarışmada dördüncü olabildi. Fakat yarışmada okuduğu “Meçhul” ve “Çiçek Dağı” eserlerinin yer aldığı plak 800 bin satış rakamına ulaştı. Bu çok büyük bir tirajdı. Ardından konserler geldi. Sonra başka mekanlar, yurt dışı konserleri…

Başarılı çalışmalar birbirini takip etti: “Anma Arkadaş”, “Hop Hop Gelsin”, “Sana Bir Şeyler Olmuş”, “Seni Her Gördüğümde”…

Yeraltı müziğinin öncüsü

1969’da kurduğu “Yeraltı Dörtlüsü”, Batı formundaki Türk rock müziğine yenilikler getirdi. Hatta adından da anlaşılacağı üzere ilk “underground/yeraltı” müzik akımının öncüsü oldu.

Bu hareketi onu Türkiye’nin en popüler sanatçısı yaptı. 1970’li yıllardan itibaren Erkin Koray, “Süper Grup” ve “Ter” grupları ile çalışmalarını sürdürdü. 1970’ten sonra tam 5 yıl boyunca bütün müzik listelerini altüst eden şarkılara imza attı. Hatta bugün klasik eserler listesine giren “İlahi Morluk”, “Aşka İnanmıyorum”, “Mesafeler”, “Züleyha”, “Silinmeyen Hatıralar”, “Şaşkın”, “Fesuphanallah” ardı ardına geldi.

1971’de John Lennon ve Yoko Ono ile tanışması da hayatının dönüm noktalarından oldu. Dönemin dünyaca ünlü bu en önemli müzisyenlerine bestelerini dinletti.

Yurda dönmek yaramadı

Bu tarihten sonra, yani 1974’teki başarılı çalışmaları ile birlikte yurt dışı imkanları arttı sanatçının… 1984’e kadar Hollanda, Almanya ve Kanada’da yaşadı, çaldı-söyledi, besteledi. Sanatçının bu dönemlerine dair çok fazla bir bilgimiz yok. Hatta kendisi de bu süreciyle ilgili pek fazla bilgi paylaşmadı, paylaşmıyor. “Estarabim” ve “Arap Saçı” başta olmak üzere bilinen birçok bestesini yurt dışında iken yaptı.

1982’de “Benden Sana” albümünü yayınladı. Bu albümün en önemli özelliği, bir bölümünün Almanya’da bir kısmının ise İstanbul’da kaydedilmiş olması… Bir özelliği ise birlikte çalıştığı Hintli müzisyen Harpal Singh’in desteği ile Hint tınılarına yer vermesi idi. “Öyle Bir Geçer Zaman ki”, “Sayın Arkadaşım Osman” uyarlamaları buna iki örnektir…

“İlla Ki”, “Deli Kadın”, “Tek Başına” şarkıları da bu döneme denk gelir…

1984’te Türkiye’ye kesin dönüş yapması ona pek yaramadı diyebiliriz. Çünkü ailevi sorunları sebebiyle biraz yavaşladı. Fakat sonraki on yıl içinde “Çöpçüler” şarkısı ile yeniden büyük bir çıkış yakalayan Erkin Koray, artık geçim derdi ile baş başa idi. Dönemin modası piyanist-şantörlüktü ve o da bu modaya uyarak lüks bir lokantada çalışmaya başladı.

Piyasaya ayak uydurdu

Para kazanması gerekiyordu. Kızına hem annelik hem de babalık yapıyordu. Kendine bir çıkış yolu bulmalı idi. Fakat bulduğu yollardan hiçbiri beklediği rahatlamayı getiremiyordu. Çünkü rakipleri ve yükselen pop müziği işlerini epeyce geriletmişti. 1986’daki “Gaddar” albümü ile birlikte daha “piyasa” işi çalışmalara yöneldi. “Çukulatam Benim” (1987), “Hay Yam Yam” (1989), “Tamam Artık” (1990) gibi albümlerinde taverna tadında ama sıradışı işlere imza attı.

Şarkıları o kadar çok çalınıp söyleniyor olmasına rağmen telif gelirleri bakımından son sıralarda yer alıyordu. Bu da en çok istediği albümü yapmasına yetmiyordu.

Uzun saçları, kendine has sahne kıyafetleri, kullandığı dil, şaşırtıcı şarkı sözleri ile farklı idi. Kendi halinde, kendi işine odaklanmış olmasına rağmen TRT’den bir türlü onay alamıyordu, ekranlarda kendini gösteremiyordu.

50 yılı geride bıraktı

Yeni eserler yazamıyordu ama eski şarkılarını yenileyip albümlerine alıyordu. 1996’da çıkan “Gün Ola Harman Ola”, 1999’da çıkardığı “Devlerin Nefesi” de beklediği çıkışı sağlayamadı sanatçıya…

2007 seçimlerinde “oyumu MHP’ye vereceğim” açıklaması ile şimşekleri üzerine çekti. Bir hafta sonra Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen 50. sanat yılı konserinde bu durumu düzeltmeye çalışsa da 2011 seçimlerindeki savrulması ile yine birçok soru işareti uyandırdı.

Velhasıl…

Erkin Koray, Türk müzik tarihinin bir dönüm noktasıdır. Mühim bir ismidir. Besteleri bugüne kadar dilden dile ulaşmıştır ve yarına ulaşacak onlarca eserin de sahibidir. Meseleye bir insan ve sanatçı bağlamında bakarak büyük ustaya hak ettiği değeri vermeliyiz…

45’likleri:

1963
Bir Eylül Akşamı / It’s So Long

1966
Balla Balla / You’ve Got To Hide Your Love Away / Watcha Gonna Do About It / Its All Over Now

1967
Kızları da Alın Askere / Aşk Oyunu

1967
Anma Arkadaş / Anadolu’da Sevdim

1968
Meçhul / Çiçek Dağı

1968
Hop Hop Gelsin / Çiçek Dağı

1969
Aşka Dönüyorum / Yine Yalnızım

1969
Sana Bir Şeyler Olmuş (Bir Na Na Na Şarkısı) / Seni Her Gördüğümde

1970
Belki Bir Gün Anlarsın / Nihansın Dideden

1970
İstemem / Köprüden Geçti Gelin

1970
Kendim Ettim Kendim Buldum / Aşkımız Bitecek

1970
Meçhul / Ve

1970
Gel Bak Ne Söylicem / Gün Doğmuyor

1971
Senden Ayrı / Bu Sana Son Mektubum

1971
Kıskanırım / İlahi Morluk

1971
Yağmur / Aşka İnanmıyorum

1972
Sen Yoksun Diye / Goca Dünya

1972
Hor Görme Garibi / Züleyha

1973
Mesafeler / Silinmeyen Hatıralar

1974
Şaşkın / Eyvah

1974
Krallar / Dost Acı Söyler

1974
Feshupanallah / Komşu Kızı

1975
Estarabim / Sevince

1976
Arap Saçı / Tımbıllı

1976
Gönül Salıncağı / Hayat Bir Teselli

1976
Cümbür Cemaat / Sevdiğim

1977
Düşünüş / Hadi Hadi Ordan

1977
Sanma / Olmayınca Olmuyor

ALBÜMLERİ:

1973
Erkin Koray

1973
Elektronik Türküler

1976
Erkin Koray 2

1977
Erkin Koray Tutkusu

1982
Benden Sana

1983
İllâ ki

1985
Ceylan

1986
Gaddar

1987
Çukulatam Benim

1989
Hay Yam Yam

1990
Tamam Artık

1996
Gün Ola Harman Ola

1999
Devlerin Nefesi

 

Önceki Yazı

Tarihi Değiştiremem Ama Gösterebilirim

Sonraki Yazı

Paco De Lucía İle Aynı Sahneye Çıkmak İsterdim

Son Yazılar

Filistin İçin Bir Akademi

Filistin insanlığın tarihi kadar derin. Eriha şehrini ziyaretimiz sırasında en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu öğrenmiş