Sinemanın büyüsü

Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam romanındaki o kısa ömürlü yaratığın bahsinin açıldığı yerde biraz durup bekleyebilir miyiz; “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış.

İlhami Çiçek için 5 şarkı

I – Uzun bir nehirdir satranç. Lisede yazdığı ilk şiir Otel Odaları. İlk şiirinin adında söylediği gibi; en yalnız ikamet. Kalbi olanların safında bir çiçek, uçurum çiçeği. Yalnız hüznü var gömlek cebinde.

Cuma’nın tüfeği

Daniel Defoe’nin sömürgeciliğin ivme kazandığı 18. yüzyıl başlarında kaleme aldığı meşhur macera romanı Robinson Crusoe’un ilk basımındaki orijinal adı oldukça yorucu bir uzunluğa sahiptir; York’lu Bir Denizcinin, Kendi Kaleminden, Deniz Kazası ile

Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği

Turgut Uyar’ın Terziler Geldiler şiiri ve bu şiirle birlikte kulağımızda yerini bulan İsmet Özel’in sesi. Bir şiir ve ona eşlik eden ses. Hepsi bu. Ama birlikte oluşturdukları atmosferin gücü ölçülemeyecek kadar büyük,

Elveda Rumeli!

“Türkü benim dünyam, benim gıdam, benim nefesim, benim oksijenim, her şeyim türkü. Ayağım yere bastıkça devam edeceğim. Herkese sevgiler, selamlar olsun.” (Arif Şentürk) TRT’nin siyah beyaz dönemlerinden hatırlayacağımız simge bir ses, “bre”