Babadan Oğula Bir Miras: Atatürk Kültür Merkezi

10 dakikada okunur

Yeni AKM, ilk yapının mimarı olan Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu olan Murat Tabanlıoğlu imzasıyla karakteristik özelliklerini koruyarak yenilendi. Murat Tabanlıoğlu proje aşamasında ve yapım aşamalarında yaptığı açıklamalarda AKM’nin bir aile hikayesi olduğuna sürekli dikkat çekti.

İstanbul, nihayet kendisine yakışan bir kültür merkezine kavuştu. Dünya standartlarında bir kültür merkezi, Taksim’de küllerinden doğarak yeniden kültür hayatındaki yerini aldı.
Atatürk Kültür Merkezi, diğer salonlara göre bambaşka bir yerde duruyor. Kültür merkezinin çok ötesinde amaç taşıyor. Bunun için farklı bir yönetim modeliyle yönetilecek. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Döner Sermaye İşletmesi’nin içinde farklı bir birim oluşturularak AKM’ye profesyonel yönetici atanma hakkı tanınmış oldu. Artık AKM’de konusunda uzman bir kadro görev yapacak. Ayrıca bir sanat danışma kurulu da oluşturuldu.
Yeni AKM’nin eskiden otopark olarak kullanılan bölüme uzanan ek binasında, 805 kişilik bir tiyatro salonu var. Burası çok amaçlı bir salon olarak da kullanılacak. Tiyatro gösterileri dışında konserler de verilebilecek. Aynı zamanda bir kültür sokağı oluşturulacak. Bu kültür sokağının içerisinde en önemli noktalardan biri de iki katlı kütüphane olacak. 683 metrekarelik bu alanda müzik, sanat, mimarlık gibi temel disiplinlere ait kitaplar bulunacak. AKM’nin içinde barındırdığı faaliyetler konusunda ihtisaslaşmış bu kütüphane, araştırmacılara ve sanatseverlere kaynak olacak.
Merkezde üç katlı bir müzik platform bölgesi oluşturulacak. Müzik aletleri sergisi ve müziksel deneyim alanı olacak. Ayrıca müzik tarihinde önemli bir yere sahip sanatçılara da bu alanda yer verilecek ve anıları canlandırılacak. Özellikle genç müzisyenlerin hedeflendiği; AKM müzik kayıt stüdyosu kurulacak ve gençler, ekonomik imkânlarla bu müzik stüdyosundan yararlanabilecekler. Üretimlerini burada yapabilecekler. Ayrıca 3-11 yaş arası çocukların yararlanabileceği bir atölye de bulunacak.
Binanın dışındaki cam bölümde bir sergi salonu ve küçük bir cep sineması bulunacak. Toplantı sergi, konser vs. etkinliklerin yapılabileceği çok amaçlı bir salon da burada yer alacak. Bir tasarım ürünler mağazasıyla kafe şeklinde bir kitapçı dükkânı da merkezin ticari alanları olarak hizmet verecek. Merkezde 423 araçlık bir otopark yer alacak.
Eski AKM’yi Baba Tabanlıoğlu yenisini oğul Tabanlıoğlu yaptı
Yeni yapılan Atatürk Kültür Merkezi’nin mimarı Murat Tabanlıoğlu, yıkılan AKM’nin de mimarı Hayati Tabanlıoğlu. Baba oğul mimarlar. Yeni AKM, ilk yapının mimarı olan Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu olan Murat Tabanlıoğlu imzasıyla karakteristik özelliklerini koruyarak yenilendi. Murat Tabanlıoğlu proje aşamasında ve yapım aşamalarında yaptığı açıklamalarda AKM’nin bir aile hikayesi olduğuna sürekli dikkat çekti. 1969 yılında eski AKM’nin açılışına babası ile katıldığını ifade ederken “Bu benim için bir aile hikayesidir. Çocukluğumdan beri bu binayla bir ilgim oldu. Yeni binanın mimarı olmamamda bununla bir ilgisi var.” Dedi.
“Atatürk ismini Erdoğan önerdi”
Murat Tabanlıoğlu yeni AKM’yi ‘yeniden inşa edilmiş değil, eskinin yeniden düzenlenmiş’ bir versiyonu olarak tanımlıyor. Ünlü mimar, binanın adının aynı kalmasını da Erdoğan’ın önerdiğini söylüyor.
Murat Tabanlıoğlu, AKM’nin fikrini ve tasarım dilini ortaya çıkaran koşulları, dönem özellikleriyle ilişkilendirerek şöyle aktardı: “AKM’den bahsetmek için biraz geriye gitmek lazım. Çünkü bu binanın oluşmasındaki mimar, başoyuncu benim babam Hayati Tabanlıoğlu’ydu. Dönemi biraz hatırlayalım. O zaman Nazi Avrupasından kaçan mimarlar Türkiye’deydi. Bu mimarlar çoğunlukla İstanbul ve Ankara’da binalar yaptılar ya da Teknik Üniversite’de eğitim verdiler. Babam da o dönem Teknik Üniversite’deydi. Buradaki mimarların etkisiyle Almanya’ya gitti. Orada opera binalarını doktora tezi kapsamında çalıştı. Türkiye’ye döndüğü zaman kendisinden genç bir mimar olarak Taksim meydanındaki opera binasını tekrar ele alması istendi.”
Hayati Tabanlıoğlu’nun kişisel öyküsünün AKM ile kesişiminde İstanbul’da yaşanan gelişmeleri de vurgulayan Murat Tabanlıoğlu, AKM’nin başlangıç unsurunun Prost tarafından hazırlanan master plan olduğunu söyledi. Taksim meydanında yer alacak bir opera binası için Avrupalı mimarlar Paul Bonnatz ve Auguste Perret tarafından çizilen eskizleri de paylaşan Murat Tabanlıoğlu, kaba inşaatı tamamlanan önerinin babası tarafından yeniden ele alınması istendiğini anlattı. Bu dönemde, Hayati Tabanlıoğlu’nun en önemli önerisinin, yapının yalnızca opera ve tiyatro işlevinde kalmayıp bir kültür merkezi haline gelmesi olduğunu vurguladı.AKM İstanbul’a çok yakıştı
Yapı kullanıma açıldıktan 1 yıl sonra yangın çıktığını ve cephenin tamamen söküldüğünü anlatan Tabanlıoğlu: “Ben o günü hatırlıyorum.
Binanın yeniden yapılması söz konusu oldu. Babam binanın hem mimarı olduğu hem devlet adına çalıştığı için sorumlu tutuldu. AKM müdürü Aydın Gün ile önce sanık oldular. Bütün teknik hususlar açıklandıktan sonra binayı yeniden yapması görevi verildi” dedi.
AKM’nin yıllar sonra tekrar bir Tabanlıoğlu tarafından yapılmasının kendisi açısından son derece mutluluk verici olduğunu söyledi.
Taksim’i bir kültür ve sanat sokağı haline dönüştüren yeni AKM 2,500 kişilik opera salonu ile birlikte, 800 kişilik tiyatro, 1000 kişilik konferans, 285 kişilik sinema salonu, 250 kişilik oda tiyatrosu, sergi salonu ve iki katlı kütüphane bulunuyor. Ayrıca tasarım dükkanları ile kafe ve restoranlar da hizmet veriyor.
Evet AKM gerçekten İstanbul’a yakıştı. Çok amaçlı bir kültür merkezi durumunda. Dünya stantlarında bir yer oldu. Belki daha ilerisindedir. Böyle nitelikli bir salona nitelikli programlar yakışır. Nitelikli sanatçılar yakışır. Her sanatçının hayali olmalı AKM. Ben burada sergi açmalıyım, ben burada sahne almalıyım demeli sanatçılar. Yıllar sonra kişiler anılarını anlatırken ben AKM’de şunu izledim, bunu gördüm diye gururlanarak anlatmalı.

Önceki Yazı

“Öteki İle Berikinin Arasında Bir Yerdeyim”

Sonraki Yazı

“Harika Çoçuk”tan Virtüöz Piyaniste: 80. Yaşında İdil Biret

Son Yazılar

Bir ailenin duygusal otopsisi

2023 yılının en çok konuşulan filmlerinden olan ve Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye layık görülen Justine