Baharı kültür sanatla karşılıyoruz

10 dakikada okunur

İstanbul’un kültür sanat hayatının nabzını tutan Sanat Ajandası’nda içerik anlamında yoğun günler yaşanıyor. Ülke gündemi kadar bir yoğunluk yok ama kültür sanat insanlarına yetecek bir gündem bulunuyor. Rotamızın duraklarına geçmeden size bir soru sormak isterim. Sizin için kültür sanatın hayatınızdaki önemi nedir? Nasıl bir yer kaplar? Nereden çıktı bu sorular derseniz bu aralar dolaylı olarak bu sorulara muhattap kalıyorum. Bazen cevap vermek manasız geliyor bazen ise dolu dolu bir cevap vermem gerekiyor diye düşünüyorum. Kafam karışıyor. Ondan ötürü de biraz da sizin kafanız karışsın istedim diyelim. O zaman Sanat Ajandası’nda neler var, kısmına geçelim. Baharı karşıladığımız nisan ayının ilk sayısında sizlere; Galeri Diani’de yeni açılacak “Sokaklar ve İzlenimler” sergisini, 17-28 Nisan’da düzenlenecek 43. İstanbul Film Festivali’ ve festivalin onur konuklarının kimler oldukları, Şehir Ekranı’da yeni başlayan “114” belgeselini ve Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay’ın yıllar sonra aynı sahnede yer aldığı “Kel Diva” oyununu öneriyoruz.

Mercan Hayal

 

“Sokaklar ve İzlenimler”  Galeri Diani’de

Galeri Diani, gerçeküstü hikayeler anlatan pop-art resimleriyle hem yurt içinde hem de yurt dışında tanınan ressam Recep Batuk’un “Sokaklar ve İzlenimler” adlı kişisel sergisine 20 Nisan-11 Mayıs 2024 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Recep Batuk Galeri Diani’deki ilk sergisinde kendisinin İtalyan temsilcisiyle sıklıkla gidip sanat eserlerini sergilediği, yılın bir bölümünde sanat çalışmaları yaptığı Miami ve esas yaşadığı, sanatının beslendiği İstanbul’un karşıtlıklarını, benzerliklerini ve daha nice izlenimlerini kendine özgü, ama çağdaş ve çok özel sanat diliyle izleyiciye anlatıyor. Sürrealizm, dışavurumculuk ve pop-art gibi sanat akımlarından etkilenen Recep Batuk, yağlı boya resimlerinde alaycı bir bakış acısıyla betimlediği günlük sıradan konular renk cümbüşü içinde hikayeler anlatıyor. Bunu yaparken izleyiciyi fantastik ancak güncel bir dünya ile aynı anda karşı karşıya bırakıyor. Bunu yaparken alaycı ögeleri kullanmayı ve düşündürmeyi ihmal etmiyor. Recep Batuk’un, “Sokaklar ve İzlenimler” adlı sergisi, 20 Nisan 2024 tarihinden 11 Mayıs 2024’e kadar Pazar ve Pazartesi günleri hariç Galeri Diani’de izlenebilir.

Wim Wenders İstanbul’a geliyor

İstanbul’da sinema festivallerinin zamanı geliyor. O zamanın başlangıcı ise tabii ki İstanbul Film Festivali’dir. Bu yıl 43’üncüsü düzenlenecek festivalin programı The Marmara’da yapılan basın toplantısıyla duyuruldu. 17-28 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek festivalin ana sponsorluğu N Kolay üstleniyor. Festivalin her sene olduğu gibi hem ulusal kısmı hem de uluslararası kısmı heyecan uyandırıyor. Aynı zamanda festivalin iki büyük konuğu olacak. O kısım dahada heyecanlandırıyor. Onlardan biri “Paris, Texas”, “Berlin Üzerindeki Gökyüzü” gibi birçok filme imza atan usta yönetmen Wim Wenders festival kapsamında ülkemize gelecek. İlk kez İstanbul’a gelecek olan Wim Wenders’ın; Alman sanatçı Anselm Kiefer’in yaşamını ve sanat yolculuğunu mercek altına alan, Cannes’da prömiyerini yapan son filmi “Anselm”; 50. yılında restore edilen kopyasından gösterilecek “Alice Kentlerde” ve Koji Yakusho’nun başrolünde harikalar yarattığı, Japonya’nın Oscar adayı “Mükemmel Günler” filmleri gösterilecek. Aynı zamanda Wenders,  bir festival sohbeti de gerçekleştirerek izleyicilerle buluşacak. “Mükemmel Günler” demişken festivalin bir diğer konuğu da filmin başrollerinden Koji Yakusho olacak. Japonya ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yıldönümünde İstanbul’a gelecek ünlü oyuncunun başrollerinde yer aldığı  “13 Suikastçı”, “Gökyüzünün Altında”, “Aşka Davet” ve oyunculuğuyla Cannes’da En İyi Erkek Ödülü’nü kazandığı “Mükemmel Günler” filmleride festival kapsamında gösterilecek.

Festival biletleri 5 Nisan Cuma günü 10.30’dan itibaren passo.com.tr, Passo mobil uygulaması, Passo perakende satış noktaları ve İKSV ana gişeden üzerinden genel satışa sunulacak. Sinemaseverler kaçırmasın!

 

“114” Şehir Ekranı’nda

 

Esenler Belediyesi’nin televizyon kanalı Şehir Ekranı TV, programlarına bir yenisini daha ekledi. Programa geçmeden önce güncel bir bilgiyi de sizlerle paylaşalım. Televizyon kanalı olmasının yanı sıra YouTube kanalı olarak da yayın hayatına devam eden Şehir Ekranı TV yakın zamanda 100.000 aboneye ulaştığını söyleyelim. Gelelim o zaman yeni başlayan belgesel programına.  İsmini Kur-an’ı Kerim’de geçen 114 sureden alan “114” programında sanatçılar, sporcular, oyuncular  kendilerini, hayatlarını, sanatlarını, düşüncelerini etkileyen sureleri anlatacak. Kendilerince yorumlayacak, hayatlarındaki Kur-an’ı Kerim’in yerini anlatacaklar. Akıllar bir tefsir programı mı bu? Nasıl olur? gibi sorular hiç gelmesin. Bu belgeselde Kur-an’ı Kerim’in hayatımız içerisinde nasıl bir yeri olduğu sorusunun peşine düşülünüyor. Hatta farklı konukların hikayeleriyle gün yüzüne çıkıyor. İlk üç bölümü yayınlanan programın yeni bölümlerini her hafta cumartesi saat 21.00’de Şehir Ekranı YouTube kanalı üzerinden izleyebilirsiniz.

 

Oynanan oyunu kim anlamalı?

2023 yılında tiyatro kulislerinde heyecanlandıran bir haber duyuldu. Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay yıllar sonra aynı oyunda bir araya geliyorlar, diye. Herkes gibi ben de bu haberi duyunca heyecanlandım. Bildiğiniz üzere Oyun Atölyesi Tiyatrosunu birlikte kurmuşlardı. İlişkilerinin bitmesi sonrasında Zuhal Olcay tiyatrodan da ayrılmıştı. Yıllar sonra bu bir araya geliş bir yeniden başlamaydı. Eugène Ionesco’nun kaleminden çıkan absürdizmi barındıran “Kel Diva” oyununun ilk biletleri satışa çıktığında biletler aynı anda tükendi. Bir süre bilet arayışım devam ettikten sonra bilet buldum. Heyecanla oyuna gittim. Tek perde oynanan oyun gerçekten bir absürtlük barındırıyor. Çünkü oyunu seven çok seviyor sevmeyen hiç sevmiyor. Bir İngiliz ailesinin akşamı anlatılıyor. Zaman ilerliyor ama sonrasında aynı noktaya geliyor. Beklenmedik misafirler, deliren konuklar şeklinde ilerliyor. Evet biliyorum oyuna dair çok bir bilgi yok. Oyunda çünkü tam da bu. O yüzden “Kel Diva” benim için bir hayal kırıklığı oldu. Oyunun ne söylediğini sadece oyuncuların anladığı bir oyunda Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay’ın olmasının da bir anlamı yok. Ama siz sadece yorumları okumakla kalmayın. Kendiniz de gidin. En yakın oyun tarihleri: 7-8-9 Nisan 20.30’da Oyun Atölyesi’nde.

Önceki Yazı

Yeşilçam özlemimiz bir gün biter mi? 

Sonraki Yazı

Ramazan anılarının başrolünde “Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı”

Son Yazılar

Varlığa gülümsemek

Günde kaç kez ufukla göz göze geliyorsun? Gökyüzünün sana göz kırptığı oluyor mu? Denizin derinliğine bir

Yoksulluk ve takva

70’lerin ve 90’ların sonlarını aratmayan büyük bir enflasyonun endişeleri içinde girdik Ramazan’a. Gelir uçurumları keskin bir

Kısa caz tarihi 

İkinci kez okuduğum, dünyanın farklı dillerine çevrilen Joachim E.Berendt ‘in “Caz Kitabı”ndan yola çıkarak kendi yorumlarımı

Elly hakkında konuşalım mı?

Sinema serüvenine 2000’li yıllarda başlayan İran’ın önde gelen sinemacılarından Asghar Farhadi, 2008 yılında Berlin Film Festivali’nde