Bursa ve İstanbul’da sanat rotaları

12 dakikada okunur

Günler, haftalar, aylar su gibi geçerken hayat koşturmacasında soluklandığımız etkinliklerin haberini paylaşmak üzere Sanat Ajandası’nın yeni rotalarıyla yine sizlerleyiz. Bu sayıda, Bursa Numaniye Tekkesi’ndeki Beraat Gecesi programı, Bursa’daki Tahtakale Buluşması, Ferhan Şensoy’un kaleme aldığı Hayrola Karyola oyunu, Arter’deki Farz Et Ki Sen Yoksun sergisi, İtalyanca şarkıların söyleneceği Süreyya Operası’ndaki Belcanto Gecesi ve Ata Demirer’in sahnelediği Ata Demirer Gazinosu var.

“Göçtü kervan kaldık dağlar başında”

24 Şubat 2024 gecesi, mübarek Berat Gecesinde tarihi anlara şahit olduk. Mübarek Ramazan ayını salavatlar ve dualar ile karşıladık. Peki neredeydik? Bursa Numaniye Tekkesine düşürdük yolumuzu Eşrefoğlu Rumi’nin torunu Safiyüddin Erhan’ın himayelerinde Prof. Dr. Mustafa Kara Hocanın katılımı ile tekke kültürünü 2024 yılında yaşadık. Eşrefoğlu Rumi kimdir diye bilmeyenler için kısaca bilgi verelim. “Eşrefoğlu tasavvuf edebiyatında Yunus Dîvânı’ndan sonra Anadolu topraklarında en çok okunan ve bestelenen divanın sahibidir. Ayrıca tarikatlar tarihi açısından bakıldığında Eşrefoğlu Rûmî Kâdirîliği Osmanlı topraklarına taşıyan en önemli isimdir ve Kâdirîler tarafından Eşrefoğlu Rûmî tarikatın ikinci piri olarak kabul edilmiştir.”  Türk edebiyatı ve tarikatları için önemli bir isim olan Eşrefoğlu Rumi’nin torunu Safiyüddin Bey ile payitaht Bursa’da şairin dediği “hu hu’lara karışsın aminler” eşliğinde kandilimizi idrak ettik. Şanslıydık, şahit olduk. Artık biliyoruz. Aktarmak ve anlatmak vazifemiz! 

Yollar hep Bursa’ya çıkıyor

Kültür ve sanatın kalbi her ne kadar İstanbul olsa da farklı şehirlerde de birçok güzel iş yapılıyor. Bu işler bazen belediye bazen de sivil girişimler ile yapılıyor. Bu sayıda size sivil bir kültür sanat girişiminden bahsetmek istiyorum. Bursa’da, Bursa’ya sevdalı iki isim Cihan Taşan ve Samet Altıntaş şehrin kültür, sanat, mimari hafızasını kayıt altına alıyor. Tahtakale Buluşmaları ismini verdikleri buluşmalarda akademisyenler, şairler, yazarlar ağırlanıyor. Konular hep Bursa’ya çıkıyor. Ben de bu buluşmaların birine katıldığım geçtiğimiz hafta. Kayahan’daki Şadırvanlı Bahçe’de gerçekleşen buluşmada konuk Ramis Dara’ydı. Ramis Dara, Bursa’da dergiciliğe ve edebiyata katkı sağlamış bir isim. Yeni Biçem ve Akatalpa isimli dergilerin yazı işlerinde önemli roller üstlenmiş. Ankara’dan sonra yolu Bursa’ya düşen Ramis Dara Bursa’da çıkardığı dergilerle şehrin kültürel hafızasını ve Türk edebiyatını kayıt altına almış. Konferansta iddialı bir cümle de kurdu: “Bursa’ya kültür ve sanatı biz getirdik.” Bu benim katıldığım bir gerçeklik olmasa da Ramis Beyin yazın hayatına dair katkılarını önemsedim. Bu çalışmaları Bursa gibi bir şehirde yapması da şehrin hafızasına önemli katkı sağlamış. Ramis Bey gibilerinin sayısı artması gerekiyor. Çünkü kendisinin hedefi taşraya edebiyatı getirmek. Tahtakale Buluşmaları’na katıldığım için ve Ramis Beyi dinlediğim için mutlu oldum. Yeni bir insan yeni bir dünya sonuçta. Fakat beni asıl mutlu eden Cihan ve Samet Bey’in kurduğu bu sivil kültür girişimi. Bazen bazı şeylerden şikayet etmek yerine harekete geçersek ve her şeyi devletten beklemezsek güzel işler ortaya çıkıyor. Ne kadar şikayet edersek o kadar iş yapmamış oluyoruz.

Ferhan Şensoy’un hicivli kalemi 

Ferhan Şensoy, denilince aklıma hiciv geliyor. Bir de Beyoğlu ve bir de Beyoğlu’nda Şarabi şiiri. Ah ne güzeldir o şiir! Balo sokaktan her geçişte açar okurum üşenmeden. Ferhan Şensoy’u anlamak için Ses Tiyatrosu’nu ve Beyoğlu’nu bilmek gerekiyor bir de yazdığı oyunları tabiki de. Bu fırsat ayağınıza geldi. Atatürk Kültür Merkezi’nde usta yazar Ferhan Şensoy’un kaleme aldığı Hayrola Karyola oyunu 19 Mart Salı günü sahnelenecek. Çok uzun bir süre Ortaoyuncular’da önce Ayfer Feray sonra Nurhan Damcıoğlu ile kapalı gişe oynadığı 2001 senesinde ise Metin Zakoğlu ve Nurhan Damcıoğlu için yeniden yazarak Metin Zakoğlu Tiyatrosu’na oyun haklarını verdi ve artık oyun sahnelecek. Tam 22 sene sonra ise  yeniden Metin Zakoğlu’nun yönetip Şebnem Köstem ile oynamak üzere provalara başlanan Hayrola Karyola yeniden sanatseverlerin karşısına çıkacak. Güncelliğini hiç yitirmeyen, bugünün ekonomik ve politik sorunlarına farklı bir üslup ile değinen Hayrola Karyola adlı oyunda evli çiftimiz ve evlenmek üzere olan bir diğer çiftimizin darboğazda debelenirlen düştükleri komik durumlara tanıklık edeceksiniz. Ferhan Şensoy’u özleyenler mutlaka o akşam yolunu AKM’ye düşürsün.

Arter Farz Et Ki Sen Yoksun diyor

İnsan bir var, bir yok. Hatıralar hep diri hep taze. Sanat da sanırım tam da bu döngüde başlıyor. Yaşanmışlıkların arasından çıkan o büyülü gerçeklikler insanı üretmeye itiyor. Arter’de sergilenen ve 29 Aralık 2024’e kadar açık kalacak  Farz Et Ki Sen Yoksun sergisi nesneleri, kaybedişleri ve hatıraları bize anlatıyor. Selen Ansen’in küratörlüğünde Ömer Koç Koleksiyonu’ndan seçilen eserlerle oluşturulan  Farz Et Ki Sen Yoksun, her şeyin düştüğü ve düşmeye devam ettiği dünyada yükselişi düşleyebilmek için, faniliğin hüküm sürdüğü canlılar evreninde dünyevilikten el alan yükseliş ve kaçış alanlarını bulmaya yöneliyor. Serginin ismini aldığı dizelerde şair Ömer Hayyam’ın (1048–1131) kendi benliğimizin sınırlarını aşarak yaşamı özgürce kucaklamamızı anımsatmasından hareketle ziyaretçiler de kronolojinin ve hiyerarşinin olmadığı bir mekânsal kurgu içerisinde bir araya getirilen nesnelere dair yeni anlam arayışlarına kapı açacak bir deneyime davet ediliyor.

İtalya havası, güzel sesler ve şarkılar

Süreyya Operası’nda Belcanto Gecesi’ne davetlisiniz. Eğer İtalya’yı özlediyseniz ve bu kültüre ilginiz varsa bu geceyi kaçırmayın. İtalyanca’da güzel şarkı söyleme anlamına gelen Bel Canto, 17. yüzyılda İtalya’da başlayıp 19. yüzyılın başlarında doruk noktasına ulaşan, güzel bir renk, akıcı bir anlatım, şekilli cümle anlayışı ve güçlü bir teknik gerektiren bir şarkı söyleme sanatı ve tekniği olan bu gecede, belcanto sanatının öncü bestecilerinin eserlerinden oluşan seçkin bir konser icra edilecek. 22 Mart’ta saat 20.00’de başlayacak konseri kaçırmayın.

Türk sanat müziğini bir de Ata’dan dinleyin

Sanırım ben yereli, bu topraklara ait olanı çok seviyorum. Popüler olanı da seviyorum kimselerin bilmediklerini de… Ayrıca popülerin de sıkı bir takipçisiyim. Magazin izler, dizi izlerim, dedikoduları da iyi takip ederim. Bence keyifli. İşte bunları neden anlatıyorum hemen açıklıyorum. Türkiye magazinlerinde sıklıkla gördüğümüz, aşina yüzlerden oyuncu Ata Demirer sizleri 70’lere götürmek için kolları sıvamış. İyi bir Türk Sanat Müziği repertuarına sahip Demirer bu meziyetini 20 Mart’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde sevenleri ile paylaşacak. “Söyleme Bilmesinler” şarkısını da istek yapabilir miyiz? Ben gidemezsem siz benim yerime gidin. Ata Demirer Gazinosu, özleyenlere ve sevenlerine müzik ziyafeti yaşatacak belli ki!

Önceki Yazı

Kendi içeriklerini üreten bir oyuncuyum

Sonraki Yazı

İyi bir kültür sanat organizasyonu için…

Son Yazılar

Varlığa gülümsemek

Günde kaç kez ufukla göz göze geliyorsun? Gökyüzünün sana göz kırptığı oluyor mu? Denizin derinliğine bir

Yoksulluk ve takva

70’lerin ve 90’ların sonlarını aratmayan büyük bir enflasyonun endişeleri içinde girdik Ramazan’a. Gelir uçurumları keskin bir

Kısa caz tarihi 

İkinci kez okuduğum, dünyanın farklı dillerine çevrilen Joachim E.Berendt ‘in “Caz Kitabı”ndan yola çıkarak kendi yorumlarımı

Elly hakkında konuşalım mı?

Sinema serüvenine 2000’li yıllarda başlayan İran’ın önde gelen sinemacılarından Asghar Farhadi, 2008 yılında Berlin Film Festivali’nde