“Capella’nın Merceği” sergisi açılıyor

4 dakikada okunur

Fotoğrafçı Duygu Aydemirin Capellan Merceği” isimli sergisi 20 Mayıs – 8 Haziran tarihleri arasında İFSAK (Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) Lokalde sergilenecek. Sergi fotoğraf tutkunları ve sanatseverleri bir araya getirecek…

 Fotoğrafçı Duygu Aydemir, ilk kişisel fotoğraf sergisinin açılışını 20 Mayısta İFSAK Lokalde gerçekleştirecek. Aydemir “Zaman akar, fotoğraf kalır” bakış açısıyla duyguların ölümsüzleştiği kareleri sergisinde gözler önüne seriyor:

 Aydemirin Capellan Merceği” adıyla açtığı sergi aslında fotoğraf tutkusunun da özeti niteliğinde… Aydemir, Fotoğrafla ilişkim  filozof, yazar ve eğitmen Schopenhauerun Her insan dünyanın sınırları için kendi görüş alanının sınırlarını alır” sözünü benimseyerek sonu olmayan görüş alanlarının peşinden koştuğum ve onların uçup gitmesinden kaygı duyduğum için fotoğraf çekiyorum. Bence fotoğraf, kişisel ve toplumsal belleğin en önemli unsurlarından… Bu bakış açısıyla her fotoğrafa bir belge hassasiyetiyle yaklaşıyorum. Özellikle -insan- kavramını öne çıkarmaya çalışarak düşünsel, duygusal, yaşantısal veya karakteristik bir nokta yakalama arayışındayım” diyor.

Zaman akar, fotoğraf kalır”

Duygu Aydemir fotoğraflarının şehir karmaşasının içinde saklı olan doğadan kesitlerin ruhsal anlamda yarattığı terapik etkiye hayranlığı olduğunu dile getiriyor. Aydemir Bazen gökyüzü ile bağ kurarak kuşları, yıldızları, bulutların alabildikleri şekilleri, bazen ise yeryüzündeki gölgeleri, ışığı, suya yansıyan anları, gerçek renklerinden soyutlayarak siyah-beyaz şekilde, duygusal etkileri ile zihnime ve görüntülerime kaydediyorum. Sanatın her dalında olduğu gibi, fotoğraf da insanın çevresine karşı algısını arttırarak farklı bakış açıları oluşturuyor. Söz uçar, yazı kalır.” sözünü ‘Zaman akar, fotoğraf kalır’ olarak benimsiyor ve görüntüleri ortaya çıkarırken fotoğraflarımda öncelikle duyguları ölümsüzleştirmeyi, onlar sayesinde hayatlarımızdaki kesişimleri ve ortak hisleri yakalayabilmeyi amaçlıyorum. İçerik ve formun belli belirsiz kesiştiği, merkezine insanın iç dünyasını aldığım bu serim üzerinde 3 senedir çalışıyorum. Capellan Merceği”, bana unutamadığım bir rüyayı, bazen bir filmi veya okuduğum bir kitabı anımsatan, beni o anlara geri götüren karelerden oluşuyor.”

Önceki Yazı

“Afgan Kızı” İstanbul’da

Sonraki Yazı

Demirkubuz “hayatı” anlattı

Son Yazılar