Craxton’dan Amadeus’a aşk, neşe ve haset 

///
8 dakikada okunur

Sanat Ajandası’nda; İstanbul temalı 2. Uluslararası Poster Sergisi, Meşher’in ev sahipliğinde düzenlenen John Craxton’a ait resimlerin sergilendiği Işığın Peşinde sergisi ve ünlü müzisyen Mozart ve Antonio Salieri’yi anlatan Amadeus oyunu yer alıyor.

Sanat ajandası bu hafta da siz okuyucularımıza sanat dolu haberler vermek için oldukça çalıştı. Rotamız sanat olunca İstanbul’da sanat dolu bir şehir olunca kafamızı sanat etkinliklerinden kaldıramıyoruz. Yaza merhaba dediğimiz şu günlerde sanatla serinlemek ve ferahlamak isteyen okuyucularımıza harika bir sergi haberimiz var. Bu sergi Ege’den ilhamla yapılmış… Meşher’in ev sahipliğinde gerçekleşen Işığın Peşinde sergisi, Londralı sanatçı John Craxton’un Ege’ye olan aşkını anlatıyor. Bir diğer sergi haberi ise yine bir coğrafya aşkından esinlenilmiş. Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen 2. Uluslararası Poster Sergisi, İstanbul temalı. Yabancı öğrencilerin gözünden İstanbul’un resmedildiği posterler sanatseverlere görsel bir şölen sunuyor. Amadeus, oyununu izlemeyen var mı? Mutlaka izlemelisiniz. Ünlü müzisyenler Wolfgang Amadeus Mozart ve Antonio Salieri’nin arasında geçenlerin anlatıldığı oyun, Atatürk Kültür Merkezi’nde 6 Haziran’da gösterilecek. Başrollerini Selçuk Yöntem ve Tansu Biçer’in paylaştığı oyunu izlenilecekler listenize alın derim. 

Craxton’un kalbi Ege’de kalmış 

Ünlü ressam John Craxton, 1922 yılının Londrası’nda savaş döneminde dünyaya geldi. Craxton “olağanüstü yetenekli, olağandışı talihliydi.” Hayatı boyunca bohem yaşadı, yaşamanın da keyfini çıkarttı. Ama Ege’ye olan aşkı onu tam bir keyif insanı haline getirdi. Hayatının bir döneminde Yunanistan’da yaşayan ressamın eserlerinde Ege etkisi görülür. Kimi zaman sirtaki yapan denizciler, kimi zaman mavilikleri selamlayan evler. Yunanistan’a gidişini “Büyük Kaçış” olarak nitelendiren ressam ayrıca “Bu ülkenin ve bütün gün sımsıcak güneşini ve geceleyin tavernaların ne kadar nefis olduğunu anlatmam mümkün değil. Eve nasıl dönebilirim ki?” açıklamasıyla da Ege’ye olan aşkını ispatlamış oldu. Craxton’un Ege’ye olan ilgisinin yansıtıldığı resimlerin toplandığı Işığın Peşinde sergisi 23 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek. 

Yabancıların gözünden İstanbul

Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Grafik Tasarımı bölümü akademisyenlerinin düzenlediği 2. Uluslararası Poster Sergisi İstanbul temasıyla kapılarını açtı. Beyoğlu Belediyesi İstiklal Sanat Galerisi’nde düzenlenen sergide İstanbul’u anlatan posterler var. Posterleri yapan tasarımcıların çoğu yabancı. Onların gözünden İstanbul’un anlatıldığı posterlerdeki detaylar İstanbul ile özdeşlemiş semboller. Kedi, Ayasofya, vapur, simit ve daha bir sürü sembol posterlerde hayat bulmuş adeta. Modern çizgilerin, geleneksel çizgilerle buluştuğu posterler görsel şölen niteliğinde. Grafik tasarıma ilgisi olanlar 2. Uluslararası Poster Sergisi’ni Mayıs ayı sonuna kadar ziyaret edebilir. 

Salieri Mozart’a karşı 

Amadeus, hep gitmek istediğim ama bir türlü denk getiremediğim oyundu. Bir dönem oyunun başrollerini Selçuk Yöntem Okan Bayülgen ile beraber  paylaşıyordu. Bayülgen, oyunda Mozart’ı canlandırıyordu. Yeni oyunu Richard’a odaklanmak isteyen Okan Bayülgen Amadeus ekibinden ayrıldı; bu ayrılık izleyicilere Tansu Biçer’in sahnede nasıl devleştiğini gösterme fırsatı verdi. Amadeus’u 24 Mayıs’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde izledim. Oyun bittiğinde ellerim kopana kadar alkışladım. Salieri’yi canlandıran usta oyuncu Selçuk Yöntem ve Mozart’ı canlandıran Tansu Biçer o akşam bizleri büyüledi.

İkilinin tiradları, karakterleri oynarken yaşamaları muhteşemdi. Prodüksiyonun da oldukça başarılı olduğu oyun tiyatroseverlere görsel şölen yaşattı. Oyunun konusu da izleyeni çekecek nitelikte diyebiliriz. Oyunu izlerken adalet, nefret, kıskançlık, sevgi, iman gibi duyguları aynı anda hissedebiliyorsunuz. Antonio Salieri’nin Mozart’a duyduğu kıskançlığı, bu kıskançlığın Mozart’ın hayatında nelere mal olduğunu anlatan oyunun bizlere öğrettiği şey de oldukça fazla. Antaoino Salieri’nin Tanrı ilişkisi hep iyi. Tanrı’ya küçükken dua edip onu iyi bir müzisyen yapmasını istiyor. Bunun karşılığında da iyi bir kul olmak için söz veren Salieri, yaşamının bir bölümünde verdiği sözü tutmak üzere çabalıyor, iyi bir kul olmak için elinden geleni yapıyor. Ta ki Mozart, Viyana’ya gelip Salieri’ye rakip çıkana kadar. İnsan rakip gördüğü biri ile karşılaşınca ona karşı takındığı tavır ahlaklı olup olmadığını ortaya çıkartıyor. Tüm güç elindeyken yardım edip karşıdakinin önünü mü açmak yoksa tüm gücü tekelde toplayıp karşıdaki kişinin hayatına mı mal olmak. Hangisi ahlaklı? Güç elinizde olsaydı siz hangisini seçerdiniz? Amadeus oyunu tam da bu soruları sorduruyor bize.  Sahnelendiği her oyunda biletleri tükenen oyun ödüller ile de başarısına başarı katıyor. Amadeus, 2022 Afife Tiyatro Ödülleri’nde Haldun Dormen Özel Ödülü, En İyi Prodüksiyon Ödülü ve  En İyi Yönetmen Ödülünü aldı.

 

Önceki Yazı

Geçmişin yağmuru

Sonraki Yazı

Sığınağın ve hafızanın yitimi: Yüzücüler

Son Yazılar

Sessizlik olarak görünen şey

Friedrich Nietzsche, “Bir sanatçının işi konuşmaya başladığı zaman kendisi susmalıdır.” der. Bunun ülkemizde en seçkin örneği