Dijitalleşme kitap fuarlarını öldürmüyor!

14 dakikada okunur

Vaki değil ki dijitalleşmeyi hatta daha ilerisi sanallığı konuşmadığımız gün olsun. Evet artık dijitalleşme hayatımızın ve her sektörün en önemli olgusu. Sektör demişken, dijitalin uğramadığı sektör kalmış mıdır?

Basılı yayıncılık da dijitalden oldukça etkilenmiş ve değişime uğramış. Sonuç olarak dijital yayıncılığın çıktısı olarak, e-kitaplar ve son yıllarda popülaritesini arttıran sesli kitaplar gündemde oluyor. 2000’li yılların başında internetin yeni yeni parladığı dönemde, e-kitap kavramı üzerine oldukça konuşulup tartışıldı. Bir kesimse kitapları benimseyip, artık gazete ve dergi devri kapanacak, kitaplarda özellikle bu yeni dijital gelişmeden oldukça etkilenilecek gözüyle bakılıyordu. E-kitapları benimseyen kesimin yanında basılı yayıncılıktan vazgeçmeyen, ne kadar dijitalleşme olsa da gerçek okur kitabı eline alıp, altını çizmeli, kenarlarına bir şeyler karalamalı. Ayrıca son iki yıldır tüm dünyayı etkisine alan Covid-19 salgını, yayıncıların kitap fuarlarına katılamamasına neden oldu. Bunun sonucunda online satış platformlarına yönelim arttı.

İnsanlarda kitap romantizmi oluştu

Pandemi döneminde “Evde kal’’ kampanyasıyla beraber insanlarda kitap romantizmi oluştu. Çünkü yoğun ve tempolu iş hayatlarında kitap okumaya fırsat bulamayan insanlar, evde kaldıkları bu süreçte bolca okuma imkânı buldu. Doğal olarak, çok sayıda yayınevi bu dönemde çeşitli indirim kampanyaları düzenleyerek, kitap fuarlarında yapamadıkları satışı online kitap satışlarıyla bu eksiği ciddi bir oranla kapattılar.
Dijitalleşme ve pandemi kitap fuarlarını nasıl etkiledi? Günümüzde basılı yayıncılık mı yoksa dijital yayıncılık mı daha önde? Bu soruların cevaplarını aramak için; yazar Bahadır Yenişehirlioğlu ve Timaş Yayınları Yönetim Kurulu Başkanı Osman Okçu ile online kitap satış sitesi babil.com yetkililerinden Gökçe Özder ve e-ticaret uzmanı Erdem Demirci sorularımızı yanıtladı.

Kitap ve yazar ile kurulan temas bambaşka

Bahadır Yenişehirlioğlu – Yazar

Dijitalleşme giderek tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek büyüyen bir hadise. Edebiyat konusunda dijital ve sesli kitaplar bir alan olarak kendine yer buluyor. Lakin bütün bu çalışmalar, gayretler insanın kitabı okuması, kitaba yönelmesi konusunda güzel şeyler. Ama kitap fuarlarına oradaki canlılığa, yazar okur arasındaki ilişkiye, özellikle pandemiden sonra yeni yeni başlayan kitap fuarlarına ilgi azalmış değil. Çünkü TÜYAP veya özel fuarlarla gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde gördüğümüz kadarıyla bu ilgi çok yoğun. Çünkü insanlar, birebir o sohbet ortamına katılabilmeyi istediği ıslak imzaları almayı bekledikleri fuarları özlemişti. Bu fiziki etkileşim; kitaba, yazar okur arasındaki o göz temasına, kitaba ulaşma isteğine, yazarla temas kurma isteğine dijitalleşen kitap dünyası sekte vurmuyor. Açıkçası benim gördüğüm bu. Belki katkı sağlayabilir ama fiziki olarak kitaba dokunmayı, kokusunu teneffüs etmeyi, kitap fuarlarında ki o atmosferi yaşamayı asla yok edebilecek bir şey değil. Gerçek edebiyat düşkünleri ne demek istediğimi çok iyi anlarlar. Kitapla kurulan temas, yazarla kurulan temas o atmosfer içerisinde yer alma ve o havayı solumak bambaşka güzellikte diye düşünüyorum.

Okuyucu kâğıdı tercih ediyor

Osman Okçu – Timaş Yayınları Yönetim Kurulu Başkanı

E-kitap konusu dünyada on senedir var olan ve geliştirilmeye çalışılan bir uygulama. Daha ziyade akademik kitaplarda biraz daha tercih edildiğini söyleyebilirim. Bu konuda Amerika’da kendisine küçük de olsa bir pazar oluşturmuştur. Ancak ülkemizde e-kitap beklenen ilgiyi görmemiş, yayınevlerine maddi yönden anlamlı bir katkı sunmamıştır. Okuyucu halen kağıdı tercih etmektedir. E-satış platformları ise özellikle pandemi döneminde ciddi bir sıçrama yapmış ülkemizde de kitap okurlarının ciddi alım noktası haline gelmiştir. E-kitapların yüzde otuzu online satış üzerinden yürüyor. Kitap fuarlarında ise okuyucu yeterli indirim alamadığını düşündüğünde e-satış platformları ile mukayese edebiliyor. Ancak kitap fuarlarının kendine özgü kültürel atmosferi, birçok kitabı aynı anda görmesi, yazar imzaları ve kitabı inceleyerek alması nedeniyle cazibesini devam ettiriyor. E-satış platformlarının diğer bir olumlu yönü ise, kitapçılarda bulamadığınız kitap çeşidine ulaşabilmenizdir. Fakat ülkemizde de dünyada da ciddi bir okur kitlesi kitapçıları ziyaret ederek kitaba dokunarak almayı tercih ediyor.

E- kitaplar beklenen seviyede yaygınlaşmadı

Gökçe Özder – babilkitap.com Çocuk Sayfası Editörü

Şu anda her alanda olduğu gibi kitap dünyası söz konusu olduğunda da hızlı bir dijitalleşmeden bahsetmek mümkün. Eskiye kıyasla çok fazla kitap satış sitesi ortaya çıktı örneğin. Bu sitelerdeki indirim oranları, kampanyalar vb. geleneksel kitap alışverişi yöntemlerini biraz ketlemiş gibi görünüyor. Yani artık kitapçıdan kitap almak eskiye kıyasla azaldı. Bunu kapanan kitapçılardan anlıyoruz. Öte yandan kitap fuarlarının sayısında ve yoğunluğunda yıldan yıla bir artış olduğunu görüyoruz. Buralar indirimli kitap almanın, yazarlarla bir araya gelmenin, kitaplarla alakalı etkinliklere katılmanın mekânı olarak giderek daha çok tercih edilir oldu. Kitap satış siteleri özellikle TÜYAP Kitap Fuarı gibi büyük fuarların olduğu zamanlarda ekstra indirimler yapıyor. Buna rağmen fuarlara olan talep azalmıyor. Ben dijitalleşmenin kitap görünürlüğünü arttırdığını, buna bağlı olarak da kitap fuarlarına olan ilgiyi arttırdığını düşünüyorum. Kitap satışlarında ve yayımlanan yeni kitapların sayısında ciddi bir artış söz konusu. Bu noktada ise akla, kitabın sadece alınıp tüketilen/sergilenen bir nesneye mi dönüştüğü yoksa halen büyük oranda okunan/istifade edilen bir nesne mi olduğu sorusu geliyor. Bunun cevabı tartışılır.

E-kitaplar ülkemizde beklenen seviyede yaygınlaşmadı. Bunda basılı kitapla aralarında ciddi bir fiyat farkı olmaması etkilidir diye düşünüyorum. Bir de e-kitap, sergilenmesi zor olduğu ve estetik olmaması bakımından, kitabı tüketim nesnesi olarak görenler için tercih edilebilir bir alternatif değil. Kitaplardan gerçekten faydalanmak isteyenler için de dediğim gibi basılı kitapla arasındaki fiyat farkının çok az olması, e-kitabı tercih sebebi olmaktan çıkarıyor. Yaygınlığı az olduğu için kitap fuarları üzerinde herhangi bir etkisi olduğunu sanmıyorum.

Dijital kitaplar geleneksele rakip değil

Erdem Demirci – E-ticaret Uzmanı

Pandemi döneminde kitap fuarları olmadığı için yayınevleri olumsuz etkilendiler. Çünkü kitap fuarları yayınevleri için sıcak satış yapma noktalarıdır. Günümüzde internetten kitap satışları yapıldığı için artık ülkemizde pek fazla kitapçı kalmadı. Bu yüzden yayınevleri satış yapmak için iki kanala muhtaçtırlar. Birisi kitap satışı yapan online siteler, diğeri de kitap fuarları. Fuarlara yayınevleri direk kendileri katılıp aracıya ihtiyaç olmadığından, nispeten kar marjları daha yüksek oluyor. Özellikle ücretsiz fuarlar sıcak satış yapabildikleri noktalar olduğu için, yayınevleri pandemi döneminde fuarların iptal olması ile bu nakit akışından eksik kaldılar diyebiliriz.
Ülkemizde ve dünyada aynı şekilde e-kitap meselesi fazlaca köpürtüldü. İnsanların basılı kitap ile olan ilişkilerinin yani cisim ile olan ilişkilerinin aslına bakarsak daha kuvvetli olduğu görülüyor. Sadece kitap sektörü içerisinde değil. Geçtiğimiz yıllarda plak satışları, dijital satışların önüne geçti. Yani insanlar müzik, kitap gibi böyle kültürel şeylerden elle tutulur arşivlenebilir şeyler istiyor. Aslına bakarsanız plak satışlarının dijital kanalı, geçmesi e-kitabın basılı kitabı hiçbir zaman geçemeyeceğini gösteriyor.
Günümüzde ise sesli kitap konusu var. Kitaptan ziyade, sesli kitap asla basılı kitabı geçemez. Bu yüzden büyük bir rakip olması da mümkün değil. Sesli kitap Amerika kaynaklı bir arayışın sonucudur. Özellikle beyaz yakalılardan bahsediyorum. Vakti olmadıkları için ve sürekli hayatlarını zaman yönetimine göre idare ettikleri için boş 5 dakikalarını dahi doldurmak istiyorlar. Bunun içinde kitap okumaları gerekir. Dediğim gibi o hacimsel olarak yanında taşımadan çok dinlemek daha kolay geliyor. Bu fikir muhtemelen bu noktadan çıkmıştır. Satın alan insanlar evinde koltuğuna oturup da kulaklık takıp kitapları okumuyorlar. Yolda metroda zamanlarını değerlendirmek adına sesli kitaplara yöneliyorlar. Bu bakımdan sesli kitap geleneksel yayıncılığa bir rakip değil alternatif.

Önceki Yazı

Dijital Platformlarda her an her şey olabilir

Sonraki Yazı

Elveda Rumeli!

Son Yazılar

Alyoşa’dan aşk ile selam

Sanat ajandası, sanat dolu bir sayfa ile karşınızda. Bu sayımızda sanatçı Aliye Berger’in hikayesini anlatacağız. Aliye