Dijital platformlarda Şubat sessizliği

21 dakikada okunur

Hızlı bir giriş yaptığımız şubat ayı içerisinde seyir dünyamızdan gelen bazı haberler heyecanlandırdı açıkçası. Yakın bir zamana kadar aktif sinema izleyici olarak kendimizi dijital platformlara mahkum gibi hissediyorken televizyon dizileri bu duruma bir ‘Dur!’ demeye niyet etmiş gibi gözüküyor. Geçtiğimiz aylarda yaşanan bazı olaylar ve kullanıcılar tarafından yanlış olduğu düşünülen içerik hamleleriyle platformlar ile üyelerinin arası açılmıştı. Öyle ki içeriklerin tekdüze olması bazı platformların kullanıcıların üyeliklerini silmeye kadar gittiği durumlar yaşanmıştı. Bu durum hem bir platform kullanıcısı hem de bir sinemacı olarak yakından takip ettiğim bir periyod oldu. Son zamanlarda görüyorum ki bazı platformalar bu durumun farkında varıp son kurşunlarını harcayarak izleyicisiyle barışmaya çalışırken bazı platformların içerik ajandası olduğu gibi aynı. Örneğin; uzun zamandır televizyon açmayan dijital platform izleyicileri Yılmaz Erdoğan’ın yazıp başrolünü oynadığı İnci Taneleri dizisiyle eline tekrar kumanda almaya başladı. İddialı fragmanı ve gündeme düşen konusuyla eleştirileri toplasa da böyle bir işin herhangi bir dijital platform yerine televizyonda var olması dikkat çekici açıkçası. Elbetteki bu durum dijital platformları bir anda silip atacak değil. Hala içerik konusunda iddialı dikkat çeken platform işleri var. En yakın zamandan örnek vermek gerekirse, Çağatay Ulusoy’un başrolünü aldığı Kübra dizisi Türk izleyicisi için dikkat çeken işlerden. Beyazperde izleyicisi için de şubat ayında güzel haberler var. Yorgos Lanthimos’un son filmi olan Poor Things (Zavallılar). Bir bilim insanı tarafından hayata döndürülen genç bir kızın hayatını konu eden Lanthimos’un son filmi benimde merakla beklediğim işlerden. O zaman şöyle yapalım. Bu ay dijital platform önerilerimi sizlere emanet ederken bir sonraki sayıda Lanthimos’un filmi hakkında bir şeyler konuşmak için sözleşelim. Şimdiden iyi seyirler… 

MUBİ 

PARALEL ANNELER 

Kırk yaşında kendini ispatlamış başarılı bir fotoğrafçı Janis ve henüz yetişkinlerin dünyasına ilk adımını atmamış on yedi yaşındaki Ana, istemeyerek hamile kalmalarına rağmen bebeklerini doğurmaya karar veren birbirinden habersiz iki yalnız anne adayıdır. Aynı gün doğum yapan farklı dünyalardan iki kadının hayatı bir hastanede kesişir. Bu kesişim filmin bütün hikâyesini oluşturur. Klişe sayılabilecek bir konu Pedro Almodóvar’ın özgünlüğüyle ilgi çekici olmayı başaran, çetrefilli bir drama haline gelir. Öyle ki vizyona girdiği zamanda kendisinden söz ettirdi. En iyi kadın oyuncu ödüller başta olmak üzere birçok festivalden ödülle dönen Paralel Anneler, şimdi Mubi’de. 

SANKİ HER ŞEY BİRAZ FELAKET 

Yine bir rastlantı yine bir umutsuz gençler filmi: Sanki Her Şey Biraz Felaket. İstanbul’da yaşayan dört mutsuz genç, her gece birbirlerinden habersiz kendi köşelerinde çaresizce ağlamaktadır. Bu gençler farklı yerlerde buhranlarını yaşasalar da çeşitli rastlantılar, ve yalanlar ile absürt bir araya gelişler yaşayacaklar. İlk uzun metrajlı filmiyle İstanbullu gençlerin çıkmazlarına kamerasını yönelten Umut Subaşı, 4 farklı genç üzerinden paralel kurguyla izleyiciye sunduğu dünyanın karmaşası oldukça hissediliyor. Çok da yabancı olmadığımız bir İstanbullu kaygılı genç portresi risksiz bir şekilde işleniyor. Trajedi, absürtlük ve komiklik arasında gidip gelen film, vizyona girdiği süreçte adından oldukça söz ettiriyor. 

KERR 

Can, babasının cenazesi için geldiği aslında çok da yabancı olduğu kasabada hiç tahmin edemeyeceği bir olay yaşar. Cenaze için geldiği yerde başka bir cinayete şahit olur ve iki ölüm arasında kalır. Şahit olduğu cinayette katil tarafından umursanmaz olması onun olay yerinden kolayca ayrılmasına sebep olsa da sonrasında şahitlik etmesi onu bu kasabaya bağlı kılar. Verdiği ifade sonrası polisin kasabandan ayrılmasına izin vermemesi üzerine Can misafir olmaktan çıkar ve kasabanın labirentli dünyasına dahil olur. Kerr, merak uyandıran bir atmosfer filmi. Rıza Akın, Jale Arıkan, Erdem Şenocak gibi güçlü isimlerin bulunduğu film  bu yıl En İyi Uluslararası Film Oscar’ı için Türkiye’yi temsil etti. 

NETFLİX 

ÇÖL AVCILARI 

Aksiyon filmi Çöl Avcıları deprem sonrası harap olan Seul’de geçiyor.  Yıkıcı depremin ardından kanunsuz bir şehre dönen Seul’de usta avcı Nam-san’ın yeni bir avı vardır. Önceki avlarının yanı sıra bu seferki avı hayvan değil bir insandır. Usta avcı Nam-san bu vahşi hayatta gizemli bir doktor tarafından kaçırılan kızı aramaya başlar. Kızı ararken yeni bir canavar türüyle de karşılaşır ve zorlu bir macera başlar. Son zamanlarda Kore yapımı içerikleriyle dikkat çeken Netflix’te Çöl Avcıları sinemaseverleri bekliyor. 

KÜBRA 

Son zamanlarda türk toplumunun kuytu köşelerinde kalan konuları sinemada, tv ekranlarında daha çok görüyoruz. İşleniş bakımında iyi-kötü, doğru-yanlış tartışmasına girmeden son örneklerinden birinden bahsedelim. Gökhan, İstanbul’un arka sokaklarında yaşayan genç bir araba tamircisidir. Gökhan askerdeyken talihsiz bir olay yaşar ve imkansız sanılan bir ortamdan bir kulağını kaybederek canlı kurtulur. Bu kazadan sonra hayata bakışı değişir ve kendini daha müsbet bi hayata adar. Gökhan’ın hayatı, bir gün parçası olduğu sanal arkadaşlık grubundan gelen bir mesajla alt üst olur. Yağmur Taylan ve Durul Taylan’ın yönetmenliğini yaptığı Afşin Kum’un aynı adlı romanından uyarlanan Kübra, şimdi Netflix’te.

BATI CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK 

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok filmi, dünya savaşının son yıllarında geçen bir askerin hayatını konu ediniyor. Arkadaşlarıyla birlikte Alman Ordusu’na katıldıktan sonra savaşın gerçekleriyle yüzleşen Alman askeri Paul’ün fikirleri değişir. Kahraman olma umuduyla gelen Paul’un gördükleri karşısında düşündükleri ve eylemleri filmin gerilimini oluşturuyor. Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque’ın 1929 tarihli aynı adlı romanından uyarlanıp, Edward Berger’in yönetmeliğinde 2022 yılı beyaz perdesinde yerini aldı. Daniel Brühl, Albrecht Schuch, Sebastian Hülk, Felix Kammerer, Aaron Hilmer, Edin Hasanovic gibi isimlerin oyuncu kadrosunda bulunduğu savaş karşıtı film, şimdi Netflix’te.

PRİME VİDEO 

DAĞ 2 

Gişede başarı kazanan Dağ filminin devam halkası olan Dağ 2 tıpkı birincisi gibi vizyona girdiği tarihte kendisinden çok bahsettirdi. Film, Kuzey Irak’ta terör örgütü tarafından infaz edilecek olan gazeteci Ceyda Balaban’ı kurtarmayı amaçlayan yedi kişilik “Fırtına Getiren” timinin yaşadıklarını konu alıyor. İlk filmde teröristlerin elinden kurtulan Oğuz ve Bekir de bu filmde tekrar yer almasıyla örgütü bitirme planları kaldığı yerden devam ediyor. Alper Çağlar’ın yönetmenliğinde çekilen özellikle yerli sinema severlerin dikkatini çeken Dağ 2 şimdi Prime Video’da.

UĞURLU HAYAL: MARADONA 

Maradona futbol dünyasının gelmiş geçmiş en büyük yıldızları arasında yer alıyor. Bu konumu Arjantinli futbolcunun hâlâ büyük ilgi görmesini sağlıyor. Prime Video ekibinin de bu durum dikkatini çekmiş olacak ki Maradona’nın hayatını anlatıldığı bu belgesel dijital platformda izleyicisinin karşısına çıktı. Diego Armando Maradona’nın, anavatanı Arjantin’deki yaşantısından Barcelona ve Napoli’deki kariyerine odaklanan özel yapım belgesel Prime Video’da  izleyicisi bekliyor. 

KAHRAMANIN DÖNÜŞÜ 

Bize Rocky ve Rambo’yu kazandıran ve yıllara meydan okuyan Sylvester Stallone’ı izlemekten keyif alacağımız filmlerden bir tanesi: Kahramanın Dönüşü. On üç yaşındaki Sam Cleary, münzevî bir hayat yaşayan esrarengiz komşusu Bay Smith’in aslında 25 yıl önce öldüğü bildirilen efsanevi Samaritan olduğundan şüphelenmektedir. Suç oranlarının artması ve şehrin kaosun eşiğine gelmesiyle Sam, şehri yıkımdan kurtarmak için komşusunu saklandığı yerden çıkarmaya ikna etmeyi kendine görev edinir. 2022 yapımı filmin yönetmen koltuğunda Julius Avery otururken senaryosu Bragi Schut’ a ait. Kahramanın Dönüşü Prime Video’da izleyicisini bekliyor. 

TABİİ 

MODERN DOĞU MASALLARI 

Halil ve İbrahim, babalarının vasiyetini gerçekleştirmek üzere bir yolculuğa çıkar. Yüzyıllardır anlatılan kadim Anadolu hikayeleriyle dolu bu yolculuk esnasında babalarının geçmişi ve kendileri hakkında pek çok şey öğreneceklerdir. Yahya Samancı ve Ozan Uzunoğlu’nun yönetmen koltuğunda oturduğu dizinin her bölümde yardımcı oyuncular ile kadro çeşitlense de başrolde Feyyaz Duman ve Semih Ertürk yer alıyor. Yaklaşık birer saatten oluşan sekiz bölümlük dizi her bir bölümde manevi değerler ve kadim hikayelere yer veriyor. Halil ve İbrahim’in yolculuğuyla kendinizi modern bir dede korkut hikayelerinde hissedebileceğiniz Modern Doğu Masalları şimdi Tabii’de.

KODOKUSHİ 

Ensar Altay’ın Amerikada çektiği Meleklerin Koruyucusu adlı belgeselinin ardından yine bir ölüm-yaşam ikilemenin anlatıldığı belgeseli: Kodokushi. TRT World yapımcılığında çekilen belgesel adeta modern yaşam biçiminin insanları yalnız bıraktığı fikrinden ilham alarak, öldükten haftalar sonra fark edilen kişilerin Japonya’daki yalnız ölümlerini ele alıyor. Dünya prömiyerini Uluslararası Şangay Film Festivali’nde yapan belgesel  Boğaziçi Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülüne layık görüldü. Japonya’da yalnız ölen insanları konu alan Kodokushi şimdi Tabii’de…

GÖLGELER İÇİNDE 

Zamanın ve mekanın olmadığı distopik bir hikayeden oluşan bilim-kurgu türüne örnek gösterebileceğimiz Gölgelerin İçinde filmi, ilkel teknolojilerin olduğu bir dünyada geçiyor. Teknoloji ile yönetilen bir fabrikada maden işçisi olarak çalışan Sadık, çalıştığı makinenin sorun çıkarmasıyla içinde bulunduğu sistemi sorgulamaya başlar ve fabrikanın gizemli derinlikleriyle yüzleşir. Erdem Tepegöz’ün Zerre filminden sonra beyaz perdeye sunduğu ikinci ikinci filmi yine tek bir karakteri takip ettiğimiz atmosfer filmlerinden. Filmin başarısı ise aldığı ödüllerle kanıtlanmış gibi. Modern kölelik tasvirinin incelikle yapıldığı Gölgelerin İçinde şimdi Tabii’de.

BLU TV 

THE COLONY 

Küresel bir felaket nedeniyle dünyanın insanlar için yaşanmaz bir hale gelmesinin ardından sadece birkaç kişi, uzay gemileriyle Kepler 209 gezegenine gider. İlk etapta gizemli gelse de çok geçmeden buranın atmosferinin bir felaketi doğurdu anlaşılır. Bu gezegen insanoğlunu kısır hale getirir. Dünyadaki yaşamın yeniden mümkün olup olmadığının araştırılması için bir uzay kapsülü dünyaya gönderilir. Ancak uzay kapsülü dünya atmosferine girerken kontrolden çıkar ve inişten sadece astronot Blake sağ kurtulur. Kendisini bir anda zorlu bir hayatta kalma mücadelesinin içinde bulan Blake, tüm insanlığın kaderini belirleyecek seçimler yapmak zorunda kalır. Tim Fehlbaum’un yönetmenliğinde beyaz perdeye yansıyan 2022 yılı yapımı The Colony sıcağı sıcağına izleyicisini BluTV’de bekliyor. 

BERGMAN ADASI 

Sinemacı bir çift, gelecek filmleri için senaryo yazmak üzere bir adada inzivaya çekilir. Gittikleri yer, Ingmar Bergman’a ilham veren bir adadır. Yaz boyunca orada kalan çift için zamanla hayal ile gerçek birbirine karışmaya başlar. Gerçekler bulanıklaşmaya başlayınca çift, adanın vahşi doğasına teslim olur. Bergman’ın uzun yıllar boyunca evi bildiği Fårö Adası’nı öyküsünün anlatıldığı filmin yönetmeliğinde Mia Hansen-Løve imzası var. Alışılmışın dışında bir seyirci hedefi varken sinefillerin ve Bergman fanlarının sevebileceği türden bir iş. Yönetmenin kendine has üslubu ve senaryodaki derinlikli karakter yaklaşımları filmin ilk dakikalarından ‘ben burdayım.’ diyor. 

MÜNAŞAKA

Cem Yılmaz ve Ata Demirer yeni stand up şovlarıyla sahnelere döndü. Bilet fiyatları aldı başını gitti. İnci Taneleri ile yıllar sonra televizyon ekranlarına geri dönen Yılmaz Erdoğan’ın tek kişilik şovu Münaşaka BluTV’de. Dijital teknoloji ve sosyal medyaya dair güçlü tespitler sunan Yılmaz Erdoğan, bir yandan da kendisine dair merak edilen soruları yanıtlıyor ve seyircileri oldukça komik ve “hakiki” bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculukta gülmekle düşünmek birlikte ilerliyor.

Önceki Yazı

Şiirde boy vermek  ya da  bir hatıra fotoğrafı

Sonraki Yazı

Bir ailenin duygusal otopsisi

Son Yazılar

Varlığa gülümsemek

Günde kaç kez ufukla göz göze geliyorsun? Gökyüzünün sana göz kırptığı oluyor mu? Denizin derinliğine bir

Yoksulluk ve takva

70’lerin ve 90’ların sonlarını aratmayan büyük bir enflasyonun endişeleri içinde girdik Ramazan’a. Gelir uçurumları keskin bir

Kısa caz tarihi 

İkinci kez okuduğum, dünyanın farklı dillerine çevrilen Joachim E.Berendt ‘in “Caz Kitabı”ndan yola çıkarak kendi yorumlarımı

Elly hakkında konuşalım mı?

Sinema serüvenine 2000’li yıllarda başlayan İran’ın önde gelen sinemacılarından Asghar Farhadi, 2008 yılında Berlin Film Festivali’nde