Dijital platformların yeni projeleri gün yüzüne çıkıyor

21 dakikada okunur

Dijital platformlar, sinema salonlarının izleyici sayılarını eski rakamlara taşıyamadığı bu dönemde yeni projelerine hız veriyorlar. Pandemiden beri sinema salonlarının tahtını alaşağı eden dijital mecralar, Oppenheimer ve Barbie filmlerinin sinema salonlarında yarattığı rüzgâra karşı elini güçlendirecek hamlelere hazırlanıyorlar.

Netflix yeni dönemde dizi ve filmlerin yanında belgesel projeleriyle de adından söz ettireceğe benziyor. Çarpıcı projelerden biri  The Devil on Trial belgeseli olacağa benziyor. Belgeselde; ABD’deki bir cinayet davasında “şeytani mülkiyet”in resmi olarak savunma olarak kullanıldığı ilk ve tek dava incelenecek. Yaptıklarını kendi iradesiyle yapmadığını iddia eden bir suçlunun davasına odaklanan belgesel, ilk elden anlatımlarla ve şok edici ayrıntılarla güçlü bir gerilim sunacağa benziyor. 2023’ün son yarısında ayrıca Stamped from the Beginning , Sly, The Saint of Second Chances ve Netflix’in UEFA Euro 2020 final belgeseli de görücüye çıkacak. Ekim ayında Netflix’te yayınlanacak güçlü bir polisiye film de var. Grant Singer’ın yönettiği Reptile isimli filmde, Benicio Del Toro’nun başrolde olduğu yapımda Justin Timberlake ve Alicia Silverstone da yer alıyor. Filmde dedektif Nichols, genç bir emlakçının vahşice öldürülmesini araştırırken şaşırtıcı gerçeklere ulaşacaktır. Netflix’in uluslararası projelerinin yanında yerli dijital platform BluTV de yeni projelerle önümüzdeki dönemde elini güçlendirmeye çalışacak. Önümüzdeki dönemde İngiliz yazar Charles Dickens’ın en bilinen romanı Büyük Umutlar’dan hareketle bir dizi çekeceği haberleri kulislerde dolaşıyor. Rekabet hem sinema salonlarına karşı hem de kendi içinde oldukça çeşitlenirken bütün dijital platformlar abone sayılarını arttırmak için yeni projelerle önümüze çıkacağa benziyor.

Netflix

Dün Gece Soho’da

2017 yapımı keyifli bir otomobil hız filmi olan  Baby Driver’ın yönetmeni Edgar Wright’ın çektiği bir korku filmi olan Dün Gece Soho‘da, ilk gösterimini Venedik Uluslararası Film Festivali’nde yapmıştı. Oldukça başarılı bir sinematografi sunan film, gizemli bir şekilde 1960’lara giden ve kendisini beklenmedik olayların içinde bulan genç bir üniversite öğrencisinin hikâyesini konu ediyor. Taşradan Londra’ya gelen Sandy tasarım eğitimi alırken geceleri Londra’nın 1960’larına döner. Geceler gündüzün ışıklı dünyasından çok farklı bir Londra vaat eder. Güçlü gerilim duygusunu oldukça estetize bir dünya içinde sunan yönetmen, özellikle 1960’ların Londra görünümünde oldukça cazibeli bir dünya sunuyor.

Dear Child

Netflix’in Almanya projeleri her zaman ilgi uyandırmayı başarıyor. İspanya kadar fazla proje görmesek de Alman yapımları az sayıda olsalarda ilgi çekici oluyorlar. Geçmiş ve çocukluk travmalarından ya da ülkenin kaotik tarihinden beslenen gerilimlerle karşımıza çıkan Alman gerilim projeleri Netflix’in Almanya ayağında önemli bir yer tutuyor. Romy Hausmann’ın 2019’da tarihli çok satan romanından uyarlanan Alman yapımı psikolojik gerilim dizisi Dear Child, Netfilix’in son dönemdeki başarılı Avrupa projelerinden biri. Bu uyarlama dizide, Hannah ve Jonathan adlı iki çocukla birlikte yüksek güvenlikli bir evde yaşayan Lena, dışarıdan tamamen izole durumdadır. Çocuklar ve Lena, katı bir disiplin içinde kurallara uymak zorundadırlar. 6 bölümlük dizide,  Alman oyuncular Kim Riedle, Naila Schuberth, Sammy Schrein, Hans Löw, Haley Louise Jones, Justus von Dohnányi, Julika Jenkins ve Maria Schweiger’in yanı sıra Türkiye kökenli Özgür Karadeniz de yer alıyor.

Live to 100: Secrets of the Blue Zones

Uzun yaşamın izini süren yazar Dan Buettner’in dünyanın farklı yerlerine yaptığı seyahatlerinin izini süren belgesel, uzun ve sağlıklı yaşamın olduğu bölgelerdeki yaşamın incelemesini sunuyor. Yazar Dan Buettner’in tanımıyla Mavi Bölgeler’de yaşam oldukça sağlıklı biçimde devam ediyor. Gezileri sırasında Japonya’daki Okinawa, İtalya’daki Sardinya, Yunanistan’daki İkarya, Kosta Rika’daki Nicoya ve Kaliforniya’daki Loma Linda bölgeleri keşfediliyor. Bu bölgelerde 100 yaşını aşmış ve sağlıklı insanlarla röportajlar yapan yazar, oldukça estetik bir yaklaşımla uzun yaşamın ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının izini sürüyor. Belgesel, nasıl daha uzun yaşayabileceğimiz konusunda bu toplulukları gözlemleyerek edindiği fikirleri izleyicilere sunuyor.

Blu TV

Magarsus

Son dönemin en çok ses getiren yerli dijital platform dizisi Magarsus adından söz ettiren bir proje oldu. Başrollerini Merve Dizdar, Çağlar Ertuğrul ve Berkay Ateş’in paylaştığı Magarsus dizisi, ismini  M.Ö. 7. yüzyılda kurulmuş Adana’nın Karataş ilçesinde bulunan  antik kentten alıyor.  Bir aile dizisi olan Magarsus’ta  Kurak ailesi, Sarıbahçe’de narenciye ticareti yapmaktadır. Aile üyeleri bir yandan birbirleriyle mücadele ederken bir yandan da bölgede hâkimiyet kurmaya çalışan yabancılarla mücadele eder. Başarılı bir gerilim ve sürekleyici bir anlatımı olan Magarsus, 7. Berlin TV Series Festivali’nin “Special Mention” kategorisinde başarılı oyuncu kadrosuyla “Stellar Cast” Ödülü’ne layık görüldü.

The Wire

Yapımcılığını ve yazarlığını 2 kez Primetime Emmy Ödülü almış eski bir polis muhabiri olan David Simon’ın yaptığı HBO yapımı The Wire’yi BluTV’de izlemek mümkün. Amerika’nın Baltimore şehrinde geçen dizi; her sezon başka bir sorunu odağına alarak, gerçek yaşamdan olaylardan esinlenip suçluların dünyasından alternatif ve gerçekçi bir bakış sunuyor. Bol ödüllü dizi 2002-2008 yılları arasında 5 sezon 60. bölümüyle  yayınlanmış ve 2008’de final yapmıştı. The Wire henüz keşfetmemiş olanlar için canlılığını koruyan güçlü bir polisiye dizi olmayı sürdürüyor.

Rauf 

Rauf, Soner Caner’in yönettiği estetik bir Kars filmi. Filmde 9 yaşındaki Rauf ustasının 20 yaşındaki kızı Zana’ya âşık olur. Ona pembe renkte bir eşarp vermek için yollara düştüğünde yaşamın gri renkleriyle tanışır. Karlar arasında Kars’ın kırsalının resmedildiği filmde; aşk masumiyet ve zamanla büyüdükçe deneyimlediğimiz yaşamın sert gerçekçiliği karşımıza çıkıyor. Fotoğraf karesi görüntüler eşliğinde bir büyüme hikâyesi sunan film, ilgiyi hak eden bir yapım.

Prime Video

Bandırma Füze kulübü

Umut’un babasından miras aldığı feza hayali Sovyetler’in uzaya gönderdikleri Sputnik uydusunun ardından aniden tetiklenir. Onlar yapıyorsa biz neden yapamayalım diye düşünen Umut, sevgilisi Leyla, can dostları Hasan ve Mustafa, Çingen Necati ile birlikte Füze Kulübünü kurarlar. Sınırlı desteğe çokça engellemeye karşılık hayallerini gerçekleştirmek için füzelerini uzaya yollarlar. Film bir dönemin azimli gençlerinin fotoğrafını verirken ülkenin geçirdiği dönüşümlerin de izini sürüyor.

Kuzuların sessizliği

Henüz izlememiş olanlar için Kuzuların Sessizliği Amazon Prime’da keşfedilmeyi bekliyor.  Thomas Harris’in aynı adlı romanından beyaz perdeyeuyarlanan bu kült filmin yönetmenliğini Jonathan Demme yapmıştı.  1991 yapımı psikolojik gerilim filmi, türün en iyilerinden biri. FBI’daki eğitimi devam eden Clarice Starling yüksek güvenlikli bir akıl hastanesine girerek bir psikiyatr iken yamyamlık yaparak seri katile dönüşen Hannibal Lecter’in hastalıklı zihninin derinliklerine inmeye çalışacaktır. Zira  Starling’in bir seri katili yakalamak için ipuçlarına ihtiyacı vardır. 1992 yılında 7 dalda Oscar’a aday olan film, en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi oyuncu, en iyi uyarlama senaryo dallarında Oscar ödülü almıştı.

Kuzuların Sessizliği, Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi’nde muhafaza edilmektedir.

Yemek Kulübü

Son dönemde sayıları giderek artan yemek programları oldukça çeşitlenmiş halde farklı platformlarda karşımıza çıkıyorlar. Genel zileyici kitlesini hedefleyen karasal yayında devam eden yemek programlarının yanında daha incelikli yemek programları da bu formatın içinde kendilerine yer bulmaya devam ediyor. İtalya’da geçen Yemek Kulübü de onlardan biri Yemek Kulübü’nde Carlo Cracco, İtalya’nın en otantik yemeğini keşfetmek için altı yolculuğa çıkıyor.  Her yolculukta yanına farklı bir meşhur oyuncu alıyor. Döndükten sonra deneyimledikleri yemekleri evde yapmaları gerekiyor. 

Mubi

Şeytan Yoktur

İran’ın aykırı yönetmeni Muhammed Resulof’un Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’nü alan filmi Şeytan Yoktur, Mubi’de yayında. Film farklı epizotlarla idam cezasının infazını yerine getirenlerin yaşamlarına odaklanıyor. Filmde, her sabah erkenden kalkıp nereye gittiği bilinmeden örnek eş ve baba olan Heshmat’ın, bir adam öldürmeyi hayal bile edemeyen ancak bunu yapmakla görevlendirilen Pouya’nın, kendisini bekleyen sürprizden habersiz doğum gününde sevgilisine evlilik teklifi etmeyi planlayan Cevat’ın ve ilaç kullanmayan bir doktor olan Bahram’ın hikayesi anlatılıyor.

Nobody Knows

2004 yapımı Japon yönetmen Hirokazu Koreeda’nın yönettiği  Nobody Knows  filminde,

Her birinin babası farklı olan dört çocuk, babalarından habersiz, anneleri ile birlikte Tokyo’da bir apartman dairesinde yaşamaktadırlar. Kendi hallerinde sadece birbirleri ile iletişimleri olan bu çocuklar, hiç okula da gitmemişlerdir. Bir gün annelerinin arkada sadece biraz para ve bir not bırakarak onları terketmesi ile birbirlerine tutunabilecekleri bir kaderle başbaşa kalırlar. Böylece kimsenin bilmediği, sadece kendi kurallarını koyup yönettikleri bir dünyanın içinde zorluklarla dolu bir mücadeleye başlarlar. Hayatta kalmanın savaşı hiç de kolay olmayacaktır. 

Turist

Kare ve Hüzün Üçgeni filmlerinin başarılı yönetmeni Ruben Östlund’ın 2015 yapımı filminde; Tomas, karısı Ebba ve çocukları Vera ile Harry kış tatili için bir haftalığına Fransız Alplerine giden İsveçli bir ailedir. Lüks bir otele yerleşen aile tatilin ikinci gününde, öğle yemeği yedikleri esnada kontrollü bir çığ vakasıyla karşılaşırlar. Karlar yemek yedikleri restoranın üzerine doğru inerken Tomas anlık bir refleksle karısını ve çocuklarını ardında bırakıp kaçmaya başlar. Olay sona erip her şey normale döndükten sonra Tomas, Ebba’da yarattığı hayal kırıklığına tanık olur. Evliliğinin zorlu bir dönemeçte olduğunu fark eden Tomas, aile hiyerarşisindeki yerini tekrar kazanmaya çalışırken trajikomik anlar yaşanacaktır.

Gain

The Florida Project

Amerikan sinemasının bağımsız yönetmeni Sean Baker’ın yönettiği The Florida Project, Amerikan rüyasının karanlık yüzüne odaklanan, yaşamları gösterilmeyen yoksulların ayakta kalma mücadelesinin renkli bir tablosu. Hollywood romantik komedilerinden aşina olduğumuz o büyük tripleks evlerin olmadığı bu tabloda, bir motelde yaşayan evsiz insanların yaşamlarının rutini karşımıza çıkıyor. 6 yaşındaki Moone annesiyle bu motelde kalıyordur. O ve arkadaşları bu motelde, yetişkinlerin zorlu dünyasından tamamen uzak kendilerine ait bir dünya yaratmışlardır. Okulların tatil olmasıyla birlikte bu afacan grubun tek dertleri, istedikleri gibi koşup oynayabilmek, kimseyi umursamadan eğlenebilmek ve istedikleri zaman sınırsız dondurma yiyebilmektedir. Oysa yetişkinler için durum çok farklıdır. Artık çocuk olma lüksleri kalmamış yetişkinler için Florida yazı, zorluk, acı ve gözyaşı demektir.

Sherwood

Gain’in BBC First’le olan ortaklığından ötürü başarılı İngiliz dizilerini Gain platformunda izleme imkanı söz konusu. Dizinin senaristi James Graham’in doğup büyüdüğü Nottinghamshire’de geçen hikâye gerçek olaylara dayanan bir ritimle ilerliyor. Dizide birlik olmayan bir polis teşkilatı, polislerden farklı olmayan kutuplaşmış Nottinghamshire halkı ve bu halka musallat olmuş bir katilin hikayesi resmediliyor. 6 bölümlük dizi geçmişe dönüşlerle Nottinghamshire’ın maden bölgesi Ashfield’da gerçekleşen iki trajik cinayetin araştırılması ile başlayıp 1984 yılında yaşanan maden grevlerinde yaşananları tekrar gündeme getiriyor. Dizinin başrollerinde dedektif Ian St Clair rolüyle The Walking Dead’den David Morrissey, Metropol polisi Kevin Salisbury rolüyle Robert Glenister ve eski madenci Gary Jackson rolüyle Alun Armstrong bulunuyor.

Ankara Apartmanları

İmparatorluk şehri İstanbul’dan sonra Başkent olan Ankara’nın Cumhuriyet’le birlikte parlayan yıldızının mimarideki izini süren Ankara Apartmanları belgeseli,8 bölümde Ankara’nın öne çıkan yapılarını inceleyip uzman görüşleriyle apartmanların hikayesine odaklanıyor. 20 dakikalık bölümlerle kısa ve takibi kolay bir üslup içinde Ankara’nın kasabadan başkente dönüşen hikayesine ışık tutmaya çalışıyor. Teras Evler, Sönmez Apartmanı, Yeşiltepe Blokları, İkinci Vakıf Apartmanı, İkramiye Apartmanı ve Köşk Apartmanı belgeselde Ankara namına izleyiciyi bekleyen apartman hikayelerinden bazıları.

 

 

 

 

 

Önceki Yazı

İstanbul’da tiyatro mevsimi başlıyor

Sonraki Yazı

Bereketli toprakların yazarı Orhan Kemal

Son Yazılar

Bir ailenin duygusal otopsisi

2023 yılının en çok konuşulan filmlerinden olan ve Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye layık görülen Justine