Düşülen Klişeler Batağı Hep Aynı

9 dakikada okunur

Yerli Netflix yapımı yine şaşırtmadı, Mubi her zamanki gibi yükselişte olmaya devam ederken, Gain farklı bir festivale ev sahipliği yapıyor. Dijital ekranın sürpriz konuğu ise İstanbul Modern Sinema ‘Biz de Varız’ seçkisi…

Dijital platformlarının sektörel olarak yarattığı değişim herkesin dilinde. Değişimin olumlu ve olumsuz tarafları değişiyor. Ama yerli üretimdeki özensiz daha doğrusu düşülen klişeler batağı değişmiyor. Set ekiplerinin ve oyuncularının çalışma şartlarında sağladığı düzen televizyon dizilerinden ziyade tercih edilmesini sağlıyor. Ama aynı özen, dikkat senaryolarda, tasarımda maalesef bulunmuyor. Örnek vermek gerekirse Aşk Taktikleri adlı Netflix yapımı filmin afişi geçtiğimiz gün sosyal medyada paylaşıldı. Afiş herhangi bir tasarım öğrencisinin yapabileceği çalışmadan zevksiz ve özensizdi. Özensizlik, standart senaryo üretimiyle de farklı bir kısır döngüye doğru ilerliyor.
Kısırdöngüyü oluşturan diğer bir unsurda aynı oyuncuların farklı platformlarda yer alması. O zamanki dönemin popüler oyuncusu Netflix ile başladıysa bir BluTV’ye de uğramadan edemiyor. Bir iki sene öncesi Dilan Çiçek Deniz ile başlayan furya şimdi Demet Özdemir ile devam ediyor. Bu yıl ülkemizde faaliyete geçecek Disney Plus, yazın yayın hayatına başlayacağı için proje çalışmalarını hızlandırdı. İlk projesi “Dünya’yla Benim Aramda”nın başrolleri belli oldu. MF yapımcılığında çekilecek dizinin başrollerinde Kerem Bürsin, Hafsanur Sancaktutan ve Demet Özdemir yer alacak. Aynı zamanda ünlü komedyen Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik tiplemesinin yeni maceraları Disney Plus’da yayınlanacağı kulislerde dolaşıyor.
İlk filmden beklenmeyecek olgunluk
Sinemamızın kaybolmamasını ve daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağlayan Mubi, 2021 yılının en iyi filmlerinden İki Şafak Arasında’yı kütüphanesine ekledi. Selman Nacar’ın ilk uzun metrajı ulusal ve uluslararası festivallerden ödüllerle döndü. Aynı zamanda sinemamız içerisinde ilk filmiyle dikkatleri çeken yönetmenler arasına katıldı. Peki İki Şafak Arasında’nın hikayesi neydi? Bir aile fabrikasında yaşanan bir işçi kazasıyla değişen aile içi dengeleri anlatıyor demek kısaca doğru olur. Evin en küçüğü Kadir, yaşanan kazayla büyüme yolunda adım atar. Doğru olanı yapmak üzerine ahlaki bir ikileme düşer. İran sinemasında temel unsur olarak kullanılan ahlaki ikilem üzerine kurulan hikâye matematiğini Selman Nacar ilk filmden beklenmeyecek olgunlukta kullanıyor. Hikâyenin sarkan tarafları ve yanlış cast seçimlerinden dolayı oluşan boşluklar olsa da Nacar’ın ileride çekeceği filmlere dair bir merak uyandırıyor. Aynı zamanda ülke sinemamızın 90’lar sonrası dönemin önemli yönetmenlerinden Yeşim Ustaoğlu filmografisini kütüphanesine eklemeye ilk filmi “İz” ile başladığını da duyurmuş olalım.
Bein Originals yapımlarıyla Digitürk kendi orjinal yapımlarına imza atmaya devam ediyor. En son ise Alperen Duymaz, Büşra Develi, Yasemin Allen ve Görkem Sevindik imzalı romantik komedi “Erkek Severse” dizisinin iki bölümünü yayınladı. Klasik bir romantik komedi matematiğiyle işleyen dizinin bir vaadi bulunmuyor. Ama süresiyle tv dizilerinin uzunluğundan sıkılanlara, seçenek sunuyor. Yeni projelerinden Hayaller ve Hayatlar’ın ilk bölümü ise yakın zamanda yayınlanacak.
Zenginlik ve elit çevre öne çıkıyor
Yeni yıla ünlü komedyenlerin gösterileriyle giren dijital platformların BluTV ve Yılmaz Erdoğan’ın Münaşaka gösterisini yeni izledim. Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan’ın gösterileri üzerine çeşitli kıyaslamalar ve yorumlar oldu. İki gösteriyi izledikten sonra bazı yorumların çok yerinde olduğunu gördüm. İki komedyenin de gösterisinde zenginlikleri ve elit çevreleri ile ilgili anıları öne çıkıyor. Yanlış bir nokta mı tartışılır ama sanırım anlatım tarzının önemi burada kendisini gösteriyor. Yılmaz Erdoğan’ın gösterisinde Russell Crowe’lu, Monica Belluci’li anılar göze batmıyor. Gösterisini “Neden Köyceğiz’e taşındım?” sorusuyla başlatıyor ve tamamlıyor. Mizahı için yakınlık kurulacak noktalar inşa ediyor. Cem Yılmaz’ın gösterisinde ise o yakınlık ara ara kurulsa da tamamına yayılmıyor.
Sürpriz konuk: “İstanbul Modern Sinema”
İstanbul Modern Sinema ‘Biz de Varız’ programıyla 10. yılını kutluyor. Pandemi öncesi özel seçkilerle film gösterimi fiziksel olarak gerçekleşiyordu. Pandemi sonrasında ise çevrimiçi olarak gösterimlerine devam etti. 10. yılını ise 2021 yılında festivallerde adından söz ettiren Okul Tıraşı, Cemil Şov, Gölgeler İçinde ve İnsanlar İkiye Ayrılır gibi birçok filmin yer aldığı seçkiyle kutluyor. Ücretsiz olarak gerçekleşen gösterimler, sinemaseverleri sinemamızın yakın zamanlı, iyi filmleriyle buluşturmuş oluyor. Gain ise “My French Film Festival” ile kısadan uzuna çeşitli türde fransız filmlerini 1 ay boyunca kullanıcılarıyla buluşturuyor.
Dijital platformlar dört bir yandan çevremizi kuşatırken, kendi zevkinize göre seçenekler bulmak ve takip etmek de zor oluyor. Madalyonun diğer yüzünde ise seçenekler arasındaki farklılık her anlamda artarsa iyi bir seyir rotası oluşturmak daha kolay olabilir. Dijital Ekran köşesinde yapmaya çalıştığımız da az çok bu kolaylığa bir yol sunmak aslında. Dilerim sunduğumuz yollar size bir reçete oluşturma da yardımcı oluyordur. Haftaya görüşmek üzere…

Önceki Yazı

Eren’i Canlandırmaktan Onur Duydum

Sonraki Yazı

“Malzemelerin Sesine Kulak Veriyorum”

Son Yazılar

Alyoşa’dan aşk ile selam

Sanat ajandası, sanat dolu bir sayfa ile karşınızda. Bu sayımızda sanatçı Aliye Berger’in hikayesini anlatacağız. Aliye