Efsaneleşmiş müziklerde imza onların

/
24 dakikada okunur

Televizyon tarihimizde unutulmaz dizilerin müziklerine imza atmış Gökhan Kırdar ve Toygar Işıklı’nın hayatlarına konuk oluyoruz. Onların hayatlarının yanı sıra aklımızda kalmış dizi ve müziklerinden de bahsediyoruz.

Evin baş köşesine kurulan televizyonun yeri zaman zaman değişiyor. Ama etkisi azalmıyor. Yön veriyor. Şekillendiriyor. Ailenin birleştiği yer oluyor. Onları birleştiren haftalık olarak yayınlanan diziler oluyor. Televizyon ve diziler bir araya geldiğinde ülkemizde rengarenk bir resim ortaya çıkıyor. O resimde geçmiş yatıyor. Dizinin karakterleri, replikleri, müzikleri popüler oluyor. Sonrasında unutulmuyor. Müziğini duyduğumuz an dizi aklımıza geliyor. Sonrasında kahramanlar, hikaye ve bir bakmışız o diziyi tekrardan izliyoruz. 80. sayımızı müzik özel sayısı yapacağımızda aklımda bu yazı fikri yoktu. Ama sonrasında düşününce dizi müziklerinin önemli bir yeri olduğunu gördüm. Kendi zihnimin odalarında dolaşırken aslında televizyon tarihimizin unutulmaz dizilerine doğru bir seyre çıktım. Oralara baktığımızda karşımıza Toygar Işıklı ve Gökhan Kırdar isimleri çıkıyor. Gelin onların hikayelerine ve efsane müziklere imza attıkları dizilere yakından bakalım.

 

Söz ve müzik her daim “Gökhan Kırdar”ın

“Kurtlar Vadisi” dizisi ilk yayınlandığı dönemde televizyonda fırtınalar estirdi. Derin devlet, mafya ve baron üçlemesi yan yana geldi. Polat Alemdar efsanesi doğdu. Uzunca bir süre çeşitli adlarla devam etti. Filmleri yapıldı. İlk 93 bölümün efsane olduğu ve farklı olduğu dile getirildi. O dizinin müzikleri de kendine has oldu. Tansiyonu yüksek dizinin müzikleri Gökhan Kırdar’a ait. İntro müziğinde vadinin rüzgarı sarmalarken, Polat ile Elif’in sahnelerinde aşkın gücünü hissederiz. Tabii Gökhan Kırdar’ın kariyeri burada başlamaz ama buradan yükselir. O zaman biraz öncesine bakalım mı?

1970 yılı Aydın Nazilli doğumludur Gökhan Kırdar. Babası Nevzat Kırdar İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar mezunu bir resim sanatçısıdır. Annesi Müzeyyen Kırdar Güzel Sanatlar Lisesi mezunudur. Küçük yaşlardan itibaren gitar çalmaya başlar. Ailesinin en küçüğüdür. İlk amatör müzik ses kaydını babası gerçekleştirdi. Bu kayıtların onun için büyük bir şans olduğunu dile getiriyor, Kırdar. İlk, orta ve lise öğrenimini Aydın’da tamamladı. Henüz lisede okurken ilk sözlü şarkısı olan “Sevgilim”i yazdı. Üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Mimarlık eğitimine devam ederken müziği de ihmal etmez. Arkadaşlarıyla “Naturel” grubunu kurarlar. Bu gruptan sonra “Pictures” adlı bir gruba geçilir. Etnik, jazz, rock sentezi müziği imzaları olur. 

1990 yılında “Yerine Sevemem”i besteliyor. Bu parçayı biliyorsunuz. Ama nereden? Birazdan okuduğunuzda hatırlayacaksınız. Ama ilk önce Kırdar’ın hikayesine devam edelim. “Gece, Melek ve Bizim Çocuklar” filminin müziğine imza atıyor. Piyasada görüldüğü ilk çalışma bu oluyor. İlk albümünü de 1994 yılında “Serseri Mayın”ı yayınlıyor. Müzik çalışmaları sürerken, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Müzikoloji bölümünü kazanıyor. İzmir’e eğitim için geri dönüyor. Ama müzik yapmaya devam ediyor. İkinci, üçüncü albümü yayınlıyor. “Tekfur Sarayı ve İstanbul”, “Aliya” belgeselleri ile İstanbul Film Festivali’nden ödüller alıyor.  “Fırsat/Crude” filminin müziklerini besteliyor. Film başta Los Angeles Film Festivali En İyi Film ödülü olmak üzere, birçok festivalde ödül kazanıyor.

Adım adım “Kurtlar Vadisi” zamanına geldik. Dizinin introsundan itibaren akışa göre müzikler şekilleniyor. Polat Alemdar’ın hikayesiyle bütünleşiyor. Onun tınılarını tanıyoruz. Ses oyunlarının farkına varıyoruz. Buradaki parçaları Vol1-Vol2-Vol3 dizi müzikleri albümlerinde bir araya getiriyor. Bu albümler yüksek satış rakamlarına ulaştı. Dizinin “Kurtlar Vadisi Irak” ve “Kurtlar Vadisi Gladio” filmlerinin müziklerine de imza attı. O albümlerde dinleyicileri tarafından sevildi. Film ve dizi müzikleriyle adından söz ettiren Kırdar, “Ben yola dizi, film müziği yapmak için çıkmadım. ben star olmak istiyordum” diyor. “Yerine Sevemem” parçasına 1990 yılında imza atıyor. Ama bu parçanın kendisini duyurması, Gökhan Kırdar’ın istediğinin gerçek olması “Yabancı Damat” dizisiyle oluyor. Gaziantepli Nazlı ile Yunan Niko’nun aşkını anlatır “Yabancı Damat”. Yayınlandığı dönemde Türk-Yunan karşılaşmasını konu alması, imkansız aşkın olması sebebiyle damga vuran bir dizi oldu. Erdal Özyağcılar, Zeki Alasya, Sumru Yavrucuk’un oyunculuklarının katkısıda oldu. Nazlı ile Niko’nun aşkı da herkesi derinden etkiledi. Ama onların kavuşması da kolay olmadı. O ayrılıklarda, anlaşmazlıklarda “Yerine Sevemem” parçası aşıkların şarkısı oldu. Kırdar’ın sesi de ortaya çıktı. Hem diziyle bütünleşti hem de diziden bağımsızlaştı. Aynı dönemde “Haziran Gecesi” dizisinin müzikleriyle de uluslararası piyasada kendine has bir başarıya ulaştı. Başarılar onu kamçıladı ama üretmekten geri durmadı. Film ve dizi müzikleri yaparken kendi albümlerini de yaptı. Alternatif olarak denemek istediği müzik türlerine dair albümler yaptı. İlk başta anlaşılmadı ama onu yolundan geri döndürmedi. Son zamanlarda içine doğru dönen Gökhan Kırdar’ın ne zaman bizlere yeni parçalarıyla geri döneceğini merakla bekliyoruz.

Dinlemek isterseniz: https://www.youtube.com/watch?v=G0dwjmigI7w 


Onun müzikleri her dizinin ardında

“Aman Ali Rıza Bey, ağzımızın tadı bozulmasın” der Hayriye Hanım. Reşat Nuri Gültekin’in “Yaprak Dökümü” adlı eserinden aynı isimle uyarlanan dizi ilk bölümünden son bölümüne kadar televizyon tarihimize adını yazdırdı. Toygar Işıklı kariyerine “Yaprak Dökümü” dizisinin müzikleriyle başlamadı. Ama adının kulislerde dolaşmaya başlaması bu diziyle oldu. Işıklı 1974 yılı Gölcük doğumlu. Müzik küçük yaşlardan itibaren babası vasıtasıyla hayatında. Orkestra solisti olan babasını yakından gözlemlemek onun nasıl bir müzik yapmak istediğini belirledi. İlkokulda çocuk korolarında hem solist hem de korist olarak yer aldı. Ortaokul ve lise dönemlerinde kurduğu müzik grubu ile kendi bestelerini seslendirdi. Marmara Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü Şan Ana Sanat Dalı’ndan lisans derecesi alan Işıklı, İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi Kompozisyon (Bestecilik) programında yüksek lisans yaptı. İTÜ Müzikoloji ve Müzik Teorisi bölümünde doktora eğitimi de aldı. Berklee Müzik Koleji’nde film müziği besteleme eğitimi gördü. Akademik kariyeriyle müzik çalışmalarına yön verdi. “Sonunda” bestesi “Yaprak Dökümü” dizisinin en can alıcı sahnelerinde arka fonda eşlik etti. İlk başta müziğin kime ait olduğuna bir merak olmadı. Müziğe alışıldı. Ama sonrasında dizideki karakterler konuşmadan müzik duyulduğunda “Bu dizi Yaprak Dökümü” dedik. O müziklerin arkasında Işıklı’nın imzası vardı.

 2004 yılında televizyon dünyasına adım attı. “Gece Yürüyüşü” dizisi ilk yaptığı dizi müziği oldu. “Yaprak Dökümü” sonrasında yine bir Reşat Nuri Güntekin uyarlaması olan “Dudaktan Kalbe” dizisinde de onun tınılarını gördük. Lamia’nın Kenan’a olan aşkının hikayesinin anlatıcısı oldu “Kalbimdeki Sancı” parçası. Tek bir parçanın ismini geçiriyoruz ama dizilerin her duyguya ait bir müziği oluyor. Onların hepsi aslında dizinin hikayesini besliyor ve anlatıyor. Tuncel Kurtiz’in o tok, kendine has sesinden “Herkes öldürür sevdiğini / Kulak verin bu dediklerime / Kimi bir bakışıyla yapar bunu /Kimi dalkavukça sözlerle” dizelerini duyduğumuz an “Ah. Ezel ne diziydi ama” deriz. Orada da Işıklı’nın imzası vardır. Dizi müzikleri konusunda imza bir isim olma noktasında emin adımlarla ilerliyordur. İzleyiciler olarak bizde onun adını artık bilmeye başladık. Aynı zamanda Işıklı  Ay Yapım şirketiyle de birlikte çalışıyordur. Yaptığı dizi müziklerinin farklı, dikkat çekici, vurucu bir yanının olması da aslında hikayenin de güçlü olmasından geliyor. Sevdiği kadın, yakın arkadaşları tarafından ihanete uğrayan Ömer’in hikayesi olarak başlar “Ezel.” Sonrasında ise geçmişi olan bir hikayeye döner. Ömer de Ezel de unutamaz Eyşan’ı. O zaman “Unutamıyorum” parçası anlatır Eyşan’a olan tutkulu aşkı bizlere. Tutkulu aşk demişken “Aşk-ı Memnu” dizisinden bahsetmemek olmaz. Şaşırılmayacağı üzere o dizinin müziklerinde de Işıklı imzası var. Her yaz dizi tekrardan gösterilmeye başlandığında müzikleri de konuşulmaya başlar. Dizinin giriş introsunu duymak bile yeter. 

Zamanla Işıklı’nın notaları, parçalarının gücü artar. “Kuzey Güney”, “Fatmagül’ün Suçu Ne?”, “Menekşe ile Halil”, “Son”, “Karadayı”, “Medcezir” dizilerini saydığımzıda hepsinden bir melodi dilimizde dolanır. Dizilerin hikayelerini hatırlarız. “Menekşe ile Halil”in imkansız aşkının hüznünü jenerik müziğini duyduğumuzda hissederiz, “Ninni”nin sözlerini duyduğumuzda hatırlarız. Yaman ve Mira’nın hikayesinin inişli çıkışlı halini de duyarız. Toygar Işıklı televizyon tarihimizin en önemli dizilerinin müziklerine imza atmış olduğunu görüyoruz. Artık onun ismi kimseye yabancı değil. Müziklerini duyduğumuz an kim olduğunu biliyoruz. Hatta onun tarzını kanıksadık diyebiliriz. Dünya onu yeni yeni keşfediyor. Türk dizilerinin Arap ülkelerinde, Güney Amerika’da, İtalya’da takipçileri oluyor. Hayranları bulunuyor. Diziler oraya gittiğinde müzikleri de gidiyor. Burak Özçivit ve Neslihan Atagül’ün başrolünde yer aldığı “Kara Sevda” dizisi de bu yayılımı gösteren dizilerden. Işıklı’nın imza attığı dizi müzikleri de nisan ayında dünyaca ünlü BN Team Orkestrası tarafından çalındı.

Kendi solo albümlerine  2010 yılında “Sonunda”, 2013 yılında “Hayat Gibi” ile imza attı. Yukarıda saydığımız birçok diziyle Altın Kelebek, Altın Portakal, Antalya Televizyon Ödülleri gibi prestijli ödüllerinden “En İyi Dizi Müziği” ödüllerini kazandı. Arven Müzik ile yapımcılık 2007 yılında Arven Müzik film yapım ve yayıncılık şirketini kuran Işıklı, kendi müzik prodüksiyonlarının yanı sıra diğer sanatçılara da destek oluyor. Efsane dizilerden bahsettik ama yeni parçalar yapmıyor sanılmasın. Kıvanç Tatlıtuğ ve Serenay Sarıkaya’nın başrolünde yer aldığı 2022 yapımlı “Aile” dizisinin müziklerinde de onun imzası var. Her daim üretmeye devam ediyor.

Dinlemek isterseniz: https://www.youtube.com/watch?v=dp4JiN0s9Dk 

Diziler ve müzikler bitmez

Efsanevi dizi müziklerden bahsetmenin sonu yok. Gökhan Kırdar ve Toygar Işıklı’dan ayrıntılı bahsettik. Ama onların dışında kimse yok sanılmasın. Üzerine düşünülmeye başladıkça genişledikçe genişliyor. Şimdi biraz da aklımıza gelenlerden bilinç akışında bahsedelim. 1998 yılında Kanal 7’de Osman Sınav imzalı “Deli Yürek” dizisi yayınlanır. Evimizde hatırladığım babam ve arkadaşlarının toplanıp soluksuz bir şekilde o diziyi izledikleridir. Kenan İmirzalıoğlu’nun ilk oyunculuğunun olması yanı sıra yine hem bir mücadele hem de bir mafya ile hesaplaşma içerir bu dizi. Aynı zamanda Kuşçu karakteriyle manevi bir ikliminde yeri vardır. Bora Ebeoğlu ve Cengiz Onural imzalı dizi müzikleri de bu iklimi yansıtır. “Yusuf’u Kaybettim” parçası Yusuf Miroğlu’nun iç dünyasını anlatır. Rüya ile gerçek birbirine karışır. Kuzguncuk’un sokaklarında geçen “Ekmek Teknesi” orta sınıf kendi halinde bir mahallenin hüzünlerini, yaşama sevinçlerini, hayata tutunmalarını anlatır. Dizinin müziklerinde İncesaz grubu müzisyenlerinin imzaları vardır. Dizinin introsundan Kuzguncuk sokaklarının, İcadiye Mahallesinin havaları sezilir. Sarıp sarmalar bizi mahallenin ruhu. “Bana bir masal anlat baba / İçinde bütün oyunlarım / Kurtla kuzu olsun şekerle bal” sözlerini duyduğumuzda “Bana Bir Masal Anlat Baba” şarkısı aklımıza gelir. Cengiz Onural’a aittir sözleri. O parçada 90’lı yıllarda çocukluğunu geçirenler, genç ve yetişkin olanlar için “Süper Baba” dizisinin hatırlatıcısıdır.

“Hele bi’ gel, uzaklar sana gelir / Sen hele bi’ gel, bütün dertler bitiverir / Hep seni bulur uzun, zor, sıkıcı günler /Yazık olur, hadi gel kurtar bizi” sözlerini duyduğumuzda hem Pinhani hem “Kavak Yelleri” gelir aklımıza. “Hele Bi Gel” parçası Pinhani grubunun “İnandığı Masallar” albümünde yer alır. Dizi için özel yapılmaz. Ama dizide kullanıldığı andan itibaren diziyle özleşir. “Dön Bak Dünyaya”, “Ben Nasıl Büyük Adam Olucam” parçaları içinde bu durum geçerlidir. Bazen diziler parçaların kaderinde böyle belirleyici olabilir. Hayatın sürprizleri her zaman kendini gösterir. Dizi müzikleri deryasına daldık mı çıkamıyoruz. Daha birçok dizi ve müziğinden de bahsetmediğimiz kesin. Sizin de varsa aklınıza gelen dizi müzikleri yazın bana. Genişlesin ufkumuz. Tabii şunu da belirtmek gerekir. Bahsettiğimiz yapımlar hem 2000’li yıllara ait. Nostalji özlemi içimizde kabarmış olabilir. Ama aklımıza gelenler onlarsa napalım efenim. Ama yakın zamandan TRT yapımlı “Masumlar Apartmanı” dizisinde çalan “Derinden” parçasından da bahsedelim. Barış Diri parçayı 2021 yılında yayınlıyor. Dizide kullanıldıktan sonra popüler oluyor. Sonrasında kendisinin daha önceden “Doktorlar”, “Mutlu Ol Yeter”, “Fikrimin İnce Gülü” dizilerinin de müziklerini yaptığı ortaya çıkıyor. Yani hiçbir şey tesadüf değil. Tam bu satırları yazarken başka örneklerde aklıma gelmedi değil. Ama kendimi durduruyorum. Müzik bize her daim iyi geliyor. Gelmeye de devam edecek. Dediğim gibi başka dizi müzikleri aklınıza gelirse yazarsanız ne güzel olur.

Dinlemek isterseniz: https://www.youtube.com/watch?v=j7ilbvrnZu8

Önceki Yazı

Türk müziğinin Alâ’sı Alaeddin Şensoy

Sonraki Yazı

Plak albümleri hayat veriyor

Son Yazılar

Onun mirası tebessümü ve dostluğuydu

Şehit Mustafa Cambaz anlatılırken tebessümünden, kediseverliğinden, fotoğrafçılığından ve mücadelesinden bahsediliyor. Onun mücadelesi doğduğu andan başlıyor 15

Yazının nabzı vardır

Yazar Zeki Bulduk: “Yazı, yaşamaktan daha sahici geliyor bana. Yazıyı pek değiştiremeyiz ama anıları bile farklı