Geçmişin çekiciliği: Aydınlıkevler

7 dakikada okunur

İnsanın ömrü hayatında canlı izlemeliyim, dinlemeliyim dediği insanlar vardır. Demet Akbağ’da onlardan biriydi benim için. 15 yıl sonra sahneye döndüğü oyun “Aydınlıkevler” ise beklediğim fırsatı ayağıma getirdi. Senenin sonuna geldiğimiz şu zamanlarda 2023 senesine kaldı diye hayıflanırken İstanbul Komedi Festivali kapsamında gerçekleştirilen gösterimde izleme şansı buldum. Maximum Uniq Hall sahnesinde sergilenen oyunun kadrosunda Demet Akbağ’a (Zühre) son dönemin yükselen oyuncularından Salih Bademci (Süreyya), Sinem Ünsal (Sülun) ve Burak Dakak (Ayhan) yer alıyor. 1970’lerin Ankarası’nda geçen oyun lise öğrencisi Ayhan’ın ve babannesi Zühre’nin hayatına dair bir seyre çıkarıyor. Yılmaz Erdoğan’ın senaryosunu yazdığı oyunu Serdar Biliş yönetiyor. İki perdeden oluşan oyunda, dönen sahne ve animasyonlar oyunun bir parçası olarak yer alıyor. O zaman oyuna geçelim mi? Haydi geçelim.

Nostaljinin gücü…

Oyun Ayhan’ın televizyonda Eurovision şarkı yarışmasını izlerken açılıyor. O sırada babaanne Süreyya ise yanmayan sobayı yakmaya çalışıyor. Kömür alamamaktan hayıflanırken akıllarına yeni yapılan inşaatta bulunan odunlar geliyor. Süreyya Hanım babasının zenginliğine, saygınlığına bir özlem içerisinde ama bir yandanda soğuk bir ev gerçeğiyle yüz yüze. Oyun seyirciyi yakalayarak başlıyor. Ayhan ve babaannesinin odun almak için evden çıktıklarında ise oyunun teknik anlamdaki farklılıkları ortaya çıkıyor. Animasyonlarla biz hikâyenin odun çalma kısmını izliyoruz. Öte yandan müziklerinde oyun sırasında canlı şekilde icra edildiğini de ekleyelim. Erdoğan’ın kaleminde geçmişin zorluklarının yanında barındırdığı sıcaklığa bir özlem görüyoruz. Oyunun bazı kısımlarında o dönemi yaşayanların tepkileri daha fazlaydı. Biz yeni jenerasyon ise filmlerden, dizilerden gördüğümüz noktaları anladık ve güldük. Kimi zamanda hüzünlendik. Ayhan ve babannesinin hikâyesinin yanında ressam Süreyya’nın mahallenin güzel kızı Sülun’a olan karşıklıksız aşkı da ayrı bir hikâye olarak ilerliyor. Peki derseniz Amerikalılar burada nerede yer alıyor? İronik bir yerde yer alıyor. Aydınlıkevler Mahallesi’nin çayırlık alanı Amerikalılar tarafınnda alınıyor ve kapatılıyor. Bir süre mahalleli orada ne olduğunu bilmiyor. Çeşitli tevatürler kol geziyor. O tevatürler bir gün evlere düşen küçük beyaz toplarla şekil buluyor. Mahallenin kırılan camlarının sonu gelmiyor. Babaanne Süreyya’nın Amerikalılara karşı mücadelesi de böyle başlıyor. Mücadele çetin değil ama ironik. Oyunun geçtiği yıllar ülkenin içinde bulunduğu karışık zamanlar. Patlamalar, sağ sol çatışması, istikrar sorunu gibi bir sürü nokta var. Oyunda hepsi dolaylı yollardan bir karşılık buluyor. 

Esas direniş aşktır

Ressam Süreyya’nın karşılıksız aşkı ise oyunun yaşamın zorluklarına karşı direniş olabilecek noktayı gösteriyor. Aynı zamanda sanatın rotasının ne olmasına da bir işaret çakıyor. Mahallenin güzel kızı Sülun, Süreyya’ya karşılık vermez. Çünkü o mahalleden kurtulmak ister. Ama Süreyya’nın sessiz ve derinden ilerleyen aşkı sonunda onu içten içe  etkiler. Süreyya’nın çevresinde olan yokluk, politik olaylara karşı hep aşkı tercih eder. Lise öğrencisi Ayhan’a da bir yol gösterir. Ayhan ve arkadaşı çevrelerinde olanlara kayıtsız kalamazlar. Ama ne yapacaklarını bilemezler. Bu noktada babannesi Süreyya ona yolu gösterir. Haklarının çiğnendiği noktada harekete geçer. Evlerinin camlarını kıran, onları soğukta bırakan şeyin Amerikalıların golf oyunu olduklarını öğrendikleri an sokağa dökülürler. Babaanne Süreyya haberlere çıkar ve “Oyununuzu başka yerde oynayın” der. 

Oyundan bize kalanlar

İlk açılışını yaptığı günden itibaren övgüler alan oyunu izledikten sonra bende kalan ne oldu diye düşündüm. Biraz nostalji biraz Demet Akbağ’ı izlemiş olmak biraz da Süreyya’nın aşkına imrenme kaldı sanırım. Daha güçlü bir oyun olabilir miydi? Elbette. Ama Erdoğan’ın yazarken istediğinin bu olduğunu düşünmüyorum. Teknik anlamda tercih edilen yenilikler hikâye anlamında arka planda kalmış. Akbağ’ın, Bademci’nin ve Dakak’ın performansındaki yükseklik oyunu taşıyan nokta oluyor. Hikâye mizahını geçmişten aldığı içinse her türlü işliyor. “Aydınlıkevler” oyununu izlemek isterseniz en yakın tarihler İstanbul için; 22-23 Aralık Maximum Uniq İstanbul.

Önceki Yazı

Hangi hikâyeden yanasın?

Sonraki Yazı

Böcekleşmiş insanlığa karşı : Dönüşüm

Son Yazılar

Alyoşa’dan aşk ile selam

Sanat ajandası, sanat dolu bir sayfa ile karşınızda. Bu sayımızda sanatçı Aliye Berger’in hikayesini anlatacağız. Aliye