Gezi merak; seyahat deneyim arzusudur

17 dakikada okunur

Son yıllarda artan teknolojik imkanlar, adını hiç duymadığımız birçok topluluk ve medeniyetle bizi tanıştırıyor. Sosyal medyanın da etkisiyle farklı platformlarda paylaşılan kültürel içerikler, insanların merak duygusunu artırıyor. Keşfetmeyi, yeni insanlar ve ortamlar deneyimlemeyi sevenler de yollara düşüyor. Seyahat ve gezinin farkını, insanda bıraktığı etkiyi ve daha birçok şeyi gezginlerle konuştuk. Rehber ve yazar Ömür Kahraman gezinin merak, seyahatin deneyim arzusu olduğunu söyledi.

Seyahat… Birçoğumuzun hayatında en sevdiği arkadaşı ya da ailesiyle o çok sevdiği o manzarayı ya da yapıyı görmek için hayal kurduğu, sözler verdiği, kimi zaman hayata geçirilen kimi zaman da geçirilemeyen eylem… Renkler gibi seyahat zevki de tartışılmaz. Her insanın ilgisi de merakı da kendine göredir çünkü. Kimisi ulaşım yolunu, kimisi kalacağı oteli kimisi az vakitte çok faydayı hesaplar yola çıkarken. Ama her birinin tek ortak noktası var: yeni şeyler öğrenmek ve deneyimlemek. Kıymetli tarihçimiz İlber Ortaylı da benzeri tavsiyeyi sosyal medyada çok paylaşılan şu sözüyle veriyor: “Dünyayı görmeden hiçbir şey ifade edemezsiniz. Benim meşhur tavsiyemdir: Mektebi bitirir bitirmez evlenip de mobilyacı dükkanı gezeceğinize dünyayı gezin. Evlenin buna hiçbir lafım yok ama mobilyalar kaçmıyor. Önce bir gezin…” 

Elbette hepimiz gezmek ve görmek istiyoruz ama bu da bir plan dahilinde olmalı. Nereyi göreceğiz, neyini göreceğiz, beklentilerimiz neler, tarihiyle mi ilgiliyiz mutfağıyla mı bunlar önemli sorular. Mesela ben, her ne kadar çevremden sürekli “yurt dışına git, ülkeyi gez, insanları tanı” cümlelerini duysam ve hak versem de farklı kültürlere ve ortamlara seyahati anlamlandıramıyordum. Ta ki ilk rotam olan İtalya’nın Roma kentine ulaşana kadar. Uzun zamandır hem insanına olan sempatim, hem şehrin İstanbul ile olan benzerliği hem de izlediğim yapımları yerinde görme merakımla yola çıktım. Bir rüyanın içindeymiş gibi geçti günlerim. Bu seyahatim üzerine çok düşündüm. Seyahat mi gezi mi? Seyahat ettiğimiz yeri gezer miyiz gezmek için mi seyahat ederiz? Seyahatte bir konsept olmalı mı neye dikkat etmeli işin uzmanları bunu nasıl yapıyor? Sorması en kolayı olunca, üç isme seyahat mi gezi mi, siz seyahatte nelere dikkat edersiniz suallerini yönelttim. Youtuber Kerem Gök, seyahat yazarı Fatma Matur ve rehber-yazar Ömür Kahraman cevapladı.

Seyahatle hislerimin arayışına çıkıyorum

Kerem Gök (YouTuber ve Yazar): Kavramlar ya da isimler üzerinde çok durmamak gerekir diye düşünüyorum. Adına ister seyahat deyin, ister gezi deyin, ister yolculuk deyin, önemli olan sizde bazı güçlü duygular uyandırmasıdır. Nereye seyahat edeceğiniz sorusunun cevabını, bu güçlü duyguları ararken buluyorsunuz. Önemli olan, gideceğiniz ya da gitmeyi arzuladığınız yerin sizin için ne ifade ettiği. Daha önce kimsenin adını duymadığı bir kasabada geçen çocukluğunuz, o kasabaya yapacağınız seyahati anlamlı kılabilir ya da okuduğunuz bir kitapta bahsi geçen o ücra köy, sizi çok heyecanlandırabilir.  Özetle; popüler olanın değil, içinizden gelenin peşinden gitmeyi öneriyorum. Seyahate bir amaç değil bir araç gözüyle bakılmasından yanayım. Keşfedilmeyi bekleyen duygularınızı açığa çıkaran, çerçevenin dışına çıkıp kendinize ve hayata bakmanıza imkan sağlayan bir araç. Ben seyahat ederken, her zaman bu hislerin arayışıyla yola çıkıyorum. Öncesinde bilgisayar başında araştırdığım şehirlerin, kasabaların içinde olmak bir şeylerin ötesine geçme hissini yaşatıyor bana. Birkaç yüz pikseli kaplayan dağların heybetini görmenin heyecanını yaşarken buluyorum kendimi.

 

Her adımımı planlarım

Fatma Matur (Seyahat Yazarı): Seyahatten beklentilerimiz, kişiliğimize, zevklerimize, kiminle seyahat ettiğimize, maddi durumumuza göre değişiyor. Seyahat yazısı yazarken anlattığım yerin bende “subjektif” bıraktığı izlerle, pratik bilgileri dengelemeye çalışıyorum. Muhteşem bir manzarayı tasvir ederken, o manzarayı yakalamak için hangi saatte gitmek gerek, trenin hangi tarafına oturulmalı gibi bilgileri, yazının akışını bozmadan verme çabasında oluyorum. Okurun beklentilerini gerçekçi tutabilmesi için, bana göre masal gibi bir yeri anlatıyor olsam bile objektif kalıp artısı eksisi neler olabilir aktarmaya çalışıyorum. Seyahat yazısı yazmak okuru alıp başka toprakların denizlerine, gün batımlarına, antik kentlerine, saraylarına, çöllerine, bahçelerine götürmek ve oraları kendi pencerenden, kendi üslubunla anlatmak demek. Okurun içinde “haydi” diyen, merak eden bir sesi uyandırma çabası. Yazıyı okuduktan sonra o ses cılız da olsa duyuluyorsa yazı amacına ulaşmış demektir.

Yeniden görme isteği heyecanlandırıyor

Seyahatin zamanı şöyle olur, Afrika’ya safariye gidiyorsanız kuru mevsime ve/veya göç zamanına denk getirirsiniz ki daha çok tür görebilesiniz. Kuzey Işıklarını görmekse isteğiniz, Kasım Mart aylarında, gece yarısı güneşini görmek içinse yaz aylarında seyahat edersiniz o ülkelere. Bu tür özel durumlar dışında, seyahat etmenin zamanı olmaz bence. Bazen evinize 20-30 km uzaklıktaki bir tepede yürüyüş yapmak, bir gölün etrafında pedallamak insana tazelenme hissi verir. Yola, konfor alanının, rutinin dışına çıkmanın iyi gelmeyeceği bir zaman düşünemiyorum.

Benim seyahat alışkanlıklarım, sevdiğim ve beni heyecanlandıran yerlere tekrar tekrar gitmek şeklinde hayat buluyor. Kudüs’te sokakların Aksa’ya aktığı hissi ve benzerini başka bir yerde görmediğim pembe gökyüzü, Barselona’da Gaudi’nin yapılarıyla bezeli bulvarlarda yürüyüş, Roma’da ufacık kafelerdeki mis gibi kahve kokusu, Wadi Rum’da çölde yıldızların altında içtiğim fazla şekerli nane çayının tadı, hepsi beni mutlu eden ve buralara yeniden gitmek için motive eden detaylar. Gideceğim yerleri evden çıkmamdan dönene kadar, gözümü kapatıp adım adım seyahati yapabilecek kadar planlamayı, konakladığım yerleri gittiğim yerin ruhuna uygun yerler olacak şekilde seçmeyi, helal olduğu sürece gittiğim her yerin mutfağını denemeyi ve bilmediğim sokaklarda binlerce adım atmayı çok seviyorum.

Seyahat ederken gezmek mümkün

Ömür Kahraman (Rehber-Yazar): Seyahat, bana göre farklı yerleri keşfetme, yeni kültürlerle tanışma, farklı deneyimler yaşama ve dinamik bir dünyayı keşfetme fırsatı. Bir rehber gözüyle insanlara yardımcı olurken, doğruluk, tarafsızlık ve güvenilirlik gibi önemli faktörlere dikkat ederim. Sorulara cevap verirken güncel ve doğru bilgiler sunmaya çalışırım. Seyahat önerileri verirken güvenlik, bütçe, ilgi alanları ve zamanlama gibi faktörleri göz önünde bulundurarak kişiye özel tavsiyeler sunmaya çalışırım. Amacım, insanlara seyahat planlamalarında yardımcı olmak, bilgi sağlamak ve keyifli, anlamlı seyahat deneyimleri için destek sağlamak.

 

Seyahat ve gezi farklı amaç ve perspektiflerle gerçekleştirilen eylemlerdir. Seyahat etmek daha geniş kapsamlı bir konseptken, gezmek daha spesifik bir eylemi ifade eder.  Seyahat etmek, belirli bir yerden başka bir yere yolculuk yapmak anlamına gelir. Bu yolculuk genellikle tatil, iş, eğitim veya keşif amacıyla gerçekleştirilebilir. Seyahat etmek, farklı kültürleri deneyimlemek, yeni yerler keşfetmek ve yeni deneyimler yaşamak için yapılan bir eylemdir. Gezmek ise, bilinçli bir şekilde bir yerde dolaşmak, keşfetmek veya gezip görmek anlamına gelir. Gezme eylemi, bir şehri, bir doğa harikasını, bir müzeyi veya diğer ilgi çekici yerleri ziyaret etmeyi içerir. Genellikle boş zaman aktivitelerinden biri olarak yapılır ve kişinin merakını ve keşfetme isteğini tatmin etmeyi amaçlar. Seyahat ederken aynı zamanda gezmek de mümkündür, çünkü yolculuk esnasında farklı yerleri gezip görebilirsiniz.

Bütçe, zaman ve ihtiyaçlarınızı gözetin

27 yıllık bir turist rehberi gözüyle seyahat etmek, diğer insanlardan rehberlik ve bilgi alarak gezmek anlamına gelirken, gezmek genellikle kendi başınıza keşfetmeyi ifade eder diyebilirim. İnsanlar seyahatlerinde farklı tercihler yapabilir, bazıları rehberlerle gezmeyi tercih ederken bazıları da kendi başlarına gezmeyi seçebilir. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, seyahat stilinizi belirlerken kişisel tercihlerinizi ve ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurmanızdır. Eğer rehberli turlar sizin için daha rahat ve bilgilendirici ise bu yöntemi tercih edebilirsiniz. Ancak kendi başınıza gezmeyi ve özgürce keşfetmeyi seviyorsanız, bağımsız bir şekilde gezi planlamak size daha uygun olacaktır. Her iki şekilde de önemli olan, keyifli ve güvenli bir seyahat deneyimi yaşamaktır.

Her seyahatin muhakkak bir teması vardır

Seyahatin temalı olanlarını, kişisel ilgi alanlarına ve tercihlere uygun olarak planlamak önemli. Tarih temalı seyahatler: Tarih meraklıları için, tarihi şehirler, müzeler ve antik alanlar ziyaret edilebilir. Önceden araştırma yaparak önemli tarihi mekânları belirleyebilir ve rehberlerden destek alabilirsiniz. Sanat temalı seyahatler: Sanatseverler, ünlü sanat galerilerini, sergileri ve sanat merkezlerini keşfedebilir. Şehirdeki sanat etkinlikleri ve festivalleri takip ederek ziyaretinizin zamanlamasını buna göre ayarlayabilirsiniz. 

Gastronomi temalı seyahatler: Lezzetli yemeklerin peşindeyseniz, şehrin meşhur restoranlarını, sokak yiyeceklerini ve yerel mutfakları deneyimleyebilirsiniz. Yemek turlarına katılarak yerel lezzetleri keşfetmek de keyifli olabilir. Eğlence temalı seyahatler: Eğlenceyi ön planda tutanlar, şehirdeki eğlence mekanlarını, etkinlikleri, konserleri ve gece hayatını değerlendirebilir. Dinlenme temalı seyahat: Stres atmak ve dinlenmek için doğal güzelliklere sahip yerler, plajlar veya sakin köyleri tercih edebilirsiniz. Spa ve termal merkezleri de rahatlamanıza yardımcı olabilir.

Değerlendirme yaparken, kişisel ilgi alanlarınıza, bütçenize, seyahat zamanınıza ve diğer gereksinimlerinize dikkat etmek önemlidir. Önceden planlama yaparak seyahatinizi daha keyifli ve anlamlı hale getirebilirsiniz. Aynı zamanda, yerel halkla etkileşime geçerek ve onların önerilerini dinleyerek otantik deneyimler yaşayabilirsiniz.

Yola revan olmak bir başlangıç

Seyahat mi gezi mi? Seyahat ettiğimiz yeri gezer miyiz gezmek için mi seyahat ederiz? Seyahatte bir konsept olmalı mı neye dikkat etmeli işin uzmanları bunu nasıl yapıyor? sorularıyla yola çıktığımız dosya haberimizde; seyahat etmek ve gezmenin birbiriyle bir kesişme hâlinde olduğunun resmi çıktı. Aynı zamanda ikisininde bir planlama gerektirdiği ama başlangıç noktalarının farklılaştığını görmüş olduk. İster seyahat etmek ister gezmek diyelim, ikisi de planlamayla başlıyor. O zaman gezmek mi seyahat etmek mi demek yerine yola revan olmaya birden başlamak en iyisi diyelim. “Ya seyahat resulallah” diyen Evliya Çelebi’nin yolundan gidelim. 

Önceki Yazı

Güzel sevgilinin; Dedem Korkut’un diyarı 

Sonraki Yazı

Renklerin, kelimelerin, tarihin aynasından bir başka Amsterdam

Son Yazılar