Halk edebiyatı hakkında birkaç söz

26 dakikada okunur

 Ziya Paşa “Şiir ve İnşa” başlığını taşıyan meşhur makalesinde bizim gerçek edebiyatımızın halkın ortaya koyduğu ürünler olduğunu belirtir ve dikkatleri bu ürünler üzerine çeker. Ziya Paşa’dan sonra Rıza Tevfik Bölükbaşı, Ziya Gökalp ve Mehmet Fuad Köprülü gibi araştırmacılar anonim Türk halk edebiyatını, yani folkloru bir bilim olarak ele almak gerektiği üzerinde durarak bu konudaki derleme ve araştırmalara dikkat çekince, halk edebiyatı üzerinde ciddi çalışmalar başlar. Böylece halk edebiyatı XX. yüzyıl başlarından itibaren yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından ilgi görür ve bazı üniversitelerde yapılan birkaç çalışma bir yana bırakılırsa kesin olarak 1960’lı yıllardan itibaren üniversitelerde ders olarak okutulmaya başlanır. Halk edebiyatı alanındaki çalışmalar gerek Batı etkisindeki Türk edebiyatı gerek klasik Türk edebiyatı ve gerekse dil alanındaki çalışmalar gibi köklü bir geleneğe dayanmadığı için ileri sürülen görüşler ve yapılan tasnifler henüz tam kabul görmemiştir. “Halk edebiyatı” teriminin ilk defa nerede ve kim tarafından kullanıldığı bilinmemekle birlikte ünlü feylesofumuz Rıza Tevfik Bölükbaşı, “Peyâm” gazetesinin 29 Şubat 1329 tarihli 20. sayısının “edebi ilâve” kısmında yer alan “Folklor-Folklore” başlıklı makalesinde “folklor” kelimesini daha sonra benimsenen “halkbilim” karşılığı olarak kullanmış ve bu konuya dikkat çekmiş. Mehmet Fuad Köprülü “Türk Edebiyatında Âşık Tarzının Menşei ve Tekâmülü Hakkında Bir Tecrübe” adını taşıyan sözlü halk edebiyatının halkiyat içinde yer aldığını belirtmiş ve âşık edebiyatını halkiyata dâhil etmemiştir. Mehmet Fuad Köprülü ilk baskısı 1926 yılında yapılan “Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eserinde “halk edebiyatı” terimini birkaç defa ve bir keresinde de tırnak içinde daha sonra da sık sık kullanmış; ancak bu terimin kapsamı hakkında herhangi bir bilgi vermemiş. Türk edebiyatını oluşturan Türk dili, klasik Türk edebiyatı, Batılılaşma dönemi Türk edebiyatı ve halk edebiyatı alanları içinde en az çalışma yapılan alan halk edebiyatı, dolayısıyla halk bilimidir. Diğer alanlarda üzerinde bilimsel çalışma yapılacak önemli bir konu hemen hemen kalmadığı halde, Türk halk edebiyatı ve halk bilimi alanlarında çok önemli konular bâkir olarak önümüzde durmaktadır. Bu vesile ile kitaplarından ve makalelerinden büyük ölçüde faydalandığım Halk Edebiyatı hocam merhum Nurettin Albayrak’ı saygı ve minnet ile anıyorum. Bu alanda çok ciddi çalışmalara vesile oldu. Kültür hayatımıza onlarca eser kazandırdı. Okuyanının ve bu alanda eser verenlerin çok olması duası ile…

Önerdiklerim

Biraz da Ben Konuşayım / Rıza Tevfik Bölükbaşı / İletişim Yayınları

Rıza Tevfik, yakın tarihimizin en ilginç kişiliklerinden biridir. II. Meşrutiyet devrinde sivrilmiş bir politika adamı, şair ve filozoftur. II. Meşrutiyet’in ilan edildiği günlerde İstanbul halkına günlerce hürriyet hakkında nutuklar atmış, İttihad ve Terakki Fırkası’nın Edirne mebusu olarak Meclis’e girmişti. 1912’de Meclis-i Mebusan’ın feshinden sonra politikadan uzaklaştı. 1918’de, Tevfik Paşa kabinesinde Maarif Nazırı sıfatıyla yeniden politikaya döndü. Damat Ferid Paşa kabinesinde iki defa Şûra-yı Devlet reisliği yaptı. Osmanlı Devleti’ni fiilen ortadan kaldıran Sevr Antlaşması’nı imzalayan heyette yer aldı. Milli Mücadele’yi yürüten kadrolarla görüş ayrılıkları yüzünden bu mücadeleye muhalif bir tavır takındı. Elinizdeki kitapta Rıza Tevfik, başta Sevr olmak üzere II. Abdülhamid, II. Meşrutiyet ve Mütareke dönemlerinde içinde yaşadığı, doğrudan ya da dolaylı olarak karıştığı siyasi nitelikli olayları anlatıyor. 

Dr. Jekyll ve Mr. Hyde ve Diğer Fantastik Öyküler / Robert Louis Stevenson / Can Yayınları

“Dr. Jekyll ve Mr. Hyde ve Diğer Fantastik Öyküler”, “Define Adası” ve “Kaçırılan Çocuk” romanlarının yazarı Robert Louis Stevenson’ın üç öyküsünü bir araya getiriyor. Yazarın gördüğü bir rüyadan esinlenerek kaleme aldığı “Dr. Jekyll ve Mr. Hyde”, gotik edebiyatın köşe taşlarından biri. Biri doktor, diğeri psikopat bir katil iki farklı ruhu aynı bedende yaşatan bir adamı anlatan öykü, psikiyatrinin temel konularından biri olan çifte kişilik sorununu işliyor. Bilime hizmet kisvesi altında, para ve iktidar hırsıyla sınır tanımayan genç cerrahları anlatan “Ceset Hırsızı” gerçek bir olaydan kaynaklanıyor. “Olalla” ise aşk, gizem ve sömürü motiflerini incelikle bir arada örüyor. Her açıdan köşeye sıkışmış insanın çaresizliğini yansıtan bu öyküler, bölünmüş benlerin içsel belirsizliklerini estetik düzleme taşır.

Enver / Murat Bardakçı / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İstanbul’da mütevazı bir ahşap evde başlayıp Hürriyet Kahramanlığı’na ve imparatorluğun en güçlü adamlığına uzanan ama ardından idam mahkûmluğuna ve sürgünlere kadar giden, 1922’de uzak diyarların haritalarda bile yer almayan ücra bir tepesinde Rus süvarisinin namlusundan çıkan domdom kurşunu ile noktalanan 41 senelik macera dolu bir hayat… Enver Paşa Türkçü-Turancı mı, yoksa İslâmcı mı idi? İstiklâl Harbi yıllarında neler yapmıştı? Mustafa Kemal ile mektuplaşmaları… Sıkıntılar ve hayallerle dolu sürgün seneleri… Orta Asya’daki esareti ve uğradığı mağlûbiyet… Murat Bardakçı’nın, Paşa’nın ailesi tarafından doksan küsur sene boyunca muhafaza edilen ve şimdiye kadar yayınlanmamış özel evrakı ile sivil ve askerî arşiv belgelerine dayanarak kaleme aldığı Enver, tarihimizin bu çok önemli ismini her yönü ile ortaya koyarken, onun hakkında yanlış bilinen birçok konunun gerçeğini de gözler önüne seriyor.

İçimizdeki Kahraman / Carol S. Pearson / Akaşa Yayınları

Modern bir Jung psikolojisi klasiği olan “İçimizdeki Kahraman”, içlerindeki arketiplerin gücüne nasıl erişebileceklerini açıklayarak, yüz binlerce insanın yaşamını geliştirip zenginleştirmiştir. Dr. Pearson, edebiyattan, antropolojiden ve psikolojiden de yararlanarak, altı temel arketipi açıkça tanımlamakta ve gizli yeteneklerimizi keşfetmek, zor sorunları çözmek ve gelişmek için bu güçlü rehberleri nasıl kullanabileceğimizi ve zengin içsel kuvvet kaynaklarımızla yaşamımızı nasıl tamamen değiştirebileceğimiz göstermektedir. Bu kitap hepimizin içindeki tekâmül eden kahramana derin bir biçimde hitap edecek ve yaşamımızın her alanını etkileyecektir. Güçlü bir bilgelik ve etkili örneklerle o bize kendi kahramanca yeteneklerimizi Yetim’in esnekliğini, Gezgin’in bağımsızlığını, Savaşçı’nın cesaretini, Fedakâr’ın şefkatini, Masum’un imanını ve Büyücü’nün sonsuz gücünü- geliştirmemize yardımcı olacak ebedi gereçler sunmaktadır.

Yeni Çıkanlar

Kestirmeler ve Kısa Hikâyeler / Umberto Saba / Kırmızı Kedi Yayınevi

Çağdaş İtalyan edebiyatının, yaşamı ve yapıtlarıyla nevi şahsına münhasır ustalarından biri Umberto Saba. Özellikle çağdaş İtalyan şiirindeki yeriyle öne çıksa da, nesirleriyle dilin en güzel örneklerine imza atmış, birkaç cümleden oluşan kısacık paragraflarda yazındaki maharetini ortaya koymuş bir yazar. “Kestirmeler ve Kısa Hikâyeler, Saba’nın “yazın dünyası”nın geniş coğrafyasını tüm şifreleriyle ortaya koyuyor. Çağının tanığı bir yazar olarak faşizme, Mussolini’ye, Hitler’e, toplama kamplarına da değiniyor, Leopardi, Manzini, Dante, Ungaretti gibi İtalyan edebiyatının adlarına da yer veriyor. Gündelik hayattan sahneler de aktarıyor, kendi serüveninden çıkarımlarda da bulunuyor. Kısa hikâyeler de yazıyor. Ama en çok okuruyla “konuşuyor”. Üzerine kitaplar yazılacak edebiyat tartışmalarını “bir paragrafta” sonlandırıyor. Nietzsche’den başlattığı “kestirmelerin soy kütüğünü” Freud ile tamamlıyor. Ne mutlu Saba’yı okuyacak olanlara…

 Büyük Mübadele / Kemal Arı / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

1919-1922 tarihleri arasında yaşanan Milli Mücadele’nin kazanılmasının ardından Anadolu’daki Rumların bir kısmı Yunan ordusu ile birlikte yaşadıkları toprakları terk etmeye başladı. Lozan Barış Konferansı toplandığında nüfus değişimi (mübadele) konusu ivedi olarak gündeme geldi ve Türkiye ve Yunanistan, savaş sonrası ortaya çıkan azınlık sorunlarının bir nüfus mübadelesi ile çözülmesini kabul etti. Komisyonların tartışmalı konularda uzlaşma sağlamasıyla, 30 Ocak 1923 günü Türk ve Rum Nüfus Mübadelesi’ne İlişkin Sözleşme ve Protokol imzalandı. Kendi alanında yirmi beş kitabı ve değişik dillerde yayınlanmış 100’e yakın makalesi bulunan Prof. Dr. Kemal Arı bu çalışmasıyla, Türk-Yunan Savaşı’nın hemen sonrasında gerçekleştirilen mübadelenin 100. yılında, ağırlıkla Türkiye’ye zorunlu göç ile göçe ilişkin sorunları doğrudan yaşamış insanlara, toplumsal oluşumlara ve bu oluşumların siyasal düzeyde yansımalarına odaklanıyor.

Bir Masal İsmet Özel’i / Selahattin Yusuf / Kapı Yayınları

Türk şiirine büyük katkılarda bulunan İsmet Özel, kuşkusuz Türkçenin en büyük şairlerinden biridir. Türkiye’de bu konuda bir tartışma veya kafa karışıklığı bulunmamaktadır. Ancak bir entelektüel olarak İsmet Özel, daima hararetli tartışmaların odağındadır. Özellikle 1990’larda geliştirdiği “Türklük” imgesi etrafında yoğunlaşan bu tartışmalar, günümüzde de devam etmektedir. Selahattin Yusuf’un bu çalışması, 2000’li yılların başında, mezunu olduğu Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde bir yüksek lisans tezi olarak tasarlanmıştı. Tez, yazarın o dönemde tamamen edebiyata yönelmesi ve akademik hayattan uzaklaşmasıyla savunulmadan kaldı. Ancak Selahattin Yusuf, metnin Türk entelektüel hayatına bir katkı olabileceğini düşündü. İsmet Özel’in bir entelektüel olarak portresini veren “Bir Masal İsmet Özel”i günümüzde devam eden hararetli tartışmalara, büyük şairin evrenine kaynaklar üzerinden bir yolculuk deneyerek katkıda bulunuyor. 

Bekârlar Balosu & Fransa Kırsalında Köylülerin Krizi / Pierre Bourdieu / Dergâh Yayınları

Pierre Bourdieu’nün yaşarken yayımladığı son kitabı “Bekârlar Balosu” kendi toplumsal kökenlerine dair bir yolculuk sunuyor. Fransız sosyolog, bu kitapta Fransa’nın güneybatısında büyüdüğü mazbut Béarn bölgesinin II. Dünya Savaşı sonrası dönüşümüne odaklanıyor. Tarımsal dönüşümle albenisini yitiren çiftçilik ve patriyarkal iç evreni, 60’larda köylü erkekleri evlenilemez kılar.  “Bekârlar Balosu, Bourdieu’nün kurallardan stratejiye uzanan kendi teorik yörüngesinin gelişimini göstermektedir. Bourdieu’nün çalışmalarını daha zengin bir şekilde anlamak isteyenler, habitus, strateji, sembolik tahakküm ve düşünümsellik gibi temel kavramların ilk izlerini burada bulabilirler. Kitap, habitustan ilham alan uygulamalar olarak kavramsallaştırılan evlilik stratejilerinin büyük ölçüde ampirik bir tanımından, geniş bir ulusal (şimdi küresel) sembolik tahakküm pazarı içindeki yerlerine kadar entelektüel bir yolculuk olarak okunabilir. Bourdieu, bu sosyal evreni avucunun içi gibi biliyor.”

 

Prof. Dr. Şaban Sağlık’tan Tavsiyeler

Hikâye/Anlatı/Yorum, Popüler Roman Estetik Roman, Cahit Sıtkı Tarancı’nın Hikayeleri Üzerine Bir İnceleme ve Bir Popüler Romancı Esat Mahmud Karakurt – Bir Estetik Romancı – Ahmet Hamdi Tanpınar eserlerinin yazarı Prof. Dr. Şaban Sağlık’a “Hangi kitapları okuyalım?” diye sordum. İşte aldığım cevaplar:

İnsan Açısından Edebiyat / Nermi Uygur / Yapı Kredi Yayınları

“İnsan Açısından Edebiyat” ilk defa 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları tarafından basıldı. Bu kitap genel yorum kuramından sözlü ve yazılı edebiyat estetiğine, metin eleştirisinden sanat felsefesine uzanan çeşitli yöntem, amaç ve kapsamdaki kültür etkenliklerinin kesiştiği bir alanda yer almaktadır. Özellikle de edebiyatın kültür dünyasındaki yeri, şiir ve düzyazının biricikliği yazarın isteği, edebiyatla bilgi arasındaki alış-veriş, edebiyat ile ahlak ve devlet ilişkisi, yığın edebiyatının boyutları, edebiyat yönünden bağlanmalar, edebiyatın insan ve toplum mutluluğu açısından önemi gibi değişik ama birbiriyle akraba konularda derinleşmektedir. 

İslam’ın Bugünkü Meseleleri / Erol Güngör / Ötüken Neşriyat 

Yüzyılımızın ikinci yarısı “İslam’ın Uyanışı” denilen bir olaya şahit oldu. Bu uyanış bir yandan İslam ülkelerinin siyasi ve iktisadi güç kazanmaları şeklinde ortaya çıkarken, bir yandan da İslamiyet’in bir inanç sistemi ve hayat nizamı olarak bütün dünyanın büyük ilgisini çekmesi şeklinde görünüyor. Bu kitapta işte bu uyanışın sebepleri, görünüşü ve karşılaştığı problemler ele alınmıştır. Yazara göre İslam dünyasının bugünkü problemleri siyasi ve iktisadi olmaktan çok kültür meseleleridir ve İslam’ın uyanışı tam bir kültür hareketi haline dönüştüğü zaman köklü ve kalıcı neticeler doğurabilecektir. Kitapta İslam dünyası bütün olarak incelenmekle birlikte esas ağırlık Türkiye’ye verilmiştir.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde / Grigory Petrov / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Grigory Petrov, yayımlandığı dönemde Balkanlar’da olduğu kadar genç Türkiye’de de büyük bir ilgiyle karşılanan eserinde, uzun yıllar ulus kimliğine sahip olamamış, işgaller, toplumsal eşitsizlikler, yoksulluk ve türlü güçlüklerle boğuşmuş küçücük bir ülkenin her yönden kalkınmasının hikâyesi büyük bir hayranlık ve sevgiyle anlatır. Bir avuç aydının kılavuzluğunda halkın her kesiminden insan, aydınlar, işçiler, köylüler, sanatçılar, zanaatkârlar, eğitimciler örneğine az rastlanan bir çabayla küçük ülkelerine, uluslarına sahip çıkarlar. Grigory Petrov da sonuçlarını bizzat gördüğü bu çabayı, birlik ve beraberliğin, ulus bilincine sahip olmanın değerini, masalsı üslubuyla eserinin hemen her sayfasında vurgular. 

Edebiyat Mahkemeleri / Necip Fazıl Kısakürek / Büyük Doğu Yayınları 

Edebiyat Mahkemeleri bölümünde, 1945 Büyük Doğu dergilerinde neşredilmiş yazılarda, edebiyat dünyamızın ünlü isimleri mizah üslûbuyla bir mahkeme mizanseni içinde kritik ediliyor. Ayrıca farklı zaman ve mekânlarda Necip Fazıl nezaretinde yapılan sohbet toplantılarında Tevfik Fikret ve ayrı bir bahis olarak şiir ele alınıyor. “Doğu Edebiyatı” bölümünde Muallakat-ı Seb’a şairleri; Baba Tahir’den başlayarak ilk şehnameciler ve Firdevsi, hayatı, edebi kıymeti ve eserlerinden örneklerle anlatılıyor, “Dil Raporları” bölümünde “Zavallı Türkçe” ve “Dil Laboratuvarından” ana başlıkları altında bir taraftan lisana dair ölçüler verilirken, diğer taraftan, teşhisle birlikte, Türk dilinin içine sürüklendiği kaostan çıkması için çarelerin neler olabileceği üstünde duruluyor.

Önceki Yazı

Güllerin içinden; Özkan Uğur

Sonraki Yazı

Disney Plus’tan beklenmedik hareket

Son Yazılar

Sahnede kör oluyorum

Özellikle komedi yapımlarından tanıdığımız ama ters köşe yapan işlerle de seyircilerinin karşısına çıkmayı seven oyuncu Gökhan