Hanzala Yüzünü Dönecek Mi?

10 dakikada okunur

Aylin İZMİR
10 yaşında, ellerini arkada buluşturmuş, tüm dünyaya sırtını dönen Hanzala, yıllardır süregelen Filistin direnişinin en önemli sembolü… Ünlü karikatürist Naci el-Ali’nin kaleminden doğan bu çizgi karakter , Filistin’deki zulüm bitene kadar da yüzünü insanlığa dönmeyecek.

Naci el-Ali, Hanzala’yı “Ben Hanzala. Babamın adı: Önemli değil. Annemin adı: Nakba yani ‘büyük felaket günü’. Kız kardeşimin adı: Fatıma. Ayakkabı numaram: Bilinmiyor. Çünkü ben hep yalın ayakla dolaşırım.” şeklinde tanımlıyor. Naci el-Ali’ye “Hanzala’nın yüzünü ne zaman göreceğiz?” denildiğinde ise o, şu cevabı veriyor: “Arapların saygınlığı tamir edildiğinde, Arap bireyleri özgürlüklerini ve insaniliklerini geri kazandıklarında.” Hanzala’nın ellerini arkada kavuşturmasının bir reddiye tavrı olduğunu da sözlerine ekleyen Naci el-Ali, “Bize Amerikan usulü çözümlerin sunulduğu bir zamanda, Hanzala’nın ellerini arkada kavuşturması bir reddin ifadesidir.”
Ortadoğu’daki işgaller karşısında bu coğrafyada yaşayan insanların sessiz duruşlarına bir tepki olarak doğan Hanzala’nın çizeri Naci el-Ali, bundan 34 yıl önce Londra’da uğradığı bir suikast sonucu hayatını kaybetti.

Acıları Çizgiye Döktü
Filistinli karikatürist Naci el-Ali, 1938 yılında dünyaya geldi. Naci el-Ali, İsrail’in köyünü tamamen yok etmesi ile sürgün edilen bir ailenin çocuğu olarak Lübnan’daki mülteci kamplarında yaşamaya başladı. Tüm bunlar yaşanırken henüz 10 yaşındaydı. Yani Hanzala’nın hiç büyümediği yaşta… Naci el-Ali, Sabra ve Şatilla kamplarında yaşanan baskınlara bizzat şahit oldu. 1959 yılında Lübnan’daki Sanat Akademisi’ne başlayan Ali, mülteciliğin verdiği zorlu şartlar sebebiyle eğitimine devam edemedi. Yaşadığı dramı daha çocukken kaleme kâğıda döktü ve kısa sürede Arap dünyasının en çok tanınan karikatüristlerden biri haline geldi.
Ölümüne Dünya Sessiz Kaldı
1963 yılında Kuveyt’e giden Naci el-Ali orada gazeteciliğe başladı. 1974 yılında Ortadoğu’nun önemli dergilerinden olan Sefir dergisinde çalışmaya başladı. 1979 yılında Arap Karikatüristler Birliği Başkanı seçildi. Karikatürleri tüm dünyada takip edilir oldu. Ancak bu popülerlik, doğal olarak İsrail’i rahatsız etti. Bunun sonucunda hem kendisi hem ailesi çok sayıda ölüm tehdidi aldı. 22 Temmuz 1987 tarihinde Londra’da çalıştığı gazetenin ofisine giderken MOSSAD tarafından silahlı saldırıya uğradı. Boynundan vurulan Naci el Ali 38 gün komada kaldıktan sonra 29 Ağustos 1987 tarihinde şehit oldu ve Londra’da defnedildi. Naci el-Ali’nin, Halid, Usame, Leyla ve Cudi adında dört çocuğu vardı. Ölümünden bir yıl sonra Paris’te Dünya Gazete Yayıncıları Birliği Naci el Ali’ye “18. asırdan bu yana en büyük karikatüristlerden biri” unvanını vererek, “Altın Kalem Özgürlük Ödülü” ne layık gördü. Japonya’daki bir gazete tarafından ‘en iyi on karikatüristlerden biri’ seçildi. Yaşamı boyunca 40 binin üzerinde karikatüre imza attı. Bugün yaşananlara sessiz kalan dünya, Naci el-Ali’nin öldürülmesi karşısında da yine herhangi bir tepki göstermedi. 10 yaşında ayrıldığı Filistin’i bir daha hiç göremeyen Naci el-Ali, geride direnişin sembolü olan Hanzala’yı bıraktı. Naci el-Ali’nin tüm dünyaya olan küskünlüğünün bir ifadesi olarak ortaya çıkan Hanzala, üstü başı yırtık, yamalı bir çocuk olarak hala yaşanan zulmün dinmesini bekliyor.

Mazlumların Hepsi Filistinlidir!
Naci el- Ali, Hanzala’yı şöyle tanımladı: “Hanzala 10 yaşında doğdu ve her zaman 10 yaşında olacak. Vatanına döndüğünde de 10 yaşında olup büyümeye başlayacak. Doğanın kanunları ona işlemeyecek. O eşsiz. Her şey vatanına döndükten sonra normalleşmeye başlayacak. Onu yoksul ve acının sembolü olarak resmettim ve adını Hanzala koydum. En başta Filistinli bir çocuktu. Fakat şuuru, onu ulusaldan uluslararası bir yere taşıdı. Basit fakat sert bir çocuk. İşte bu nedenle insanlar onu sahiplendi ve kendi duygularını temsil ettiğini hissetti. Hanzala sadece Filistinli bir çocuk değil, Siyonistlerin işgallerine karşı çıkan, insanların haklarını savunan bir çocuk. “Hanzala’nın gözünde yoksullar Filistinlidir. Ezilenler, mazlumlar hepsi Filistinlidir. Sadece bir ülke olarak değil, insani anlamda bir Filistin.”
Ömrünü Filistin Davasına Adadı
Naci el-Ali, eserlerini en yakın dostu, Iraklı ressam Hani Mazhar’a teslim etti. Mazhar, “Ali, hem ülkesi Filistin’den hem İsrail gibi pek çok ülkeden ölüm tehditleri alıyordu. Bu nedenle eserlerini bana emanet etti” ifadelerini kullandı. Naci el-Ali ile 70’li yıllarda tanışan ve Kuveyt’te Al Qabas Gazetesi’nde birlikte çalışan Mazhar, Naci el-Ali ile dünyaya bakışlarının aynı olduğunu söyledi. Naci el-Ali’nin karikatüristliği kadar arkadaşlığının da çok iyi olduğunu belirten Mazhar, “Sanatı kadar şahsiyeti de mükemmel bir insandı. Konu ne zaman Filistin’e gelse çetin tartışmalar içerisine girerdi. Dünyadaki sorunlara odaklanır, zulümleri eserlerinde hep işlerdi. Tüm ömrünü Filistin davasına adamıştı. Hayatının her anında her ne işle meşgul olursa olsun aklında hep Filistin vardı” şeklinde konuştu. Naci El-Ali’nin yakın dostu Hani Mazhar’ın aktardıklarına göre Ali, Filistinli sanatçılardan dahi ölüm tehditleri alıyordu. Mazhar, Ali’nin öldürüleceğini hep dillendirdiğini belirterek konuyla ilgili bir anısını ise şöyle anlatıyor: “Bir keresinde Naci’yi ziyaret etmeye biri gelmişti. Naci, o kişiyle yaklaşık iki saat görüştü. O kişinin onu öldüreceğini anlayarak beni de yanına çağırmıştı. Bunları bazı eserlerine konu edinmişti.”
Siyonistler Yaşamasını İstemedi
Mazhar, arkadaşının ölüm haberini aldığında ise hissettiklerini şu sözlerle dile getiriyor: “Onu Kuveyt’ten Londra’ya ben yolculamıştım. Bana “Beni öldürecekler” demişti. Kuveyt hükümeti de Naci’yi tehdit ediyordu. Ona, “Kuveyt’ten çıkmazsan seni öldüreceğiz” demişler. Londra’ya gittiğinde de sürekli telefonlaşırdık. Ben de Londra’ya gitmeye karar vermiştim ki ben gitmeden onun ölüm haberi geldi. Onu bir daha göremedim. Filistin’in acısını karikatürleriyle tüm dünyaya duyurduğu için siyonistler yaşamasını istemedi.”

Önceki Yazı

Filistin ve Filistinlilerin Geleceğine Dair Çok Umutluyum

Sonraki Yazı

Dünyaca Ünlü İsimler Filistin’in Yanında Saf Tuttu

Son Yazılar

Suveydâ Vizyonda

Usta yönetmen, senarist ve yapımcı Mesut Uçakan'ın yeni filmi "Suveydâ" izleyicisi ile buluştu.