İçimize doğru yolculuk zamanı

8 dakikada okunur

Ramazan ayının uğradığı dijital ekranda bu sayıda; Mubi’de yer alan “Zeytin Ağaçları Altında”, Gain’de yer alan “Tenere”, Netflix’te yer alan “Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel” yapımları yer alıyor. İzlemeyi değil dinlemeyi tercih edenlere ise podcast önerileri bulunuyor.

Ali Şeriati eserlerinin ilk sayfasında “Sizi rahatsız etmeye geldim.” cümlesiyle karşılar okuyucularını. Ramazan ayının manevi iklimi her bir yanımızı sararken bir yandan da bizi rahatsız etmesi gerektiğine inanırım. Dünya hayatı üzerine düşünmemiz, aksayan, kanayan noktaları fark etmemize vesile olmasını beklerim. Çünkü insanlık için başka vakitlerden geçiyoruz. Geçerken de insanlığımızı kaybediyor, kaynakları sonuna kadar yarın yokmuşçasına kullanıyoruz. İsraf ediyoruz, merhametsiz davranıyoruz, düşünmüyoruz. Zamanın ve hayatın yavaşladığı Ramazan günlerinde izlediklerimizle biraz kendimizi rahatsız etmemiz gerekiyor ki. Ramazanımız Ramazan olsun.
Başka bir bakış açısı sunan “belgeseller”
Eğitici ve öğretici olarak konumlanan belgesellerin rotası son yıllarda değişiyor. Didaktik bir yapıdan ziyade sanatsal olarak güçlü ve içeriğiyle farklılık sunan belgeseller yükselişe geçiyor. Onlardan biri de bisikletiyle dünyayı gezen Hasan Söylemez’in çektiği Tenere belgeseli. Tenere, Nijer’in Agadez şehrinden yola çıkarak Libya ve oradan Avrupa’ya ulaşmak için çölü geçmeye çalışan Afrikalıların bilinmeyen hikâyesini anlatıyor. Çölün sonsuzluğu belirsizliğinin peşinde giden Agadezli Beşir’i izliyoruz. Uzun ve belirsiz yolculuğa kamyonla çıkılıyor. Kamyonda hayvanlar, eşyalar ve insanlar yer alıyor. Nuh’un gemisini andıran bu kamyonda herkesin beklentisi, gitmek istediği noktalar farklı. Ama hepsinin birlikte çölü geçmesi gerekiyor. Beşir yola çıkarken “Sahra’da yaşanan her şey Allah’ın takdiridir” diyor. Tenere bizlere bambaşka bir dünyayı gösteriyor. Kendi dünyalarımıza, sorunlarımıza boğulurken Tenere bizlere mekanlarımızın dışarısını çıkma fırsatı veriyor. Verdiği fırsatla bizlere hunharca kullandığımız kaynaklarımızı, zamanımızı, imkânlarımızı sorgulatıyor. Hem Mubi hem de Gain platformlarında Tenere’yi izleyebilirsiniz.
“Az çoktur” sloganıyla yakın zamanda herkesin bir şekilde gündemine aldığı minimalizm, sade bir hayatı temel alıyor. İhtiyacından fazlasını kullanmamayı teşvik ediyor. Tüketim kültürüne karşı bir duruş sergiliyor. İnsanı tüketim kültürünün yarattığı kaostan, stresten uzaklaştırmayı öneriyor. Netflix’te yer alan “Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel”i iki arkadaş Joshua Fields Millburn, Ryan Nicodemus’un eşyaların mutluluk getirdiğini varsayan Amerikan idealini reddetme süreçlerini anlatıyor. Kişisel bir yolculuk olarak başlayan minimalizm onlar için sonrasında bir yaşam biçimine dönüşüyor. Onların hikayelerini izledikten sonra kendinize, eşyalarınıza alıcı bir gözle baktığınızda ne kadar çok fazlalık içerisinde olduğunuzu fark edebilirsiniz.
Derinden yakalar insanı Kiarostami sineması
Usta yönetmen Abbas Kiarostami, filmleriyle kalplerimizi en derinden yakalar. Bir yandan içimizi bir naiflik, bir duygusallık kaplar. Diğer yandan ise hayata dair derin bir sorgulamaya götürür. Köker üçlemesinin son filmi “Zeytin Ağaçları Altında” o filmlerden biri. Karşlılıksız bir aşkın acısını, öfkesini ve hüznünü her bir zerremizde hissediyoruz. Aynı zamanda da bir toplumun kendi içindeki sorunlarını, bakış açı farklılıklarını görüyoruz. Kuzey İran’da bir köyde geçen film “Ve Yaşam Sürüyor”dan bir sahnenin çekim sürecini ve amatör oyuncu Hüseyin’in Tahire’ye olan karşılıksız aşkını anlatır. Hüseyin’in evlilik talebi kızın ninesinden olumsuz cevap alır. Hüseyin bir yandan filmde Tahire ile karşılıklı oynar. Sahne aralarında ise ona olan aşkını, neleri yapabileceğini, okumasını destekleyeceğini dile getirir. Ondan olumlu bir cevap duymak için çabalar. Tahire sessizliğiyle cevap verir. Onun sessizliği, suskunluğu Hüseyin’in çabalamasını, ısrarını arttırır. Ağaçlar arasında kaybolan Tahire’nin arkasından giden Hüseyin’in sahnesiyle biten filmde açık uçlu finaliyle bizi sorularımızla baş başa bırakır. Kiarostami sineması Ramazan ayında manevi ikliminizi hem yumuşatır hem de gönlünüzü sıkıştırır.
İzlemektense dinlemeyi tercih edenlere
Podcast dinlemek hayatımıza son zamanlarda giren bir eylem. İzlemek gibi belli bir konsantrasyonu, ortamı gerektirmediği içinde ev işi yaparken, yolda giderken, çalışırken dinlenebiliyor. Nereden dinleyebiliriz derseniz Spotify, SoundCloud sizin için doğru adresler olur. Nilay Örnek’in alanında yetkin isimlere sorduğu Nasıl Olunur? sorusu üzerine kurulu podcastin; oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan, komedyen Cem Yılmaz ve sinema yazarı Mehmet Açar’ın kendi yolculuklarının anlattıkları bölümler dinlenebilir. Televizyon, sinema ve edebiyat olsun derseniz daha hayatın içinden bir podcast olan Fidiro Kahvesi’de sizin için güzel bir öneri olabilir.

Önceki Yazı

Çocukların kitaplığına da Ramazan sevinci gelsin

Sonraki Yazı

Ramazan’ın manevi atmosferini müzikle de hissediyoruz

Son Yazılar

Yapay Sherlock Holmes

IQ’sunun 190 olduğu tahmin edilen Sherlock Holmes şimdiye kadar yazılmış en zeki karakterlerden biridir. Yazar Sir

Doğu’da masalsı aşklar bitmez

Gazeteci Yazar Samet Doğan’ın üçüncü romanı “Beni Yemen’de İtalyana Benzetirler” Ketebe Yayınları’ndan çıktı. İçinde aşkı, arkadaşlığı