İstanbul Boğazı’nın Manevi Muhafızları

8 dakikada okunur

Şeref YUMURTACI
Aşkın, sevdanın ve umudun şehridir İstanbul…
İşte sizlerle bu aşkın belki de en önemli noktası adına şarkılar, şiirler, kitaplar, makaleler, destanlar, efsaneler yazılmış baktığımız her köşesinde bize bir hikâyeyi fısıldayan İstanbul Boğazı’na, Boğazın dört manevi muhafızına yolculuğa çıkacak, Fatihalarımızı okuyarak boğazın manevi havasını soluyacağız. Denizciler İstanbul Boğazı’nın dört manevi bekçisi olduğuna inanır. Bunlar Üsküdar’da Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri, Beykoz’da Yûşa Hazretleri, Sarıyer’de Telli Baba Hazretleri ve Beşiktaş’ta Yahya Efendi Hazretleri’dir…
İlk Durak Şeyh Yahya Efendi
Şeyh Yahya Efendi, Kanuni Sultan Süleyman’ın süt kardeşi, Sultan Süleyman’ın tabiri ile onun ağabeyidir. 1495 yılında Trabzon’da doğmuştur. Müftü Ali Çelebi, Zembilli Ali Efendi gibi devrin önemli âlimlerinden ders almış ve Cambaziye Medresesinde müderrislik yapmıştır. Müderrislikten sonra, bugün üzerinde türbesinin ve mezarlığın da bulunduğu bu yeri satın almış, bir ev, bir mescit, küçük bir medrese, hamam ve çeşme yaptırarak burada inzivaya çekilmiştir. Türbe, Beşiktaş’ta Çırağan Sarayı’nın karşısında 1570 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Hem Şeyh Yahya Efendi’nin sağlığında hem de vefatından sonra burası çok ziyaret edilen bir yer olmuştur. Özellikle denizcilerin seferden sonra türbeyi ziyaret etmesi bir adet haline gelmiştir.
Telli Baba Hazretleri
Sarıyer ve Rumeli Feneri arasında Rumeli Kavagı’nın girişinde bulunan türbe hakkında pek çok rivayet ve efsane vardır.
Söylentiye göre buralara daha önceleri Telli Tabya denilmekteymiş. Bu türbede de Telli Tabya ‘da balıkçılık yapan bir ermiş yatmaktaymış. Telli Tabyalı ermiş zamanla “Telli Baba” olmuştur. Bir rivayete göre de Telli Baba; Fatih döneminde tabur imamlığı yapan Abdullah Efendi’dir. Şehit olmuştur bir kız onu rüyasında görür. Rüyasından yola çıkarak Telli Baba’nın mezarını bulur ve genç kız hızlı bir şekilde iyileşir. İyileştikten sonra birçok kişinin türbeyi ziyaret etmesine vesile olur. Başka bir rivayete göre ise; Telli Baba aslında bir memurudur. Gemilerde kılavuzluk ettiği bir gün denizin kabardığını ve kabaran denizde küçük bir kayık içinde genç bir kızla delikanlı görür. Ardında hemen onları kurtarmak için denize atlar; kızı kurtarır fakat erkeği kurtaramaz. Genç kız yıllar sonra evlenmeden önce Telli Baba’ya teşekkür etmeye gider ancak Telli Baba’nın vefat ettiğini öğrenir bunun üzerine kız ağlayarak telli duvağını mezara bırakır.
Türbenin yapısı diğer türbelerden farklıdır. İçeride bir sanduka ve namaz kılınabilecek küçük bir oda bulunmaktadır. Bu odada da Boğaz’a açılan küçük bir pencere bulunmaktadır. Günümüzde: burası özellikle yeni evlenen çiftlerin uğrak yeridir.

Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri
Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri 1541 yılında Şereflikoçhisar’da dünyaya gelmiştir. Anadolu’nun büyük evliyalarındadır. Ayasofya Medresesinde eğitim gördüğü esnada hocası Nazırzade Ramazan Efendi ondaki yeteneği görerek yanına almış ve vefat edene kadar yanından ayırmamıştır. 1576 yılında Nazırzade Ramazan Efendi’nin vefatı üzerine onun yerine Bursa kadısı olmuştur. Bursa kadılığı yaptığı esnada rüyasında cennetlik sandığı kişileri cehennemde, cehennemlik sandığı kişileri cennette görünce uyanır uyanmaz Üftade Hazretlerinin yanına gitmiş ve ona teslim olmuştur. Malını mülkünü Bursa’da fakirlere dağıttıktan sonra Üftade Hazretlerinin özel olarak yaptığı bir sopaya ciğer takarak pazarda ciğer satar. Bir süre sonra Üftade Hazretleri onun kemale erdiğini anlar ve onu İstanbul’a yollar.
İstanbul’a geldikten sonra, Üsküdar’da I. Ahmet devrinde kurduğu dergâhta öğrencilere yetiştirir. Küçük Ayasofya ve Fatih Camilerinde dersler verir. 1628 yılında vefat etmiş ve Üsküdar Gülfem Hatun Mahallesi Mektep Sokakta bugün Aziz Mahmut Hüdai Cami’nin bulunduğu yere defnedilmiştir.
Yuşâ Hazretleri
Yuşa Hazretleri Tepesi, Boğaziçi Anadolu kıyısındaki Anadolu Kavağı semtinin tepelerinde denizden 201 metre yükseklikte bulunan ve Hazreti Yuşa Peygamber’in (M.Ö. 1082-972) türbesinin bulunduğu rivayet edilen bir tepedir. Muhteşem bir boğaz manzarasına sahip olan Yuşa Tepesi, aynı zamanda Çamlıca Tepesi‘nden sonra gelen İstanbul’un ikinci en yüksek tepesi konumundadır.
Türbede gömülü olan zatın Yuşâ Hazretleri olduğuna inanılmaktadır. Hazreti Yuşâ bir rivayate göre Musa Peygamber ile birlikte Mecmeu’l-Bayreyn’e yani Boğaziçi’ne gelmiş ve vefat ederek bu tepeye gömülmüştür.

Hüdayi Hazretleri’nin sevenlerine duâsı:
“Yâ Rabbî! Kıyâmete kadar bizim yolumuzda bulunanlar, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip rûhumuza Fâtiha okuyanlar bizimdir… Bize mensub olanlar, denizde boğulmasınlar; âhir ömürlerinde fakirlik görmesinler; îmanlarını kurtarmadıkça ölmesinler; öleceklerini bilsinler ve haber versinler ve de ölümleri denizde boğularak olmasın!..”

Önceki Yazı

Desenlere Olan Sevgimizi Paylaşmak Harika

Sonraki Yazı

Memleketin Her Yerine Oyun Götürdük

Son Yazılar

Suveydâ Vizyonda

Usta yönetmen, senarist ve yapımcı Mesut Uçakan'ın yeni filmi "Suveydâ" izleyicisi ile buluştu.