İstanbul’un Kültür Sanat Rotasını Çizelim mi?

/
10 dakikada okunur

Ahmet Cem Şadoğlu

Medeniyetlerin başkenti, kültür sanat şehri İstanbul… Eşsiz manzarasıyla boğazı, çağlardan gelen tarihi ve kültürel mekânları, Türkiye’nin her bölgesinden mutfağı ve alışveriş dünyasıyla çeşitliliğiyle dünyanın cazibe noktalarından bir tanesi olarak inci gibi parlıyor. Dünya coğrafyaları arasında kültür köprüsü olan İstanbul’un bu zenginliği kültür sanat faaliyetlerine de yansıyor.

Tarihi Yarımada: Fatih
Her Yıl milyonlarca turisti ağırlayan yarımada içerisinde tam bir açık hava müzesi olan İstanbul’un kalbi Fatih, birçok kültürel ve sanatsal faaliyete de ev sahipliği yapıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen ve 2018 yılında ziyarete açılan 600 yıllık Şerefiye Sarnıcı’nda, büyüleyen atmosferinin yanı sıra sergi ve konser etkinliklerine de tanıklık edebilirsiniz. Heykel ve obje sergilerine ev sahipliği yapan tarihi mekânda sezon içerisinde akustik konserler de gerçekleştiriliyor.
Osmanlı’nın Avrupa’ya Avrupa’nın da Doğu’ya açılan noktası olan, II. Abdülhamid Han tarafından Alman mimar ve mühendis A. Jasmund’a projesi çizdirilen İstanbul Sirkeci Garı 1980 yılında işlemeye başladı. İlk olarak Sultan Abdülmecid tarafından, ikinci defa Sultan II. Abdülhamid tarafından projelendirilen şimdiki adıyla Marmaray Projesi’nin hayata geçmesiyle İstanbul Sirkeci Garı seferlerini durdurdu. Bu tarihi yapı, oluşturulan müze ve fuar ala-nıyla yaşamaya devam ediyor. Müzesinde demiryolu serüvenin sergilendiği İstanbul Sirkeci Garı’nda kitaptan gastronomiye, alışverişten antikaya çeşitli fuarlara katılabilirsiniz.Fatih Sultan Mehmed tarafından 1453’te “Medaris-i Semaniye ve Fatih Darüşşifası” ismiyle kurulan, günümüze kadar aralıksız eğitim veren, Türk eğitim tarihinin nişanesi İstanbul Üniversitesi’nde; sempozyumdan atölyeye, sergiden konsere zengin çeşitlilikteki etkinliklere katılabilirsiniz. Etkinlik gerçekleştirilen merkez ve salonların içerisinde, rektörlük binasında bulunan doktora salonu saray havasındaki dizaynıyla dikkat çekiyor.
Fatih Sultan Mehmed Han’ın hikâyesini bildiği Azize İrene’ye olan saygısından dolayı camiye çevirmediği diye anlatılan İstanbul’un fethinden sonra camiye çevrilmeyen Aya İrini Kilisesinin, yapısında büyük değişiklikler yapılmamıştır. Günümüze kadar ulaşan yapı, 19. yüzyılda Osmanlı’nın ilk müzesi olarak sanat hayatına başladı. O dönemde eski silahlar ve eski eserler Koleksiyonlarına yer verilen müze daha sonrasında 1875’te Çinili Köşk’e taşındı. Topkapı Sarayı sınırları içerisinde yer alan Aya İrini Klisesi Müzesi’nde 1970’li yıllardan itibaren konser, sergi ve açık oturum etkinlikleri düzenleniyor.III. Mehmed Han döneminde yapılmaya başlanan ve IV. Mehmed Han döneminde inşası tamamlanan Eminönü’de bulunan Yeni Camii’nin külliyesinde yer alan Hünkâr Kasrı, İstanbul Ticaret Odası tarafından restore edildi. Restorasyonu tamamlanan 2009 yılından itibaren her yıl onlarca sergi ve sanatsal etkinlikte sanatseverleri buluşturan Hünkâr Kasrı; giriş kapısındaki ağaç işçiliği, içerideki çinili ocaklar, duvarları kaplayan çinili panolar, renkli cam pencereler nadide işçilik örnekleri olarak kabul ediliyor.
Tarihi yarımadada etkinlik üreten konumların haricinde; Osmanlı’nın son müzesi olan Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, 1869 yılında “Müze-i Hümâyûn” adıyla kurulan İstanbul Arkeoloji Müzesi, Gülhane Parkı’nda bulunan 9-17. yüzyılların bilimsel ve teknik gelişmelerini yansıtan İslâm Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, basın teknolojisinin gelişimini nostaljik deneyimle gözlemleyebileceğiniz Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi yer alıyor.

Harbiye ve Kongre Vadisi
Harbiye; ulusal ve uluslararası platformda, Türk ve yabancı devlet erkânından yıldız sanatçılara, gastronomiden teknolojiye birçok fuara ve dünyanın dört bir yanından katılımla büyük toplantılara yıl boyunca ev sahipliği yapıyor. İstanbul’un en prestijli mekân ve sahnelerin bu-lunduğu vadide yer alan İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, teknik altyapısı ve çeşitli salon kapasiteleriyle kongre, toplantı ve fuarların markalaşmış noktası konumunda.
İstanbul’un en büyük kongre merkezi olma özelliğini taşıyan İstanbul Kongre Merkezi, 3 bin 555 kişilik oditoryum salonu ve 20 bin m2’yi aşan etkinlik alanı ile göz kamaştırıyor. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı da komşusundan hiç de eksiği olmayan bir kompleks olarak misafirlerini kabul ediyor.
4 bin 760 cilt yazma eser, 40 bine yakın Arap harfli kitap, 24 binleri bulan yabancı dilde kitap, süreli Arap ve Latin harfli dergi ve gazeteler, Ermenice basılı kitaplar ile Atatürk Kitaplığı’nda boğaz manzarasında kalem ile kâğıdın buluşmasına tanıklık edebilirsiniz. Atatürk Kitaplığı, bünyesinde barındırdığı geniş eser yelpazesinin haricinde yıl içerisinde çeşitli sergi ve söyleşi etkinlikleri de gerçekleştiriyor.

Türkiye’nin en önemli açık hava sahnesi olan Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda; cazdan popa, tiyatrodan sahne gösterilerine kadar geniş etkinlik yelpazesinde yerli ve yabancı sanatçılar performans sergiliyor. Harbiye, yaz döneminde adeta bitmeyen festival tadında yıldızlar geçidine dönüşüyor. Yarım asırlık yaşını çoktan alan, bir asırlık çınar olmaya koşan bu tarihi mekân; müzik dünyasının en iyilerine yer verirken, İstanbul Şehir Tiyatrola-rı’nın en seçkin performanslarını da sahnesinden seyirciye aktarıyor.
Etkinlik dönemi olarak sonbahar ve kış mevsimini bahar ile tamamlayan, akustik ses sistemi ve teknik altyapısıyla Avrupa’nın sayılı sahnelerinden biri olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda; müziğin her rengini bulabilirsiniz. 30. yılını dolduran CRR’de, konserler hari-cinde dönem boyunca önemli sergiler ziyaretçilere açılıyor.
Asaletini sanat camiasına kabul ettiren CRR, 2017 yılında salona uygulanan Meyer Sound Constellation ile başka bir dünyaya geçiş yaptı. Salon içersine yerleştirilen 209 hoparlör ve 54 mikrofonla, müzik severlerin alışkın olduğu iç dizaynı bozmadan uygulanan yalıtım ile kusursuz bir akustik ortam sunuluyor. Sahnedeki her enstrümanı ve sesi ayrı ayrı hissedebilmek muhteşem bir duygu! Bilim adamları, mühendisler ve sanatçılar tarafından geliştirilen bu sistem Türkiye’de ilk uygulanan sistem olarak kayıtlara geçti.

Önceki Yazı

Türk Japon İlişkileri ve Ertuğrul Fırkateyni’nin İlişkilere Etkisi

Sonraki Yazı

ABD Mahkemesinden Gılgamış Kararı

Son Yazılar

Suveydâ Vizyonda

Usta yönetmen, senarist ve yapımcı Mesut Uçakan'ın yeni filmi "Suveydâ" izleyicisi ile buluştu.