Kandahar

7 dakikada okunur

Kandahar Büyük İskender’in gelişi ile batılı tarihçilerin ilgisini çekmiş, hakkında çok sayıda yazılar ele alınmıştır. Antik Yunan’ın meşhur tarihçilerden Herodotos kitaplarında Kandahar’dan “Arakozya” adıyla bahsetmektedir. 1700’lerin başlarından beri Afganistan’ın başkenti konumuna gelmiş olan Kandahar geniş ovalıklara, yalçın dağlara, verimli topraklara sahip bir şehirdir. Kandahar eskilerden bu yana bölgenin en önemli transit, ticaret konumundadır. Bunun için Kandahar, Afganistan’ın Güney bölgesine etkisini bırakacak denli iyi bir ekonomiye sahip olmuştur.

Kandahar ismi ve isimlendirmesiyle ilgili çeşitli rivayetler mevcuttur. Bazı tarihçiler Kandahar isminin, Büyük İskender’in buralarda (İskenderiye) ismiyle bir şehrin kurulmasından kaynaklandığını düşünmektedirler. Tarihçilerin bir kısmı da bu iddiayı reddetmekle birlikte Büyük İskender’in bu bölgeye gelmeden önce bile Gandarosya (Kandaharosya) adında bir şehrin var olmasından bahsetmektedirler. Üçüncü bir rivayete göre; Gandahara’nın halkını bu bölgeye yerleştikten sonra bölgeye Gandahara ismi verilmiş fakat daha sonra Arapların gelişiyle bu isim Kandahar’a dönüştürülmüştür. Ünlü tarihçi Hirodots Paktika’nın1 dört kabilesinden ilk (Gandahari) kabilesinden bahsetmektedir. Ona göre; Gandaharilerin veya Kandaharilerin yaşadığı bölgeye tarihin bütün devirlerinde Gandahara denilmekteydi. Diğer bir yandan Avista’da bu bölgede (Gandahara veya Gandofaara) adındaki bir pehlivandan bahsedilmektedir. Argandab civarlarında bir şehir kurmuş ve bu şehrin padişahı olmuştur. Ve bu bölgenin ismi Kandahar olarak kalmıştır.

Çok eski tarihlerde Kandahar (Harıh- Havay- Tıy) veya ( Harıh vity)  isimleriyle yazılmıştır. O zamanlarda Harahvati (Sarasvati) Argandab’ın ismiydi ve Arahosya Argistan’ın ismiydi. Bunların merkezi Arahostin’di. Sonralarda Yunanlılar buralara Arahosya, Arakozya veya Arakosya demiştir.

Sasaniler, Kidariler ve Kabilşahlar zamanlarının olaylarında Kandahar’dan (Rahac, Rahaç, Rahaz) olarak bahsedilmiştir. Arapların gelişiyle bu isim Arahosya’dan Alrahc veya Alrahz olarak dönüştürülmüştür.

Bu bölgede merkezi şehir Rahc’dı ve Gaznevîler zamanında Tekinabad merkezi şehir idi. Bunun için Kandahar fecî veya harabe bir şehir olarak kalmış. Bu dönemin yazılıp çizilmiş olan kaynaklarında Kandahar’dan bahsedilmemektedir. Bu devirden sonra Kandahar ün kazanmaya başlamaktadır. Bu da şehrin kuruluş tarihi ile alakalıdır. (Malak Hüseyin Alavedin-i Gori) üç kardeşin (Malak Kütbudin-i-Sori’nin, Sayfudin’in ve Sam Bahaudin’in) intikamı için Gaznevî İmparatorluğu’nu yıkarak her kardeşin karşılığında Gaznevîlerin bir şehrini harabeye çevirdi. Gazne, Takinabad ve Bust şehirlerini yerle bir etti. Bundan sonra Kandahar’ın ismi daha sık bir şekilde anılmaya başlamaktadır. Tarihçi Sayfi Tarihname-i-Hirat adında kendi kitabında Kandahar’dan Arapçalaşmış şeklinde bahsetmektedir.

1700’lerin sonlarında çeşitli nedenlerden ötürü Ahmed Şah Dürrani’nin vefatından sonra tahta çıkan oğlu Temur Şah tarafından Kandahar yerine Kabil başkent haline gelmiştir. Başkentin Kabil’e taşınmasında en önemli faktörlerden biri Kabil’in Kandahar’a göre Delhi’ye daha yakın olması idi. Dolayasıyla Afgan yöneticiler bu hamleyle Hindistan’daki karmaşık durumlarına daha yakın olmayı hedeflemiştir. Başkent taşımasının diğer önemli bir sebebi ise Kandahar’daki güçlü ve köklü kavim liderlerinin esaretinden devletin kurtarılması idi.

Buna rağmen iki yüz senedir Kandahar gerek ekonomik gerek siyasal, sosyal, kültürel anlamda etkisini sürmektedir. Son 300 senedir Afganistan çok istisnai durumlar dışında hep Kandahar kökenli önemli aileler tarafından yönetilmiştir. Bu anlamda kendisi Kandaharlı olamayan şimdiki Afgan cumhurbaşkanı Eşraf Gani’nin “ Kandahar Afganistan’ın siyasi kalbidir.” sözü gayet anlamlı hale düşmektedir.

Tüm bu iyi ve müspet yönleriyle birlikte Kandahar Afganistan’ın diğer önemli büyük şehirleri olan Kabil, Hirat, Mezar-i Şerif, Gazne ve diğerleri gibi özellikle son kırk senedir savaş içinde büyük hüsranlara maruz kalmaktadır. Klasik tarihi çehresinde eski güzelliği kalmamış olan Kandahar günümüzde bile savaşın toz ve gürültülerinden rahatsızlık duymaktadır. Zamanında Delhi, Meşhed, Sistan, Beloçistan, Lahor gibi önemli bölge şehirlerine hükümdarlık yapmış olan Kandahar günümüzde ne yazık ki o ihtişamını kaybetmiştir. Ne yazık ki İslam dünyasında Kandahar’a benzeyen nice şehirler vardır ki azametini, manevi büyüklüğünü ve en önemlisi Müslümanlar için birleştirici özelliğini yitirmiş hale gelmiştir. Tekrar güzel günlerimizin umuduyla…

Önceki Yazı

Ramazan Penceremde

Sonraki Yazı

Kaçırılan Eserler: Anadolu’nun Gözyaşları

Son Yazılar

Filistin İçin Bir Akademi

Filistin insanlığın tarihi kadar derin. Eriha şehrini ziyaretimiz sırasında en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu öğrenmiş