Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
Yazan: Duygu Şahinler
Azerbaycan Ressamlar Birliği Üyesi ve Halı Tasarımcısı Elnara Rasulova’nın tasarladığı Karabağ Halıları, İstanbul Sirkeci’de sanatseverlerle buluşuyor. TÜRGEV ve Harı Bülbül Azerbaycan Vizyon Tiyatro Derneği iş birliği ile gerçekleşen bu halı sergisi, iki ülkenin dostluğunu pekiştiren ve Türk dünyasının ortak motiflerini içeren pek çok unsuru bünyesinde barındırıyor.
Bilindiği üzere Karabağ, yalnızca coğrafi bir bölge değil, Azerbaycan’ı tarihi ve kültürel açıdan etkileyen ve Türk dünyasının göz bebeği olarak da nitelendirilen önemli bir bölge. Karabağ’daki Türk varlığı binlerce yıl önceye dayanıyor ve bölgenin kadim folklor unsurları arasında dokumacılık öne çıkıyor.
Dokumacılık Türk dünyasının neredeyse tamamında son derece elzem ve muteber kabul edilen bir sanat. Bilhassa Azerbaycan, bu sanatı tanıtmak ve gelecek nesillere ulaştırmak için çok önemli faaliyetler gerçekleştiriyor. Bu faaliyetlere verilecek en somut örneğin, 1967’de kurulan Azerbaycan Halı Müzesi (Azərbaycan Xalça Muzeyi) olduğu biliniyor. Azerbaycan Sovyetler işgalindeyken kurulan bu müze, 2019’da bugünkü adını alıyor ve günümüzde Azerbaycan Milli Halı Müzesi (Azərbaycan Milli Xalça Muzeyi) adıyla anılıyor. Bu müzede Sergiler Müdürü olarak görev yapan Elnara Rasulova, aslen Karabağlı bir tasarımcı. 10 yaşındayken ayrılmak zorunda kaldığı memleketi Laçın başta olmak üzere eserlerinde Karabağ’ı ilmek ilmek işliyor. Hatta Karabağ Zaferi’ni adeta bir tablo olarak bizlere sunuyor ve iki kardeş ülkenin birlikteliğini eserlerine yansıtıyor.

Elnara Hanım’ın tasarladığı halılar ve antik Karabağ halıları, Sirkeci’de bulunan GİF Safveti Paşa Yerleşkesi’nde sanatseverleri karşılıyor. Sergide 12 tasarım halı, 3 antik Karabağ halısı, 3 antik kelegay ve 2 kalemkâri örtü bulunuyor. Karabağ’ın sosyal ve kültürel yaşamını görebileceğimiz bu halılarda; geleneksel çevgan oyunundan harı bülbüle, meşhur Karabağ atlarından Azerbaycan’ın geleneksel mimarisine kadar pek çok unsur bulunuyor. Aslen Azerbaycan’a ait olan fakat şu an dünyanın çeşitli müzelerde bulunan halıların replikalarını tasarlayan Rasulova, bu önemli eserlerin şu an bilinçli olarak yarım bırakıldığını, ancak orijinalleri Azerbaycan’a döndüğünde tamamlanacağını vurgulamak için böyle bir çalışma yaptığını belirtiyor. Yarım bırakılan halılarda Şihli, Tebriz, Çelebi, Ejderha ve Kuba halıları bulunuyor. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için tasarlanan özel tasarım 2 halının da replikası bu sergide sergileniyor.
Ata Vasiyeti Oğul Zaferi: Karabağ
Sergide en çok dikkat çeken halı “Ata Vasiyeti Oğul Zaferi” adını taşıyor. Azerbaycan’ın eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in, oğlu İlham Aliyev’e vasiyet olarak Karabağ’ı bıraktığını anlatan bu halı, iki taraflı olarak sergileniyor. Bir tarafında Haydar Aliyev’in, Azerbaycan halkına ve oğluna yönelik olarak söylediği şu sözler betimleniyor:
“Ümit ediyorum ki sizlerle birlikte Şuşa’ya gideceğiz. İnanın ki gideceğiz. Şuşa, Azerbaycan’ın gözüdür. Her bir Azerbaycanlı için iftihardır. Şuşa tarihimizin ve medeniyetimizin sembolüdür. Laçın dağları da böyledir. Ağdam ki güzel bir şehir…Fuzuli, Cebrail, Zengilan, Bulaklı… Kelbecer’in o bulakları, o sıcak suyu, biz onlar olmadan yaşayamayız.”
Halının diğer tarafında ise ata vasiyetini yerine getirip Karabağ’ı işgalden kurtaran Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve II. Karabağ Savaşı’nı betimleyen semboller yer alıyor. Ziyaretçiler, Türkiye ve Azerbaycan bayraklarını her daim olduğu gibi özel olarak tasarlanan bu halıda da yan yana görebiliyorlar.
Karabağ’dan İstanbul’a Halı Sergisi”, 23 Ocak tarihine kadar Sirkeci’de bulunan GİF Safveti Paşa Yerleşkesi’nde ziyaret edilebilir. Bu sergi, Azerbaycan’ın zengin kültürel mirasına yakından tanık olmak ve iki kardeş ülkenin ortak değerlerini hissetmek isteyen herkesi bekliyor.
Yorum Yaz