“Medeniyet aklı”

23 dakikada okunur

Geçtiğimiz günlerde Esenler Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde müzisyen, siyaset, bilimci, bürokrat, yazar, şair  Savaş Ş. Barkçin ile Medeniyet Aklı başlıklı aylık derslerimize başladık. Hocamızın deyimiyle her derste bir konu üzerinden bizi ve dünyayı konuştuk ve konuşacağız. Takip edenler bilir; Savaş Bey’in “Medeniyet Aklı” isminde bir de kitabı mevcut. Arka kapak yazısında kitap şu şekilde tanıtılıyor: “Bu kitap “Biz kimiz?” sorusuna cevap vermek için yazıldı. “Biz kimiz?”, “Yerimiz neresi?”, “Nereden geliyoruz?” sorularına farklı bir bakış ile cevap vermeyi amaçlıyoruz. Tarihi, geçmişi anlamaya, günümüzü anlamlandırmaya ve geleceği inşa etmeye yarayan bir imkân olarak kullanıyoruz. Medeniyet Aklı kitabını her medeniyetin bir kurucu aklı olduğunu, sanattan devlet idaresine, dinden orduya kadar her yerde görülen uygulama, politika ve geleneklerin aslında tek bir dünya görüşüne, bir kurucu akla, bir “medeniyet aklı”na dayandığını göstermek için yazdık. O aklın özünü, işleyişini bugün de yararlanılacak şekilde sergilemek istiyoruz. Bu kitap bir tarih veya bilgi kitabı değil. Bir bilinç kitabı… Bunun için ayrıntı kalabalığına girmedik.” Bu bağlamda program sonunda Savaş Bey’e “Medeniyet teması etrafında hangi kitapları okuyalım” diye sordum. Aldığım cevapları sizlerle paylaşacağım. Sezon boyunca her ay devam edecek olan seminerimize de bekleriz. Bununla birlikte yine her sayıda olduğu üzere en son çıkan kitaplardan bir seçki oluşturdum. Öneriler kısmında ise tarih yayımcılığına kısa sürede önemli katkılar sunan Kronik Kitap’ın Ekim ayı içinde neşrettiği dört farklı önemli tarih yayımına yer verdim. İyi okumalar dilerim.

Yeni Çıkanlar 

Rum Düşünce Tarihi (1300-1900) / Remzi Demir / Muhayyel Yayıncılık

Osmanlı Düşüncesi, esasen bir “İmparatorluk Düşüncesi”dir, yani bu İmparatorluk’ta birlikte yaşayan, dolayısıyla birlikte düşünen “milletler”e (cemaatlere) mensup bir düşüncedir. Bu açıdan bakıldığında, dönemin epistemik faaliyetlerinin hakikate uygun bir şekilde betimlenebilmesi için sadece Türk ve/veya İslâm Düşüncesi’nin araştırılması ve yazılması yeterli olamaz; farklı dinlere ve mezheplere ve farklı kavimlere ve etnisitelere mensup insanların “İmparatorluk Düşüncesi”ne yapmış oldukları katkılar aydınlatılmadan ve Müslümanlar ile Gayr-ı Müslimler arasındaki düşünsel etkileşimler belirlenmeden, bu dönemin epistemik oluşumunu ve dönüşümünü doğru bir biçimde açıklamak mümkün değildir. 

 

18. yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden Akinari Ueda’nın en tanınmış eseri olan Yağmur ve Ay Öyküleri, birbirinden bağımsız dokuz fantastik öyküden oluşuyor. 

Şiirin Kısa Tarihi / John Carey / Alfa Yayınları

“Şiir nedir? Müziğin sesle ilişkisi neyse, şiirin dille ilişkisi odur. Şiir, özel kılınmış dildir. Özel kılındığı için hatırlanacak ve değerli görülecektir. Elbette ki her zaman bu şekilde işlemez. Yüzyıllar boyunca binlerce şiir unutulup gitmiştir. Ama bu kitap unutulmayanlar hakkındadır.” John Carey, yaklaşık dört bin yıl önce yazılmış, hayatta kalan en eski şiirlerden bugün yazılanlara kadar dünyanın en bilindik şiirlerinin ardındaki hikâyeleri anlatıyor. Carey, eserleriyle dünyaya bakışımızı şekillendiren Dante, Chaucer, Shakespeare, Whitman ve Yeats gibi şairleri inceliyor. Ayrıca bir şiiri en başta “harika” yapan şeyin ne olduğunu sorgulamaya başlayan D. Walcott, M. Moore ve M. Angelou gibi daha yeni şairlere de yer veriyor. 

 

Türklerde Casusluğun Tarihi / Ali Bektan / Motto Yayınları

Osmanlı’da istihbarat 16. asırda Avrupa’da çok güçlüydü, öyle ki Katolikliği reddeden Luther, Protestanlığı kurduğunda onu takibe aldırıp her gün İstanbul’a bilgi dolu mektuplar yollanıyordu. Böylece Vatikan’a karşı çıkan Protestanlık desteklenmiştir. 19. yüzyıla gelince 2. Abdülhamit istihbaratın önemini bildiğinden bir kurum oluşturmak istemiş ama altyapıyı yabancılar kullanılarak onlara yaptırırken, sonrasında Teşkilat-ı Mahsusa kurulmuş ve buradaki ajanlar özellikle İngilizlerle mücadele etmişlerdir. Kurtuluş Savaşı döneminde Teşkilat-ı Mahsusa’nın yanında başka gruplar da kuruldu. 1926’da MAH adıyla, bugünkü MİT kuruldu. Bu kitapta Asya’dan bu yana Türklerin casusluk konusunda neler yaptıklarını okuyacaksınız.

 

Yağmur ve Ay Öyküleri / Akinari Ueda / İthaki Yayınlar

18. yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden Akinari Ueda’nın en tanınmış eseri olan Yağmur ve Ay Öyküleri, birbirinden bağımsız dokuz fantastik öyküden oluşuyor. Doğaüstü varlıkların başrolde olduğu, kökleri Çin ile Japon hayalet anlatılarına dayanan bu ürkütücü öyküler yüzyıllardır Japon okült edebiyatının en iyi örnekleri arasında gösteriliyor. 1953’te Japon yönetmen K. Mizoguçi’nin ödüllü filmi Yağmurdan Sonraki Soluk Ayın Öyküleri’ne de esin veren kitapta Akinari Ueda tahtını geri almak isteyen bir kralın intikamcı hayaletinin, eski eşinin ruhu tarafından takip edilen bir adamın, balığa dönüşen ve avlanmaktan kaçmaya çalışan bir keşişin ve iblisler, goblinler ve hayaletlerle dolu karanlık diyarların öykülerini anlatıyor.

 

Önerdiklerim

Millî Mücadele Tarihi / Prof. Dr. Halil İnalcık / Kronik Kitap

 İnalcık, millî iradenin hâkim olması için Erzurum ve Sivas kongreleri ile başlayan mücadelenin 23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’nin açılışı ile ivme kazandığını ve sonrasında Doğu, Güneydoğu ve Batı Anadolu’da Mustafa Kemal liderliğindeki Türk ordusunun elde ettiği başarılar ile saltanatın kaldırılması ile neticelendiğini ortaya koyuyor. İnönü Muharebeleri, Sakarya Muharebesi ve Büyük Taarruz’dan başarılı bir netice elde eden Ankara Hükümeti’nin 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile siyasi olarak mevcudiyetini dünya kamuoyuna tescil ettirdiğini gösteriyor. Eser, İnalcık’ın kaleminden 1908-1923 arasında millî iradenin hâkim kılınmasının aşamalarını ve Atatürk’ün bu aşamalardaki etkin liderliğinin detaylı anlatımı.Tarihçi Süleyman Tekir, Askerî’nin daha önce gün yüzüne çıkmamış kişisel evrakı ve hatıratının yanı sıra Askerî’nin ailesiyle yaptığı sözlü tarih çalışmalarıyla bu büyük kahramanın geçmişimizde bıraktığı önemli izleri ustalıklar tespit edip gün yüzüne çıkarıyor.

Modern Ortadoğu Nasıl Kuruldu? / Bernard Lewis / Kronik Kitap

Eser, Osmanlı’nın yıkılmasının sonrasında bölgede İngiliz ve Fransız manda yönetimlerinin kurulmasından yeni devletlerin ortaya çıkışına, bölgede İsrail varlığının tesis edilmesinden bunun karşısında diğer Arap topluluklarının rahatsızlığına, İran Devrimi’nden Körfez Savaşı’na kadar modern Ortadoğu tarihinin dönüm noktalarını ustalıkla tahlil ediyor. Ortadoğu’daki siyasi ve entelektüel hareketleri sosyalizm, liberalizm, milliyetçilik ve İslamcılık gibi söylemler çerçevesinden değerlendirerek bugünkü yapının temellerini açığa çıkarıyor. Lewis, eserinde Ortadoğu’nun modern tarihini, süreci şekillendiren aktörleri ve eylemleri, geçmişe bakan taraflarını ve geleceğe dönük yüzlerini kısa ve özlü bir şekilde açıklayıp çözümlüyor.

 

Orta Çağ Avrupası Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Hayat / Özlem Genç / Kronik Kitap 

Eserde, Orta Çağ Avrupası’nda yaşayanların kendilerinden önceki kültürlerden neleri miras aldıklarını, zihinsel altyapılarını, kültürel özelliklerini, yaşayışlarını, nelere önem verdiklerini, ne zorluklar çektiklerini, çocukların, kadınların, yaşlıların dünyasını, doğumdan ölüme giden süreçte başlarına gelenleri, kendilerini yönetenlerle ilişkilerini, aldıkları cezaları, kilise ya da dinden ne kadar etkilendiklerini, dışarıdan bakanlar tarafından nasıl göründüklerini kısacası hayatlarına dair merak edilen birçok konuyu bulacaksınız. Orta Çağ Avrupası: Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Hayat kitabında, alanında uzman Doç. Dr. Özlem Genç dönemin Latince ana kaynaklarını kullanarak “Karanlık Orta Çağ” efsanesini gün yüzüne çıkarıyor.

Teşkilat-ı Mahsusa’nın İlk Başkanı: Süleyman Askerî Bey / Süleyman Tekir / Kronik Kitap

Enver Bey’in kurmay başkanı olan Süleyman Askerî, kurucu başkanı olduğu Teşkilat-ı Mahsusa’nın Osmanlı coğrafyasının ve dünyanın dört bir köşesinde yürüttüğü onlarca özel harp faaliyetinin stratejistiydi. Son görev yeri Irak’ta İngilizlere karşı savaşırken ordusunun yenik düşmesine dayanamayarak 14 Nisan 1915’te emanetini kendi eliyle teslim etti. 31 yıllık kısa ömrüne çok büyük işler sığdıran Süleyman Askerî Bey’in hayatı bu kitapla adeta yeni baştan yazılıyor. Tarihçi Süleyman Tekir, Askerî’nin daha önce gün yüzüne çıkmamış kişisel evrakı ve hatıratının yanı sıra Askerî’nin ailesiyle yaptığı sözlü tarih çalışmalarıyla bu büyük kahramanın geçmişimizde bıraktığı önemli izleri ustalıklar tespit edip gün yüzüne çıkarıyor. 

Savaş Ş. Barkçin’den tavsiyeler

Bu sayımızda “Çağrışımlar / Biz Kimiz?”, “Ahmed Avni Konuk & Görünmeyen Umman”, “40 Makam 40 Anlam”, “Gönül Makamı & Müziğin Anlamı”, “Yön ve Yol”, “Kalbin Aklı”, “Medeniyet Aklı & İnsan Mekân Zaman”, “Osmanlı Aklı”, “Anadolu İrfanı”, “Divân-ı Zerefşan”, “Gönül Dağı” ve “Bir Kutlu Sefer & Tasavvuf ve Tarikatler” kitaplarının yazarı, müzisyen, yazar ve siyaset bilimci Savaş Ş. Barkçin’e “Hangi kitapları okuyalım?” diye sordum. İşte aldığım cevaplar:

Bu Ülke / Cemil Meriç / İletişim Yayıncılık

Bütün hayatını kitaplara ve okumaya adayan Cemil Meriç’in hayatından kesitleri ve yaşamı boyunca elde ettiği deneyimlerini topladığı bu kitap, deneme türünün modern Türk edebiyatındaki en muazzam örneklerinden birini oluşturuyor. Yakın Türkiye tarihine ışık tutan kitap, yazarın deneyimleri ve yorumlamaları ile ustaca harmanlanıyor. Okurken derin düşüncelere kapılıp, yazarın tespit niteliğindeki tanımlamalarında kendinizi kaybedeceğiniz bu eser, Türkiye’nin geçmişindeki sağ-sol çatışmalarını anlamlandırma üzerine de bir kaynak oluşturuyor. Yazarın akıcı üslubu karşısında kayıtsız kalamayacağınız “Bu Ülke” kitabı ile Cemil Meriç’i hem yakından tanıyacak hem de ona büyük bir hayranlık besleyeceksiniz.

 

Kaleme aldığı tüm eserleriyle Türk edebiyatında iz bırakmayı başaran Ahmet Hamdi Tanpınar, deneme türündeki ustalığını ise Beş Şehir adlı eseri ile gözler önüne seriyor.

Beş Şehir / Ahmet Hamdi Tanpınar / Dergâh Yayınları

Kaleme aldığı tüm eserleriyle Türk edebiyatında iz bırakmayı başaran Ahmet Hamdi Tanpınar, deneme türündeki ustalığını ise Beş Şehir adlı eseri ile gözler önüne seriyor. İlk baskısı 1946 yılında yapılan kitap, yayımlandığı günden bu yana adından söz ettirmeye devam ediyor. Beş Şehir, Türk edebiyatında halen deneme türünde yazılmış en önemli eserlerin başında geliyor. Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir’de Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u konu ediniyor. Yazar, bizzat gezip gördüğü ve tarihini araştırdığı bu şehirler hakkındaki bilgilerle okuyucusuna rehberlik ederken, kendi duygularını da anlatıma dahil ederek kitaba edebi bir ruh kazandırıyor. Bunun yanı sıra şehirlerin tarihi dokusuna ve geçmişine de değiniyor. 

 

Çıkış Yolu 1: Ülkemizin Geleceği / Sezai Karakoç / Diriliş Yayınları

Bu kitap, dört meydan konuşmasından oluşmaktadır. 1990’da kurulup 1997’de kapatılan, genel başkanlığını yazarın yaptığı Diriliş Partisi Dönemi konuşmalarından olup, ilki, Bursa’da 13 Temmuz 1991’de Fomara Meydanı’nda “Kutlu Millet Gerçeği” adıyla; ikincisi, Adapazarı’nda 17 Ağustos 1991’de Gar Meydanı’nda “Yüce Devlet Gerçeği” adıyla; üçüncüsü Pendik’te 18 Haziran 1995’te İskele Meydanı’nda “Millet Toplantısı” adıyla; dördüncüsü, Eskişehir’de 21 Ekim 1995’te Odun Pazarı’nda “Batı ve Biz” adıyla parti teşkilatlarının düzenlemeleriyle yapılmıştır. Konuşmalar, çok zaruri ufak düzeltmeler dışında olduğu gibi alınmıştır. Ancak, gerekli görülen ekler, dipnotlarında gösterilmiştir ve konuşmaya ait fotoğraflar konulmuştur. 

 

Umrandan Uygarlığa / Cemil Meriç / İletişim Yayıncılık

“Bu Ülke” ile aynı yıl yayımlanan ve zengin bir birikimin ürünü olan denemelerden oluşan elinizdeki kitap, öncelikle “uygarlık” kavramına ışık tutuyor. Cemil Meriç, 2000’li yılların eşiğinde hâlâ güncelliğini koruyan “Batılılaşma-çağdaşlaşma-uygarlık” tartışmalarına, ’70’li yıllarda kaleme aldığı şu satırlarla katılıyor: “Kaynaklarından kopan bir intelijansiyanın kaderi, bir mefhum hercümerci içinde boğulmak. Umrandan habersizdik, medeniyete ısınamadık. İnsanlığın tekâmül vetiresini ifade için kendimize lâyık bir kelime bulduk: Uygarlık. Mâzisiz, musikisiz bir hilkat garibesi.” Çağdaş uygarlık düzeyinden medeniyetlerin ölümüne, Osmanlı devlet adamlarından büyük siyasî eserlere kanat açan geniş soluklu ve güncel bir yapıt. 

Önceki Yazı

Sanatın bir derdi olmalı

Sonraki Yazı

Fazla beklentinin karşılığı kısır senaryolar!

Son Yazılar

Bir değirmendir bu dünya

Muhtârî’nin “Men be-pây-ı hod in hatâ kerdem/Tâ be-destâ renc gestem âsiyâb” (Ben kendi attığım yanlış adım