Mücadelesi kültür sanatla devam edecek

17 dakikada okunur

“Şule Yüksel Şenler Vakfı Kitap ve Kültür Günleri” 24-27 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Rami Kütüphanesi’nde gerçekleşti. Şenler’in hafızalara kazınan “Huzur Sokağı“ romanına atfederek hazırlanan fuar alanında vakıf bünyesinde kurulan Şule & Şule Yayınevi de tanıtıldı. Düzenlenen çalışmalarla ilgili konuşan Şule Yüksel Şenler Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Şahin Usta, “Şule Yüksel Şenleri bu tür etkinliklerle gelecek nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Onun mücadelesini kültür sanatta devam ettireceğiz “ ifadelerini kullandı. Etkinliğin ardından Şenler’in yaşantısını, topluma, kültüre, sanata etkisini, Kadınlar için önemini onu yakından tanıma fırsatı bulan ve verdiği mücadeleye şahit olanlara sorduk.  

Onu herkes başörtüsü mücadelesinin sembol ismi olarak tanıdı. Türkiye’nin 1960-70’li yıllarında toplumun bir kesiminin hakir görüldüğü, zulme uğradığı, fikir ve inanç özgürlüğünün olmadığı o zor dönemlerde mücadele verdi. Anadolu’yu dolaşarak verdiği konferanslar, gazetede yazdığı yazılar, tesettürle ilgili yaptığı tasarımlar çığ gibi büyüdü, aşılamaz denilen o engelleri aştı. Yazdığı romanlar film ve dizilere konu oldu. Daima önde oldu, öncü oldu. Ardında bıraktıklarıyla bugün onu cesur ve yürekli bir direnişçi olarak hatırlıyoruz. Geleceğimizi şekillendirecek neslin de onun gibi kararlı, dimdik ve aydın bir duruş sergilemesi, aslolan kimliğine sahip çıkması için onu ve hayatını daha detaylı tanıtmalıyız. Burdan yola çıkarak onu ve ömrünün sonuna kadar dert edindiği davasına yakından hakim olan Bahadır Yenişehirlioğlu, Demet Tezcan, Hülya Yazıcı ve Gülcan Tezcan ile konuştuk. Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen kültür günleri gibi birçok etkinlik, çalışma ve eserle Şule Yüksel Şenler’i anlamaya ve anlatmaya devam etmemiz gerekiyor. Sizler de böyle iz bırakmış bir şahsiyeti daha yakından tanımak isterseniz TRT’nin dijital platformu olan Tabii’de yayınlanan “Şule” belgeselini izleyebilirsiniz. 

“Huzur Sokağı” yeni baskısıyla okuyucu karşısında 

Şule Yüksel Şenler’in kalemiyle verdiği bu özgürlük mücadelesinin ve bir dava uğruna vakfettiği hayatının gelecek nesillere aktarılması amacıyla 2020 yılında kurulan Şule Yüksel Şenler Vakfı düzenlediği Kitap ve Kültür Günleriyle anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Açılışına başta Emine Erdoğan olmak üzere birçok isim katıldı. Yazarın 29 Mayıstaki doğum gününe de atfedilen ve dört gün süren etkinlikte çeşitli kitaplarla 27 yayınevi kitap fuarına katılırken birbirinden kıymetli yazarlar imza günleri ve söyleşilerde okuyucuyla buluştu. Çocuklara özel hazırlanan resim, bilim ve tasarım atölyeleri, “Yaratıcı Düşünme”, “Hayat Sevinci”, “Etkileşimli Okuma” ve “Hikaye Anlatıcılığı” gibi başlıklar altında seminerlerin gerçekleştirildiği etkinlikte, “Elif ve Arkadaşları” çizgi filminin çocuk müzikali, “Rafadan Tayfa: Göbeklitepe” animasyon filmi ve yetişkinler için Açıkhava Sineması’nda  “Birleşen Yollar” filmi gösterildi. Şenler’in yazdığı döneme damgasını vuran “Huzur Sokağı” eserine özel hazırlanan alanda ziyaretçileri ağırlayan yayınevleri okuyucuyu güzel bir sürprizle  karşıladı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen Şule & Şule Yayınevi’nin kapaklarını yeniden tasarlayarak bastığı Şenler’in “Huzur Sokağı” ve Demet Tezcan’ın “Şule Yüksel Şenler Bir Çığır Öyküsü” eserini okuyucu karşısına çıkardı. 

Bağışlarla çocuklara kitap hediye edildi

“Kitap ve Kültür Günleri” birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yaparken etkinliğe özel bir kampanya başlatıldı. Etkinliğe katılamayanların yaptığı bağışlarla hazırlanan çekler çocuklara verildi. Çocuklar atölyelerde hem eğlendi, hem öğrendi. Etkinlik sonrası kitap fuarını gezen çocuklar ellerindeki hediye çekiyle kendi istedikleri kitapları seçerek almanın mutluluğunu yaşadı. Etkinlik düzenlenen söyleşiler ve Zeynep Betül Akyıldız’ ile “Çocuk Masalları” gibi çeşitli programların ardından sona erdi. 

Bıraktığı mirasa sahip çıkacağız 

Leyla Şahin Usta (Şule Yüksel Şenler Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı): Şule Hanım çok boyutlu bir insan. Sadece edebi yönüyle, yazdığı manifestolarla, köşe yazılarıyla, gazeteleriyle değil bir taraftan da tesettürle ilgili moda tasarım yönüyle de tanınmış bir isim. Zor şartlarda bir şehirden başka bir şehire giderek, bazen köylere mahallere giderek, bazen insanlarla tek tek konuşarak derdini anlatmış birisi. Bunu hiçbir karşılık beklemeden yapıyor. Bizde bu meseleleri anlatmak çabasındayız. Tabi sadece geçmişte kalarak değil şimdiki çağın gerekliliklerini de unutmadan dijital anlamda da Şule Ablayı anlatmak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yaşadığı dönemde bir kesimin onu çok iyi tanıdığını biliyoruz ancak yeni neslin tam olarak tanımadığının farkındayız. Onu daha iyi anlatabilmek için bu tür etkinliklerle bize bıraktığı mirasa sahip çıkacağız ve onun ideallerini devam ettirme çabası içinde olacağız.

Hep bir idealin peşinden yürüdü 

Demet Tezcan (Yazar): Şule Yüksel Şenler, Cumhuriyet Türkiye’sinde Müslüman kadınların konuşamadığı gibi konuşulmadığı bir dönemde Müslüman kadınını konuşmuş, konuşulmasının ve kamusal alanda var olabilmesinin yolunu açmış bir öncüdür. Burada Müslüman kavramını özellikle kullanıyorum. Çünkü Müslüman olmanın çağ dışılık olarak görüldüğü bir dönemde Müslüman erkeklerin dahi kendilerini ifade etmekte zorlandığı bir dönemde, yazılarıyla ve konferanslarıyla Müslümanca bir duruş, cesaret ve özgüven örnekliği ortaya koymuştur. Bugün konuşan yazan pek çok kadın onun ilk adımlarını attığı yoldan, onun çabasının, örnekliğinin etkisiyle yürüyor. O bir idealin peşinden yürümüş, “davam” dediği inancı için yazmış, çizmiş, konuşmuş ve uğrunda da ödenmesi gereken her ne bedel varsa başı dimdik karşılamıştır. Onun mücadelesi Müslümanca bir hayat sürmek, Müslümanca bir duruş için gerçekleşmiş onu durduracak her türlü engele meydan okuya okuya ilerlemiştir. Gelecek nesiller bir ideal uğruna azim, kararlılık, dik duruş nasıl olmalıdır sorusunun cevabını onun hayat mücadelesinde bulacaklardır.

Gelecek nesillere de örnek olacak

Hülya Yazıcı (Sanatçı): Şule Hanımın, ona selam olsun dünyaya geliş amacını, güzel bir şekilde tamamlamış olduğunu düşünüyorum. Güzel  kavramı  hayatımızın her alanına sirayet etmesi gereken bir oluş biçimi ve varlık hakikatini bize görünür kılan en önemli kavram. Kültür- sanat toplumların yararlı ve güzel davranış biçimlerinden oluşan bir birikim olduğuna göre, güzel konuşma, güzel yazma, güzel davranma gibi, kısaca güzel yaşama biçimini  sonsuzca çoğaltarak sürdürebilme gayreti insan olmanın  en önemli tarafı. Şule hanımın bu anlamda yaşama biçimiyle örtüşen, sözü güzel aktarma, hakka hakikate uygun davranma, giyimine ve davranışlarına özen gösterme hali, hasbelkader onu tanımış, sohbetlerini dinlemiş gençlere yaşadığı dönemde önemli ölçüde örneklik teşkil etmiştir ve gelecek nesillere de rol model olmaya devam edecektir. 

Onun nasihatlerine ihtiyacımız var 

Gülcan Tezcan (Yazar):  Şule Yüksel Şenler Cumhuriyet sonrası şehirli  dindar kadın kimliği açısından çok önemli, sembol bir isim. Aktivist kimliğinin yanı sıra gazeteci, yazar, tasarımcı olarak da pek çok ilke imza attı. Hem sisteme hem de kendi mahallesindeki önyargılara karşı mücadele eden Şenler, gençleri uzak kaldıkları inanç iklimine davet etmek için ülkeyi adım adım dolaşarak konferanslar verdi. Kendini bu davaya adayan, gençliğini ve ömrünü İslam’ı anlatmak için feda eden Şenler, doğrularından ve inancından taviz vermeden, dik duruşlu bir kalem sahibi olmanın da örnekliğini gösterdi. Kadınların sesi ve görünürlüğünün katı duvarlara çarptığı bir dönemde tek başına bir dergi kurdu. Yayın dünyası ismini kullanmaktan imtina etse de onun kitapları milyonların gönlüne, zihnine ulaştı. Şenler’in manevi mirası ve davasını gelecek kuşaklara ulaştırmak için kuşkusuz yapılabilecek pek çok şey var. Üstelik tesettürün, başörtüsünün bu kadar anlam kaybına uğradığı bir dönemde O’nu tekrar tekrar okumaya, İslam ile kurduğumuz ilişkiyi Şule ablanın nasihatleri ile tazelemeye ve güncellemeye çok ihtiyacımız var. Şule Yüksel Şenler Vakfı da bu anlamda Şule ablanın ideallerini yeni nesle ulaştırmak için alanında yetkin isimlerle konferanslar, yazı, gazetecilik, tasarım ve dikiş atölyeleri düzenliyor. Bu yıl da Şule Yüksel Şenler’in doğum gününe denk gelen tarihlerde Kitap ve Kültür Günleri düzenledi. Bunların yanı sıra gelecek dönemlerde makale, deneme ödülleri verilerek Şule Yüksel’in dava şuuru gençlerin dünyasında da yankı bulabilir.  

Onun yaktığı meşale yüz binlere ulaştı

Bahadır Yenişehirlioğlu (Yazar): Şenler toplumumuz için ikonik bir karakter. Ciddi bir mücadele aydını, bu sebeple hepimiz için çok değerli. Beni de bir yazar olarak Rami Kütüphanesinde böyle anlamlı bir etkinlik düzenlenmesi çok mutlu etti. Gençlerimiz, öğrencilerimiz, vatandaşlarımız gelip kitap fuarını dolaşıyorlar, hem kitaplarını alıyorlar hem de çeşitli etkinliklere katılıyorlar. İnşallah bu çalışmaların devamı gelir. Onun ismini duyduğumuzda ilk aklımıza gelen şey kararlı bir mücadele. Bir aydın duruşu, Müslüman kimlik duruşu. Kendinden dönüşüme başlayarak etrafını ve daha sonra toplumu aydınlattığını görüyoruz. Bir meşale yakmış, o meşale de elden ele geçmiş ve o bir sayısı binlere, on binlere, yüz binlere ulaştı. Yeri doldurulamayacak birisi. Mekanı cennet olsun. 

Önceki Yazı

Yapay Sherlock Holmes

Sonraki Yazı

Sporun ve kültürün harmanlandığı festival

Son Yazılar

Mekan bendedir, sanatım da mekan da!

Tarih sanatçıları hep takıldıkları mekanlar ile andı.  1800’lü yılların ortalarına doğru açılan kafeler sanatçıların sosyalleştikleri, ilham