Müftüoğlu Ahmed Hikmet Bey

18 dakikada okunur

Bazı kitaplar ve yazarlar vardır, duyarız, biliriz, kütüphanemizde de yer veririz ama tafsilatına hâkim değilizdir. Müftüler yetiştirmiş Moralı bir aileden gelen, Servet-i Fünûn ve Meşrûtiyet devirlerinin tanınan simalarından Müftüoğlu Ahmed Hikmet Bey ve farklı dönemlerinde kaleme aldığı hikâyelerini ihtiva eden eseri Çağlayanlar da buna örnektir. 19 Mayıs tarihi Ahmed Hikmet Bey’in vefatının 97. seneidevriyesi. Allah rahmet eylesin. 1911 yılında tayin edildiği Budapeşte’de Türk kültürü açısından önemli işlere imza attı. Evliya Çelebi Seyahatnamelerinde Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman döneminde Merzifon’dan Budapeşte’ye geldiği belirtilen Gül Baba’nın türbesinin onarılması gibi mühim bazı işlere katkı sağlamıştır. Dârülfünun Edebiyat Fakültesi’nde edebiyat tarihi dersleri okutan (1910-1912) Ahmed Hikmet Bey’in Galatasaray Sultanisindeki öğrencileri arasında Ahmed Hâşim, Abdülhak Şinasi (Hisar) ve Hamdullah Suphi de (Tanrıöver) gibi edebiyatımızın köşe taşı isimleri de bulunuyordu. II. Meşrutiyet’in ardından Türkçülük hareketinin önde gelenlerinden biri olmuş ve bu yıllarda kurulan Türk Derneği’nin üyeleri ve Türk Yurdu Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer almıştır. Ömer Seyfettin ile aynı yıllarda yaşadı ve aynı fikir dünyasına hizmet etti. Ömer Seyfettin yıllardır ilkokul itibari ile en çok okunan yazarlarımızdan biri fakat aynı şeyi Müftüoğlu için söyleyemiyoruz. Vefat yı dönümü vesilesi ile tekrar anmış olalım. Müftüoğlu Ahmed Hikmet Bey, hayatı boyunca şiir, mensur şiir, hikâye, monolog, makale ve roman türlerinde eserler verdi. Leylâ yâhud Bir Mecnunun İntikamı, Hâristan ve Gülistan, Kadın Oyuncak Değildir, Çağlayanlar, Gönül Hanım, Bîgâne Durmayın Âşinânıza eserleri halen kitap raflarında yerine korumaktadır. Keyifli okumalar dilerim.

Önerdiklerim

 Koçi Bey Risaleleri / Kolektif / Kabalcı Yayınları

Koçi Bey risalesi, Osmanlı Devleti’ndeki yozlaşmaları ele alan, bozulmaların nedenleri ve çözümleri ile ilgili öneriler sunan, Koçi Bey isimli Arnavut kökenli bir şahsın yazdığı ve padişah’a sunduğu raporlardır. Bu risalelerde, Osmanlı devlet düzeninin dayandığı esaslara değinilmekte ve bozulmaların nedenleri, biçimleri ele alınmaktadır. Sultan IV. Murad’a 1631 yılında sunduğu devleti dairesi ve saltanat işlerindeki sorunlara önerdiği tedbirleri içeren ünlü risalenin sahibidir. Bu küçük, ama değerli eserinde sunduğu açık sözlü ve dürüst öneriler sayesinde IV. Murad’ın yakın dostu olup onunla Bağdat Seferi’ne çıkmıştır. IV. Murad’ın ölümünden sonra tahta çıkan I. İbrahim’e de devlet teşkilatı hakkında ikinci bir risale sunmuştur. Yüzyıllar öncesinden gelen bilgilerin ve önerilerin özetlendiği bu kitabı okuduktan sonra aradan neredeyse 400 yıl geçmiş olmasına rağmen Osmanlıdan günümüze devleti dairesindeki ana sorunlarda pek bir değişiklik olmadığı hissine kapılacaksınız.

 

Mister Pickwick’in Serüvenleri / Charles Dickens / Yapı Kredi Yayınları

İlkin tefrika olarak yayımlanan Mister Pickwick’in Serüvenleri, Dickens’ın ilk romanıdır ve ona büyük ün kazandırmıştır. Pickwick Kulübü’nün kurucusu Samuel Pickwick’le üç arkadaşı, sözde bilimsel gözlemlerde bulunmak amacıyla Londra’dan yola çıkarak İngiltere’nin pek çok yerini dolaşır, pek çok kişiyle tanışırlar; başlarından türlü olaylar geçer; böylece, pikaresk olarak nitelendirilebilecek romanın sonuna gelindiğinde, köyleri, kentleri, hanları, mahkeme salonları ve insanlarıyla 19. yüzyıl başındaki İngiltere’nin mizah duygusuyla çizilmiş, toplumsal bir tablosu ortaya çıkmış olur. Özellikle onuncu bölümde, feleğin çemberinden geçmiş, hazırcevap Sam Weller karakterinin saf ve idealist Mister Pickwick’in özel uşağı olarak romana dahil edilmesiyle yapıt, geniş kitlelerin beğenisini kazanmış, okurlar Sam Weller şakalarını ağızlarından düşürmez olmuşlardır. Sam Weller ve Mister Pickwick ikilisini Don Quijote ve Sanço Panza’ya benzeten eleştirmenlerin sayısı az değildir.

 

Karpatlar Şatosu / Jules Verne / İthaki Yayınları

“Bu fantastik değil, yalnızca romanesk bir öykü. İnanılmaz oluşu göz önüne alındığında, bu hikâyenin gerçek olmadığı sonucuna mı varılmalı? Açıkçası bu bir hata olurdu. Her şeyin mümkün olabileceği bir zamandayız – neredeyse her şeyin çoktan mümkün olduğunu bile söylemeye hakkımız var. Öykümüzde bugün gerçek bir nokta yokmuş gibi görünse de, geleceğin ödülü olan bilimsel kaynaklar sayesinde öykümüz yarın gerçek olarak algılanabilir ve böylece kimse bu öyküyü bir efsane gibi düşünmez.” Transilvanya’daki Werst Köyü’nde, terk edilmiş bir şatoda endişe verici olaylar yaşandığına dair söylentiler dolaş maktadır. Kont Franz de Telek opera sanatçısı nişanlısı La Stilla’nın ölümünü unutabilmek için yolculuk etmektedir. Kont, Werst’e gelir. Şato’nun, La Stilla ölürken kendisini lanetleyen Rodolphe de Gortz’a ait olduğunu öğrenir. Telek uzun uğraşlar sonunda bu korkunç şatonun esrarını keşfeder. Ancak bu keşfin bedeli ağır olacaktır. Jules Verne’in tekinsiz bir diyara yaklaştığı Karpatlar Şatosu, aynı zamanda gotik edebiyatın gizemini bilimselleştirme deneyi. Balkanlar’ın efsanelerle bezeli tarihinden süzülme bir perili şato serüveni.

 

Vatan Beldelerine Seyahatler / Nahid Sırrı Örik / Everest Yayınları

 

Nahid Sırrı Örik çocukluğundan itibaren hem Avrupa’da hem de memleket dahilinde pek çok kez seyahat etmiş, özellikle Türkiye’deki beldelerle ilgili yazılar kaleme almıştır. Bunların bir bölümü yazarın sağlığında Anadolu’da Yol Notları (1939), Bir Edirne Seyahatnamesi (1941) ve Kayseri, Kırşehir, Kastamonu (1955) adlarıyla kitaplaşmıştır. Ancak birçok gezi yazısı da gazete ve dergi sayfalarında kalmıştır. Vatan Beldelerine Seyahatler başlığı altında Bahriye Çeri’nin derlediği bu kitapta, Nahid Sırrı Örik’in üç gezi kitabını ve unutulmuş yazılarını kapsamlı bir sunuşla bir araya getirdik. Örik çocukluğunda gördüğü Karadeniz sahillerine, Maarif Vekaleti’nde çevirmenlik yaparken görev aldığı Anadolu şehirlerine, sadece görmek maksadıyla gittiği beldelere yazınsal birikimi dikkate alan, mekânın hayata kattığı özgünlüklere dair ince gözlemler barındıran bir perspektifle yaklaşır. Nahid Sırrı Örik’in kurmaca eserlerine de yansıyan, İstanbul’un dışındaki memlekete ilişkin dikkatinin ürünü olan Vatan Beldelerine Seyahatler, edebi bir tür olarak gezi yazılarının edebiyattaki yerini Örikvari bir bakışla yeniden düşünmeye çağırıyor.

 

Yeni Çıkanlar

Ecinniler: Rus Edebiyatı ve Okurlarıyla Maceralar / Rlif Batuman / Can Yayınları

Elif Batuman, Amerika’da “2010’un En İyi Kitapları” listelerinde yer alan ilk kitabı Ecinniler’de, özyaşamöyküsü, gezi günlüğü, deneme, eleştiri ve inceleme biçimlerini incelikle iç içe geçirerek sadece entelektüel birikimini değil, aynı zamanda “Rus edebiyatı ve okurlarıyla maceralar”ını aktarıyor. Yeri geliyor Tolstoy’un atalarının malikânesindeki olası bir cinayeti araştırmasını izliyoruz, yeri geliyor Stanford, İsviçre ve St. Petersburg’a doğru yol alıyor, Puşkin’in Kafkasya’daki gezintilerinin izini sürüyor; Eski Özbekçede neden ağlamak fiili için yüzlerce farklı kelime bulunduğunu öğreniyor ya da Neva Nehri’nin üzerine inşa edilen 18. yüzyıldan kalma bir buz sarayını görüyoruz. Aşk ve roman, tarihte birey, yüksek lisans öğrencisinin varoluşsal krizleri: Hepsi Ecinniler’de yerini buluyor. Puşkin’den Platonov’a kadar en sevdiği yazarların izinden giden Batuman, büyük edebiyatçıların eserlerinden yaptığı okumaları onların hayatlarının hüzünlü ve komik hikâyeleriyle ustaca birleştirerek hayata dair mühim soruların yanıtlarını arıyor.

 

Yunanistan’da Milli Mitoslar / Herkül Millas / İletişim Yayınları

Herkül Millas, Yunanistan’da Milli Mitoslar’da, günümüz Yunanistanı’nda canlı biçimde var olan bazı mitosları çıkış kaynaklarından hareketle incelerken, aynı zamanda genel olarak insan toplumlarında mitosların yeri ve işlevini de ele alıyor. Tarihyazımından siyasete, kültürel yaşamdan yasalara ve eğitime kadar hemen her alanda yaygın ve etkili olan mitosların, bir “yalan”dan veya “doğru olmayan bir hikâyeden” “birleştirici bir toplumsal anlatıya” nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Yunanlıların kendilerini, diğerlerini, geçmişlerini nasıl algıladıklarını, tarihsel ve toplumsal olgulara bakışlarını, kimi tehdit, neyi sorun olarak gördüklerini anlamayı sağlayacak bir malzeme sunuyor. Milli kimlik meselesini mitosların rehberliğinde görmemizi mümkün kılıyor. Aynı zamanda günümüzün diğer toplumlarında var olan dürtülere ışık tutuyor. Yunanistan’da Milli Mitoslar, Yunanlılarla tanışmak için bir rehber olarak da okunabilir.

 

İzzeddin El Kassam; Suriye’den Filistin’e Bir Direniş Öyküsü / Peren Birsaygılı Mut / Farabi Kitap

Filistin direnişinin büyük kumandanı Şehit İzzeddin el Kassam… 1935 senesinde İngiliz askerleriyle girdiği bir çatışmada şehit olmasının ardından Filistin direnişine hâlâ ilhâm olmaya devam ediyor. Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilmeye başladığı senelerde, bir Osmanlı vatandaşı olarak Suriye’nin Cebele kasabasında doğan ve dünyanın en büyük iki sömürgeci gücü olan İngilizlere ve Fransızlara karşı korkusuzca mücadele veren İzzeddin el Kassam’ın hikayesi, yakın tarihe ayna tutan, büyük bir haysiyet hikayesi aynı zamanda. Bu kitapta, Cebele’deki çocukluk günlerinden, Ezher Medresesi’nde geçirdiği senelere, Trablusgarp Savaşı’nda Osmanlı’ya destek olmak için topladığı gönüllü birliklerden, memleketi Suriye’nin Fransızlar tarafından işgal edilmesiyle başlattığı direnişe, gizli yollardan Filistin’e gitmesinin ardından Filistinli yoksul işçilerin ve köylülerin önderliğinde İngilizlere ve Siyonizme karşı camilerden başlattığı isyandan, ilk Kassam birliklerinin kuruluşuna değin İzzeddin el Kassam’ın başdöndürücü hayat hikayesine ve büyük mücadelesine tanıklık edeceksiniz.

 

Sultan Abdülaziz Devrinde Galata Bankerleri / Şeyma Peker / Lejand Yayınları

Osmanlı tarihinin en tartışmalı dönemlerinden biri, Sultan Abdülaziz devridir. Bu devrin en az bilinen kısmı, padişahın tahttan indirilmesinin perde arkasıdır. Bu kısmın en can alıcı noktası ise Sultanın Hal’inde Galata bankerlerinin rolüdür. Arşiv belgelerine dayanılarak hazırlanan elinizdeki eser, titiz bir çalışma ve objektif bakış açısıyla döneme mercek tutuyor. Bu kitap, Galata bankerlerinin 19. yüzyılda Osmanlı iktisadi faaliyetlerine etkisini ve bu çerçevede Osmanlı mâli durumunu incelemekle birlikte; bankerlerin Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesinde bir rollerinin olup olmadığını araştırarak, sonuçları ortaya koyuyor. Okurlarımız, söz konusu dönemi ayrıntılarıyla öğrenmenin yanında, Avrupalı devletlerin de muhtemel sonucu tahmin etmesi ve yardım etmesiyle kısa zaman içinde Osmanlı Devleti’nin nasıl adım adım ekonomik buhrana sürüklendiğini gözlemleyecekler.

Önceki Yazı

Aile ve kültür nereye gidiyor?

Sonraki Yazı

Sezen şarkılarıyla uzaklara gittik

Son Yazılar

Mekan bendedir, sanatım da mekan da!

Tarih sanatçıları hep takıldıkları mekanlar ile andı.  1800’lü yılların ortalarına doğru açılan kafeler sanatçıların sosyalleştikleri, ilham