Odunpazarı’nda Sıradışı Bir Sergi

9 dakikada okunur

İsmail KAPLAN

Eskişehir Odunpazarı Modern Müze’de açılan “Günün Sonunda” adlı karma sergideki eserleri izlerken, “günün sonunda nereye gideceğiz” sorusunu soruyoruz kendimize. Sergi, dünyanın kaynaklarını kâr ve konfor adına nasıl kullandığımızı göz önüne seriyor. Dahası, kolektif geleceğimizdeki ihtimallere şimdinin fenerini tutuyor.

Covid-19 salgını ile başlayan süreçte bir yılı geride bıraktık. Yeni normal kavramını içselleştirerek yeni yaşam biçimleri ve yeni alışkanlıklar kurmaya başladık. “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünü hiç olmadığı kadar fazla duyduk ve tekrar ettik. Geldiğimiz noktada bir kırılma anının içinde yaşadığımızı düşünüyor olabiliriz. Gerçekten de ani bir kırılma ile mi karşı karşıyayız, yoksa uzun zamandır görmezden geldiğimiz sorunlar bir kördüğüme dönüştü de içinden çıkılmaz bir hâl mi aldı?


KAPASİTEYİ AŞTIK

2020 yılı mart ve nisan aylarında sosyal medyadaki en popüler söylemlerden birisi, insanların eve kapanmasıyla birlikte doğanın kendine geldiği ifadesiydi. Gerçekten de insan doğadan elini eteğini çekerse sorun çözülecek mi? Yıllardır takip ettiğim Earth Overshoot Day yayınlarına göre insanlığın ekolojik ayak izi, dünyanın biyolojik kapasitesinin çok üzerinde. Bu çalışma, yılın hangi gününde dünyanın “kapasitesini” aştığımızı hesaplıyor ve o günden itibaren yıl sonuna kadar gelen günleri “küresel sınır aşımı” olarak tanımlıyor.

2018 ve 2019 yıllarında yeryüzünün kaynaklarını 29 Temmuz’da tüketmiştik. Şunu da belirtmem gerekir ki, bu tarih 1970’li yıllardan itibaren sürekli daha erken bir zamana tekabül ediyor. 2020’de küresel ölçüde bir kapanma yaşanmasına, tüketimin nispeten azalmasına ve çevre duyarlılığında yaşanan artışa rağmen sınır aşımı tarihini ancak 22 Ağustos’a kadar çekebildik.

Yani hâlâ yeryüzünün kaynaklarını ölçüsüzce kullanmakta ısrarlıyız.


OMM’DA İKİNCİ SERGİ

Bu uzun girizgâh, Odunpazarı Modern Müze’de 2 Ekim 2020 tarihinde açılan “Günün Sonunda” adlı karma serginin çıkış noktasına bir temel oluşturmak içindi. Ne yazık ki, küresel salgına bağlı olarak kısıtlamaların arttığı bir döneme denk gelen bu sergiyi ziyaret etmek çoğu zaman mümkün olmadı zira müze uzun zamandır kısıtlamalar sebebiyle ziyarete kapalı. Fakat kapanmadan önce bu sergiyi maske ile dolaşmak bile aslında ne yapmakta olduğumuzu, “günün sonunda” nereye gideceğimize dair düşünceler geliştirmemizi sağladı. Sergi şu temel problemin etrafında şekilleniyor: “Dünyanın kaynaklarının kâr ve konfor adına gezegenin döngüsü göz ardı edilerek kullanılmasının insanlık için oluşturduğu tehdidin farkına vardığımız bugünlerde, sergi, kolektif geleceğimizdeki ihtimallere şimdinin fenerini tutuyor.”


HERŞEY TOPRAKTAN…

“Günün Sonunda”, insanlığın yeryüzü ile olan ilişkisine dair bir sorgulama ve yüzleşme özelliği taşıyor. Doğası itibariyle bir çözüm önerisi sunmaktan ziyade, geniş çerçevede yaşanan sorunlara modern sanatın imkanlarından faydalanarak dikkat çekmeye çalışıyor. Bunu yaparken imgenin sınırlarını olabildiğince genişletiyor ve gündelik hayatımızdaki objeleri kullanarak mesajını vermekten çekinmiyor.

Sözgelimi darağacına çekilmiş bir ağacın gövdesini gördüğümüzde, doğaya olan yaklaşımımızı, son birkaç yüzyıldır gittikçe sorunlu hale gelen doğa-insan etkileşimi algımızı sorgulamamak imkânsız. Bir diğer yanda tekstil atıkları ile kapladığımız dünyamızı fark edip, bir ihtimal onu gündelik hayatın yöntemleriyle temizleme fikrini bile bir imge olarak gözden geçiriyoruz.

Sergide hem bir metafor hem de bir malzeme olarak toprak geniş yer tutuyor. Gerek insan bedenini toprakla bütünleşmesini, gerek topraktaki bozulmanın yol açtığı diğer bozulmaları imgeleyen eserlerin yanında bedenimizin nihai durağı olan toprağı, bir yatak formunda görebiliyoruz.


BİR BÜTÜNLÜK İÇİNDE

Bahsettiğim tüm bu çalışmaları bir bütünlük içerisinde okumak mümkün. Diğer yandan her bir eser, kendi içlerinde de farklı anlam çerçeveleri taşıyor. Eserleri derinlemesine incelemek adına sanatçılarla yapılan görüşmelerden oluşan podcast kayıtlarını dinlemek iyi bir fikir.

2019 yılında ses getiren bir program ile kapılarını açan Odunpazarı Modern Müze, ne yazık ki pandemi sürecinde uzun zaman kapalı kaldı. Bu kapanmanın arka planına da işaret edercesine hazırlanan “Günün Sonunda” sergisi, müzede hayata geçen ikinci sergi oldu. 2 Ekim 2020 – 25 Nisan 2021 tarihleri arasında açık olması planlanan sergiye pandemi koşullarının hafiflemesi ile birlikte yeniden ulaşabilme imkânı bulmamız umudundayım.

 

‘GÜNÜN SONUNDA’ PODCAST SERİSİ

Pandemi koşulları sebebiyle ziyarete kapalı olan Odunpazarı Modern Müze, “Günün Sonunda” sergisini destekleyici faaliyetlerini de farklı mecralarda sürdürüyor. Sosyal medya hesaplarındaki paylaşımların yanında, sergide eserleriyle yer alan sanatçıların konuk olduğu podcast bölümleri, hem serginin genel amacına hizmet ediyor, hem de her bir eserin hangi çıkış noktalarından hareketlerle hayata geçirildiğini bizzat sanatçılardan dinleme imkânı sunuyor. “OMM Podcast: Günün Sonunda” kayıtlarını Spotify’da dinleyebilirsiniz.

Önceki Yazı

“Sessiz Yaşadım Kim Beni Nereden Bilecektir”

Sonraki Yazı

Dijital Fırsatı Kaçırmamalıyız

Son Yazılar

Çölde Doğan Şiir

Kalıntıları bugün de hayatiyetini sürdüren İttihat ve Terakki’nin tek bir hedefi vardı: Ne olursa olsun, Abdülhamid