Revnakoğlu’nun İstanbul’u tüm yönleriyle ele alındı

//
10 dakikada okunur

“Cemalettin Server Revnakoğlu ve İstanbul Sempozyumu”  Fatih Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sempozyum’da; Prof. Dr. İlber Ortaylı , Mustafa Koç, Haşim Şahin, Beşir Ayvazoğlu, Alim Kahraman ve Azmi Özcan gibi birçok değerli isim Revnakoğlu’nu tüm yönleriyle ele aldı.

Cemalettin Server Revnakoğlu’nu tüm yönleri ile ele alan “Cemalettin Server Revnakoğlu ve İstanbul Sempozyumu” Fatih Belediyesi tarafından  Fatih Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sempozyumun açılış konuşmasını  Cemalettin Server Revnakoğlu’nun İstanbul notlarının derlendiği 5 ciltlik kitabın basılmasında öncü olan Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan yaptı.

 Tüm gün süren sempozyum,  açılış konuşması, dersi ve 5 oturumla gerçekleştirildi. Sempozyum’da Prof. Dr. İlber Ortaylı , Mustafa Koç, Haşim Şahin, Beşir Ayvazoğlu, Alim Kahraman ve Azmi Özcan gibi birçok değerli isim Revnakoğlu’nu tüm yönleriyle anlattı. 

İstanbul’da yetişen münevver

Sempozyumun açılış dersini  veren tarihçi yazar Prof.Dr.  İlber Ortaylı, Revnakoğlu’nun Fatih’te  doğan, yetişen bir İstanbul münevveri olduğunu ve beş ciltlik kitabının ise hayatı boyunca aldığı notlardan derlenerek meydana geldiğini anlattı. Ortaylı, Revanoğlu’nun kitabının sürekli okunmasını ve  başucu kitaplarından birisi olması gerektiğini, İstanbul’u ve Suriçi’ni bu kitabı okuyarak adım adım gezmek gerektiğini gençlere tavsiye etti.

Revnaknoğlu’nun notları

Prof.Dr. Ortaylı, Revnakoğlu’nun  İstanbul’un Fatih semti ile ilgili notları üzerine ise “Fatih’le ilgili kıyı köşe her yeri kaleme almıştır. Fatih semti Unkapanı‘ndan bu tarafa kalan bölümdür. Orası ayrı bir dünyadır. Aşağı taraf Şehzadebaşı ve Sultanahmet’e ayrılmıştır” ifadelerini kullandı.

Kitabın hikâyesinin vücut bulması

Açılış konferansını Revnakoğlu’nun notlarını beş ciltlik bir kitap serisi şeklinde derleyen Prof. Dr. Mustafa Koç gerçekleştirdi. Revnakoğlu’nun notlarının nasıl bir serüven geçirdiğini anlatan Prof. Dr. Koç, “Şehrin semtlerini, eski zaman haritalarını önüme koyup caddeler ve sokaklar bulup Revnakoğlu’nun her bir notunu masaya koydum. Sokakları yerleştirmeye başladım. Elinizdeki kitabın hikayesi böyle vücut buldu. Günlerden bir gün Ergün Bey beni davet etti ve  kitabı basma arzusunu gösterdi” dedi ve eserin henüz bitmediğini de ekledi. Prof.Dr. Koç, İstanbul’u anlamak ve okumak için tek bir semtin tek başına yeterli olamayacağının altını çizdi.  Prof. Dr. Koç, “Üsküdar Fatih’ten, Fatih Beyoğlu’ndan, Beyoğlu Eyüp’ten ayrı değildir. Üsküdar’ı anlamadan Fatih’i, Fatih’i anlamadan Eyüp’ü anlamak imkansızdır. İnşallah Revnakoğlu notlarının Eyüp, Kasımpaşa, Beyoğlu, Üsküdar, Boğaziçi, Zeytinburnu, Kadıköy, Gebze ve Silivri’ye kadar daha sonraki aşamada Bursa ve Edirne notlarını ikmal etme niyetindeyim” diye konuştu.

İlim Fatih’tedir Aksaray’a inmez

 Sempozyumun birinci oturumunda; Prof. Dr. Haşim Şahin, Önder Kaya, Halil Solak ve M. Sabri Koz, Cemalettin Server Revnaknoğlu üzerine hazırladıkları bildirilerini sundu.

Önder Kaya,  Cemalettin Server Revnakoğlu’nun İstanbul notlarının derlendiği “Revnakoğlu’nun İstanbul’u” kitabı için değerlendirmelerde bulundu.  Kaya, kitapta dikkatini çeken ilginç mekânlar , şeyhlerden ve simalardan geniş örnekler vererek Revnakoğlu’nun İstanbul’daki tekke kültürü üzerine durdu. Ayrıca İstanbul’da ismi birbirine benzeyen birçok yeri olduğunu ve kitapta dikkatini çeken noktalardan birinin de Fatih Cami haziresi olduğunu belirterek Revnakoğlu’nun “İlim Fatih’tedir, Aksaray’a inmez” ifadesine de yer verdi.

Revnakoğlu arşivi sayesinde

Konuşmacılardan Halil Solak “Revnakoğlu’nun İstanbul’unda Kayıp Kitaplar ve ve Kitapseverler” adlı bildirisini sundu. Solak, Revankoğlu’nun gelişiminde Galatasaray Lisesi’nde eğitim görmüş olmasının büyük etkisi olduğunu belirtti. Revnakoğlu’nun kütüphanelerde el yazmalarına ulaştığını ve bunların tamamını ya da bir kısmının Revnakoğlu arşivini oluşturduğunun altını çizdi. Bunlara ilaveten Solak, Revnakoğlu arşivi sayesinde dini tasavvufi edebiyatta eksik parçalara ulaşıldığını da belirtti.

Sabri Koz ise Revnakoğlu’nun tarikat folklorü üzerine çalışma yapan ilk kişilerden olduğuna değindi. Revnakoğlu’nun kişiliğine de değinen Koz, onun yaradılış itibariyle bir güzelliği, tabiatı bozan şeyleri asla affetmediğini, buna izin vermediğini de belirterek Revnakoğlu’nun siyaha siyah, beyaza beyaz olduğu şekilde konuşmasını özetledi.

Müritlerin uçurduğu Şeyhler

Haşim Şahin, Revnakoğlu’nun iki şekilde ele alınması gerektiğinin belirterek sıralamayı şu şekilde yaptı:  Tasavvufun tarihine dair bilgiler ve  Osmanlı’da Cumhuriyet dönemine kadar gelerek yaşayan tasavvuf kültürü. Şahin, Revnakoğlu’nun tasavvuf kültürünü değerlendirme ve ele alışını “Revnakoğlu, tarikat geleneğinde müritlerin uçurduğu şeyhleri tekrardan yere indirerek onları hayata dahil etti ve onları sağlıklı bir şekilde anlamamızı sağladı” diye konuştu.

Hafızamızın soy kütüğünü kayda aldı

İkinci oturumda konuşmasını  gerçekleştiren Prof. Dr. Turgay Anar, Revnakoğlu’nun en önemli özelliğinin edebi hafızamızın soy kütüğünü kayda alması olduğunu belirtti. Revnakoğlu’nun notlarında dikkat çeken detaylardan örnekler sunan Anar, İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Âkif’in Fatih’te bulunan Şekerci Han ve Taş Han’da Neyzen Tevfik’ten ney dersleri aldığına da değindi.

Cemalettin Server Revnakoğlu ve İstanbul Sempozyumu, kıymetli akademisyenlerin bildirilerini sundukları dört ana oturum ve Revnakoğlu’nun notlarını beş ciltlik bir kitap serisi şeklinde derleyen Prof. Dr. Mustafa Koç’un konuşma yaptığı son oturum ile sona erdi. Sempozyum oturumlarından sonra Hüseyin Kıyak, Özata Ayan’ın hazırladığı ve sunduğu  M. Doğan Dikmen’in solistliğini yaptığı “Revnakoğlu’nun İstanbul’unda  Müzik” adlı konser verdi.

Önceki Yazı

En son ölüm gelir, yine de erken deriz

Sonraki Yazı

Roman kahramanları ‘biz’e can suyu oldu

Son Yazılar

Mevlânâ ve Mesnevî

Mevlânâ Celâleddin-i Rumi 13. yüzyılda Anadolu’da yaşamış ve Türk tasavvuf tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biri olarak

Tam gaz izlemeye devam!

Dijital ekranda; Netflix yapımı Oscar adaylı Noah Baumbach imzalı “Beyaz Gürültü”, sosyal medyada izlemeyenin dövüldüğü Mubi’de