Sanat etkinlikleri yüz güldürdü

15 dakikada okunur

Sanat Ajandası’nın bu sayısında sizi Bursa’ya götürüyoruz. Hep İstanbul’daki etkinlikleri takip etmeyelim biraz da rotayı komşularımıza çevirelim dedik. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş’nin düzenlediği sanatçıların Bursa’yı anlattığı İkinci Zaman sergisi açıldı. Yerli sanatçılarımızdan Hikmet Barutçugil, Cemal Toy ve Büşra Yurtseven’in de eserlerinin yer aldığı sergide her sanatçı Bursa’yı kendi gözünden yorumlamış. Yeşil Bursa’yı özümseyen sanatçıların eserlerinde Yeşil Camii, Ulucami en ön sıralarda yer alıyor. Takvimlerinizde 24 Şubat’ı boş bırakın zira Türklerle ilgili en önemli operalardan biri sayılan 2. Mehmet operası 34 yılın ardından tekrar Atatürk Kültür Merkezi’nde sanatseverler ile buluşacak. Romantik dönem operaları arasında önemli besteci kabul edilen Cesare Della Valle’in eseri 2. Mehmet’i mutlaka izlemelisiniz.  İtiraf ediyorum bir kültür sanat etkinlik gurmesi olarak hala Şener Şen’in Zengin Mutfağı‘nı izlemedim. Eğer siz de benim gibi izlemediyseniz bir müjde vereyim. Vasıf Öngören’in yazdığı yönetmenliğini ve oyunculuğunu Şener Şen’in yaptığı Zengin Mutfağı 16 Şubat’ta Maximum Uniq Hall’de izleyicisi ile buluşacak. Ben takvimime not aldım. Bu sefer gidip sizler için izlenim yazacağım! Sosyal medya platformunu her açtığınızda her iki hikayede biri bu sergi. Halk bu sergiye akın ediyor.  Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle, Sadberk Hanım Müzesi tarafından düzenlenen Mâzîden Âtîye Zarâfet, Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminden Cumhuriyet’in İlk Yıllarına Kadın Kıyâfetleri sergisi Abdülmecid Efendi Köşkü’nde sanatseverlerin yoğun ilgisi ile karşılaştı.  Eski dönemlerdeki kadın kıyafetlerinin şıklığı ve zarifliği İstanbulluların dikkatini çekti. Giden herkes “nerede o eski günler ve kıyafetler!” dedi. Parisliler değil Osmanlılar da modanın nabzını tuttmuş ve modaya yön vermiş. Sizin de modaya ve tarihe ilginiz varsa yolunuzu Abdülmecid Efendi Köşkü’ne düşürün…

Sanatçılar Bursa’yı anlattı

İsmini ünlü yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir eserinden alan İkinci Zaman sergisi Bursa’da Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açıldı. Serginin küratörlüğünü İsmail Erdoğan yapıyor. Erdoğan, Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda Bursa’ya muhabbet beslediğine vurgu yapmış. Muhabbet olmadan bu kadar güzel eserler bir araya getirilemeyebilirdi. Muhabbet duymak mühim mesele hele ki söz konusu Bursa ise! Yerli ve yabancı  15 sanatçının eserinin yer aldığı sergide her sanatçı kendinde zuhur eden Bursa’yı çizmiş. Ben de yolumu Bursa’ya düşürüp sizler için İkinci Zaman sergisini ziyaret ettim. Sergiyi dolaşırken tanıdık stillere denk gelince ressamın adını okumadan ressam tahmin etme oyunu oynadım. Hikmet Barutçugil ve Cemal Toy’un eserlerini hemen tanıdım. Artık bir sanat gurusu sayılabilir miyim? Sorunun cevabını size bırakıyorum. Sergide dikkatimi çeken birçok eser oldu. Onlardan biri ise genç sanatçı Mehlika Hilal Kırca’nın Bursa’da Aşıklar eseriydi. Sanatçı, eserde mavi ipek alt taban kullanarak Bursa’ya özgü kıyafetleri olan kadın ve erkek figürlerini resmetmiş. İki aşığı konuşturan sanatçının, aşıkların altına bıraktığı not ise manidar: Aşıkı odlara yakar dilrubası Bursanura”… Bir diğer beğendiğim eser ise Levent Karaduman’ın Yeşil Bursa ve Tevhid eseri oldu. Bursa haritasında yeşil ve turkuaz rengini kullanan sanatçı, kelime-i tevhidi haritaya işlemiş. Eseri görünce erenler ve evliyalar içün “Hu!” diyorsunuz. Dikkatimi celbeden bir diğer eser Büşra Yurtseven’in eserleri oldu. Sanatçının eserlerindeki kullandığı renk tonunu biraz karamsar buldum diyebilirim. Koyu lacivert alt tona kızıl rengi kullanarak Ulucami’yi resmetmesi karamsar geldi. Uluların şehri hep kalbimde yeşil bir tonla  var olduğu için sanırım… Sergi 5 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek. Yolunuz düşerse belki gitmek istersiniz. Zevki Selim sahibi herkes Bursa’yı bir de böyle temaşa etmeli.

34 yıl sonra yine AKM’de! 

Romantik dönem opera literatürünün önemli eserlerinden biri kabul edilen 2. Mehmet operası en son 3 Kasım 1990 tarihinde Atatürk Kültür Merkezi’nde Türkiye prömiyerini yapmıştı. 2. Mehmet 34 yıl sonra yeniden AKM’de sanatseverler ile buluşacak. G. Rossini ve librettist Cesare della Valle tarafından kaleme alınan Maometto Secondo, Türklerle ilgili operalar içindeki en önemlilerinden biri olarak kabul ediliyor. 3 Aralık 1820 tarihinde Napoli’deki Teatro di San Carlo’da dünya prömiyeri yapılmış olan bu iki perdelik opera, Osmanlı İmparatorluğu’nun yedinci padişahı olan ve İstanbul’un fatihi olan Fatih Sultan Mehmet’in Venedik Cumhuriyeti hâkimiyetindeki Eğriboz (Negroponte) adasının kuşatması (1470) sırasında âşık olduğu Anna’nın hikâyesini konu alır. Gerçek kimliğini bilmeden Fatih Sultan Mehmet’e âşık olan Venedikli Anna, vatanı ile aşkı arasında seçim yapmak zorunda kalır. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu’nun sahneleyeceği operanın prömiyeri 24 Şubat Cumartesi saat 20.00’de Türk Telekom Opera Salonu’nda gerçekleştirilecek. Sanat ajandanıza mutlaka eklemelisiniz bu operayı…

Zengin Mutfağı’nı kaçiranlar kaçirmayanlara söylesin

Küçük bir itiraf: Ben Zengin Mutfağı‘nı hem de Şener Şen’in Zengin Mutfağı‘nı izlemedim. Kınama seslerinizi ve bakışlarını duyar ve görür gibiyim ama itiraf etmekten de çekinmeyeceğim. İstanbul’daki bütün etkinliklerin nabzını tutsam da bir türlü Zengin Mutfağı‘na gidemedim. Neyse ki bir müjdem var; benim gibi gidemeyenler için. Vasıf Öngören’in yazdığı Şener Şen ve Doğu Yaşar Akal’ın yönettiği Zengin Mutfağı 16 Şubat’ta Maximum Uniq Hall’de sanatseverlerle buluşacak.  Oyun Türkiye’deki siyasi tarihe de ışık tutuyor. Cumhuriyet tarihinde görülmüş en büyük işçi hareketi olan 15-16 Haziran 1970 olaylarının zengin bir ailenin mutfağına yansımasını anlatıyor tiyatro oyunu. Hizmet etmekten başka bir şey düşünemeyen köşk çalışanları da gözlerinin önünde gelişen olaylar karşısında kayıtsız kalamayacaktır. Toplumdaki değişimden her biri kendi payına düşeni alacaktır.  Vasıf Öngören’in bu olayları eğlenceli bir biçimde aktardığı oyun, tiyatro sahnesinde defalarca yorumlanmış ve beyazperdeye de uyarlanmıştır. 1978 yılında ilk kez İstanbul Şehir Tiyatroları’nda bu oyunda aşçı Lütfü Usta’yı canlandıran Şener Şen, 40 yıl aradan sonra aynı rolde ve genç bir oyuncu kadrosuyla tekrar sahnede. Sanat ajandamıza not ettik bile!

Parisien değil Osmanlı modası! 

Instagram’da her iki hikayeden biri bu sergi. Söz konusu Osmanlı modası olunca İstanbullular bu sergiye kayıtsız kalamadı, sergiye akın etti. Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle, Sadberk Hanım Müzesi tarafından düzenlenen Mâzîden Âtîye Zarâfet, Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminden Cumhuriyet’in İlk Yıllarına Kadın Kıyâfetleri sergisi Abdülmecid Efendi Köşkü’nde ziyarete açıldı. Küratörlüğünü Sadberk Hanım Müzesi Müdürü Hülya Bilgi ile Sanat Tarihi Uzmanı Dr. Şebnem Eryavuz ve Bahattin Öztuncay’ın üstlendiği, tasarımını Dr. Umut Durmuş’un gerçekleştirdiği sergi, pazartesi günleri hariç 11.00 – 19.00 saatleri arasında 19 Mayıs 2024’e kadar ziyaret edilebilecek. Sergide Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu’nun yanı sıra Rahmi M. Koç Müzesi, İnönü Vakfı, Mutlu İlmen, Ayfer Neyzi, Ömer M. Koç ve Yapı Kredi Bankası koleksiyonlarından da eserler yer alıyor. Mâzîden Âtîye Zarâfet sergisinde 19. yüzyılda saraylı ve şehirli kadınların Avrupa modasını takip etmesiyle başlayan ve Cumhuriyetin ilanıyla hız kazanan kıyâfet dönüşüm süreciyle beraber kadınların rol ve hakları ele alınıyor. Sergide, Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yokluklar ve Mütareke dönemi boyunca başkentin işgalinin etkisiyle şehirli kadın kıyâfetlerinin geçirdiği dönüşüm ile Cumhuriyetin başkenti Ankara’da resmi davetlerde, balolarda giyilen kıyâfetler yer alıyor. Sergi, kadınların yalnızca giyim kuşamlarını değil, yaşadıkları çevreyi de tanıtmaya çalışıyor. Sergi aynı zamanda bu vesileyle elbiseleri ilk kez bir arada sergilenen Latife Hanım, Mevhibe İnönü ve Afet İnan’ın öncü rollerini de ortaya koyuyor. Cumhuriyetimizin 100. yılı olması sebebiyle 100 esere yer verilen sergide toplumun seçkin kesiminden kadınlara ait, pek çoğu terzi ve mağaza etiketi taşıyan gelinlikler, özel günlerde ve davetlerde giyilen elbiseler, sokak kıyâfetleri, binici kıyâfetleri, çanta, ayakkabı ve şemsiye gibi aksesuarlar sergileniyor. Sergide Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e özel bir bölüm de yer alıyor. Bahattin Öztuncay’ın küratörlüğünü yaptığı bölümde Ömer M. Koç Koleksiyonu’ndan ithaflı fotoğrafların yanı sıra Sadberk Hanım Müzesi ve Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonlarında korunan giysileri ve özel eşyaları sergileniyor.

 

Önceki Yazı

Rus edebiyatı ya da Dostoyevski

Sonraki Yazı

Sanatçılar kültürlerarası mesaj taşıyan ulaklardır

Son Yazılar

Sessizlik olarak görünen şey

Friedrich Nietzsche, “Bir sanatçının işi konuşmaya başladığı zaman kendisi susmalıdır.” der. Bunun ülkemizde en seçkin örneği