Sanata yeni bir alan: Emaar Art Hub

16 dakikada okunur

İstanbul yeni bir kültür sanat mekânı daha kazandı. Üstelik bir alışveriş merkezi çatısı altında. Emaar Square Mall’da açılan ve Emaar Art Hub adını taşıyan bu mekân, farklı biçimsel formlarda üretilmiş pek çok sanat eserini sanatseverlerle buluşturuyor. En büyük amacı sürdürülebilir olmak olan bu mekânı kurucusu Dr. Cem Bülent Ünal ile konuştuk.

Sanatın üretilmesine imkân tanımak kadar, üretilen sanat eserlerinin de sergilenmesi, daha fazla insana ulaşmak adına çok önemli. Bu ister dijital bir ortam olsun isterse de fiziksel bir mekân. Her ikiside oldukça önem arz ediyor. Hem daha fazla insana o sanat eserlerini ulaştırmak hem de söz konusu sanat eserlerine mekân sağlamak bağlamında geçtiğimiz günlerde yeni bir mecra açıldı. Üstelik bir AVM çatısı altında. Emaar Square Mall’ın eksi ikinci katında Emaar Art Hub adını taşıyan bu mekân, NFT, video, heykel, resim gibi farklı biçimsel formlarda birçok sanat eserine ev sahipliği yapıyor. Biz de Litros Sanat’ın yeni sayısı için bu özel mekânı, kurucusu Dr. Cem Bülent Ünal ile konuştuk. Önce kendisini daha yakından tanıyalım: “Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehircilik Bölümü’nde 1999 senesine kadar olan akademik hayatım sonrasında son 22 senedir yerli yabancı özellikle teknoloji firmalarına kurumsal büyüme ve iş geliştirme projelerinde stratejik danışmanlık veriyorum. 2010 senesinde beri ikinci bir faaliyet alanı olarak EBAN Kongresi ile başlayan, Dragon’s Den isimli televizyon programının içeriğinin geliştiriyorum. Aynı zamanda girişimcilik ekosistemi içinde katma değerli projeler üreterek geliştirmeye ve genişletmeye çalışıyorum.”Amacımız sanatı kitlelere erişilebilir kılmak Sanatsal çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Sanat ekosisteminin dışında katma değeri yüksek farklı projeler üretmek ve gelenekselin dışında olmayı yaratma motivasyonu ile çalışıyoruz. Bu misyon çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Yaratıcı Kültür Endüstrileri Kuluçka Merkezleri Raporu’nda kurucusu olduğum McArt.Ist Sanat Kuluçka Merkezi söz konusu sektöre yön verenler arasında yer aldı. Andy Warhol sergisinin yapımını üstelendik, McLOFT sergi serisini yaptık. Burada herhangi bir küratör olmadan ilk defa sanatçılar kendi öznel tercihleri ile sergi kurgusu yaptılar. Sanatçı ve sanatseverleri karşılıklı etkileşim içinde olması için McArt Academics adıyla sanat eğitimleri yaptık. Amacımız tamamen sanatın her dalını kitlelere erişebilir kılmaktı. McArt Awards başlığı ile son 2 senedir organize ettiğimiz çağdaş sanat yarışmamız ile sanat alanında bir etki alanı yaratmış durumdayız.
Sanata dair motivasyonunuz nedir, neden bu alanların içindesiniz, sanat sizin için ne demek ve hayatınızda nasıl bir yer kaplıyor?
Akademik hayatım sırasında içinde var olduğum çevrenin ve etki alanın yarattığı motivasyon özelinde sanatın her dalındaki estetik ve incelik duygusu beni cezbenden. Sürekli bir arayış, dava sorgulama diyalektik düşünce gibi iradenin aklın bir şeyleri biçimsel ifade eder olması ve bunu muhakeme edere zihnin aydınlanmasını sağlaması gibi dürtüler hayatımda sürekli kendimi geliştirme fırsatını yarattı. Sanırım olayın özü veya esası bu olsa gerek. Arayış içinde olmak, neden sorusuna yanıt bulabilmek…
Burası sürdürülebilir bir mecra yaratma fikrinden doğdu
Emaar Art Hub nasıl kuruldu, kimin fikriydi? Oluşum sürecinizden bahseder misiniz?
Emaar Art Hub fikri bana ait. Sanatın her halinin kitlelere daha etkin bir kanal üzerinden ulaşmasını sağlamak, sanatçıların kendilerini ve eserlerini sadece galeri ortamında ya da spot projelerde, karma sergi ve veya fuarlarda sergilemek yerine daha düzenli ve süreklilik arz eden beraberinde sürdürebilir kılabilen bir mecra yaratma fikrinden doğdu. İçinde multidisipliner olarak her dalda eserin yer alacağı, yenilikçi vizyon ile NFT Galerisi dahi olan ve yaratıcı kültür endüstrilerinin ortak buluşma ve değer yaratma mekânı olarak kurgulandı. Süreci 2021 Mart ayından itibaren başlayan mikro ölçekteki deneysel çalışmalar, konseptin 2020 yazında Ayvalık’ta denenmesi ve başarı ile sonuçlanması akabinde mekânsal yansıması ise o dönem itibariyle prestijli bir mecra olan Emaar Square Mall içinde konumlandırılması ile başlayan bir süreç. Projenin kapsamı bağlamında kurumlarında muhakkak desteği ile sürdürebileceği için tek odağımız bu sanat mecrasının içinde kurumları çekebilmekti. Bu bağlamda en baştan itibaren ülkemizin önde gelen markaları bir alt yapısal gereksinimlerini karşıladı ve temelindeki sosyal sorumluluk bilincini net olarak ortaya koyduk. Emaar Art Hub, sosyal sorumluluk teması bağlamında yaratıcı kültür endüstrilerini kitlelere erişebilir kılmak, sanatı özel olarak bireysel tercihlere dönük sanat galerisi benzeri sanat sergileri ve etkinlikleri, tasarım eserler, sponsorluklar, diğer ürün ve hizmetler ve B2C & B2B modeller gibi birçok işlevsel fonksiyonlar ile bir kanal yönetimi zihniyeti kapsamında kitlelerle buluşmasını sağlamaktadır.
Farkındalık yaratan bir bakış açısı
Bir AVM’de sanata önemli bir yer ayrılması hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bence müthiş bir farklılık ve farkındalık yaratan bir bakış açısı. Özellik yeni nesil AVM kurgularının sadece tüketim toplumunun alışveriş yapmak üzere tek nokta olması dışında gündelik sürecimizde insan hayatında değer katan tüm olanakları da sağlayan alanlar olarak konumlanması gerekmekte. Sanat alanları ve müzeler, tüketici harcamalarından pay almak için diğer konser, spor gibi eğlence sektör organizasyonlarıyla rekabet haline de girdi olayın diğer boyutu bu bakış çerçevesinde. Sonuç olarak, sanat endüstrisi diğer sektör oyuncularına dönük bir kanal olarak yeni ziyaretçileri çekmek ve mevcut müşterileri korumak için özel sergiler ve etkileşimli etkinlikler düzenleyerek etki alanı oluşturmakta.
Mekanlar ve sergi alanları sanatçılar için neden önemli?
Sanat mekanları ve müzeler, kendilerini yeni izleyiciler için çekici hale getirerek sosyal fayda sağlayan kurumlar olarak yeniden konumlanmaya başladılar. Pandemi süreci ile başarılı sanat galerisi ve müze yöneticileri, mevcut ve gelişmekte olan dijital medyayı kullanarak çevrim içi sanal galeriler kanalları da oluşturmaya başladılar. Velhasıl, çevrim içi topluluğun hızla büyüdüğü bu çağda, kendi hem fiziksel hem de çevrimiçi varlığınızı ve farkındalığınızı yaratırsanız içinde bulunduğunuz sektör de büyük bir değer yapmış olursunuz. Öte yandan sanat mecrasını ve sanat eserlerinizi tanıtmak için Instagram, Facebook, Twitter ve diğerleri gibi sosyal medya kanallarından yoğun bir hacimde yararlanmakta ve kurumsal yapılar bu kanallara ulaşmakta sanat ve yaratıcı kültür endüstrilerini etkin bir araç olarak kullanmaktadır.
Burası tüm sanat dallarının bir arada olduğu bir mecra
Bu alanda her türlü sanat ürünü yer alacak mı, yoksa bir konsept var mı?
McArt.Ist olarak basit anlamda sanatın dallarını, plastik sanatlar, performans sanatları ve dijital sanatlar olarak sınıflandırmaya çalıştık ve bu mecra tüm dalların bir arada olduğu ve olacağı bir mecra. İçerisinde Türkiye’nin ilk NFT galerisini iş ortağımız Hagia Official ile birlikte gerçekleştirerek NFT dünyasını da bu alana taşımış olduk. Bu bağlamda Emaar Art Hub katma değeri yüksek tüm sanat dallarına ve içeriklerine açık ve sergileneceği bir alan olacak.
Bu süreçte sanatçılarla nasıl bir iletişim halindesiniz?
McArt.Ist olarak son 4 senedir geleneksel sanat ekosistemi için önemli bir referans ve adres olduk. Her alanda sanatçılar ile çok özel iletişimlerimiz, networkümüz ve içeriklerimiz oluştu. Sağladığımız bu güven ve farklılık açısıyla sanatçılar McArt.Ist’ın kurguladığı her projede yer almak için özel tercih sebebi olmuş durumda. Bu nedenle hem bu ekosistem için paylaştığımız davetler, çağrılar veya projeler kapsamında sanatçılar doğrudan yer almak üzere hareket ediyorlar. Öte yandan bizim de senelerdir birlikte olduğumuz, sanat camiası tarafından özel konumları olan sanatçıları davet etmiş durumdayız.
Sanatçılar bu alanda eserlerinin satılmasını istiyor mu?
Evet istiyor, özellikle çok özel kitlelerin ve yerli yabancı ziyaretçilerin ilgisini çeken bir mecra olarak talep yaratılmış durumda. Bizim diğer galeri veya sanat sergileme alanlarından farkımız mümkün olduğunca sanatçı ve sanatseveri aynı anda eşleştirme ve olası satış fonksiyonun doğrudan sanatçı ve sanatsever bazında sonuçlandırılmasını sağlamak özellikle farklılığımız.
Emaar Art Hub sanat direktörü Eda Eren: Sanatçıları ve girişimcileri bir araya getireceğiz
Biz Emaar Avm’de Emaar Art Hub isimli bir sanat mecrası oluşturduk. Burası bir galeriden çok, sanatın farklı dallarının bir arada olduğu bir alan. Türkiye’nin ilk NFT galerisini içinde barındırmasıyla fark yaratırken, ilgili olan herkesi de NFT’ler hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra teknolojinin dokunduğu farklı dijital sanat alanlarını da besleyerek beraberinde, plastik sanatlar, performans sanatları ve bu endüstrinin temel oyuncuları da bu mecra içerisinde varlıklarını sürdürecek. Bu alanlarda çeşitli etkinliklerimiz, workshoplarımız, hackathonlarımız olacak. Sanatseverlerle sanatçıları ve koleksiyonerleri, aynı zamanda sanatla start-up ve girişimcileri de bir araya getireceğiz. Türkiye’nin önde gelen sanatçılarından Ayla Turan, Yiğit Yazıcı, Cengiz Yatağan ve bu isimler gibi birbirinden değerli yerli ve yabancı, dünyadaki 40’tan fazla sanatçının eserlerini de buraya gelen misafirlerimizle buluşturmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.

Önceki Yazı

Eskiden dönüşüm hızı yavaştı

Sonraki Yazı

Kendi gözümden seyirciye aktardım

Son Yazılar

Yapay Sherlock Holmes

IQ’sunun 190 olduğu tahmin edilen Sherlock Holmes şimdiye kadar yazılmış en zeki karakterlerden biridir. Yazar Sir

Doğu’da masalsı aşklar bitmez

Gazeteci Yazar Samet Doğan’ın üçüncü romanı “Beni Yemen’de İtalyana Benzetirler” Ketebe Yayınları’ndan çıktı. İçinde aşkı, arkadaşlığı