Sinemamızın Karaoğlan’ıydı

12 dakikada okunur

Özcan ÜNLÜ

Türk sinemasının en üretken oyuncu, yönetmen ve senaristlerinden olan Kartal Tibet, sanat hayatı boyunca 300’e yakın projenin altına imza attı. 20’li yaşlarda sinemamızın en önemli aktörleri arasına adını yazdıran Tibet, “Karaoğlan” ve “Tarkan” karakterleri ile bugün bile büyük bir ilgi ve heyecanla izleniyor.

Bazı insanlar vardır. Hayat boyu hiçbir temasınız olmadığı halde bazen varlığını hissettiğinizde mutlu olursunuz. Bazen bir yazar, bir sinema oyuncusu, bir fikir adamı… Uzaktan seversiniz bazılarını ama hep ailenizin içinde gibidirler.
İlginç tevafuklarla ortaya çıkan bu yazı işte böylesi insanlardan birini anlatmak muradını taşımaktadır: Kartal Tibet bir rüya ile hatırlattı kendini. Sonra kendisini arayıp hakkında bir yazı yazmak istediğimi söylediğimde, “onur duyarım” dedi. Bu fikri Litros Sanat yöneticisi arkadaşlarla paylaştığımda o da sevindi…
1960’lı yıllardan itibaren Türk sinemasının önemli yapı taşlarından olan Kartal Tibet (27 Mart 1938, Ankara – 2 Temmuz 2021, İstanbul) sinemamızın güzel insanlarından biriydi. Sinemamıza oyuncu, yönetmen, senarist ve danışman olarak büyük hizmetleri olan, yüzlerce başarılı projede yer alan Kartal Tibet, 83 yaşında hayatını kaybetti. Tibet, ömrünün son yıllarında ortalarda görünmemeyi tercih etti.
Bir gazeteye üç yıl önce verdiği söyleşide, “Yaşlanmak hayatın bir parçası. Kabul edelim ki herkesin yapısı farklı, herkes bir Ajda Pekkan gibi yaş almıyor. Beni tanıdığınız filmlerde ben 20’li, 30’lu yaşlardayım; bugünse Allah’a şükür 80. İnşallah herkes sağlıkla benim gördüğüm bu yaşları da görür” demişti.

Önce tiyatro perdesi
Dönemin iptidai şartları ile çekilen fakat bugün bile yayınlandığında hala çok izlenen “Tarkan” filmlerinin başrol oyunculuğundan, Karaoğlan karakterine kadar Kartal Tibet, Ankara Meydan Sahnesi’nin önemli isimlerindendi. Tibet, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunu. Bazı kesimler, “keşke tiyatrodan sinemaya geçmeseydi” demiş olsalar bile, bu haksız bir tespittir. Ankara Devlet Tiyatrosu’nun 1959’da Felicien Marceau’dan sahneye koyduğu “Ekmek Parası” ve bir yıl sonra Albert Camus’den sahneye alınan “Caligula” oyunları ile adından söz ettirmeyi başardığı için bu tespit yapılmış olmalı…

Karaoğlan fırtınası
1960’lı yıllar Türk sineması için çok önemli projelerin ortaya çıktığı dönemdir. Cüneyt Arkın’ın çizgi romanlardan sinemaya uyarlanan “Malkoçoğlu” ve “Kara Murat” karakterleri sinemaseverler tarafından büyük ilgi görüyordu. Yapımcılar hem Cüneyt Arkın’a hem de onun başrolünü üstlendiği karakterlere alternatifler aramaya başlamıştı.
O yılların önemli çizgi romancılarından Suat Yalaz’ın “Karaoğlan” serisi tefrika edildiği gazetelerde büyük ilgi görüyordu. İşte, Kartal Tibet’le Yalaz’ın yolu da böyle kesişti. Yalaz’ın “Karaoğlan” karakterinden sinemaya uyarlanan ilk macerası “Karaoğlan: Altay’dan Gelen Yiğit” filminde başrol üstlendi ve çok başarılı oldu. Henüz 22 yaşında iken başrol oynadığı ilk filmiyle dönemin en önemli aktörleri arasına girdi.
1966’da “Karaoğlan: Baybora’nın Oğlu” ve “Karaoğlan: Camoka’nın İntikamı”, 1967’de “Karaoğlan: Bizanslı Zorba” ve “Karaoğlan: Yeşil Ejder” ile 1972’de “Karaoğlan Geliyor” adlı filmler büyük gişe başarısı yakaladı.

Tarkan’la dünya turu
Kartal Tibet’in ünü giderek artarken önüne bir fırsat daha çıktı. 1969’da Sezgin Burak’ın çizgi karakteri “Tarkan” sinemaya uyarlandı ve başrolünü üstlendi. Bir yıl sonra “Tarkan: Gümüş Eyer”, 1971’de “Tarkan: Viking Kanı”, 1972’de “Tarkan: Altın Madalyon” ve 1973’te “Tarkan. Güçlü Kahraman” projeleri izledi.
Tarkan filmlerinin “Atıl kurt” repliği bugün bile dillerde yaşamaktadır.
Yine Türk sinemasının en önemli projelerinden olan ve Kemal Sunal, Şener Şen, Adile Naşit gibi dev isimleri bir araya getiren “Tosun Paşa” filmiyle 1976 yılında kameranın önünden arkasına geçti.
Burada bir “es” vermek lazım: Kemal Sunal gerçeği Kartal Tibet’in eseridir. Birbiri peşi sıra çektiği Kemal Sunal filmleriyle sinemamızda bugüne dek yakalanmamış büyük bir başarıya imza atmıştır. Onu, “dünya çapında bir sanatçıydı, koca filmi bir bakışına sığdırırdı” diye tanımlıyor.
Bir yandan tiyatroda yönetmenlik yaparken bütün olumsuzluğuna ve kıt imkanlarına rağmen sinemayı daha çok benimsedi. Bunun nedenini ise “gerçek yaratıcılığın yönetmenlik olduğunu gördüm” diyerek açıkladı.

Ustası Ertem Eğilmez
Tabii en büyük şansı Arzu Film ve onun gözbebeği büyük usta Ertem Eğilmez idi: “Ertem Ağabey’in mesleğini icra edişinden etkilenmemek imkânsızdı. Asistanlığını yaptım, her boş vaktimi onu gözlemleyerek geçirmeye başladım. Her işte şans kadar istek, başarı ve yetenek de önemli. 60 civarında sinema filmi yönettim. Diziler ve televizyon filmleri de cabası…”
Kartal Tibet’in başrol oynadığı 120’nin üzerindeki film her tekrarlandığında büyük bir mutlulukla izleniyor. Bu eşine az rastlanır bir başarıdır. “Ölmeyen Aşk”, “Dağlar Kızı Reyhan”, “Senede Bir Gün”, “Sultan”, “Zübük”, “Gol Kralı”, “Şalvar Davası” ve daha onlarca film kadar televizyon ekranlarında 1993-1997 yılları arasında fırtınalar estiren “Süper Baba” dizisinde onun imzası bulunuyordu. Ardından “Zoraki Gece” ve “Hayat Güzeldir” dizileri de öyle…

Sinemanın her dalı
Bazen Fatih’in Fedaisi Murat, bazen Osmanlı Kabadayısı Deli Murat, bazen Çakırcalı Mehmet Efe olarak hayatımıza dahil oldu. Oynadığı filmlerden daha çok film yönetti.
Türk sinemasının en önemli organizasyonlarından Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 2002’de Yaşam Boyu Onur Ödülü, 2006’da ise Yıldırım Önal Anı Ödülü’ne layık görüldü fakat çektiği filmler ve bu filmlerde oynayan oyuncular onlarca ödüle uzanmayı başardı.
Oyunculuğu ve yönetmenliği kadar kaleme aldığı senaryoları da burada kaydetmemiz gerekiyor:
Gol Kralı (1980)
Davaro (1981)
Çarıklı Milyoner (1983)
Şabaniye (1984)
Sosyete Şaban (1985)
Şendul Şaban (1985)
Deli Deli Küpeli (1986)
Arkdaşım ve Ben (1987)
Duygu Çemberi (1990)
Bu filmlerin yanı sıra “Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu” (2006) filmine yaptığı editörlük de kayıtlara geçmeli…
Büyük ustaya Allah’tan rahmet diliyoruz…

Yönetmenliğini yaptığı filmler

Tosun Paşa (1976) Cennetin Çocukları (1977) Sultan (1978) Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor (1978) Şark Bülbülü (1979) Umudumuz Şaban (1979) Zübük (1980) Sevgi Dünyası (1980) Gol Kralı (1980) Annem Annem (1980) Mutlu Ol Yeter (1981) Gırgıriyede Şenlik Var (1981) Gırgıriye (1981) Davaro (1981) İffet (1982) Gözüm Gibi Sevdim (1982) Doktor Civanım (1982) Baş Belası (1982) Şalvar Davası (1983) En Büyük Şaban (1983) Çarıklı Milyoner (1983) Aile Kadını (1983) Şabaniye (1984) Bir Sevgi İstiyorum (1984) Ortadirek Şaban (1984) Sosyete Şaban (1985) Şendul Şaban (1985) Şaban Pabucu Yarım (1985) Keriz (1985) Gurbetçi Şaban (1985) Katma Değer Şaban (1985) Milyarder (1986) Yaygara 86 (1986) Deli Deli Küpeli (1986) Japon İşi (1987) Arkadaşım ve Ben (1987) Aile Pansiyonu (1987) Öğretmen (1988) Uyanık Gazeteci (1988) Sevimli Hırsız (1988) Deniz Yıldızı (1988) İnatçı (1988) Samanyolu (1989) Talih Kuşu (1989) Gülen Adam (1989) Koltuk Belası (1990) Duygu Çemberi (1990) Kızlar Yurdu (1992) Tanrı Misafiri (1993) Süper Baba (1993) Bizim Aile (1995) Yasemince (1997) Ah Bir Zengin Olsam (1999) Demir Leblebi (1999) Keloğlan-Süperoğlan (2000) Sınır (2000) Borsa (2000) Karate Can (2001) Şıh Senem (2003) Hababam Sınıfı Merhaba (2003) Ağa Kızı (2004) AB’nin Yolları Taştan (2005) Emret Komutanım (2005) Dünyayı Kurtaran Adam’ın Oğlu (2006) Amerikalılar Karadeniz’de 2 (2006) Zoraki Koca (2007) Hayat Güzeldir (2008)

Önceki Yazı

Memleketin Her Yerine Oyun Götürdük

Sonraki Yazı

“En Büyük Yetenek Sevebilmektir”

Son Yazılar

Suveydâ Vizyonda

Usta yönetmen, senarist ve yapımcı Mesut Uçakan'ın yeni filmi "Suveydâ" izleyicisi ile buluştu.