Sinemayı Okumak

20 dakikada okunur

Sinema sosyolojisi, filmsel anlatıların sosyal bağlamlar içerisinde nasıl inşa edildikleri üzerinde dururken toplumsal gerçekliğin filmler aracılığıyla nasıl yansıtıldığı ve nasıl yeniden üretildiği üzerinde durmayı da gerektirir. 

Fransız Yeni Dalga akımının ve auteur kuramının fikir babası, sinema tarihindeki en etkili yayın olan Cahiers du Cinema’nın kurucusu ve editörü, İtalyan Yeni Gerçekçi akımının en önemli kuramcılarından olan Bazin, Godard’ın “Sinema hayattır” düsturunu kırk yıllık kısa yaşamıyla özetlemiş biri.

Sinema bir yeryüzü cennetidir. Oxford’un hazırladığı Dünya Sinema Tarihi, bu cennetin Paris’te yaratılışından günümüzdeki internet yayınlarına dek geçirdiği evrimi, ulusal sinema endüstrilerinin birbirinden kopuk gelişimi olarak değil, bir bütün olarak dünya endüstrisi bağlamında ele almaya yöneliyor. 

Edebiyatın nasıl ki tarih, sosyoloji, psikolojisi, coğrafya gibi bilim dalları; tiyatro, resim ve müzik gibi sanat dalları ile ilişkisi varsa kaçınılmaz bir şekilde sinema ile de ilişkisi var. Hatta bu ilişkinin çok güçlü olduğunu da söyleyebiliriz. Başta dünya ve Türk klasikleri başta olmak üzere belki de binlerce edebi eser sinemaya uyarlanmış. Ağrı Dağı Efsanesi, Susuz Yaz, Selvi Boylum Al Yazmalım, Uçurtmayı Vurmasınlar, Anayurt Oteli, Çalıkuşu, Yaprak Dökümü, Sol Ayağım, Açlık Oyunları, Baba, Monte Kristo Kontu, Aşk ve Gurur, Gülün Adı ve Anna Karenina başarılı örnekler arasında gösterilebilir. Türkiye’de ve dünyada hem edebiyatçı hem de sinemacı yönüyle ön plana çıkan yazarlarımız da mevcut. Bu sanatçıların sinema filmleri roman, kısa filmleri öykü tadında; romanları film, öyküleri kısa film tadında oluyor. Ayrı bir zevk ortaya çıkıyor. Bununla birlikte sinema üzerine de kaleme alınan binlerce kitap mevcut. Bu kitaplardan bir kısmını sizler için derledim. İyi okumalar dilerim.

Yeni Çıkanlar 

Sinema Toplum İlişkileri Üzerine Çözümlemeler

Kolektif 

Nobel Akademik Yayıncılık

Dünyanın en önemli ve aynı zamanda en çok tüketilen sanat formlarından biri olan sinema, içinden çıktığı toplumun kültürel ve yapısal özelliklerini yansıtmanın yanında toplumsal anlamların üretilmesinde ve sürdürülmesinde önemli rol oynar. Bu nedenle filmsel anlatılar izleyicisini; duygusal, psikolojik ve pedagojik olarak etkilemenin yanında toplumsal yaşamın nasıl işlerlik gösterdiğine dair birçok veriyi sunar. Dolayısıyla bu kitap; sanat, sinema ve toplum arasındaki ilişkiye dair sosyolojik bakış açılarını tartışan bir grup akademisyenin özverili çalışmalarını içermekte, sinemanın parçası olduğu toplumu anlamada nasıl kullanılabileceğine dair önemli saptamaları okuyucuya sunmaktadır. Keyifli okumalar dileriz.

 

 

Sinema Sosyolojisi: Tarih, Toplum ve İzleyici

Kolektif

Nobel Akademik Yayıncılık

Sinema sosyolojisi, filmsel anlatıların sosyal bağlamlar içerisinde nasıl inşa edildikleri üzerinde dururken toplumsal gerçekliğin filmler aracılığıyla nasıl yansıtıldığı ve nasıl yeniden üretildiği üzerinde durmayı da gerektirir. Filmleri sosyolojik bakış ile çözümleyen araştırmacılar, tarihsel ve toplumsal koşulları göz önünde bulundururken izleyiciyi de ihmal etmeyerek temsiller aracılığıyla toplumsal yaşamı anlamaya ve anlatmaya gayret eder. Bu kitapta, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden bir grup seçkin akademisyenin, başta Türk sineması olmak üzere farklı ülke sinemalarının yetkin örneklerini merkeze alan; tarihsel, toplumsal ve izleyici odaklı çalışmaları bir araya getirilmiştir. Eser, sinemaseverlerin ilgiyle okuyacakları bir derlemedir.

 

Sinema Tarihyazımı 

Fatma Okumuş 

Urzeni Yayıncılık

Sinema öncesinde, yeniliğinin beraberinde getirdiği; sonrasında, yarattığı alanlarla insana ve topluma ilişkin neredeyse tüm kavramlara değen eşsiz bir yapı sunmaktadır. Tek bir inceleme alanı içinde değerlendirilip çözümlenemeyecek; dahası, ne kadar çok farklı açıdan bakılırsa bakılsın her an, dokunulmadan kalmış bir yanı bulunacakmış gibi görünen sinema geçmişinin anlaşılması, anlatılması, geleceğe aktarılması konularında da geniş bir araştırma alanı yaratmakta; sinema tarihyazımı da giderek daha karmaşık bir yola girmektedir. Elinizdeki çalışma, sinema tarihyazımındaki değişimlerden yola çıkarak Türk sineması tarih yazımının dışarıda bıraktıklarını da içerebilecek yeni sinema tarihyazımı yöntemi arayışındadır.

 

Türkiye’de Sinema

  Rıdvan Şentürk 

Pruva Yayınları

Mimari, müzik ve edebiyat gibi diğer bütün sanat dalları için de geçerli olacağı üzere, sinemaya da nitelik kazandıran asli unsur, öncelikle kendisinden neşet ettiği toplumun ve coğrafyanın tecrübe ettiği tarihsel kimliğe, değişim ve dönüşüm süreçlerinin açık bütünlüğüne nispetidir. Bu çerçevede eser, sinema tarihi yazımının ülkemizde karşılaştığı sorunların kaynağına eğilmeyi deniyor, yeni ve farklı bütüncül yaklaşımların gereğine işaret ediyor, alternatif bir tarih yazımı için tartışma imkânı sunuyor. Bu maksatla, öncelikle geniş bir tarih muhasebesi ve dünya perspektifine nispetle Türkiye’nin durumu sorgulanıyor, tarih ve yazımına ilişkin süreçler tartışılıyor, kitabın odak noktasını teşkil eden Türkiye’deki sinemaya geçiş yapılıyor.  

 

Önerdiklerim

Büyük Sinema Kuramları 

J. Dudley Andrew 

Doruk Yayınları

 Büyük Sinema Kuramları her biri sinema tarihinde hem sinema hem de sanat felsefesi yapan ve genel olarak diğer sanatların içinde sinemanın yerini araştıran kuramcıları ele alır.
Tüm sinema tarihi boyunca kuramı en yoğun besleyen çalışmalar Eisenstein tarafından yapılmıştır. Onun çalışmaları bir yandan teknolojik gelişmeler ve sanatçının bunlarla ilişkisi üzerinde yoğunlaşırken, öte yandan sinema ile bütün diğer performans ve edebiyat çalışmalarını karşılaştıran hem kuram yapan hem de tarihten beslenen kültürlerarası metinlerden oluşuyordu. Bu nedenle Metz çalışmalarını yaparken sinema dilinin çözümlenmesinden sanatçı ve eseri arasındaki felsefik tartışmalara kadar en derin yazarın Eisenstein olduğunu dile getiriyordu. 

 

Sinema İçin Bunca Acıya Değer mi?

Ahmet Uluçay 

Küre Yayınları

Ahmet Uluçay, ağırlıklı olarak dört yıllık (2000-2004) bir dönemi içeren ve ilk kez yayımlanan elinizdeki güncesinde hayatının her anını kaydetmiş, öncelikle bir rüya defteri titizliğiyle kaydettiği düşlerini… Ve yakarışlarını; çektiği acıların, fakirliğin, sonu gelmez sıkıntıların bir film karesi gibi renklendiği dualarını… Yoksunluğuna onunla birlikte katlanan ailesi içerdeki satırların ilk kahramanları… Sonra, köyündeki düğünler, cenazeler, bayramlar vd… Onu yalnızlığa terk eden Türkiye sineması da var güncede, “köyü”nden takip ettiği dünya sineması da… Edebiyat güncede özel bir yere sahip, öncelikle masallar ve hikâyeler, sonra romanlar… Ve tabii ki Uluçay’ın yaramaz çocuğu, sineması… 

 

Sinema Nedir? 

Andre Bazin

Doruk Yayınları

Fransız Yeni Dalga akımının ve auteur kuramının fikir babası, sinema tarihindeki en etkili yayın olan Cahiers du Cinema’nın kurucusu ve editörü, İtalyan Yeni Gerçekçi akımının en önemli kuramcılarından olan Bazin, Godard’ın “Sinema hayattır” düsturunu kırk yıllık kısa yaşamıyla özetlemiş biri. Bazin, film çeker gibi, kare kare ördüğü yazılarında, sinema nedir sorusunun yanıtını; sinemanın öğelerinde, film dilinde, sinemanın diğer sanatlarla olan ilişkilerinde, Chaplin, Bresson, De Sica gibi büyük yönetmenlerde, “Yer Sarsılıyor”, “Sahne Işıkları” gibi başyapıtlarda arıyor. Sinema çalışmalarında temel metin kabul edilen Sinema Nedir? Renoir’ın söylediği gibi, “bir gün sinema yok olsa da yaşamaya devam edecek” bir çalışma.

 

Sinema Dersleri 

Sergei Eisenstein 

Agora Kitaplığı

Eisenstein’ın sinema eğitimi verdiği öğrencilerle soru-cevap yöntemi üzerine kurulan kitap, sahne tasarımı tekniklerinden, bir kitabın ya da öykünün filme nasıl aktarılacağından, sahneye koyma, sahne üzerinde planlama, çekim teknikleri ve oyunculuk gibi sinemasal sahneleme üzerine derslerden oluşuyor. Sinema yönetmenliğinden önce hem ABD’de hem de SSCB’de dekor hazırlayan, sessiz ve sesli sinema dönemlerinde mesleğin tozunu yutmuş Eisenstein’ın derslerinde öğrenciler, usta yönetmenin sinemaya kazandırdığı yenilikleri öğrenmenin yanı sıra, Eisenstein’la birlikte dünya edebiyatının önemli eserlerini sahnelemenin senaryolaşma aşamalarını, çerçevelerin kullanımını deneme-yanılma yöntemiyle öğreniyorlar.

Mehmet Açar’dan Tavsiyeler

Bu sayımızda “Anarşik Rehavet”, “Siyah Hatıralar Denizi”, “Hayatın Anlamı ya da Akhisarlı Hasan Tütün’ün Maceraları”, “Çok Uzaklarda Bir Yaz”, “Kayıp Hasta” ve “Ünlü Yönetmenlerden Sinema Dersleri” kitaplarının yazarı, sinema eleştirmeni, roman ve öykü yazarı Mehmet Açar’a “Sinema temalı hangi kitapları okuyalım?” diye sordum. İşte aldığım cevaplar:

Bir Film Nasıl Okunur? 

James Monaco 

Alfa Yayıncılık

Monaco, filme birçok farklı noktadan bakıyor; sanat ve zanaat, duyarlılık ve bilim, gelenek ve teknoloji… Filmin roman, resim, fotoğraf, televizyon, hatta müzik gibi diğer anlatı ortamlarıyla olan yakın ilişkisini inceledikten sonra filmlerin nasıl anlam ifade ettiğini ve daha da önemlisi bir filmin ne olduğunu en iyi nasıl ayırt edebileceğimizi anlamak için gerekli unsurları tartışıyor. Film meraklıları bu baskıda; yeni bir giriş, genişletilmiş bir kaynakça ve yüzlerce açıklayıcı fotoğraf ve diyagram bulacaklar. Monaco’nun inanılmaz miktarda faydalı bilgiyi bu kadar basit ve sistematik bir şekilde bir araya getirme yeteneği hayranlık uyandırıcı. Film hakkında yazı yazan ya da filmlerle gerçekten ilgilenen herkes bu kitabı almalı ve okumalı.

 

Dünya Sinema Tarihi 

Geoffrey Nowel-Smith 

Kabalcı Yayınevi

Sinema bir yeryüzü cennetidir. Oxford’un hazırladığı Dünya Sinema Tarihi, bu cennetin Paris’te yaratılışından günümüzdeki internet yayınlarına dek geçirdiği evrimi, ulusal sinema endüstrilerinin birbirinden kopuk gelişimi olarak değil, bir bütün olarak dünya endüstrisi bağlamında ele almaya yöneliyor. Sinema tarihini yalnız filmi, yönetmen ve oyuncuların tarihi olarak görmek yerine, sinema adlı çok yönlü kurumun izleyicilerinden çalışanlarına dek herkesin birbiriyle kurduğu ilişkilerin tarihi olarak görüyor. Kitapta İngiltere, Amerika, Fransa, Hindistan, Japonya ve diğer sinemalar olabildiğince eşit ölçüde yer alıyor. Gerekli görülen yönetmenler, oyuncular ve kavramlar için alt bölümler açılmış. 

 

Türk Sinema Tarihi 

Giovanni Scognamillo

Kabalcı Yayınları

Bu kitap, dört meydan konuşmasından oluşmaktadır. 1990’da kurulup 1997’de kapatılan, genel başkanlığını yazarın yaptığı Diriliş Partisi Dönemi konuşmalarından olup, ilki, Bursa’da 13 Temmuz 1991’de Fomara Meydanı’nda “Kutlu Millet Gerçeği” adıyla; ikincisi, Adapazarı’nda 17 Ağustos 1991’de Gar Meydanı’nda “Yüce Devlet Gerçeği” adıyla; üçüncüsü Pendik’te 18 Haziran 1995’te İskele Meydanı’nda “Millet Toplantısı” adıyla; dördüncüsü, Eskişehir’de 21 Ekim 1995’te Odun Pazarı’nda “Batı ve Biz” adıyla parti teşkilatlarının düzenlemeleriyle yapılmıştır. Konuşmalar, çok zaruri ufak düzeltmeler dışında olduğu gibi alınmıştır. Ancak gerekli görülen ekler, dipnotlarında gösterilmiştir ve konuşmaya ait fotoğraflar konulmuştur. 

 

Türkiye’de Sinemanın Tarihi 

Savaş Aslan

Kronik Kitap

Kitapta başlangıçtan 1940’ların sonuna dek süren Yeşilçam öncesi dönem, Cumhuriyet dinamikleriyle iç içe serimleniyor. 1990’lardan bu yana Yeşilçam sonrası evrende şekillenen son dönemin öne çıkan olgularıysa sinemada “yeni” tartışmaları ve dijitalleşme. Günümüzün gitgide çoğullaşan ve genişleyen sinemasal manzarası, kitap boyunca olduğu gibi, ülke ve dünyanın “hakikatleriyle” paralel olarak ortaya konuyor. 200 yılı aşan modernleşme tecrübesi, ulus inşası süreçleri, askerî darbeler, göç, krizler, devalüasyonlar, küreselleşme, dinî ve etnik hareketlerle Karagöz, minyatür ve hikâyeden modern sanatsal formlara geçiş gibi bütün sosyoekonomik, kültürel ve politik bağlamlar sinemayla ilişkilendiriliyor.

 

Önceki Yazı

Bağlılık Hasan’da rüzgar başrolde

Sonraki Yazı

Çatlak: Modern dünyanın çatırdattığı aile kurumu

Son Yazılar

Bir değirmendir bu dünya

Muhtârî’nin “Men be-pây-ı hod in hatâ kerdem/Tâ be-destâ renc gestem âsiyâb” (Ben kendi attığım yanlış adım