“Sosyal medya” darbeye direnişte ne kadar etkili oldu?

4 dakikada okunur

15 Temmuz 2016… FETÖ’nün hain darbe girişimi ve Türk milletinin kahramanca tavrının tüm çıplaklığıyla dünya tarafından kabul görüldüğü gece. Ülkemizin birliğine göz dikenlerin karşısına “bu vatan bizim” diyerek canını ortaya koyan milletimiz, tüm engellemelere ve olumsuzluklara rağmen birbirine kenetlendi, imkansızın içinde imkanı buldu ve o gece sokaklara döküldü. Sokakların, caddelerin, şehirlerin adeta savaş meydanına döndüğü gecede kimi tankların önüne kendini attı kimi namlunun ucuna vücudunu siper etti kimi de son nefesine kadar “darbeye hayır!” dedi.

Sosyal medyanın gücüne şahit olduk
15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi sürecinde toplumumuzun tepkisi ve kahramanca mücadelesi o hain girişimin olumsuz sonuçlanmasında büyük rol oynadı. “Bu vatan bizim” diyerek canını ortaya koyan milletimiz, televizyon başında öğrendiği bu darbe girişimine sosyal medya mecraları aracılığıyla anında tepki gösterdi. O gece, sosyal medya erişiminin engellenmeye çalışıldığı esnada CNN Türk’e FaceTime üzerinden canlı bağlantı sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türk milletini sokaklara, darbeye karşı direnişe davet etti. Bizler de bir kez daha sosyal medyanın iletişim gücüne şahit olduk. Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine halk hem Whatsapp üzerinden hem de Facebook, Twitter gibi platformlar üzerinden birlik çağrısı yaparak “bu milletin yıkılmadığını” vurguladı. İnsanlar acil yardım ihtiyaçları, toplanma alanları, son dakika gelişmeleri gibi bilgileri sosyal medya mecraları aracılığıyla birbirine ulaştırmaya çalıştı. Nitekim başarılı da olundu.
Sosyal medya kenetlenmeyi sağlıyor
İçinde bulunduğumuz dijital çağda, sosyal medya kanalları kitlelerin birbirleriyle hızlı ve kolay bir biçimde iletişime geçmesini ve 15 Temmuz örneğinde olduğu gibi acil durumlarda kenetlenmesini sağlıyor. Sizlere bu sayıda o gecede kahramanca mücadele eden ve darbe girişimine fırsat tanımayan halkımızın o gün ve sonrasında sosyal medyada “#DarbeyeHayır” ve “#MilletçeMeydanlardayız” hashtagi altında paylaştığı kahramanlık fotoğraflarını hatırlatmak istiyorum. Yaşadığı şehrin caddelerinde ve meydanlarında ellerinde Türk bayrağı ile sesleri kısılana kadar kahramanlık sloganları atan ve saatlerce, hatta sabahın ilk ışıklarına kadar nöbet tutan halkımız, bu muhteşem anları fotoğraflayarak ölümsüzleştirdi ve sosyal medya hesapları aracılığıyla takipçileriyle paylaştı. Bu fotoğrafların üzerine pek de bir şeyler söylemek mümkün değil sanırım. Söylenecek tek şey; “Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.” Bir kez daha o gece canlarını ortaya koyan aziz şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyor, gazi olarak hayatına devam eden vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kutlu olsun!

Önceki Yazı

Sinemamızda darbe ve 15 Temmuz

Sonraki Yazı

Darbelere karşı aydınların edebi refleksleri: Kitaplar

Son Yazılar

Tiyatro asla ölmez!

Deneyimli tiyatro oyuncusu Kerem Atabeyoğlu, teknolojinin gelişmesiyle tiyatroların öldüğü şeklinde yapılan yorumlar için net konuştu. Tiyatroya