Sporun ve kültürün harmanlandığı festival

11 dakikada okunur

Bu coğrafyanın insanı olarak bir şeylerden uzaklaşıp kültür sanat faaliyetlerine ve spora yönelmeye çalıştığımızda bizi mutlaka gündemin içine çeken şeyler oluyor. Örneklerini sıralamak istediğimizde bu kısma ayrı bir sayfa ayırmak gerekebilir. Tüm bunlardan sıyrılmak kolay olmasa da bizleri bu alanda çok güzel etkinlikler karşılıyor. Bunlardan birini de Dünya Etnospor Konfederasyonu (DEK) düzenliyor. Bu yıl 6-9 Haziran tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda 6. Etnospor Kültür Festivali gerçekleştirildi. 

Etnospor Kültür Festivali 30 ülkeden 1000 sporcunun katılımıyla düzenlendi. Yirmiden fazla faaliyet alanıyla misafirlerini 100’den fazla etkinlikle buluşturan festivalde geleneksel sanatlar, ata sporları, kültürel oyunlar ve sahne gösterileri dahil farklı kültürlere özgü birbirinden güzel etkinlikler yapıldı. Festivale gelen misafirler, evrensel tatları ve dünya kahvelerini de deneyimleme fırsatı buldu. 4 gün süren festival dolu dolu geçti. “Öğrenmek, Eğlenmek, Yaşamak Her Çocuğun Hakkı’’ mottosuyla dünyaya bir mesaj verdi. Festivali  bizlere Dünya Etnospor Konfederasyon başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, Başkan vekili Dr. Hakan Kazancı anlatırken; festival kapsamında yer alan “Dayanışma Obasını” Yazar Tülay Gökçimen, “Evrensel Tatlar” alanını ise Kırgızistanlı Nurbakyt Rakatov anlattı. Yağlı güreşte altın kemer alan İsmail Balaban’da görüşlerini bizlerle paylaştı.

Kültürel zenginliklerimiz hatırlanıyor bu festivalle

Bilal Erdoğan (DEK Başkanı): Festivalimize bir ilgi var. İnsanlar mutlu oluyor. Kendi kültürlerine ait, geleneklerine ait şeyleri görünce, bu kadar kültürel zenginliği görünce, dünyanın sanıldığı kadar tekdüze olmadığını, gerçekten tanınacak, öğrenilecek, görülecek ne çok şeyin olduğunu, Türkiye içinden ve dışından insanlar görmüş oluyor. Filistin’i insanlara tekrar hatırlattık, onu da unutmamaya çalıştık. İnşallah gelenler güzel zaman geçirmiştir. Hayatlarında kendi kültürlerine ait temaları, bu vesileyle kaybetmeden, bağlarını koparmadan yaşamaya özen gösterirler.

Dr. Hakan Kazancı (DEK Başkan Vekili): 2016’nın üzerine yaklaşık baktığınız zaman 8 sene geçti. Bu altıncısı malumunuz. Biz kendi eksikliklerimizi her sene gördük değerlendirdik, onları aradan çıkartmaya çalıştık ve çıkarttık. Geçen sene malum depremden dolayı festivali yapmadık, Bütün emeğimizi maddiyatımızı deprem bölgesine harcadık. Bu senede her sene olduğu gibi katılım yüksekti. Katılımın her sene artmasının sebebi, başta sizin gibi basın mensuplarımızın bizim yanımızda yer alması, bizim yaptığımız bu etkinlikleri, bu dayanışmayı sizler aracılığıyla yaymaktan geçiyor. Tabii malumunuz dijital dünyadayız, gençlerimiz, çocuklarımız dijital dünyayla çok içli dışlı, biz sizler aracılığıyla bu noktaya geldik ama tabii ki hepsinin altında yatan bir emek var, bir dayanışma var, bir azim var. İnşallah her zaman üstüne katarak devam edeceğiz. Biz konfederasyon olarak Maraş’ta, Adıyaman’da, Malatya’da dayanışma obaları kurduk. Bu dayanışma obalarının aynısını burada da kurduk. O dayanışma obasının içerisinde de Filistin’li çocuklarımıza ve onlara bir dayanışma örneğini sergilemek için bir takım etkinlikler düzenleniyor. Oba içerisinde zanaatkarların yapmış olduğu ürünlerin sergilenmesi ve satılması ve oradan gelecek gelirin onlara gönderilmesi gibi amacımız var. “Çocuklar ağlamasın, tüm çocuklar oynasın. Dünyanın her tarafındaki çocuklar gülsün ve oynasın’’ mottosuyla devam ediyoruz. Bunun için Filistin’li çocuklarımız başta olmak üzere onlara dayanışma örneğini, psikolojik olarak, fiziki olarak, sporsal faaliyetler vasıtasıyla göstererek yanlarında olmaya çalışıyoruz. 

Gazze’ye dikkat çekmeye çalıştık

Tülay Gökçimen (Yazar): Biz burda 6. Etnospor Kültür Festivali’nde, dayanışma obamızda çeşitli çadırlar kurarak Gazze’ye dikkat çekmeye çalıştık. Şurada gördüğünüz ayakkabılar Gazzeli çocukları temsilen buraya getirildi. Ama biz biliyoruz ki Gazze’de katledilen her çocuğu temsilen bir tane ayakkabı getirilseydi; Atatürk havalimanını komple ayakkabıyla doldurmak zorunda kalacaktık. Ve ayakkabıları dizdik gördüğünüz gibi, çok dikkat çekiyor. Ön tarafta “Gazzeli çocuklar yaşayabilseydi, bu festivalde sizler gibi oynayabileceklerdi ve bu festivali gezebileceklerdi’’ yazıyor. Festival bu sene ‘“Oyun oynamak ve eğitim almak her çocuğun hakkıdır’’ temasıyla yola çıktı. Gazzeli çocukların da hakkı oyun oynamak, eğitim görmek, buraları gezmek diye düşünüyoruz. Buradaki çocuklardan hiçbir farkları yoktur. Burada kurduğumuz deneyim çadırlarında; 8 aydır bir çadırda ömür geçiren insanları temsil etmeye, onları yaşatmaya ve bir ünsiyet kurmaya çalıştık. Gerçekten de çok etkili oluyor. Bomba seslerinin yankılandığı bu çadırda 1 dakika bile kalamayan insanlar, dışarıya çıktıklarında dünya varmış diyorlar. Evet dünya var ama Gazze’li çocuklar için de olmalı. Herkes için, tüm esaret altındaki masum çocuklar için biz adalet istiyoruz.

Her yaştan insan farklı kültürleri görüyor

Nurbakyt Rakatov: Bu yıl festivalin altıncısı düzenleniyor. Festivalde farklı kültürlerin, farklı oyunların, farklı tatların beraber olması, halkın bunları tanıması, özellikle de İstanbul’da olması çok güzeldi. 4 gün boyunca sürdü. Kırgızlar, Kazaklar, Özbekler, Türkmenler gibi bizim coğrafyamızın ve diğer ülkelerin, kendi yemeklerini, kıyafetlerini ve el sanatlarını tanıtmakla kalmayıp kendi kültürlerini yaşattıklarını görüyoruz. Bu festivale küçük çocukların gelip farklı kültürleri tanımaları bence çok güzeldi. 

Biz Kırgızistan’ın Narın bölgesinden geliyoruz. Bizim standımıza uğrayan misafirler nerden geldiğimizi, nasıl kıyafetler giydiğimizi, neler yediğimizi, kullandığımız kopuzları, Kırgızistan’a ait yöresel yemeklerimizden Beşparmak yemeğini ya da gündelik hayatta kullandığımız eşyaları merak ediyorlar. Biz de onlara kendi kültürümüzü aktarmaya çalışıyoruz. 

Kıran kıran mücadele sonunda birinciliğimi korudum

İsmail Balaban (Güreşçi): Bu yıl altıncısı düzenlenen Etnospor Kültür Festivali kapsamında ata sporumuz yağlı güreşteydik. Son iki yılda başpehlivanlığı ben kazanmıştım. Bu yıl altın kemerin ebedi sahibi olmak için sahaya çıktım. 3. yıl üste üste 1. olan  altın kemerin sahibi oluyor. Bu hedefle, bu parolayla sahaya çıktık. Güzel müsabakalar oldu. Seyirciler de sağ olsunlar, bugün bizleri yalnız bırakmadılar. Kıran kırana mücadeleler oldu ve tekrar birinciliğimi korudum ve altın kemerin ebedi sahibi oldum. Bunun için çok mutluyum. Başta bu organizasyonda emeği geçen Etnospor Konfederasyon Başkanımız Sayın Bilal Erdoğan’a ve katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum. Sayın Muhittin Böcek’e, beni seven seyircilerimize ve siz değerli basın mensuplarına teşekkür ediyorum.

Önceki Yazı

Mücadelesi kültür sanatla devam edecek

Sonraki Yazı

Türk müziğinin Alâ’sı Alaeddin Şensoy

Son Yazılar

Onun mirası tebessümü ve dostluğuydu

Şehit Mustafa Cambaz anlatılırken tebessümünden, kediseverliğinden, fotoğrafçılığından ve mücadelesinden bahsediliyor. Onun mücadelesi doğduğu andan başlıyor 15

Yazının nabzı vardır

Yazar Zeki Bulduk: “Yazı, yaşamaktan daha sahici geliyor bana. Yazıyı pek değiştiremeyiz ama anıları bile farklı