Suçu üzerine almak

Yapılması gereken, dosdoğru inkâr edildiği veya ertelendiğinde, katlanarak geriye yürüyen bir tehdide dönüşür yıllar akıp giderken. Apaçık konuşmak yerine örtbas edilen ise bazen bir rüyayla hatırlatır kendini bazen bir olayla.  Bir söz uğultusu, bir fısıltı dalgası, hiç bilinmeyen mümkün suçların korkusunu taşır bilinçlere. “Bir cinayet işlenirken neredeydim ben? Neyi yanlış anladım, nerede hata yaptım.” Hani, “Suçlu bendim, geç kalmıştım,” der ya Hızırla Kırk Saat’in anlatıcısı…  Hep denilir ki mesela, o kadar okudunuz da ne oldu, kitaplara gömülü yaşayanlar hayatla başa çıkamaz… Hayata derinlemesine nüfuzu asırlar üzerinden aşıranın söz, dil, sanat olduğu gerçeğinin keşfi ya saf bir yürek ister ya da … Okumaya devam et Suçu üzerine almak