Toprak ve kitap kokan kadınlar

6 dakikada okunur

Cehaletin cesaretine kafa tutan karınca fırtınasıdır kitaplar!..

 

Kadın ve erkeği “üstünlük savaşında” kaybeden toplum, kendi doğurduğu sorunu yok etmek adına reel ve çözüm odaklı adımlar atıyor mu atmıyor mu bilinmez!? Ama biz kadın ve erkeğin, birbirini tamamlayan iki özel varlık olduğunun dipnotunu hatırlatmaya; bu bağlamda karşımıza çıkan kareleri çözümleyip hikâyesini, şiirini, kıssasını değerlendirmeye ve geleceğe bohçalayıp “tarihe not düşmeye” hep devam edeceğiz. 

 

Bu yazımızda kadına dem vurmamızın nedeni, dâhil olduğumuz bir programın yansımasıdır. Okumanın dergâhına bağdaş kurmuş onlarca kadınla buluşmak… Ve tarifi mümkün olmayan anlara şahitlik etmek… Şaşkınlığımızın ardı, elbette gurur duymanın, geleceğimizi, emânet edeceklerimizi kimlerin yetiştirdiğini görmenin huzuru ile perçinlenmişti.

 

Köy kadınları hep toprak kokar. Ve doğa… Ve şefkat… Günümüzde kültür ve edebiyat adına biliyoruz ki onlarca, yüzlerce ve farkındalık adına sayısızca projeler yapılıyor. Ve birçoğu kesinlikle katkı sağlıyor topluma. Pozitif yansımalarını gördüğümüz, görmediğimiz bu kutlu adımlar, geleceğin eteklerinde salınan bahar fısıltılarıdır da. Ama öyle projeler var ki unutulan ya da tıkanan veyahut arka sokaklarda sesi kısılan türküleri yakmanın adabını gösterir. Gösterişsiz ama derinlikli bazı adımlar değil midir şifanın kaynağında geleceğe göz kırpan bereket…  

 

Alime, Dilek, Hazel, Ayşe, Arife, İnci, Halise, Sevil, Hafize, Rukiye, Dilivan, Şadiye, Fatma, Saadet… Manisa/Saruhanlı/Alibeyli Köyü İlkokulu’nun kitap kurdu kadınları. Gözlerimizle görmesek, kulaklarımızla işitmesek belki inanmazdık diyeceğimiz anlar yaşattılar bize. Okul idarecileri Sevgili Merdiye Borazan, Özge Gürleyük Koç, Gülsüm Keleş ve Manolya Dirik öğretmenlerin “Veli Okuma Çemberi” projelerinin karşılığı olarak davet edildiğimiz bu köyde, okumanın hayatın tam orta yerine nasıl da bir reçete misali sunulduğunu görmek, edebî yolculuğumuzda karşılaştığımız en anlamlı anlardan biriydi. 

 

Projenin açılımı: Proje koordinatörü öğretmenin her ay tavsiye ettiği bir kitap okunuyor ve sonrasında analiz edilmek ve üzerinde konuşulmak üzere toplanılıyor. Tarladan, çocuklarından, eşlerinden ve köydeki rutin işlerinden buldukları fırsatlardan sonra bu aktiviteye aşkla gelişleri ve bayram yerine çevirdikleri okuma salonunda kitabın içeriğine dair münazaraları görülmeye değer bir keyif ve gururdu. Programın yapılacağı salona geleneksel kıyafetleri ile gelmeleri ise ayrı bir dipnottu çağa kayıtsız şartsız uymaya çalışanlara! Her birinin şalvarındaki çiçekler dile gelmişti sanki ayrı ayrı şiir okuyordu hayatın soluk almadan insan acıtan sancılarına…

 

Projenin finaline bir şair/yazar olarak şahsımızın davet edilme fikri de Saruhanlı Milli Eğitim Müdürü Sayın Dr. Osman Aguş’un fikriydi. Aslında her şey bir zincir gibi. Zayıf halka da yok o zincirde! Sağlam olan halka diğer halkalara değdikçe daha da sağlamlaşıyor ve sağlamlaştırıyordu! Bu etkinin adı neydi bilmiyorum ama umudun ve kitabın insana neler kattığının dip direnişiydi o anlar.

 

Bu arada Alibeyli Köyü’nün kitap kurdu kadınlarının en büyük destekçilerinin eşleri olması girişte bahsettiğimiz “tamamlayan” kelimesine ayna da oluyordu. Hatta salondaki bir güzel kadın eşinin; “karıcım sen bugün biraz gergin misin ne de git kitabını oku biraz!? İyi geliyor sana…”  demesindeki ironi sırrın da deşifresiydi kim bilir? 

Önceki Yazı

Kendi kanıyla abdest almak

Sonraki Yazı

Deprem – Ulusal yas – felaketler ve tiyatro

Son Yazılar

Bir ailenin duygusal otopsisi

2023 yılının en çok konuşulan filmlerinden olan ve Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye layık görülen Justine