Yapay zekayla Tanpınar’ın karakterlerine yolculuk başladı

/
5 dakikada okunur

Usta edebiyatçı Ahmet Hamdi Tanpınar, vefatının 61. yılında Dr. Kadir Topbaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir sergiyle anıldı. Görsel sanat yönetmeni ve Lot uzmanı Gökhan Genç’in Türkiye’de ilk olan “Bir Hayalin Kurgusu” sergisi ile Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitabındaki karakterlerin yapay zeka ile betimlenmesi ve görselleştirilme çalışmaları sergilendi. 

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde anlatılan zamana ayak uyduramamış, Doğu-Batı sentezini hayatına doğru şekilde yansıtamamış toplum yapısıyla beraber her geçen dakikanın ve saniyenin önemini vurgulayan kitaptaki karakterlerin tasvir edildiği sergide, saat ile hayatı bambaşka bir yöne evrilen Hayri İrdal’dan, biçare ihtiyar Abdüsselam Bey’e, gösterişli hatta güzel bir adam Halit Ayarcı’dan; gözleriyle insanın üzerinde garip bir tesir bırakan Nuri Efendi’ye kadar tüm karakterlerin tasvirleriyle tam bir görsel şölene tanıklık ediliyor. Sanatseverlerden büyük beğeni toplayan görselleştirme çalışmaları arasında en çarpıcı tasvir Zehra’nın talibi topal İsmail olsa da hayallerdeki kurgusuyla aynı güzelliğe sahip, kendisini güzellik kraliçesi zanneden baldız tasviri ise bir başka güzeldi.

Yapay zeka edebiyat dünyamıza ilgi uyandıracak

Midjourney botuyla daha kapsamlı tabiriyle ise yapay zeka ile tasarlanan görsel çalışmaların sanat eseri kategorisinde değerlendirilmesi noktasında ise fikir ayrılıkları söz konusu. Sergi açılışında sorulara yanıt veren görsel sanat yönetmeni Gökhan Genç, konuyla ilgili şunları söyledi: “Yapay zeka sanat icra edebilir mi?, edemez mi?” “Bu tasarımlara sanat eseri denilir mi, denemez mi?” ile ilgili bir yazı da yazmıştım kendi blogumda. Ben bunun sanat olduğunu iddia etmiyorum elbette. Kendim bir sanatçıyım diye de ortaya çıkmıyorum. Sadece roman okuyanların; sürekli karakterleri hayalinde bir kurguya, bir tasvire oturtmak isteyenlerin eğleneceği, gezip görebileceği hoş bir etkinlik olmasını istedim. Hem edebiyat dünyamıza ilgi uyandıracağını da düşünüyorum açıkçası.”

Sanat kavramının yeniden bir tanımlama sürecine gireceği ihtimali doğrultusunda yepyeni bir kapı aralayan bu sergi keyifli olmasının yanı sıra hayret ettirici bir tarafa da sahip olduğunu söylemek mümkün. Tasarımların kurgu  sürecine ve karakter analizlerine dair detaylardan bahseden Genç, iyi bir Türkçenin önemini vurgulayarak, “Çok iyi Türkçe konuşuyoruz gibi görünüyor ama bunu yazıya döktüğümüzde bambaşka oluyor. Özne bir yerde yüklem bir yerde olunca bambaşka bir cümle ortay çıkıyor. Bot bunu algılıyor. Yapay zeka sizin daha iyi bir Türkçe kullanmanız için bir yandan da sizi eğitiyor aslında.” dedi.

Bunlar yapay zekanın oyuncak tarafı

Projenin 1- 1,5 senelik bir geçmişi olduğunu ama son 6 ayda tasarım sürecine girdiklerini söyleyen Gökhan Genç, yapay zeka botunun daha ciddi bir alan olduğunu yaptıkları çalışmaların ise işin oyuncak kısmı olduğunu belirtti. Yapay zeka ve sanat kavramlarının gelecekte daha sık yan yana geleceğini düşünürken akıllarda oluşan soruların sayısı da günden güne artmaya devam etmiyor değil. Sergiden edindiğim izlenimlere göre edebiyat ve dijital sanatın iç içe geçtiği eserler sanatseverlerin ilgisini çekmiş durumda. tüm bu soruların ve tartışmaların ışığında 28 Şubat’a kadar sergi kapılarını Dr. Kadir Topbaş Merkezi’nde meraklılara açık tutuyor.

 

Önceki Yazı

Çağdaş sanatta metin, eserin önüne geçiyor

Sonraki Yazı

Mustafa Kutlu’yla Öykü Günleri’nde buluştuk

Son Yazılar

Alyoşa’dan aşk ile selam

Sanat ajandası, sanat dolu bir sayfa ile karşınızda. Bu sayımızda sanatçı Aliye Berger’in hikayesini anlatacağız. Aliye