Müzik benim için ömürlük bir konuşma

6 dakikada okunur

Ünlü caz sanatçısı Marcus Miller 6 yıl sonra bu akşam Volkswagen Arena’da müzikseverlerle buluşuyor. Bizde Marcus’a uzun bir aradan sonra İstanbul’da konser vermeyi, dijitalleşme ve müzik ilişkini sorduk.  Miller “Hayatın iniş ve çıkışlarının, sevinç ve hüzünlerinin bir yansımasıdır. Miles Davis gibi efsanelerle çalmaya başladığım ilk günlerimden farklı türleri ve sesleri keşfetmeme kadar, çaldığım her bir nota yolculuğumun bir parçası haline geliyor. Bu sadece notalarla ya da ritimle değil, bunların arkasındaki duygu ve ruhla da ilgili. Benim için müzik, dünya ile ömür boyu süren bir konuşmadır.” diyor.

Keyifli okumalar….

6 yılın ardından İstanbul’da konser vereceksiniz, nasıl hissediyorsunuz?

Hatıralarla dolu bir yere dönmek her zaman derin bir deneyim olmuştur, İstanbul da benim için bu özel şehirlerden biri. Enerjisi, zengin tarihi ve insanlarının sıcaklığı buradaki her performansımı eşsiz kılıyor. 6 yıl boyunca buradan uzak olmak, sadece beklentimi daha da artırdı. Hayranlarla yeniden bağlantı kurmayı ve müzikal yolculuğumuzu bir kez daha paylaşmayı dört gözle bekliyorum. Her çalışım izleyiciyle bir sohbet gibi, ve ben bu sohbetin bizi İstanbul’da bu defa nereye götüreceğini görmek için sabırsızlanıyorum.

 Kariyeriniz birçok ödüle ev sahipliği yapıyor. Sizce bir sanatçı için ödülün önemi nedir?

 Ödüller, insanlara ulaştığınızın güzel bir göstergesidir. Yine de hedefinizin ödül kazanmak olmaması noktasında dikkatli olmalısınız. Bu, sanatınızı etkileyebilir. Sanatta “kazanmaya” çalışmaktan kaçınmalısınız. İnsan olarak rekabetçi olabiliriz ancak sanat, kendini ifade etmekle ilgilidir. Kimse sizi sizden daha iyi ifade edemez.

 Müziğin sizin için ne anlama geldiğini nasıl ifade edersiniz?

 Benim için müzik, kelimelerin ötesinde bir dildir. İlk enstrümanımı elime aldığım andan itibaren, müzik benim iletişim kurduğum, hikayeler anlattığım, duygularımı ifade ettiğim bir araç haline geldi. Müzik bizi geçmişimize bağlar, şu anımızı anlamlandırmamıza yardımcı olur ve geleceğe dair vizyonumuzu şekillendirir. Hayatın iniş ve çıkışlarının, sevinç ve hüzünlerinin bir yansımasıdır. Miles Davis gibi efsanelerle çalmaya başladığım ilk günlerimden farklı türleri ve sesleri keşfetmeme kadar, çaldığım her bir nota yolculuğumun bir parçası haline geliyor. Bu sadece notalarla ya da ritimle değil, bunların arkasındaki duygu ve ruhla da ilgili. Benim için müzik, dünya ile ömür boyu süren bir konuşmadır.

 Dijitalleşen dünyada müziğiniz için nasıl bir gelecek görüyorsunuz?

 Teknoloji ve dağıtım yöntemlerinin değiştiği bir gerçek. Ancak ben müziğin insan ruhuyla kurduğu derin bağın aynı kalacağına inanıyorum. Müziğin duyguları ve hikayeleri ifade etme gücü her zaman kalıcı olacaktır. Dijital platformlar, müziğin küreselleşmesine yardımcı oluyor ve sanatçıların eserlerini daha geniş bir izleyici kitlesine ulaştırmasına imkân tanıyor. Ancak, bu platformların sanatçılar için adil gelir sağlama konusunda daha sorumlu olmaları gerektiğine inanıyorum.

Konserde bizleri neler bekliyor? Bize ne tür bir akış hazırladınız?

 İstanbul’a uzun bir zaman sonra döndüğümden, Türk dinleyicilerimiz için her zaman keyifle çaldığımız kataloğumuzdaki bazı eserlerle birlikte biraz da yeni şeyler çalmanın güzel bir fırsat olacağını düşünüyorum. ‘Blast’ ve ‘ComeTogether’ listede olacak, ancak son zamanlarda yaptıklarımı da dinlemenizi isteyeceğim.

Önceki Yazı

Sınırların ötesinde var olmak: Ayı Yok

Sonraki Yazı

İsyankâr bir aşk filmi “Ömer”

Son Yazılar

Şehir, mimari ve sanat

Hepimizin ortak derdi olan hususlarla ilgili birkaç soru soralım; Mimarlık eğitimi ülkemizde bu kadar geliştiği halde