18. Yüzyılda Fenerlilerin Dünyası

Sergi & Müze

Yazan: Ruveyda Okumuş

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) Osmanlı dünyasında Fenerli Rumların tarihini ve kültürlerarası yaşam pratiklerini odağına alan “Cümle Fener Burada: Hane, Mahalle, Saray ve Şehir” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. İstanbul'un kozmopolit geçmişine ışık tutan sergi, Fenerlilerin hane yaşamından mahalle kültürüne, saray geleneğinden şehir dokusuna dair tarihî bir yolculuğa çıkarıyor.

Fener, İstanbul’un beşinci tepesinin yamaçlarına kurulmuş Haliç’in iç kısmının güney kıyıları boyunca uzanan tarihi bir semt. Antik Çağ’dan beri doğal bir dalyan olan bu kıyı yerleşimi, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde üretim, ticaret ve din merkezi olmuş ve şehrin diğer muhitleriyle deniz yoluyla güçlü bağlantılar tesis etti. Fener’in sakinleri dini inanç, sosyal sınıf ve köken bakımından son derece çeşitli nüfustan oluşuyordu. Fener’de Rum Ortodoks çoğunluğun yanı sıra Ermeniler, Müslümanlar ve Yahudiler yaşıyordu. Fener, 18. yüzyılda yeni bir Rum Ortodoks seçkin sınıfının yükselişine sahne oldu. Fenerliler, ticari başarıları, diplomatik konumları ve eğitim ağları sayesinde imparatorluk çapında etkili fakat kırılgan bir güç ilişkileri ağı kurdular. Osmanlıların 16. yüzyıldan itibaren kendilerine tâbi kıldığı Eflak ve Boğdan’ın Ortodoks Hristiyan beyliklerine mensup asilzadeleri de İstanbul’da bulundukları sürelerde Fener’de ikamet ediyorlardı. 18. yüzyılın Fenerlileri, sadece bir mahallenin sakinleri değil; eğitimleri, dil yetenekleri ve ticarî başarılarıyla Osmanlı bürokrasisinde kilit roller üstlenmiş seçkin bir sınıf olarak karşımıza çıkıyor. Bu bakımdan Fenerliler, İstanbul’daki hane ve mahallelerinden, Osmanlı devlet mekânları, voyvoda sarayları ve başkentlerine üstlendikleri rollere kadar, hareketliliğin ve kültürlerarası etkileşimin benzersiz bir örneğini teşkil ettiler.

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nin (ANAMED) yeni sergisi “Cümle Fener Burada: Hane, Mahalle, Saray ve Şehir” Osmanlı dünyasında Fenerli Rumların çok katmanlı tarihine ve kültürlerarası yaşam pratiklerine odaklanıyor. 1719 yılında Bükreş’te yaşayan bir âlimin mektubunda dile getirdiği “Cümle Fener burada; artık İstanbul’u hatırlamıyorum” ifadesinden ilham alan sergi, İstanbul’un Haliç kıyısındaki Fener mahallesi ile Eflak ve Boğdan beylikleri arasındaki karşılıklı etkileşimin izlerini sürüyor. Namık Günay Erkal, Firuzan Melike Sümertaş, Haris Theodorelis-Rigas’ın küratörlüğünde hazırlanan ve ANAMED’in dört yıllık araştırma programı “Fenerlilerin Maddi Dünyası”nın ürünü olan Cümle Fener Burada, bir zamanlar ortak olan bu zengin kültürel mirasın parçalarını yeniden bir araya getirmeyi amaçlarken seyirciyi Fenerlilerin izlerini beklenmedik rotalar, nadir albüm ve kitaplar, gravürler, üç boyutlu mimari ve dijital canlandırmalarla bugüne taşıyor. 

Direktörlüğünü Chris Roosevelt’in yürüttüğü sergiye Ömer M. Koç Koleksiyonu, İBB Atatürk Kitaplığı, Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAİ), Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Sismanoglio Megaro ve Koç Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi, Alman Arkeoloji Enstitüsü, İstanbul Fener Rum Patrikhanesi, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı başta olmak üzere pek çok ulusal ve uluslararası kurum ve koleksiyon katkıda bulunuyor. Fenerli Rumların 18. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadarki toplumsal ve mekânsal hayatını on tematik bölüm üzerinden ele alan sergi, Türkçe, Yunanca ve İngilizce çevirilerle hayat bulan, her bölümde küçük rehber metinler izleyiciye eşlik ediyor. 

Fener ve ilişki ağları; Osmanlı sarayındaki görevleri; Patrikhane ile kurulan dayanışma; Fener’de hane yaşamı; Eflak-Boğdan’a uzanan güzergâhlar; Bükreş ve başkentlerdeki etkileşim; voyvodaların yönetimi; Boğaz kıyıları ve İstanbul’a dönüş; 19. yüzyılda değişen siyasal roller; ve Fenerlilerin arkeolojik ve kültürel mirasına dair kapsamlı bir anlatı sunuyor. 

18. yüzyılda Haliç kıyısında yükselen yeni Rum Ortodoks seçkin sınıfının ticari, diplomatik ve eğitim temelli ilişkiler, Fenerlilerin kritik görevlere gelişleri ve bu rollerin sembolik kıyafetlerle temsili, o dönem “voyvoda” adıyla anılan yöneticiler ile Fener Patrikhanesi arasındaki karşılıklı destekler, diplomatik kabullere ev sahipliği yapan görkemli salonlar, Fenerlilerin Boğaz kıyılarındaki yalılarda kurdukları, Doğu ve Batı estetiğini birleştiren yeni yaşam alanlarını sergide görmek mümkün.

Fenerlilerin, imparatorluk içinde kurdukları ilişki ağının ve güç dengelerinin yükselişi, çöküşünü adım adım takip etmek imkânı sunan sergide, Fener mahallesinin 1850'li yıllardaki dokusunu yansıtan dışı sade içi ihtişamlı evlerin modelleri de dikkat çekiyor. TED Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyelerinin tasarlayıp ürettiği üç boyutlu hane ve mahalle modelleri, Koç Üniversitesi KARMA XR Lab üyelerinin küratörlerle birlikte sanal ortamda canlandırdıkları Fener evi, Fenerlilerin yüz yıllık süreçteki hayatları izleyicilere görünür kılıyor.

Osmanlı dünyasında Fenerli Rumların diplomasiden mimariye, müzikten edebiyata uzanan çok yönlü tarihini ve kültürünü merkeze alan “Cümle Fener Burada: Hane, Mahalle, Saray ve Şehir” Sergisi 24 Ocak 2027 tarihine kadar ANAMED Galeri’de sanatseverleri bekliyor.

Yorum Yaz