Yapay Sherlock Holmes

5 dakikada okunur

IQ’sunun 190 olduğu tahmin edilen Sherlock Holmes şimdiye kadar yazılmış en zeki karakterlerden biridir. Yazar Sir Arthur Conan Doyle ünlü karakteri 1877 yılında tanıştığı ve yanında katip olarak çalıştığı Joseph Bell’den esinlendiğini defalarca söylemiştir.  Edinburg hastanesinde cerrah olan Bell küçük gözlemlerden geniş sonuçlar çıkarmasıyla ünlüydü. Doyle aynı zamanda Edgar Allan Poe’nun büyük hayranıydı. Holmes’un başta piposu olmak üzere Poe’nun ünlü kahramanı Auguste Dupin’in bazı alışkanlıklarına sahip olduğu söylenebilir. 

Holmes’i 1960 başlarından beri tanıyorum.  Türkçeye çevrilmiş ve o sıralarda tek tek öyküler halinde saman yapraklı kitapçıklar şeklinde basılmış bütün öykü ve romanlarını okudum. O sıralardaki kapak resimlerini hâlâ hatırlıyorum. Uzun boylu, dimdik duran, elinde gerekirse müdafa silahı gibi kullandığı bastonu, pelerini, piposu, şapkasının tepesindeki düğme ve keman çalarkenki dalgın pozu. Bir de tüylerine gece parlasın diye fosfor sürülmüş olan o korkunç kırmızı gözlü köpek tabii ki. Baskerville’nin köpeğinden söz ediyorum.

Holmes öyküleri 1887 yılında gazetede basılmaya başlanmıştır. Olayları gözlem yoluyla çözmesi ile ünlüdür ve tümdengelim yöntemini çok iyi kullanmaktadır. 1887’den 2017’e geldiğimizde yapılmış bunca film ve dizinin ardından en yeni Sherlock dizisiyle karşılaşıyoruz. Bu yılın sonunda yeni bir sezonla karşımıza çıkmaya hazırlandıkları bile rivayet ediliyor.  Dahası artık 21. Yüzyılda yaşayan Holmes’in kredi kartları, cep telefonu, bilgisayarı, otomobili falan vardır. Ünlü yardımcısı Doktor Watson da zamana uyum sağlamıştır. Kâğıt kalem yerine blog sitesini kullanıyordur.  

Dr. Watson, bu kurgudaki en önemli yere sahiptir çünkü yazarın okuyucuya anlatmak istedikleri onun Sherlock Holmes’e sorduğu sorular sayesinde ortaya çıkar. Watson anlatmasa Holmes diye birini tanımazdık. Watson bana nedense biraz Luka, Matta, Markos, Yuhannavari biri gibi görünür. 

İnsani yanı sıkıntılı olan Holmes, işiyle ilgili olmayan hiçbir konuya ilgi duymaz, işine yarar diye sosyete haberlerini takip eder hatta bu konuda abartıya kaçıp, ‘Dünya’nın Güneş etrafında döndüğünü bilmek işime yaramıyorsa, neden bu bilgiyi kafamda tutayım ki’ dahi diyebilmiştir. Genel kültür olarak inanılmaz derecede cahildir. Komşusu, dostu, ahbabı ve hatta hissiyatı yoktur. Dönemin pozitivizmi yazarı tarafından Holmes karakterine fazlasıyla giydirilmiştir. 

Borges’in Sherlock Holmes başlıklı bir şiiri vardır. “Adem ve Quijano gibiydi. O bir kadından doğmamıştı. Soyu sopu da yoktu. Rastlantılardan oluşmuştu’ şeklinde başlar. ‘Ne aşkı ne de sevgiyi bilir. Baker sokağında tek başına oturur. Hiç arkadaşı yoktur.” şeklinde devam eder. 

Ünlü karakter bir yapay zekâ prototipidir adeta. Yapay zekâ zamanımızda yeni bir pozitivizmin kurucusu gibi de lance edilmiyor mu? 

Not: Quijano: Cervantes‘in ünlü roman kahramanı Don Kişot’un değiştirilmeden önceki ismi.

 

Önceki Yazı

Filistin’e sahip çıkmak bir vefa borcumuz

Sonraki Yazı

Mücadelesi kültür sanatla devam edecek

Son Yazılar

Mekan bendedir, sanatım da mekan da!

Tarih sanatçıları hep takıldıkları mekanlar ile andı.  1800’lü yılların ortalarına doğru açılan kafeler sanatçıların sosyalleştikleri, ilham