Kültür sanatla mesaj yüklü keşiflerin peşindeyiz

Güncel SANAT AJANDASI

Ocak ayında duygulara yoğunlaşan bir sanat serüvenimiz oldu. Arada dijitalin sanat olan ilişkisine tanıklık etmiş olsak da vicdan, insanlık ve mistik bir atmosferden kendimizi alamadık. Yeni yıla üç aylar ile girmiş olduk belki de mevcut zaman ve gelecek zaman yolculuğumuzu ilmek ilmek işlemiştir. Bu ayki ilk rotamız dünyaya “Adalet” kavramını hatırlatmak istercesine organize edilmiş ve mesaj yüklü bir sergi olan “Âdil-i Mutlak” sergisi oldu. Sergiye dair birçok şeyi söyledik ama şunu belirtmekte fayda var insan var oldukça sanatçının düzene dair daima bir mesajı olacaktır.  Diğer bir rotamız ise Tokatlıyan Han’daki “Rüya Mağaraları” sergisi oldu. Hepimiz gerçek dünyada yaşadığımız kadar biraz da hayallerde ve rüyalarda yaşarız. Uyurken tek başımıza rüya aleminde yaşarken şimdi ise bir sanatçın öz keşif için sunduğu bir yolculuğa ne dersiniz? Bu kadar mistik aleminin arasına çağımızın merkezi konumunda olan dijitalin dahil oluşuna da sanatsal bir açıdan bakalım dedik ve sizleri Pera Müzesi’ndeki “Vera Molnár’ın İzinde” sergisine götürdük. Dijital sanatın öncülerinden olan sanatçı  Molnár’ın geliştirdiği algoritmik sistemlerden ilham alan 16 sanatçının çalışmalarının sanatla nasıl bir form kazandığına bakalım. Sanatı, adaleti, rüya alemini ve dijitali bu kadar konuştuk temaşe ettikten sonra tüm zamanların merkezi olan bir konu olan “insanlık” kavramına değinelim. Her an ne olacağını bilmeden yaşadığımız bu dünya da özgür olarak doğup bilmediğin insanlarla bilmediğin bir rotada ve her an batma tehlikesi olan bir teknede mülteci olabiliriz. İşte tam da bu durumu bir sanatçının zihin dünyasının yansıması ile görebileceksiniz. Bu noktada sizi Dolapdere Arter’de ki “ Karaya Çıkmak Yasaktır” sergisine götürüyoruz. Detaylar rotamızın içerisinde. Sanatın gücünü her alanda görmek ve göstermek için keşfe devam sizlerde bize katılın.

“Âdil-i Mutlak” sergisi üç kıtada 

Bu sene 1 Mart itibariyle Ramazan ayına girmiş olacağız. Ramazan ruhunu bizlere erken tattıran bir sergiden bahsetmek istiyorum. Adalet temasını merkezine alan 13 hat eseri ve tezhip sanatının eşsiz örneklerinin yer aldığı Albayrak 2025 Hat Eserleri Sergisi “Âdil-i Mutlak”, sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü Yasemin Darbaz Karaca'nın üstlendiği sergi, hüsnü hat sergisi , geleneksel ve dijitali bir araya getiriyor. Serginin bir özel tarafı ise eserlerin her biri Ramazan ayında yazılan yazılardan oluşuyor olmasıydı. Aslında sergi sanatın gücünü arkasına alarak manevi bir formda ilahi sözlerin rengine boyanmış durumda.  “Âdil-i Mutlak” sergisiyle "Kelime-i Tevhid", "İman Ayetleri", "Selam Ayetleri" ve "Besmele-i Şerif" teması altında eserleri sanatseverle buluşturan Albayrak Grubu, 2025 temasını ise başta Filistin olmak üzere tüm Müslüman aleminin uğradığı zulme dikkati çekmek amacıyla "Adalet" kavramı üzerinden kurguladı. Bu önemli detay ise serginin İstanbul sınırlarının ötesinde İslam dünyası başta olmak üzere zulmün bulunduğu her coğrafyaya sanatsal anlamda güçlü bir duruşu ifade ediyor. Geniş coğrafyalara yelken açacak olan  “Âdil-i Mutlak” sergisi  9 Ocak'tan itibaren İstanbul'da, ardından Tunus'tan Berlin'e, Van'dan Bursa'ya 3 kıtada, onlarca farklı şehirde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergiyi ve oluşturduğu atmosferi merak edenler 27 Ocak'a kadar Tophane-i Amire'de ziyaret edebilir.

Tokatlayan Han’da “Rüya Mağaraları”

Düşünsel bir sergiden şimdi de sizi farklı bir mistik forma bürünmüş sergiye götüreceğiz. Denizhan Özer küratörlüğünde hazırlanan “Rüya Mağaraları” sergisi rüya, mağara ve renk metaforları etrafında şekillenen bir öz keşif yolculuğu sunuyor. Haratoka, yağlı boya resim ve enstalasyonlarında hipnotik rüyalardan kadim inançlara uzanıyor. Ayrıca eserler, ilham kaynaklarını katmanlı ve üç boyutlu bir anlatımla işleyerek mekânsal bir deneyim de yaratıyor. Mitoloji, doğa ve prehistorik dönemlere referans veren bu eserler, izleyiciyi ruhsal dönüşümü tetikleyen ve kendisi başta olmak üzere bilinmeyene dair derinlikli bir keşfe çıkarıyor. Serina Haratoka’nın eserlerinden oluşan “Rüya Mağaraları” sergisi, 24 Ocak 2025 tarihleri arasında Tokatlıyan Han’da kaşiflerini bekliyor. 

“Vera Molnár’ın İzinde” dijital ve sanat

Manevi keşif ve yolculuklardan sonra sizi dijital ve sanat ikilisinin birlikteliğini tanık olmaya davet ediyoruz. “Vera Molnár’ın İzinde” sergisi bilgisayar sanatının öncüleri arasında yer alan sanatçı Vera Molnár’ın pratiğine yakından bir bakış sunuyor, onun üretimlerinden esinlenen güncel sanatçıların yapıtlarını bir araya getiriyor. Sanatçıların yaptığı eserlerden bahsetmeden biraz Molnár’dan bahsetmek istiyorum. 1960’larda basit algoritmalarla deneysel çalışmalar yaparak sistematik görsel serilerinin çizimlerini yapan Molnár, ardından Sorbonne Üniversitesi’nin bilgisayar merkezinde yaptığı çalışmalarla dijital işler üreten ilk sanatçılardan biri oldu.  Molnár’ın geliştirdiği algoritmik sistemlerden ilham alan 16 sanatçının çalışmaları, video ve artırılmış gerçeklik gibi medyalarla yeni sanatsal ifade biçimlerine uzanıyor. Molnár’ın yenilikçi yaklaşımlarına saygı duruşu niteliğindeki sergi, onun dijital sanat dünyasındaki mirasını canlı tutarken, izleyicilere algoritmanın yanı sıra  sanatı keşfetme fırsatı sunuyor.

Yer: Pera Müzesi, Beyoğlu / Tarih: 26 Ocak’a kadar ziyaret edilebilir

Arter’de “Karaya Çıkmak Yasaktır” sergisi

Yasak ifadesi sizce ne kadar trajik olabilir? Bu sorunun cevabını burada ki sanat yolculuğumuzda bulmaya ne dersiniz? Sorumuzun cevabı Dolapdere Arter’de ki “Karaya Çıkmak Yasaktır” sergisinde saklı. Sergi,  kırık cam parçalarından oluşan hırçın bir denizle göçmenlerin trajik yolculuklarına vurgu yapıyor. Eser sahibi Wirkkala,  Venedik kanallarında sıkça görülen “Karaya çıkmak yasaktır” uyarısını hareket noktası olarak alarak  bu ifadeyi dünyanın birçok yerinde geçerli olan göçmen karşıtı tavırla ilişkilendiriyor. Herkesin bildiği üzere göçmenlerin çoğu kez trajediyle sonlanan tehlikeli deniz yolculuklarına işaret etmek için de kullanıyor. Sanatçı “Karaya Çıkmak Yasaktır,”çalışmasıyla kırık cam parçalarından oluşan hırçın bir denizle göçmenlerin trajik yolculuklarına vurgu yapıyor. Eser, su dolu bir Venedik teknesi ve tavandan sarkan cam merdivenle tamamlanıyor. İlk kez İstanbul’da sergilenen bu eser, sanatçının kişisel anılarını toplumsal ve politik meselelerle nasıl iç içe geçtiğini anlatıyor. Sergi, 23 Şubat’a kadar ziyaret edebilirsiniz. Göçmenlerin yaşadığına bir de bir sanatçının yorumlaması ile bakın…

TİYATROLAR:

“Mutlu Aile Tablosu”nu izlemeye hazır mısınız? “Mutlu Aile Tablosu”, seyirciyi Elaine ve Ken Haber’in monoton bir evlilikten çıkış arayışına sürüklüyor. Orta yaş krizine giren çift, hayatlarını değiştirmeye karar verdiklerinde, bu yenilik çabası onları beklenmedik kaoslara sürüklüyor. Çocuklarının da etkisiyle ilişkilerini sorgulayan Haber ailesinin komik ve dokunaklı hikayesi, izleyenlere hem kahkahalar hem de derin bir içsel yolculuk sunuyor.

Yer: Watergarden Performans Merkezi / Tarih: 17 – 22 – 24 Ocak 2025, 20:30

Cumhuriyet tarihinde görülmüş en büyük işçi hareketi olan 15-16 Haziran 1970 olaylarının zengin bir ailenin mutfağına yansımasını konu alan “Zengin Mutfağı”, başrolde Şener Şen’in eşsiz performansıyla sahnede izleyicilerin karşısına çıkıyor.

Yer: Maximum UNIQ Hall / Tarih: 19 Ocak 2025, 15:00

Yorum Yaz