Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi

Global araştırmalar, konserlerin en güçlü çekiciliğini birliktelik hissinde buluyor; seyirciler sosyalleşmek ve müziği topluca deneyimlemek için konserlere gidiyor. Zaten hep ne deriz kayıttan dinlenen ve sahneden canlı dinlenen müzik bir olmaz. Bireylerin gündelik hayatın monotonluğundan, stresten uzaklaşmak amacıyla da etkinliklere yönelmesi bilinen bir gerçek. Canlı konserler bu anlamda bir tür ritüel; günlük rutini kırmak, kısa bir kaçış yaşamak ve yeni anılar biriktirmek için bulunmaz fırsatlar sunuyor. (Tabi bir de sosyal medyadan “hey buradayım ve bakın nasıl da eğleniyorum” demek için konserlere gidenler var ki ne onları göz ardı edebilir ne de ayıplayabiliriz. Onların da kendilerini mutlu hissetme yöntemi bu olabilir ve kim bilir belki de onlardan biri biziz…)
Konumuza geri dönersek biz her ne kadar konser konser gezmek istesek de bakalım onlar bizi istiyor mu? Çünkü bu noktada bizim istememiz kadar, içinde kendimizi iyi hissedeceğimiz evrenin bir de maddi yönü var. O maddi yön sebebiyle bazen online bilet almak için girdiğimiz ekran açıldığında boğazımıza bir yumru oturabiliyor. Bu noktada bir yıl boyunca takip edilebilecek dengeli bir konser programı hazırlamak, hem çeşitlilik hem de ekonomi açısından avantaj sağlayabilir. Erken bilet alımları, taksit avantajları, konser tarihine kadar küçük meblağları kenara atmaya çalışmak işimizi kolaylaştırabilir. Büyük organizasyonlar yerine daha küçük ama bizi mutlu edecek organizasyonları da değerlendirerek hem müzik keyfi hem de bütçe açısından tatmin edici bir sezon planlanabilir.
Aşağıda size #biroradanbirburadan ‘ın sezon seçkisinden bazı örnekler bırakıyorum.

2025 Kasım
Glen Hansard - 11 Kasım 2025 - Zorlu PSM
Dublin sokaklarında şarkı söyleyerek başladığı yolculuk, Once filmiyle gelen Oscar’la bambaşka bir yere taşındı. The Frames’in kurucusu, duygunun ince ayarını bilen şarkıcı-söz yazarı Glen Hansard, kasım ortasında ilk kez İstanbul’da sahnede olacak. “Falling Slowly”yi yıllar önce ilk kez duyduğumuzda içimize sinen o yalınlık, sahnede canlı karşılık bulacak gibi. (Belki de sonbaharın en iyi eşliklerinden biri bu olur ve o geceye yağmur yakışır) Konser, Piu Entertainment tarafından düzenleniyor.

Kamuran Akkor - 14 Kasım 2025 - Bostancı Gösteri Merkezi
Plak raflarından taşan sesiyle, 70’li yılların arabesk ve Türk sanat müziği hafızasında iz bırakmış bir isim Kamuran Akkor. “Serseri Sözlerim”, “Unutmadım” gibi parçalar, onun yorumuyla yıllar içinde başka başka duygulara evrildi. Şimdi, İstanbul’un tanıdık sahnelerinden birinde, o karakteristik duruluğuyla yeniden karşımızda. (Sanki eski bir dostla buluşmaya gider gibi hazırlık yapılacak bir konser…)

40 Fingers - 22 Kasım 2025 - Lütfi Kırdar
Dört gitar, dört müzisyen ama tek bir ses gibi akıyor notalar... İtalyan gitar topluluğu 40 Fingers, parmak tekniğindeki ustalıklarıyla YouTube üzerinden milyonlara ulaşan bir fenomene dönüştü. “Bohemian Rhapsody”den “Game of Thrones” temasına uzanan repertuvarları hem klasik müzik tutkunlarına hem popüler ezgileri sevenlere hitap ediyor. İstanbul’daki ilk konserlerinde, teknik beceri ile duygunun nasıl aynı telde titreşebileceğini birlikte duyacağız. (Bir melodinin, yıllardır bildiğimiz bir hikâyeyi yeniden canlandırması gibi…)

Tuluyhan Uğurlu - Dokuz Altın Kentin Anahtarı - 29 – 30 Kasım 2025 - Meryem Ana Kilisesi
Besteci, piyanist Tuluyhan Uğurlu, Anadolu’nun 12.000 yıllık hafızasını piyano tuşlarında dillendiriyor. Truva, Hattuşa ve Gordion’un da aralarında olduğu dokuz antik kentin izini sürdüğü süren bu yeni projede, tarihin katmanlarının müzikle yeniden inşasına tanık olacağız diyebiliriz. Gelenekten beslenen ama bugünün tınılarıyla konuşan bu anlatı, İstanbul’un sembolik mekânlarından Meryem Ana Kilisesi’nde iki seans hâlinde dinleyiciyle buluşacak. (Bir konserden çok, duygusal bir tarih turu gibi…)

2025 Aralık
Peter Bence - 4 Aralık 2025 - Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
Yılın son ayı, bazen alıştığımızın dışındaki melodilere yer açmak için iyi bir zaman. “Dünyanın en hızlı piyanisti” unvanını taşıyan Macar müzisyen Peter Bence, piyanoyu tek başına bir orkestraya dönüştürdüğü performansıyla bizlerle buluşacak. Michael Jackson’dan Hans Zimmer’a, Queen’den John Williams’a uzanan repertuvarı; klasikle pop arasında sınır tanımayan bir geçiş sunuyor. (Tek başına çalıp bu kadar kalabalık ses çıkaran biri varsa, o da Peter Bence’tir.)

Sukhishvili Ulusal Balesi - 11 Aralık 2025 - İstanbul Kongre Merkezi
Gürcistan’ın sahne üstü efsanelerinden Sukhishvili, bildiğimiz Kafkas danslarını büyüleyici bir hız, ateşli bir disiplin ve teatral bir anlatıyla yeniden kuruyor. Erkeklerin savaşçı adımlarıyla kadınların zarafeti yan yana geldiğinde, ortaya çıkan şey dans değil, bir destan! (O ritimleri görünce kendi hareket kabiliyeti sorgulamadan edemiyor insan; biz nerde yanlış yaptık☺)

Saint Levant - 12 Aralık 2025 - Volkswagen Arena
Bu kez duracak derken Gazze hâlâ yanmaya devam ediyor… Kudüs’te doğup Gazze’de büyüyen genç sanatçı, sahnede halkının da sesi oluyor. R&B, hip-hop ve geleneksel Arap melodilerini bir araya getirdiği şarkılarında Arapça, İngilizce ve Fransızca dillerin yanı sıra çok daha kadim bir dili; yasın, direnişin ve umudun dilini konuşuyor. From Gaza with Love albümünden bu yana, müziğiyle sınırları kaldıran Saint Levant, bu ilk Türkiye konserinde bizi hem içe hem Ortadoğu’ya baktıracak. (Her fırsatta söylemeye devam edeceğimiz gibi #freepalestina !)

2026 Ocak
Viyana Mozart Orkestrası -10 Ocak 2026 – CSO Ada, 11 Ocak 2026 – AKM
2026’ya adım attığımızı sandığımız Ocak günlerinin hemen başında, Viyana Mozart Orkestrası bizi bu zamandan alıp yüzyıllar öncesine götürecek. Dönemin kostümleri ve o meşhur peruklarıyla sahnede olacak orkestra üyeleri ve o keyifli repertuvarla, kendimizi Avrupa’nın renkli tarihi atmosferinde çekilmiş bir filmin orta yerinde hissedeceğimiz kesin gibi…

2026 Şubat
Rammstein Symphonic Experience - 7 Şubat 2026 - Lütfi Kırdar
Endüstriyel bir öfke, senfonik bir ihtişamla buluşursa ne olur? Rammstein’ın karanlık dünyası bu kez bakır üflemelilerle, yaylılarla, sinematik ışıklarla buluşuyor. Sözleri kadar sahne enerjisiyle de kültleşen grubun müziklerini bu kez orkestra düzenlemeleriyle dinleyeceğiz. Bu bir cover değil. Bu, ağır metalin kalbinden çıkan müziğin yepyeni bir forma bürünmesi…

Queenz of Piano - 14 Şubat 2026 – AKM, 15 Şubat – CSO Ada
Bu ikili klasik müziği tozlu etiketinden sıyırıp sahneye neon ışıklarla taşıyor. Bach, Lady Gaga’ya göz kırpıyor; Beethoven’ın ay ışığına Daft Punk’ın synth’leri karışıyor. İki kadın, iki piyano, bir galaksi… Yeni albümleri Piano Cosmos ile Berlin’den Seul’e uzanan turneye çıkan ikili uygun bir mevsimde Nemrut Dağı’nda da bir konser verseler diye düşünmeden edemiyorum. (Robert Miles'ın zamansız Children parçasına çektikleri klip sebebiyle olmalı…)

Lucas Debargue & Kremerata Baltica - 19 Şubat 2026 - İş Sanat
Lucas Debargue’un dokunuşunda Bach’ın katı disiplini, Mozart’ın duru melodisi, Ligeti’nin kaosu ve çağdaş bestecilerin gizli sızılarının bir araya geldiği iki yüzyıllık repertuvardan oluşan bir konser… Fransız piyanist Lucas Debargue hakkında kesinlikle söylenecek çok şey var; orkestra Kremerata Baltica hakkında da onların Grammy ödüllü olduklarından başlayarak çok şey anlatılabilir. Fakat başarı anlatılarının ötesinde bana göre Kremerata Baltica’nın olduğu her konser, bayram yemeği sofrasında kalabalık ve neşeli aile üyelerinin toplanması gibi… O renkli sofranın menüsü ise repertuvarları… (19 Şubat’ın İstanbul’da soğuk olmasını dilerim, zira konser ziyadesiyle içimi ısıtacak.)

2026 Mayıs
The Magical Film Orkestra & Korosu (Harry Potter Müzikleri) - 16 Mayıs 2026 – 16.00
The Hollywood Film Orkestra & Korosu (Hans Zimmer ve Diğerleri) - 16 Mayıs 2026 – 20.00
The Orchestra and Choir of the Shire (Yüzüklerin Efendisi & Hobbit) - 17 Mayıs 2026 – 16.00
The Dark Side of The Moon & The Wall (Pink Floyd Konseri) - 17 Mayıs 2026 – 20.00
Mekân: Lütfi Kırdar
Bazı haftalar vardır, festival gibidir, konserlerden hangisini seçeceğini şaşırırsın. Hepsine gitmek istersen kesinlikle idmanlı olmalısın. 16 ve 17 Mayıs’ta Lütfi Kırdar’da arka arkaya sahnelenecek dört ayrı konser işte böyle bir şey… Cumartesi günü öğleden sonra Hogwarts koridorlarında gezinirken, akşamına Hollywood’un destansı soundtrack’lerine geçeceğiz. Ertesi gün, pazar öğleden sonra bu kez Mordor Dağı’na doğru yola çıkacağız; gece ise Pink Floyd’un sisli duvarları arasında kaybolacağız. Üstelik bu konserler müziğin ötesinde karaktere de dokunan cinsten. Yüzüklerin Efendisi & Hobbit konserinde Saruman’ın sesi Sir Christopher Lee, Harry Potter’ın Büyülü Müziği konserinde ise bir Weasley yıldızı sahnede yer alacak. (Bu tarihlerde Lütfi Kırdar’da hangisini seçeceğiniz gerçekten zor olacak. Ama belki de mesele birini seçmek değil, bir hafta sonunu müziğin evreninde geçirmeyi göze almak. Tabi öncesinde cüzdanımızda ufak bir ekonomik denge kurmak şartıyla )

2026 Haziran
Buena Vista All Stars - 5 Haziran 2026 - Vadi Açıkhava
Haziran akşamları uzun olur, ritmi yakaladığında daha da uzasın istersin. Buena Vista All Stars, o ritmi Havana’dan İstanbul’a taşıyor. “Chan Chan”, “Dos Gardenias”, “Candela”… Bu şarkılar, artık yalnızca melodiler değil; tropik bir hatıra zinciri gibi. Barbarito Torres ve Demetrio Muñiz gibi Buena Vista Social Club’ın efsane üyeleriyle kurulan bu topluluk, Küba’nın o sarı ışıklı sokaklarından fırlamış gibi. Vadi Açıkhava’da gökyüzü kararmadan başlayan konser, Küba müziğinin hafifliğiyle şehir temposunu kısa süreliğine unutturacak bizleri alıp uzak mama tanıdık başka bir kıtanın ritmine sürükleyecek cinsten.

2026 Temmuz
Gorillaz - 16 Temmuz 2026 - Bonus Parkorman
Sıcak bir yaz akşamı, ağaçların arasından gelen bas sesleri, dev ekranda bir animasyon karakter göz kırpıyor: Gorillaz sonunda burada. Damon Albarn’ın öncülüğündeki bu hayalet grup, çizgiyle müziğin sınırlarını silerek yeni bir sahne dili kurmuştu yıllar önce. Şimdi “Feel Good Inc.”, “Clint Eastwood” ve “On Melancholy Hill” gibi ezgilerle İstanbul’a ilk kez konuk oluyor. Yeni albümleri The Mountain’dan parçalarda da ilk kez bu sahnede yankılanacak. Animasyon karakterlerin sahneyle iç içe geçtiği bu performans, müzikten fazlasını vaat ediyor: bir evren, bir anlatı, bir kolektif hayal. (Gorillaz konseri biraz da gözle dinlenir.)

Sayısız konser bizi bekler
İstanbul’da dinleme haritasını genişletmek isteyenler için seçenekler derya… Öyle ki bazı zamanlar insan “keşke daha az seçenek olsa da seçmek kolay olsa” diye düşünmüyor değil. Pandemi döneminde kültür-sanatın her türlüsüne hasret kalmışken son üç yıldır dur durak bilmeden üstümüze yağan konser duyurularından şikâyet etmeye hakkımız yok elbette… Ancak gitmek istediğimiz iki konserin aynı akşama denk gelmesi, gitmek istediğimiz konserlerin peş peşe aynı aya denk gelmesi ki bu hem bütçe için hem de İstanbul gibi metropolde bünye için hiç de kolay değil.
Yukarıda sizlere yakın zamanda radarıma takılan birkaç konserden anca bahsedebildim. Daha detaylı araştırma yapmak aşağıda bahsedeceğim müzik mekanlarının web sitelerindeki program takvimleriyle yüz yüze geldiğimde ne ile karşılaştığımı tahmin edersiniz. “Keşke hepsi benim olsa” diyeceğiniz konserler, henüz duyma imkânınız olmadan bileti tükenenler… Lütfen aşağıdaki mekanlardan herkes tarzına yakın bulduğu mekânı seçsin ve kendi yüzleşsin.
İşte o mekanlardan bazıları: Alternatif ve bağımsız sahneyi takip edenler, akustik yakınlığı ve seçici kürasyonu ile Babylon’u, yeni jenerasyon elektronik ve indie için Blind’ı, keşif ruhunu canlı tutan geceleriyle Roxy’yi not etmeli; yüksek prodüksiyonlu gösteriler için Zorlu PSM’nin farklı salonları güvenilir duraklardan biri olmaya devam ediyor. Caz tutkunlarının yolu, samimi atmosferi ve yoğun programıyla Nardis Jazz’a sık düşer; klasik müzik dinleyicileri ise Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın sezon konserlerini, AKM’nin büyük salonda kurduğu repertuvar çeşitliliğini ve dönem konserlerini takibe aldığında yıl boyu güçlü bir omurga yakalar. Pop ve ana akım konserler için Volkswagen Arena, Uniq, Vadi İstanbul ve Bostancı Gösteri gibi geniş hacimli mekânlar öne çıkıyor; açık hava enerjisi arayanlar KüçükÇiftlik Park’ta yaz akşamlarının temposunu bulurken, Life Park ve Bonus Parkorman gibi büyük alanlar festivallerle şehri nefeslendiren duraklara dönüşüyor. Beşiktaş’ta If Performance canlı müziği daha yakından duymak isteyenlere uygun. Bu sene konser rotasına eklenen Terminal Kadıköy’ü de takip etmekte fayda var. Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu (Harbiye Açıkhava) ise mevsim uzadıkça kışa sarkan sürprizli tarihlerle hafızada ayrı bir yere yerleşiyor. Ülkenin en iyi akustiğine sahip İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu ise İBB Miras tarafından Nisan 2026’ya kadar devam edecek kapsamlı bir tadilatta. Güçlenecek yeni CRR’e sezonun ikinci yarısında aramıza katılacak görünüyor.
Ücretsiz ya da erişilebilir fiyatlı etkinlikler için ilçe belediyelerinin kültür merkezleri mutlaka takibe değer: Esenler Belediyesi Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi, Fatih Kültür Sanat Merkezi, Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi (CKM) ve Süreyya Opera binasındaki programlar, Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi, Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi, Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi, Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi, Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi, Ümraniye Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi gibi adreslerde yıl boyunca tematik konser serilerini sık sık ilan ediliyor (çoğu zaman ücretsiz veya temsili düşük ücretli olarak).
Yorum Yaz