Bir zirve ve uçurum olarak “Kadın”

KİTAPLIK

Azerbaycanlı yazar Pervin Nuraliyeva’nın, İmdat Avşar tarafından Türkiye Türkçesine çevrilen  Kadın kitabı, dünyaca  tanınan on kadınının biyografisinin yer aldığı bir deneme kitabı. 

Kimler yok ki bu kitapta! Lou Salome mesela. Nietzsche’in kadına bakışını etkilemiş, Alman şair Rilke’nin ilham perisi olmuş, psikanalistin babası Freud’un hayatında önemli rol oynamış bu kadın, eserleri ve fikirleri ile dünyayı da etkilemiş biri.

Mesela George Sand gibi bir kadın var ki kitapta; yazdığı romanlarla Fransız  edebiyatına damgasını vurmuş, tam bir fikir işçisi ve edebiyat ustası. Salome gibi o da kendi eserleri ile dünya edebiyatında kalıcı bir izler bırakırken, hayatına girdiği Chopen’in  ve  şair Alfred de Musset’in ilham kaynağı olmuş. 

Frida Kahlo da  yer alıyor kitapta. Çocukluğunda omurilik felci geçirmesi, on sekizinde onu uzun süre yatağa bağlayan trafik kazasından sonra tavana yerleştirilen aynalara bakarak kendi portrelerini yapmaya başlaması, tüm bu yaşadıkları, onun sürrealist resmin öncüsü olarak kabul göreceği sürecin birer parçası sanki. 47 yaşında ölüyor Frida. Yaşarken değeri bilinen ressamlardan olsa da çok acı çekiyor. Bugün  dünya kadınına ilham olmaya hala devam ediyor.

Kitapta kendi olarak değil de, eşlerinin ilham perisi olarak tarihe geçmiş kadınlar da var. Salvador Dali’nin eşi Gala mesela. Ressamların çoğu hayatını sefalet içinde geçirmişken Dali’nin eserleri, onu şatolarda yaşatacak kadar zengin etmiştir. Çünkü Dali’nin eşi Gala,  vizyonu ile eşini doğru yönlendirmiş, yaşarken dahi eserleri ile para kazanan ender ressamlardan biri olmasının yolunu açmıştır Dali’ye. Gala, aynı  zamanda eşinin modelliğini de yapmış. Ressamın “Amerika’nın Keşfi”  isimli ünlü tablosunda yer alan Kolomb’un elindeki bayrakta Gala’nın yüzü vardır. Yine “Madonna” tablosundaki Hz. Meryem’in yüzü olarak karısının yüzünü kullanamış Dali. Böylece Salvador Dali, eşini tabloları ile ölümsüz yaparak bir yerde ona olan minnettarlığını da göstermiştir.

Yine kitapta okuduğumuz, eşine ilham perisi olan kadınlardan biri de Rus şair Mayakovski’nin sevgilisi Liliya’dır. Liliya, Mayakovski’nin ilham perisi, evet. Ama aynı zamanda şairi intihara sürükleyen süreci başlatan da o. 

Bu iki kadın; Dali’nin  Gala’sı ve Mayakovski’nin Liliya’sı, eşlerinin ölümsüz eserler vermelerinde ilham olmuşlar ama kendileri de onların sayesinde yaşamaya devam ediyorlar bugün. 

Ama benim özellikle altını çizmek istediğim bir  kadın  daha var bu kitapta: Monoko Prensesi Grace Kelly. Sarayın dışında yetişmiş, zarafeti ile göz kamaştıran, prenses olmasa da başarısıyla yine saygı uyandırabilecekken (Oscar ödüllü, çok gözde bir Hollywood aktristi zaten) bir prensle evlenip prenses olmayı seçmiş ama  beyaz atlı prensi bulduğunu kabul etsek dahi ne yazık ki gökten üç elma düşmemiş. Çünkü masal gibi bir hayatı olmamış. Masal gibi yaşanmıyor dünya hayatı.

Niçin prenses olmayı seçmiş peki?

Ben bu sorunun cevabının çocukluktan itibaren anlatılan ve bilinçaltımıza kodlanan masallarda yattığını düşünüyorum. 

Kız çocukları prensesli masallara bayılırlar. Çok küçük yaşlarda bilinç altlarına adeta kodlanır beyaz atlı prensler, o masallar sayesinde. Külkedisi, Pamuk Prenses, Uyuyan Güzel… İşte bu bilinçaltı, kız çocuklarına der ki:  “Bir gün beyaz atlı prensin gelecek ve seni beyaz atının terkisine atarak sonsuza kadar mutlu yaşatacak.”

Hâlbuki öyle olmuyor. Hiç öyle olmuyor; gerçek hayatta beyaz atlı prensler yoktur çünkü, aldanışlar vardır.

Ve ben  özellikle evlenme  çağına gelip de o beyaz atlı prensleri bekleyen genç kızlara seslenmek istiyorum sözümün burasında sevgili okur: 

Onlar ömre zarardır, akla ziyan; iradenize, şahsiyetinize,efendime söyleyeyim kaleminize, fırçanıza engeldir.İster sevdiğiniz artistin suretinde, ister pembe kitapların sayfalarında çıksın karşınıza, birer yanılsamadır beyaz atlı prensler. Sakın ha, silin zihninizin kuytularında sakladığınız o masal kahramanını, içine düşmeyin o karanlık kuyunun!

İşte sırf bu yüzden bile, bu yanılsamayı idrak etmek için bile Pervin Nuraliyeva’nın Kadın kitabını okumalı…

Kadın, Pervin Nuraliyeva,(Türkiye Türkçesine çeviren: İmdat Avşar), Turay Yayınları, 2019, 104 s.

Yorum Yaz