Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi

ABD’de mahkeme, aralarında George R.R. Martin’in de bulunduğu yazarların OpenAI’ye telif hakkı ihlali gerekçesiyle açtığı toplu davanın görülmesine izin verdi. İki yıl önce açılan davada yazarlar, ChatGPT’nin eserlerinden izinsiz şekilde yararlandığını ve telif haklarını ihlal ettiğini öne sürmüştü.
Yazınsal hayatımızın neredeyse büyük bölümünü artık işgal eden yapay zekaya karşı ABD’de dava açıldı. Mahkeme yazarları haklı bularak davanın görülmesine izin verdi. Aralarında George R.R. Martin gibi ünlü isimlerde bulunuyor.

2025 Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu
Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri’nin Doğan Hızlan’ın onursal başkanlığında toplanan seçici kurulları bu yılki ödül sahiplerini belirledi. Bu yıl yarışmaya şiir dalında 53, roman dalında 85, senaryo alanında 49 eserle başvuruldu. 2025 Attilâ İlhan Roman Ödülü, İthaki Yayınları’nın yayımladığı Cennette Gibiyim romanıyla Sibel K. Türker ve Alfa Yayınları’ndan çıkan Elsa Niego’nun Cenaze Alayı adlı romanıyla Raşel Meseri arasında paylaştırıldı. 2025 Attilâ İlhan İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nün ise İletişim Yayınları’ndan çıkan Unufak romanıyla Rober Koptaş’a verilmesine karar verildi. Attilâ İlhan Roman Ödülü Seçici Kurulu’nda Mehmet Eroğlu (Başkan), Handan Coşgun, Faruk Şüyün, Seval Şahin ve aileyi temsilen Ali Cem İlhan yer alıyor. 2025 Attilâ İlhan Şiir Ödülü, Bâki Ayhan’ın Hasta Sevgili Kış adlı şiir kitabına verildi. 2025 Attilâ İlhan İlk Şiir Kitabı Vakıf Özel Teşvik Ödülü’ne layık bir eser bulunamadı. Metin Celal’in başkanlığındaki Attilâ İlhan Şiir Ödülü Seçici Kurulu’nda A. Ali Ural, Adnan Özer, Tuğrul Tanyol ve Yakup Çelik yer aldı. Bu yıl ilk kez verilen Attilâ İlhan Senaryo Ödülü, Neslihan Kültür’ün Döngü adlı senaryosuna layık görüldü. Jüri Özel Ödülü ise Demir Kadınlar senaryosuyla Nedim Argan’a verildi. Attilâ İlhan Senaryo Ödülü Seçici Kurulu’nda Biket İlhan (Başkan), Canan Gerede, Elçin Hanbay Kaya, Esra Even ve Prof.Dr. Oğuz Makal yer aldı. 2025 Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri’nin ödül töreni, 18 Aralık 2025 Perşembe günü saat 16.00’da TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Bu ödüller, Attilâ İlhan’ın kültürel mirasına katkı sağlayan eserleri desteklemeyi ve genç yazarlara teşvik sunmayı amaçlıyor.

Memduh Şevket Esendal’ın Tahran Anıları ve Düşsel Yazılar çıktı
Memduh Şevket Esendal’ın kaleme aldığı Tahran Anıları ve Düşsel Yazılar, Elips Kitap Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. Türk edebiyatının en verimli kalemlerinden biri olan Memduh Şevket Esendal; yerinde saymayı sevmeyen, hayatı boyunca kendini yetiştirip geliştirmeyi düstur edinmiş örnek bir çizgiye sahip oldu. Donanımlı bir insan olarak yalnızca hikâye yahut roman yazmadı. Aynı zamanda pek çok resmî görevlerde de bulundu. Hayatının önemli bir bölümünü elçilik yaparak geçirdi ve bu yüzden ülkesini bırakmak zorunda kalarak bambaşka ülkelerin bambaşka hayatlarıyla tanıştı. Esendal için “yazmak” bir tutku olduğundan, Tahran’da geçirdiği elçilik günlerini yazmayı da ihmal etmedi elbette. Tahran Anıları ve Düşsel Yazılar, İran’ın karışık siyasi ortamında orada bulunan Esendal’ın yaşadıklarını ve gözlemlerini içeriyor. Aynı zamanda o dönem yazdığı ve Esendal’ın iç dünyasını yansıtan yazılar da yer alıyor. Bence en kötü ve en korkunç olan, bütün bu oyunun yeryüzünde geçip bitmesi idi. Bundan sonra da bir varlığımız varsa bana bildirmesini Yaradan’dan çok istedim ve yalvardım. Yaradan, isteyene her şeyi olduğu ve olacağı gibi bildirir. Bana da geleceği, bir gece bildirdi.

Tomris Uyar Öykü Günleri Beyoğlu’da başlıyor
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Tomris Uyar anısına bu yıl beşincisi düzenlenen “Tomris Uyar Öykü Günleri”, 1–3 Kasım tarihleri arasında Beyoğlu’nda gerçekleştirilecek. Bilim Beyoğlu’nda üç gün sürecek etkinlik, söyleşiler, yazar-okur buluşmaları, atölyeler, masal anlatımları ve müzik dinletileriyle edebiyatseverleri bir araya getirecek. Etkinlik, 1 Kasım Cumartesi günü saat 14.00’te “Tomris Uyar Öykücülüğü” başlıklı oturumla başlayacak. Bu bölümde Berna Durmaz ve Derya Sönmez konuşmacı olarak yer alacak. Günün devamında Müge İplikçi ile “Edebiyatta Kadın” söyleşisi yapılacak; ardından Uğraş Abanoz, Öniz Ercan, Gözen Esmer, Murat Özsan ve Aslıhan Duman “Öykücüler Tartışıyor” panelinde bir araya gelecek. 2 Kasım Pazar günü, Selva Ezgi Yücel, Çemen Tozbey, Fulya Taşçeviren ve Ahmet Rıfat İlhan’ın yer aldığı “Öykü Okumaları” ile başlayacak. Günün ilerleyen saatlerinde M. Sadık Aslankara, Özcan Karabulut ve Hürriyet Yaşar, “Günümüz Öykücülüğü” üzerine konuşacak. Kapanış oturumunda Murat Yalçın, Abdullah Ezik ve Faruk Duman, “Öykü Yayıncılığı” başlıklı panelde deneyimlerini paylaşacak. 3 Kasım Pazartesi günü gerçekleştirilecek son etkinlikte “Öykü Okumaları” bölümünde Hande Kavgacı, Sitem Şanlı ve Müge Murat sahnede olacak. Gün boyunca Zeynep Eşin yürütücülüğünde “Öykü Atölyesi”, Melike Güler Kadan anlatımıyla “Masal Saati” ve Ömer Göyce’nin müzik dinletisi gerçekleşecek.

George R.R. Martin’den OpenAI’ye telif davası: Mahkeme yolu açıldı
ABD’li yazarlar, aralarında George R.R. Martin’in de bulunduğu toplu davada OpenAI’yi eserlerini izinsiz kullanmakla suçladı. Mahkeme, yazarların davayı sürdürmesine izin verdi. ABD’de mahkeme, aralarında George R.R. Martin’in de bulunduğu yazarların OpenAI’ye telif hakkı ihlali gerekçesiyle açtığı toplu davanın görülmesine izin verdi. İki yıl önce açılan davada yazarlar, ChatGPT’nin eserlerinden izinsiz şekilde yararlandığını ve telif haklarını ihlal ettiğini öne sürmüştü. Dava, pazartesi günü ABD Bölge Yargıcı Sidney Stein’in kararıyla ilerlemeye devam edecek. Yargıç Stein kararında, “Makul bir jüri, ChatGPT’nin ürettiği metinlerin davacıların eserlerine büyük ölçüde benzer olduğunu tespit edebilir” ifadelerine yer verdi. Mahkemede sunulan deliller arasında, ChatGPT’ye verilen bir istem dikkat çekti. Avukatlar, yapay zekâdan “A Storm of Swords’tan farklı bir yönde ilerleyen yeni bir A Clash of Kings devam hikayesi” yazmasının istendiğini belirtti. ChatGPT bu isteğe, “Kesinlikle!” diyerek yanıt verdi ve içinde Targaryenlerin uzak bir akrabası olan Leydi Elara, eski ejderha büyüsü ve Ormanın Çocukları’nın haydut bir mezhebi gibi unsurların yer aldığı alternatif bir hikâye taslağı sundu. Yargıç, bu çıktının Martin’in eserleriyle “olay örgüsü, karakterler ve temalar bakımından benzerlikler taşıdığına” dikkat çekti. OpenAI, ChatGPT’nin yanıtlarının orijinal eserlerle benzer olmadığını savunarak davanın düşürülmesini istemişti. Ancak Yargıç Stein, bu savunmayı reddederek, “Hiçbir jürinin bu yanıtları telif hakkı ihlali sayamayacağı” yönündeki iddianın geçersiz olduğuna hükmetti. Mahkeme, ChatGPT’nin “Martin’in kitaplarının olay örgüsünü ve tonunu papağan gibi tekrarladığı” değerlendirmesinde bulundu.

Filistinli sanatçıların eserleri İzmir'de sanatseverlerle buluştu
İzmir Kültür Yolu Festivali kapsamında Filistinli sanatçıların eserlerinin yer aldığı "Hala Yaşıyorum" adlı sergi, sanatseverlerle buluştu. İzmir Kültür Sanat Fabrikası Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde açılan sergi, Filistinli sanatçıların direniş, hafıza ve kimlik üzerinden şekillenen sanatsal ifadelerini bir araya getiriyor. Sergide Alaa Albaba, Bashar Alhroub, Fuad Alyamani, Hosni Radwan, Issam Al-Haj Ibrahim, Khaled Hourani, Mohamed Khalil, Bashir Makhoul, Maisara Baroud, Saher Nassar, Wadei Khaled, Jack Persekian, Ahed Izhiman, Yazan Abu Salameh, Nabil Anani ve Sliman Mansour'un eserleri yer alıyor. Filistin'in kolektif hafızasını, kayıplarını, direnişini ve umudunu yansıtan eserler, sanatçıların yaşam deneyimlerini ve sanatsal perspektiflerini de ortaya koyuyor.

Adana UNESCO'nun "gastronomi şehri" olmayı heyecanla bekliyor
Adana gastronomi şehri ağına girmeye haızrlanıyor. Türkiye'nin önemli turizm ve gastronomi merkezlerinden Adana, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na "gastronomi şehri" olarak dahil edilmek için yaptığı başvurunun sonucunu heyecanla bekliyor. Tescilli kebabından içli köftesine, mumbarından şalgamına ve taş kadayıfına kadar çok sayıda lezzetin yer aldığı kentte, işletmeler 30 Ekim'de Özbekistan'ın Semerkant kentinde yapılacak toplantıda açıklanacak nihai sonucun olumlu olmasını umut ediyor. Türkiye'nin önemli turizm ve gastronomi merkezlerinden Adana, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na "gastronomi şehri" olarak dahil edilmek için yaptığı başvurunun sonucunu heyecanla bekliyor. Tescilli kebabından içli köftesine, mumbarından şalgamına ve taş kadayıfına kadar çok sayıda lezzetin yer aldığı kentte, işletmeler 30 Ekim'de Özbekistan'ın Semerkant kentinde yapılacak toplantıda açıklanacak nihai sonucun olumlu olmasını umut ediyor. Valilik koordinatörlüğünde yaklaşık bir yıllık çalışma sonucu yapılan ön başvurusu Fransa'nın başkenti Paris'te yapılan değerlendirmede olumlu sonuçlanan Adana, Semerkant'tan gelecek güzel haberle UNESCO'nun gastronomi alanındaki "Yaratıcı Şehirler Ağı"nda yer almak istiyor. Vali Yavuz Selim Köşger, Adana'nın, 500'ün üzerindeki lezzetiyle Türk mutfağının vazgeçilmez şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Adana'nın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na "gastronomi şehri" olarak girmesiyle ilgili sürecin şu ana kadar sorunsuz şekilde ilerlediğini ifade eden Köşger, Semerkant'tan da güzel haber almayı umut ettiklerini belirtti.

Tesbih yapımında kültürel miras taşıyıcısı ünvanı aldı
Sakarya'da çocuk yaşlardan itibaren ince işçiliklere ve tespihe ilgi duyan 35 yaşındaki Beytullah Türkoğlu, tespih yapımı alanında "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ünvanı aldı. Adapazarı ilçesinde yaşayan 2 çocuk babası Türkoğlu, 10 yıl önce maddi durumuna destek olması amacıyla tespih alıp satmaya başladı. Çocukluğundan itibaren ince işçiliklere ve el sanatına merakı olan Türkoğlu, tespih yapımını öğrenmeye karar verdi. Sivaslı Yasin Demir ustadan sanatın inceliklerini öğrenen Türkoğlu, evinin bahçesinde 20 metrekarelik atölye kurdu. Özel tasarım ürünlerle koleksiyoner ve tespih sevenlere hitap eden Türkoğlu, yaklaşık 5 yıl önce rüyasında farklı bir model tasarladığını gördü. Sabırla işlediği modele kızının adı "Hifa"yı veren Türkoğlu, bu ay Kültür ve Turizm Bakanlığınca yok olma tehlikesi altındaki geleneksel sanatları icra eden "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcıları"na verilen sanatçı tanıtım kartını almaya hak kazandı. Türkoğlu, küçüklüğünden itibaren ince işçilikler ile el sanatlarına merakı ve ilgisi olmasının sanatla tanışmasında etkili olduğunu söyledi. Tespih alıp satmayla başladığını, daha sonra yapımına merak saldığını anlatan Türkoğlu, "Bu sanatı sevdiğimi, ayrı ilgim olduğunu anladım ve ardından Allah nasip etti ustalığına başladım.10 yıl öncesinde tespih deseydiniz aksesuar, koleksiyon ürünü olarak görüyordum ama şu anda farklı açıdan bakmaya başladım. Kültürel miras olarak bunun değerini anlıyorum. Geçmişimizden gelen kültürü şu an sırtlandık, nasipse geleceğe aktaracağız." diye konuştu.
Yorum Yaz