Edebiyat dünyasında neler oluyor?

KİTAPLIK

Edebiyat dünyası yeni çıkan kitaplar, hayatını kaybeden yazarlar ve çeşitli etkinliklerle öne çıktı. Sinemaya da uyarlanan Neruda’nın Postacısı kitabının yazarı hayatını kaybetti. Şili’nin ve bölgesinin önemli yazarlarından biri olan Antonio Skarmeta gerisinde birçok önemli kitap bıraktı. Türk edebiyatının usta ismi Adalet Ağaoğlu Boğaziçi Üniversitesinde anıldı. En önemli haberlerden biriyse kitaplarının artık Boğaziçi Üniversitesi Yayınları tarafından çıkacak olması oldu. Beşir Ayvazoğlu ve Nilay Özer ise yakın zamanda çıkan yeni kitaplarıyla öne çıkan isimler oldu.  

Yazan: Mehmet Fatih Öz

Antonio Skarmeta hayatini kaybetti

Şilili yazar Antonio Skarmeta 83 yaşında yaşama veda etti. Eserleri sinemaya da uyarlanan yazar en çok “Neruda’nın Postacısı” ile biliniyordu. 

Antonio Skarmeta kimdir?

7 Kasım 1940 tarihinde, Hırvat kökenli bir ailenin çocuğu olarak, Antofagasta'da dünyaya geldi. Felsefe ve edebiyat alanında öğrenim gördü. 27 yaşında ilk kitabını çıkardı. 1985 tarihli “Yanan Sabır” adlı romanıyla edebiyat çevrelerince tanınmaya başlandı. Bu, 1994 tarihli Akademi Ödülü kazanan Postacı filmine ilham kaynağı oldu. Daha sonraki baskılarda romanın adı “Neruda'nın Postacısı” olarak değiştirildi. Edebi eserleri neredeyse otuz dile çevrildi ve çok sayıda ödül aldı. Roman yazarlığının dışında birkaç senaryo da yazdı. 1967'den 1973'e kadar Şili Üniversitesinde edebiyat dersleri verdi. Ülkesindeki askeri darbenin ardından Şili'yi terk etti. Önce Buenos Aires'e, daha sonra da Batı Berlin'e yerleşti.1989'da siyasi ve kültürel özgürlüğü teşvik etme amacıyla Şili'ye geri döndü. Bir televizyon programında; edebiyat ve sanat üzerine program yaptı. 2000-2003 yılları arası; Şili'nin Almanya büyükelçisi oldu. Hem Santiago'da hem de Colorado Springs'te Colorado College'da dersler verdi. 2011 yılında “Premio Iberoamericano Planeta-Casa de América de Narrativa” ödülünü kazandı. 15 Ekim 2024 tarihinde aramızdan ayrıldı. 

Beşir Ayvazoğlu’nun kaleminden Namik “Kemal” 

Yoğun çalışan, yeni eserleriyle okuyucusuyla buluşan Beşir Ayvazoğlu’nun; üç bölüm ve yirmi alt başlıktan oluşan kitabı “Kemal” raflardaki yerini aldı. Kitapta Nâmık Kemal birbirinden farklı yönlerini görüldüğü gibi onun etrafında gelişen olayların iç yüzüne de rastlamak mümkün. 

“Kemal” kitabının tanıtım yazısından

“Kemal ve Nâmık isimlerinin çocuklara “vatan şairi”ne hayranlık duyanlarca verildiği, özellikle Kemal’in Mustafa Kemal’le birlikte daha da fazla benimsendiği bir gerçektir. Atatürk de Kemal’ini ona borçluydu. Ancak isminin gençlik yıllarında şiirlerini ezberlediği Nâmık Kemal’le birlikte sık sık anılmasından rahatsız olmaya başlamıştı. Aydınlar da artık Nâmık Kemal’in vatan, millet ve hürriyet anlayışını Cumhuriyet’in değerlerine aykırı buluyorlardı, bu sebeple onun eserlerini “kanon” dışına atmak için büyük bir kampanya başlattılar. Ancak İsmet İnönü cumhurbaşkanı seçildikten sonra kurulan hükümetin ilk işlerinden biri dört farklı renkte Nâmık Kemal pulları bastırmak oldu. Böylece Adıvar çifti gibi Nâmık Kemal de ülkesine geri dönmüş, Rauf Orbay ve Kâzım Karabekir gibi İstiklâl Mahkemelerinde yargılanmış Milli Mücadele kahramanlarıyla birlikte onun da itibarı iade edilmişti. Beşir Ayvazoğlu, elinizdeki kitapta 1930’larda ve 40’larda yaşanan bu çatışmayı bir roman gibi kurgulayarak anlatıyor.”

Adalet Ağaoğlu’nun kitaplari artik Boğaziçi’nde 

Usta yazar Adalet Ağaoğlu doğumunun 95’inci yılında Boğaziçi Üniversitesinde anıldı. 2018 yılında aynı üniversitede fahri doktora unvanına layık görülmüştü. Adalet Ağaoğlu’nun kitapları da artık Boğaziçi Üniversitesi Yayınları tarafından okurlarıyla buluşacak. Boğaziçi Üniversitesi Yayınevinden yapılan açıklamaya göre, vefatından önce 6 bini aşan kitaptan oluşan kütüphanesi ile kişisel eşyalarını Boğaziçi Üniversitesine bağışlayan Ağaoğlu'nun edebi kişiliği ve Türk edebiyatına katkıları toplantıda ele alındı. Açıklamada görüşlerine yer verilen Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, Ağaoğlu'nun eserlerinin edebi birer yapıtın ötesinde olduğunu belirterek, "Adalet Ağaoğlu, modern edebiyatımıza damgasını vurmuş, eserleriyle toplumumuzun derinliklerine ışık tutmuş bir yazar. Onun yazdığı eserler toplumsal ve bireysel dönüşümlerimizi anlamamıza yardımcı olan birer rehber niteliğinde. Adalet Ağaoğlu'nun eserlerindeki derinlikli karakter analizleri, toplumsal eleştirileri ve özgün anlatım dili, edebiyatımız için çok özel bir yere sahip." değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. İnci, şunları da kaydetti: "Üniversitemize bağışladığı kitaplığı ve kişisel arşiviyle Adalet Ağaoğlu Araştırma Odası'nın kurulmasını sağladı. Bu, bizler için çok kıymetli ve büyük bir miras. Bu odada Adalet Ağaoğlu'nun ölümsüz eserlerini kaleme aldığı çalışma masası, daktilosu, kitapları, ödülleri, plakları gibi özel eşyalarının yanı sıra eşi ve arkadaşları ile mektuplaşmaları dosyalanmış bir şekilde yer alıyor. Ayrıca Adalet Ağaoğlu'nun kitaplarının ilk baskıları, eserleri üzerine yapılmış ikincil kaynak çalışmalar, çevirileri, radyo oyunları, çocukluk, aile, gençlik ve diğer yazarlarla olan fotoğrafları da yine bu odada bulunuyor." Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Yayın Kurulu Başkanı Prof. Dr. Berat Açıl da yayınevinin, Ağaoğlu'nun 28 kitaptan oluşan yeni serilerini yayınlayacağı açıkladı. "Dar Zamanlar Serisi" ile projenin başlayacağını belirten Açıl, şu bilgileri de verdi: "Adalet Ağaoğlu'nun 28 kitabını yayımlamak için bir planlama yaptık ve onun Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi'ndeki doğumunu Adalet Ağaoğlu'nun doğum gününde ve Adalet Ağaoğlu denince akla ilk gelen eserleriyle yani 'Dar Zamanlar' serisiyle başlatmak istedik. Sergi, 'Ölmeye Yatmak', 'Bir Düğün Gecesi' ve 'Hayır' romanlarından oluşuyor. Fakat 2014'te yayımlanan 'Dert Dinleme Uzmanı' da bu serinin devamı olarak yayımlanmıştı. Bu nedenle biz de 'Dar Zamanlar' üçlemesi yerine 'Dar Zamanlar' dörtlemesi adlandırmasını kullanmayı uygun bulduk. Yeni yayın dönemine Adalet Ağaoğlu gibi güçlü bir isimle başlamak, yayıncılık faaliyetlerinde yayınevimize ivme kazandıracak. Nitekim şimdiden iki yıllık yayın planlamasını da büyük oranda bitirmiş durumdayız." Boğaziçi Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Usluer moderatörlüğünde düzenlenen panelde ise alanında uzman birçok isim Adalet Ağaoğlu üzerine konuşma gerçekleştirdi. 

Feyza Hepçilingirler’den yeni kitap

Yazar Feyza Hepçilingirler’in yeni kitabı “Hitit Prensesi Arinna” Tudem yayınları vesilesiyle çıktı.

“Hitit Prensesi Arinna”nın tanıtım yazısından

“Hitit Prensesi Arinna, asırlar boyunca pek çok önemli medeniyete ev sahipliği yapmış güzel Anadolu'muzun geçmişini bugünle buluşturan, zamanlar arası bir serüven. Yüzyıllardır dünyamızın keşiflerle ve icatlarla katettiği mesafeyi tarihin derinliklerinden kazara günümüze ''ışınlanan'' bir prensesin gözünden anlatan roman, çağdaş uygarlık yolunda insanların kendilerini nasıl bir kapana kıstırdıkları üzerine düşündürüyor. Yaşadığımız toprakların ilk imparatorluğu olarak bilinen Hititler'i siyasal, toplumsal ve sanatsal açıdan tanımamızı sağlayan kitap aynı zamanda, kültürel mirasın korunması ve aktarılması hususunda çocukları bilinçlendirmeyi de ihmal etmiyor. 

''Rüya mısın, gerçek mi? Kimsin sen?'' Elvan, kendi yatağında uyurken gördüğü Arinna'ya işte tam da bunu sormuştu. Etrafa şaşkın gözlerle bakan bu kızın yabancı bir ülkeden geldiği aşikârdı. Acaba ne zaman ve nasıl evlerine girmişti? Yoksa biri mi bırakmıştı? Çevresindeki her şeye hayret ediyordu Arinna. Elektriği âdeta yeni baştan keşfediyor, suyun musluktan akışını büyülenerek seyrediyordu. Tuhaf makineler, hayvanların çekmediği arabalar, üst üste binen evler... Sanki uzak diyarlardan değil de başka bir zaman diliminden gelmiş gibiydi. Gerçi hiçbir haritada bulunmayan ''Neşa'' adlı bir ülkede yaşadığını iddia ediyordu Arinna ama... yoksa uzaylı mıydı? Peki Türkçe konuşmasına ne demeli?

Feyza Hepçilingirler, hatalı bir zaman yolculuğu sonrasında yaklaşık 3500 yıl öncesinden günümüze gelen bir kız çocuğunun çağımıza uyum sağlama sürecini ele aldığı bu romanıyla insanlığın henüz bozulmamış, kirlenmemiş biricik örneğiyle tanıştırıyor okurları. Dünyanın neresinde olursanız olun, hangi zamanda yaşarsanız yaşayın sevgiyle tüm zorlukların üstesinden gelinebileceğini hatırlatan Hitit Prensesi Arinna, herkesi daha yaşanabilir bir dünya için el ele vermeye çağırıyor.”

Yüzü Kelebeklerle Örtülü 

Şair ve yazar Nilay Özer’in yeni şiir kitabı Everest Yayınlarından çıktı. 

“yaşarken de bilinir kuyu bir derinliktir 

siyah bir şemsiyenin açılışı yağmurda 

damlaların şemsiyeye çarpıp parçalanışı 

ya da fırtına dindikten sonra 

kırık telleri telekleri yırtık kumaşları kanatlarıyla 

şemsiyeler ve kuşlar için bir ceset düşüncesi 

toz zerreleriyle taşınır sonsuzca 

bir adam aynaya bakar aynaya bakar aynaya 

ayaklarını birbirine sürter bir sinek sürter bir 

ve dünyada çimler biçilirken 

görünür olurum ben bir anlığına 

yaşarken de bilinir 

çimlerin biçilmesi bir derinliktir” 

Yorum Yaz