Diasporadan ses veren edebiyat

Köşe Yazıları

Yıllar önce İstanbul’da Anadolu Yazarlar Birliği’nin davetiyle bir ödül törenine katılmıştım. Burada dünyanın farklı coğrafyalarından Türkiye’ye okumaya gelen öğrencilerle tanışmak, “Her Boydan” dergisinde Türkçeye son derece hakim denemeleri, öyküleri ve makaleleriyle karşılaşmak mutluluk vericiydi. Edebi bir dil kullanabilecek kadar Türkçenin inceliklerine hakim olmaları sevgi ve yeteneklerinin nişanesiydi. Ana dillerinden eserleri Türkçeye çevirdikleri sayfalarla da farklı kültürlerin gündelik hayatına ve kültürüne açılabiliyorduk.   

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı önemli bir sorumluluk ve dayanışma alanını dolduruyor. Takip edebildiğim kadarıyla yurt dışındaki insanlarımıza ve sevenlerimize sahip çıkılmasının önemli bir ayağı olarak çeşitli kültürel buluşmalara, dergi ve kitap yayınlarına, etkinliklere imza atılıyor. 

Uzun zamandır yayınlanan “Telve Dil Düşünce ve Edebiyat” dergisi, özellikle Avrupa’daki genç yazarları, akademisyenleri bir araya getiriyor ve farklı dillerde yaşayan kardeşlerimizi edebiyat yoluyla ana dilimize tekrar bağlıyor. Bu yazarlar Türkçeyi çok güzel kullanmakla kalmayıp, Türkçede üretilmiş fikir ve edebiyat dünyasına oldukça hakim oluşlarıyla da dikkat çekiyorlar. “Bağ-lar” dergisi de bizi Avrupa’daki Türk ve Müslüman birikimiyle buluşturan başka bir süreli yayın.  

Hızın kutsandığı, dijital kakafoninin, sığlığın ufkumuzu sardığı ve dikkatin paramparça olduğu bir zamanda, ihtiyacımız olan gündemlere  odaklanabilen ve periferiden ses veren çalışmalar son derece kıymetli. 

4 Kasım 2024’te Rami Kütüphanesi’nde Gazze’yi merkeze alan bir buluşma için Avrupa’dan gelen gençlerle yüz yüze görüşmüş ve yayınladıkları hikaye kitaplarından bir kısmını okuyabilmiştim. Yaşadıkları yerlerdeki deneyimlerin, gurbetin, yerliliğin ve aradalığın nice hikayeleri.   

Bağ-lar, Telve ve Her Boydan dergilerinin yayın yönetmeni yazar Ali Işık ve ekibinin tercih etikleri dosya konuları ve özel bölümler de edebiyatın ve sanatın iyileştirici gücünü vekendi kültürümüze eğilmenin önemini gözler önüne seriyor. Ramazan-ı Şerif Hikayeleri, Gazze, Yapay Zeka, Doğu ve Batı Arasında Bir Bilge: Aliya, Edebiyat Bize Burada Yardım Edebilir Mi?, Kosova’nın Sesleri, Yıkımdan İnşaya, Post ve Transhüman Çağında Dil Düşünce ve Edebiyat, 30. Yılında Srebrenitsa, Endülüs Medeniyeti, Göçün 60. Yılında Avusturya’daki Türk Edebiyatı Söyleşileri…ve daha birçok konu. Ülkemizin de, dünyanın da barışçıl, eşitlikçi, yardımsever ve başkasının acısına eğilebilen bir kültüre ihtiyacı var. Bunun inşasına emek vermek zorundayız. Endülüs’ü yeniden anlamaya ve hak yemeyi zül addeden, kul hakkı denilince titreyen insanların kurduğu geniş kalpli medeniyetin ihyasına da.   

Kahramanmaraş’ta yayınlanan “Berdücesi Kültür Sanat ve Edebiyat” dergisi bu konuları ele almış, Yaz 2025 sayısında “Diaspora Türk Edebiyatı: Sınır Ötesinden Yazmak” başlıklı bir dosya açtı önümüze. Danimarka, Makedonya, Almanya, Avusturya, Hollanda, Yunanistan, Kosova, Amerika, İtalya, Belçika, Bosna Hersek, Arnavutluk gibi ülkelerden harika Türkçeleriyle ses veren gençler, umudumuz, onurumuz ve Batıdaki ruhumuz. Okumak lazım bütün yazıları.   

Yorum Yaz