Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
Liderlikte zekâ potansiyelinin yanında sahip olunan kumaş önem taşır, işin sırrı bundadır. Bireyi liderliğe ve geleceğe taşıyacak olan da bu potansiyelin varlığıdır. Sevk ve idarede yol almanın merkezinde bu husus bulunur. Liderlik, çetin zorluklara karşı tahammüldür. Paylaşmayı değil paylaştırmayı bilmek ve yapabilmektir aynı zamanda. Diğer taraftan bazan imkânsız olanı deneme riskini de üstlenebilmektir.
Niyetimiz; liderliğin ne olduğu ve nasıl yapıldığından öte icrası sürecinde önemli gördüğümüz sanat boyutunu şu sorular üzerinden ele almaktır. Liderlik etmek aynı zamanda sanat mıdır? Bunun rasyonalitesi nedir? Liderlik edilen kitleler açısından bir önemi var mıdır? Sanat boyutu liderin işine geldiği gibi yararlandığı kullanışlı bir alan mıdır? Bu konuda halkın talepkârlığı ne düzeydedir ve talepsizliği ne türden sonuçlar ortaya çıkarır? Bütün bunlar liderin gidişatını nasıl etkiler?
Siyasal liderlikte sanat boyutunun varlığının önemli olduğuna inanırız. Zira liderlik, sadece politika yapma, strateji belirleme ya da karar alma süreçlerinden ibaret olmayıp; aynı zamanda insanları kendi vizyonuna ikna etme, duygusal bağ kurma ve toplumu harekete geçirme becerisidir. Bu anlamda liderlik; kreatif, estetik, empati ve sezgi gibi sanatsal yetkinliklere dayanır. Liderliği sanat yapan hususların başında ise retorik ve ikna becerisi gelir. Konuşmalarında kitleleri etkilemesi hitabet sanatının gücüdür ve liderlik aslında bir sanat formudur.
Liderlikte son derece önemli olan; vizyon oluşturma ve toplum için gelecek tasavvuru geliştirmek ve bunu ilham verici bir şekilde sunmak işin estetik ve sezgiye dayalı bir boyutudur. Diğer taraftan; tarihsel, kültürel ve ideolojik bilgilerden yola çıkarak sembolik etkileşimciliği kullanarak toplumun duygularına hitap ederler. Bu da estetik bir hassasiyet gerektirir ve sanatın hikâye anlatıcılığı boyutundan ilhamla yapılır.
Liderlik, özellikle krizlerde kendini belli eder. Bu tür durumlarda liderlerin alışılmışın dışında düşünmesi aslında sanatsal yaratıcılıkla ilgili bir süreçtir. Her liderlik hâli kendine özgüdür. Lider, mevcut şartlara uygun çözümler üretmek için kreatif düşünme becerisini kullanır. Sanat gibi liderlik de sabit kurallara dayanmaz ve lider, her durumda uygun bir yaklaşım bulmakla mükelleftir.
Sanat daha çok bireysel iken liderlik, toplumsal bir etkileşim sürecidir. Ancak her iki alan da insan duyguları üzerinden anlam yaratma ve iletişim kurmaktadır. Bu yanı ile liderlik bir sanat biçimi olarak görülebilir. Neticede liderlik etme sanatın kreatif, estetik ve duygusal yönlerini ihtiva eden bir süreç olup sanatla paralellik gösterir. Sanat boyutunu güçlü tutan bir lider, toplumun sadece maddi sorunlarını değil, manevi ihtiyaçlarını da karşılar.
Konumuzla ilgili bir başka boyut ise lider, sanat boyutunu dikkate almazsa ne olur? Bu durumda liderliğin mekanik ve soğuk bir yönetim biçimine dönüşmesi ihtimal dahilindedir. Bu durum, liderin vizyonunu, halkla iletişimini ve kitleleri motive etme kapasitesini olumsuz etkileyebilir, halkla kurulan duygusal bağın ve etkili iletişimin kaybolmasına neden olur. Bu çerçevede halkın talepkârlığı önemlidir ve liderin kalitesini yukarı çeker. Bilindiği üzere liderlik tarzı, büyük ölçüde halkın beklenti ve taleplerine göre şekillenir. Halkın bilinçli ve talepkâr olması, liderin sadece yönetim becerileriyle değil, aynı zamanda duygusal bağ, toplumla estetik ilişki kurarak aktif katılımını sağlar. Bu ise daha kreatif ve vizyoner liderler ortaya çıkarır.
Halkın talepkâr olmamasının riskleri ise; lider bu durumda keyfi bir yönetime kayabilir. Talepkâr olmayan halk, liderin sadece kısa vadeli kazançlara odaklanmasına neden olabilir; bu da toplumu uzun vadede olumsuz etkiler. Halkın talepkârlığı, liderin toplumla daha güçlü bir bağ kurmasını, daha yaratıcı ve ilham verici olmasını sağlar. Talep liderin sanata ilgisini artırır, değerli kılar, talepsizlik ise ilgisizliği getirir. Sanata karşı ilgi varmış gibiye dönüşür, bu da her iki taraf için aldatıcı bir durumdur. Nihayetinde liderin sanata ilgi duyması hem kendine hem de halka büyük faydalar sağlar, niteliği yüksek bir toplumun inşasında stratejik rol oynayarak medeniyet kuruculuğuna doğru yol alır.
Yorum Yaz